Cuma, 21 Temmuz 2017

Hatırlamak veya anmak, insani vasıfların önemlilerinden biridir. İnsanı insan yapan bir başka haslet de vefalı olmaktır. 20 Mart 2016 akşamında Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür ve Gösteri Merkezi’nde yapılan anlamlı anma merasiminde ecdadımızı hatırlayarak onlara sonsuz vefa ve minnet borcumuzu îfa ve ifade etmiş olduk. Anma gecesinin 20 Mart tarihinde yapılmasının sebebi, hem 18 Mart 1915 Çanakkale deniz zaferimizi hem de Erzurum’un düşman işgalinden kurtulduğu tarih olan 12 Mart 1918 günlerini bir arada hatırlamaktı.

ER-VAK yani Erzurum Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen gecede, Ülkemizin içinden geçtiği zor günler dikkate alınarak, geçmişte yaşadığımız ıstıraplı günlerden kurtuluşumuz, eğlence içerikli olarak değil, abartısız ve sade bir anma şeklinde buruk bir sevinçle yad edildi. Maziyi hatırlamayı ve bizlerin rahat yaşaması için kendi varlıklarını feda eden atalarımıza ve Vatanımızın bölünmez bütünlüğünü korumak için terörle mücadele ederken şehitlik mertebesine eren kahraman askerlerimiz ve polislerimize minnet ve şükranlarımızı anlatmayı gaye edindiğimiz bu gecede salon tıklım tıklım doluydu. Program, başından sonuna kadar pür dikkat seyredilirken, duygulu anlar yaşandı. Öyle sanıyorum ki hüzünlenmeyen, gözünden birkaç damla yaş gelmeyen kimse kalmadı.

Ebedi Vatanımız için, başlangıçtan bugüne canlarını feda eden şehitlerimiz, Çanakkale’de yedi düvele karşı fedakârca çarpışarak şehitlik şerbetini içen 250 bin şühedamız ve Erzurum işgali sırasında Ermeni çetelerince şehit edilen Erzurumluların ruhları önünde saygı duruşu ve hep birlikte okuduğumuz İstiklal Marşı’mızdan sonra yine şehitlerimizin aziz ruhlarına Diva-Sen Erzurum İl Başkanı Hafız Osman Temel’in, günün anlam ve önemine uygun olarak rahle başında okuduğu, içinde “Allah yolunda öldürülenler için ölü demeyiniz! Aksine onlar diridirler; fakat siz onları algılayamazsınız!” ayetinin de bulunduğu Bakara suresinin 152. ila 157. ayetlerini, salonda çıt çıkmadan dinledik.

Er-Vak Başkanı Erdal Güzel, gecenin anlam ve önemine işaret eden kısa, fakat önemli bir konuşma yaptıktan sonra, Er-Vak’ın tanıtım videosunu, ardından eski Erzurum fotoğraflarını içeren bir slayt gösterisini ilgiyle seyrettik.

Erzurum sevdalısı emekli Türkçe öğretmeni Hami Akbaba ağabeyimiz, gür sadâsıyla, tam da içinden geçtiğimiz sıkıntılı günleri anlatan, birkaç şiirden derlediği harikulade bir şiir demetini, gönül diliyle sundu ki etkilenmemek mümkün değildi. Ardından merhum Sadi Akatay’ın ‘Bar’ şiirini, şiirinde anlatılanları yaşarcasına okumaya başladı. Dinleyiciler de bu muazzam şiirin büyüsüne kapılmıştı. Şiirde geçen “Ses yok, donmuş dudaklar, gözler şimşekleniyor” mısrası okunurken, salondakiler de şiirin içindeymiş gibi kımıldamadan, adeta dudakları donmuş, sessiz bir vaziyetteyken, Palandöken Belediyesi bünyesinde yetiştirilen genç “Dadaşlar, ağır ağır bir halka çevir”erek sessiz bir şekilde sahnedeki yerlerini aldılar. Genç dadaşlar, şimşeklenmiş bakışlarıyla her biri gerilmiş çelik birer yay gibi şiiri dinlemeye devam ettiler. Salonda bulunan kadın-erkek, yurda kurban olmaya hazır bütün dadaşlar, bedenen değil ama ruhen bu halkaya girmiştik. Hami ağabeyi,

                “Vur davulcu tokmağı, candan coşsun dadaşım

                Çal zurnacı oynasın dadaş, dönüyor başım”

mısralarını söyler söylemez Erzurumlunun vakarını temsil eden dadaşlar, bar tutmaya başladılar. Üç barla sınırlı olan bu güzel gösterinin ardından, Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi’nin genç kızları, Erzurum kadın barlarını sahne düzenlemesi şeklinde sergilediler. Mor renk kadife üzerine işlenmiş tek desenli bindallılarıyla göze hoş gelen bu gösterinin arkasından, senaryosu emek verilerek hazırlanmış bir şiir dinletisine girdik.

Ümit Gergit’in hazırladığı anlaşılan bu harikulade dinletide Ulvi Yıldız, Halit Sonuş, Behtan Kavaz ve Ümit Gergit, Erzurum’u ve Erzurum’la ilgili temaları içeren şiirlerini okurken, müzik öğretmeni Mahmut Kıvanç da bağlamasıyla bir yandan şiirlere fon oluşturuyor, bir yandan da şiir aralarında söylediği içli türkülerle salondaki duygusallığı arttırıyordu.

Akabinde Er-Vak tiyatro grubunun sergilediği ‘Kara Fatma’ isimli kısa piyesle Milli Mücadele kahramanımız Fatma Seher hanımı da andık. Bu müsamere sırasında Er-Vak’ın gençlik kolları üyelerinden Cansu Kıldize isimli genç kızımız, Mehmet Akif Akkut isimli genç delikanlımızın bağlaması eşliğinde, fevkalade dokunaklı ve dolgun sesiyle piyesteki sahnelere uygun türküler okudu. Hele bir ‘bala sarhoş’ seslendirdi ki içimizde volkanlar kaynadı, gözlerden yaşlar boşaldı.

Ve gecenin finalinde Mehmet Çalmaşır yönetiminde iki ay gibi kısa bir zamanda hazırlanıp sahne alan Er-Vak kadınlar korosundan, yine gecenin anlam ve önemine uygun olarak seçilmiş ağır türkü ve ağıtlar dinledik. Koroda görev alan hanımefendilerden bazıları, solo olarak da türküler okudu. Şef Mehmet Çalmaşır’ın, finalde Bahtiyar Vahapzade’ye ait ‘Bayrağım’ şiirine yaptığı bestesini okuması sırasında coşku doruğa ulaştı. Tüm korodakiler, ellerindeki şanlı Albayrağımızı bir bir açarak şeflerine eşlik ettiler.

Plaketlerin takdimiyle son bulan gece, hem 12 Mart’ın ruhuna uygundu, hem de içinden geçtiğimiz sıkıntılı günlerde bir anma gecesinin nasıl olabileceğini sergilemesi bakımından takdire şayandı.

Uğrunda dökülen kanlarıyla bu kutsal Vatanı bizlere emanet eden kahraman şehitlerimizin önünde saygı ve minnetle eğiliyor, hepsine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Böyle anlamlı bir anma programını tertip ederek, şehitlerimizi anmamıza vesile olan ve bir vefa örneği gösteren Er-Vak Başkanı Erdal Güzel beyefendiye, Er-Vak Kadın Kolları Başkanı Nuran Çelenk hanımefendiye ve gecede payı ve rolü bulunan tüm emek sahiplerine samimi teşekkürlerimi sunuyorum.

Yorumlar   

0 #1 Safak 20-08-2016 22:23
Bu saç modeli yakışmamış özden hoca
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile