Çarşamba, 26 Nisan 2017

Mayıs ayı hızlı bir siyasi değişim süreciyle birlikte, Erzurum’da da hayli hareketli geçti.

İktidar Partisi, şehirdeki seçmenin ifadesiyle Erzurum’a bir bakanlık hediye ederek Dadaşların adeta gönlünü aldı, hızlı bir hükümet değişimiyle birlikte hafta sonu güvenoyu da alarak yeniden kolları sıvadı.

Muhalefetin sol kesiminde ise kan kaybı sürerken, sağ cenahta 15 Mayıs Tarihi Meral Akşener’in ifadesiyle “Ülkücülerin Miladı” olarak takvimde altı çizildi.

BÜYÜKŞEHİR BİR AYIBI KALDIRDI, ÖTEKİSİ DURUYOR

Genele fazla açılmadan, yerelde Erzurum yerel yönetimlerinin şimdilik bir-iki ayıbından söz etmek istiyorum.

Yıllar önce dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Erzurum ziyaretinde hava alanından gelirken seçim otobüsünün ön kısmında gözünden kaçmayan bizzat kulaklarımın işittiği ilginç bir detaya eski milletvekili Muzaffer Gülyurt ve il başkanı da şehittir. Ne hikmetse dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı bu uyarıyı es geçmişti.

Konu küçük ama ileriyi gören, usta politikacı ve başarılı belediyeci Recep Tayyip Erdoğan için önemliydi.

Hani Terminal Caddesi’nde bizim bir otogarımız vardı ya; Camisiyle birlikte yerle yeksan olan… Hah işte o terminalin tam önünde, kaldırımın üzerine kooca bir trafo binası yapılmıştı. Sayın Erdoğan da şehre girerken bunu görür görmez, “Bu nedir?” dedi, “Hemen kaldırın bu ucubeyi

Allah selametlik versin, ucube sözünü tam yerinde kullanırlardı kendileri. Kars’ta bir amaçla dikilen sözde insanlık anıtı (!..) için de aynı ifadeyi kullanmıştı ve entel dantel sanatçı ve kesimlerin yaygaralarına rağmen gereken yapılmıştı.

Ben ise bu uyarıyı dönemin mülki idare amiri ve yerel yöneticilerine bir süre sonra anımsattım ama hiç kulak asmadı. Sonra o trafo binası bir güzeeel manzara resimleriyle boyandı yani adeta yutturulmaya çalışıldı.

Ama ben bunu kafaya takmıştım.

Bu yutturmacayı, bir süre önce kent meydanında bir sohbet esnasında çaylarımızı yudumlarken Sayın Valimiz Ahmet Altıparmak ve şehreminimiz Sayın Mehmet Sekmen’e ilettim.

Sayın Vali o esnada korumasından elektrik iletimdeki sorumluları telefonla aranmasını istedi sonrasına da geçen hafta yine ben tanık oldum.

Geçtiğimiz hafta o ucube trafonun içi boşaltıldı, yıkıldı ve kaldırımdaki boşluğu asfalt yama ile kapatıldı.

Duyarlılığınız için teşekkürler Sayın Vali, Sayın Mehmet Sekmen!

Ancaaak..

O kaldırımın hemen yanı başında bir de Mescit var.

Birkaç yıl önce geçici prefabrike kondurulan Mescid, şimdilik yapılmakta olan AVM’nin alnı secdeye giden işçi ve mühendislerinin en azından Cuma ihtiyaçlarına cevap veriyor. Ha bir de 240 dairenin bulunduğu yani yaklaşık bin nüfusun barındığı Kardelen site sakinlerinin ibadet mekânı sözüm ona…

Haşa, küçümsemiyorum ama ayıplıyorum birilerini…

Arkadaş, bu sitenin yanı başına bir cami yapılmayacaktı, neden Terminal Cami’yi yıktınız ve yıkılmasına müsaade ettiniz.

Daha önce de yazmıştım, Erzurum ağzıyla, delidüzün ortasına yapılan şimdiki çevre düzenlemeleri vesairesi ise size kalan otogara karşılık verilen eski otogar binası, çevresindeki yollar ve camiyi bir parsel yaparak ilginç bir takas ihale yoluyla yapılmakta olan yeni AVM’ye verdiniz.

İlgili firma, güya buraya, yani Kardelen sitesinin hemen doğusuna Edirne’deki Selimiye Cami’nin benzer küçüğünü yapacaktı.

Ne oldu?

Proje ve prototip halindeki küçücük daireleri satamadılar diye mi yüksek katlılarla birlikte bu camiden vaz geçtiler?

Bu durum ihale şartnamesinde var mıydı yok muydu?

Sayın Sekmen; Bu da Büyükşehir’in biran önce çözmesi gereken diğer ayıbı.

Yakın zamanda o AVM hizmete girecek ve burada cami ihtiyacı iki katına çıkacak.

Cumhuriyet Caddesi’nden gemileri yürütmekle bazı yollar aşılmaz.

Suskunluğumuz bir yere kadar…

KOALİSYON ENDİŞESİ VE MERAL AKŞENER GERÇEĞİ

Erzurum’un çalışkan, dürüst ve sevilen bir vekiliydi. Aday gösterilmedi, küsmedi. 64. Hükümet döneminde Bakan Yardımcılığı verildi. Hükümetin ömrü kısa oldu ama memnuniyet var ki 65. Hükümet’te de aynı bakan yardımcılığı yeniden tevdii edildi.

Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu.

Hafta sonu Erzurum’a gelmişti. Yeğeninin öğretmenevindeki sünnet törenine katıldı. Ardından AK Parti’ye uğrayarak burada bir basın toplantısı düzenledi.

Özetle, “Ülkede istikrar istiyorsanız Anayasa’yı değiştirmek zorundasınız…

Türkiye Başkanlık yönetimi ile federatif sisteme mi geçecek? Bu asla tartışma konusu bile olamaz…

Koalisyon dönemlerini, getiri ve götürülerini iyi biliyoruz.

İtalya örneği… Bu anlamda bir türlü dikiş tutturamayan ülke..

Ben bir çalışma yaptım; Türkiye’de 1991’den itibaren tek parti iktidar olsaydı Gayri Safi Milli Hasıla iki katına çıkmış olurdu. 12 milyon insan istihdam edilmiş olurdu…

Biz bakanlığı bunun için istiyoruz. Kriz olmasın! Ekonomik kriz olmasın! Daha fazla istihdam olsun!...”

Yavilioğlu’nun Başkanlık ve Anayasa ile ilgili bilgilendirici ifadeleri ilk kez kulağımıza yansıyordu düzgün cümlelerle.

Sondan bir önceki seçim arifesinde Erzurum’dan aday gösterilen Sayın Efkan Ala’ya, benim ve vatandaşın da merakına binaen sorduğum Anayasa ve Başkanlık Sistemi ile ilgili “Neden tartışılmıyor, anlatılmıyor? Neden geçiştiriliyor?” şeklindeki sorum nedense o zaman dikkate alınmamış, geçiştirilmiş ya da ben zamansız sormuşum demek ki…

Sayın Yavilioğlu, dersine iyi çalışmış bir siyasetçi edasıyla doyurucu açıklamalarını yaparken, nedense AK Parti’de yerel yöneticiler yoktu.

Rahatsızlığına rağmen toplantıya geç gelen Fatih Yeşilyurt ve öteki parti yöneticileri şak şaklamasalar bile toplantıdaki açıklamaları pür dikkat dinlediler.

Evet, Sayın Yavilioğlu, koalisyon yönetimlerinin istikrarsızlığından söz etti ama malum havuz medyasının son zamanlarda MHP’de Sayın Bahçeli’yi baş üstünde tutması bir endişenin habercisiydi bana kalırsa.

Bunu 15 Mayıs’tan sonra hafta sonu Erzurum’a gelen Meral Akşener’in karşılanmasında görebiliriz.

MHP’nin genel başkan adayı görünümündeki Meral Akşener’i hafta sonu Erzurum’da ciddi bir kalabalık konvoy karşıladı atlılarla çifte davullarla…

Akşener, toplantılarını düğün salonlarında kapalı mekânlarda yapıyor genelde.

Erzurum’daki toplantıyı takip ettiğimde gözlemlediğim simalara göre, bu düğün salonunda nispeten bir nikâh söz kesimi vardı.

Doğu’nun Başbuğu olarak bilinen Yılma Durak’la birlikte salona giren Akşener’in sağında solunda eski milletvekilleri, il başkanları vardı. Salonda ve dışarıdaki simaların çoğunluğu ise, yaklaşık son 10 yıldır MHP’nin yanında görmediğim orta yaş üzerindeki eski MHP’lilerdi…

Belli ki yuvaya dönüş var ama temkinli ve ihtiyatlı… AK Parti’nin bazı küskünleri de vardı civarda ürkek…

Son 4 seçim arifesinde adayların açıklanması sonrası takip ettiğim MHP toplantılarındaki kalabalık üçe katlanmıştı bu kez…

Eğer Meral Akşener aday olup da MHP’ye Genel Başkan seçilirse Erzurum’da bazı şeyleri ciddi zorlayacağını söyleyebilirim şimdiden…

Hayırlı Ramazanlar!

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile