Pazar, 23 Temmuz 2017

Çocuklar bir bir söylüyorlar…

Hiç bana sordunuz mu; böyle sessizken içimden neler neler geçiyor?

Hiç bana sordunuz mu; sayıları, şekilleri neden anlamıyorum?

Hiç bana sordunuz mu; hayallerimde nerelere giderim?

Eğitimimi alsam var ya, robot yapardım robot!

Ve sondaki kız çocuğu, mavi işçi gömleği, elinde kumaş parçalarıyla;

Ben de eğitim alabilseydim ortacı değil tasarımcı olurdum…

diyor…

Türkiye Eğitim Gönüllüleri  Vakfı’nın (TEGV) zaman zaman televizyon ekranlarında dikkat çeken kamu spotu…

Çocukların yetenekleri ve öz güven kazanımları ile ilgili hazırlanmış bir görüntü…

Ve şöyle bağlıyor; Nitelik eğitim bazı çocukların değil, her çocuğun hakkı…

Burada biraz durmak lazım.

Söz konusu kamu spotunda haklı ve önemli bir konuya parmak basılıyor ama  bu durum sadece o çocukları değil, bu ülkedeki tüm çocukları ilgilendiriyor.

 “milli” sıfatını önünde taşıyan eğitim genel kurumu, biz yetişkinlere, bizden sonra gelen kuşağa, gençlere, çocuklara hiç sordu mu, soruyor mu?

Eğitim sistemimiz hala yap boz tahtası…

Örneğin, benim çocuğum 14 yaşında… Bir süre önce vaz geçilen eğik yazı kurbanı yüzbinlerce çocuktan biri…

Kime sordunuz da bu kuşağı, başaramadığınız eğik yazı sistemiyle mahvettiniz?

Orta Öğretime Geçiş’e sistem dayanmıyor arkadaş…

2004 yılına kadar Lise Giriş Sınavı (LGS), 2005-2008 yılları arasında Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS), 2009-2013 yılları arasında Seviye Belirleme Sınavı (SBS) adını alan sistemin yeni adı TEOG; tam adıyla Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi.

Velilerin, gençlerin, çocukların ömrü kısaltmaları ezberlemekle, sisteme entegre olabilmekle geçiyor.

Şimdi yeni bir uygulama arifesindeyiz.

Bayramdan sonra bir karar alındı… Bazı pilot illerde deneme yapılacakmış.

Neymiş efendim, BELEDİYELER’in açacağı yaz kış okulları gibi sosyal sportif faaliyetlerine katılan ve de başarı gösteren çocuklar TEOG sınavlarına katkı puan sağlayacaklarmış.

Geç bayım geç… Değil bu çocuklar, üniversitedeki gençlerimizin çoğu bile ne doğru dürüst yazı yazabiliyor, ne kendilerini ifade edebiliyor,  ne de istenilen eğitimi alabiliyor?

Bu gençler çan eğrilerinde çınlayıp dururken, göstermelik yaz okullarında sözde öğrenme adına aile ve milli bütçeyi kazıyorlar kendilerini kurtarma adına…

Kimse gıkını çıkarmıyor…

Herkes halinden memnun…

Olan bu çocuklara, gençlere ve nihayetinde bu ülkeye oluyor…

Kolejeler, özel okullar bütçesi uygun olan aileler için…

Başarılı çocukların tek adresi fen liseleri…

Normal lise kalmadı zaten her taraf sıraları çirkin yazılarla dolu Anadolu Lisesi…

Buralara puanı yetmeyenler ise, o yaşa kadar hiç düşünemedikleri  meslek liselerine el mecbur…

Yarının genci bu çocuklar hayallerini sorgulayacaklar…

İsterseniz şimdiden bir sorun!

Nitelikli eğitim onların hakkı mı değil mi?

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile