Cuma, 21 Temmuz 2017
Erzurum’da 2 kişi daha tabancayla vuruldu

Erzurum’da 2 kişi daha tabancayla vuruldu

Erzurum’da 2 kişi daha tabancayla vuruldu ERZURUM (erzurummedya)...

Erzurum'da PKK'lı Terörist Zorla Kız Kaçırmış

Erzurum'da PKK'lı Terörist Zorla Kız Kaçırmış

Erzurum’da PKK’lı terörist yakalandı, zorla kaçırdığı genç kızda...

20 bin lira değerinde çaldıkları malzemeleri 200 TL’ye sattılar

20 bin lira değerinde çaldıkları malzemeleri 200 TL’ye sattılar

20 bin lira değerinde çaldıkları malzemeleri 200 TL’ye...

Başkan Bulutlar, yapımı süren parkları yerin de inceledi

Başkan Bulutlar, yapımı süren parkları yerin de inceledi

Başkan Bulutlar, yapımı süren parkları yerin de inceledi...

Çat Belediye Başkanı Kılıç, altyapı seferberliği başlattı

Çat Belediye Başkanı Kılıç, altyapı seferberliği başlattı

Çat Belediye Başkanı Kılıç, ilçede altyapı seferberliği başlattı...

Başkan Bulutlar’dan emekli personele teşekkür plaketi

Başkan Bulutlar’dan emekli personele teşekkür plaketi

Başkan Bulutlar’dan emekli personele teşekkür plaketi ERZURUM (erzurummedya)...

Erzurum Milletvekili Aydemir Gözyaşına Boğuldu

Erzurum Milletvekili Aydemir Gözyaşına Boğuldu

Erzurum Milletvekili Aydemir Gözyaşına Boğuldu ERZURUM (erzurummedya) -...

İbrahim Aydemir’in Anne Acısı

İbrahim Aydemir’in Anne Acısı

İbrahim Aydemir’in Anne Acısı ERZURUM (erzurummedya ) -...

Başkan Öz: “15 Temmuz ruhu ile meydanlarda olacağız”

Başkan Öz: “15 Temmuz ruhu ile meydanlarda olacağız”

AK Parti Erzurum İl Başkanı Öz: “15 Temmuz...

Aşkale Çimento SANÇİM Markasıyla İkinci 500'de

Aşkale Çimento SANÇİM Markasıyla İkinci 500'de

Aşkale Çimento SANÇİM Markasıyla İkinci 500'de - Türkiye'nin...

Gelecek için yeni umut meyvecilik

Gelecek için yeni umut meyvecilik

Gelecek için yeni umut meyvecilik ERZURUM (erzurummedya) -...

Erzurum'da Sürücü ve Firmalara 434,7 bin TL ceza kesildi

Erzurum'da Sürücü ve Firmalara 434,7 bin TL ceza kesildi

UBAK Erzurum denetim sonuçları açıklandı - Ulaşım normlarına...

Yakutiye Gençlik Merkezinden Spor Lisesine 25 öğrenci

Yakutiye Gençlik Merkezinden Spor Lisesine 25 öğrenci

Yakutiye Gençlik Merkezinden Spor Lisesine 25 öğrenci ERZURUM...

Aziziye'de Yaz Kur’an Kursu

Aziziye'de Yaz Kur’an Kursu

Yaz Kur’an Kursu ERZURUM (erzurummedya) - Aziziye ilçesinde...

Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavları başladı

Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavları başladı

Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavları başladı ERZURUM...

15 Temmuz şehitlerini simgeleyen anıt açıldı

15 Temmuz şehitlerini simgeleyen anıt açıldı

15 Temmuz şehitlerini simgeleyen anıt açıldı ERZURUM...

Erzurum sinemada 1, tiyatroda 11’inci

Erzurum sinemada 1, tiyatroda 11’inci

Erzurum sinemada 1, tiyatroda 11’inci - Sinema...

"Erzurumlu Çitos Efe"ye Sofia Vergara İlgisi

"Erzurumlu Çitos Efe"ye Sofia Vergara İlgisi

Sosyal medyada videoları yayınlandıkça fenomen haline gelen...

Din, Medine ve Medeniyet. Aynı kökten gelen sözcük grubu...

Arapça olan Medine kelimesi bugünkü Kent kelimesinin karşılığı olarak kullanılsa da, farklı kültürel ve sosyolojik şartlarda hayat bulmuş iki farklı kelimedir aslında. Medine/Medeniyet yürüyüşünün ortaya çıkması Peygamberimizin 622'de Mekke'den Yesrib'e hicreti ile başlamıştır.

Peygamberimizin Yesrib adını Medine ile değiştirmesinin sebebi neydi? Sebep; son din olan İslam'ın hayata geçecek ve yaşanacak mekânının, yeni bir düzene ve yaşama biçimine kavuşacağının vurgulanmasıydı. Çünkü bir yerde mamur olmak, bir yerde yerleşik ve medeni olmak, orayı belli bir dünya görüşü, hayat tasavvuru ve ilahi kozmik bakış açısı ile imar etmektir.

Bu açıdan medine-medeniyet insanın birlikte yaşayabileceği fıkıh toplumsallığını hayata geçirmesidir. Mekân ile insanın karşılıklı etkileşimi, mekânda ve insanda, estetik duyarlılık ve doğanın ilahi dengesinin gözetildiğini hemen belli eder. Dolayısıyla İslam şehir tasavvuruna göre; metafizik derinlik, estetik, güzellik ve şiirsellikten yoksun kentler şehir değildir.

Şehir-kent ayrımında, şehrin medine ile hayat bulması, kentin ise modernizm ile yaşama şansı bulması ve organik olanın (şehir, medine) mekanik olana (inorganik, kent) dönüşmesidir. Modern kentler, doğal olmayan yapıları ile hastadırlar. İnsanın bu kentlerde varoluşunu anlamlandıracak, hiç bir zihni ve estetik derinlik yoktur. Her taraf kapitalist ekonominin çevrelediği teknolojik araçlarla ve yüksek-devasa binalarla çevrili olduğundan insan önce insandan, sonra kendinden, sonra tabiattan ve sonra da Allah'tan kopar. Bu dört şeyden kopan insan, hakikate ve kendine yabancılaşarak, her şeyi niceliğe ve boyuta indirger. Büyük bir şehre girdiğinizde gördüğünüz dev stadyumlar, hükümet binaları, AVM'ler, gökdelenler bunun kentte cisimleşmiş şekilleridir. Eline cetvel ve gönye alan modern kentin mühendisleri kenti; çıkar ve rant sağlanacak bir nesne ve insanların bir sürü içerisinde anlamsız yığınlara dönüştürüleceği bir hapishane olarak tasarlamışlardır. Peygamberimizin, insanların bina yapmakta birbiriyle yarışmalarını (Buhârî, Fiten, 25;) kıyametle ilişkilendirmesi bu açıdan oldukça manidardır.

Osmanlı Devleti'nin son yıllarında özellikle İslamcı kesim arasında sıkça dillendirilen “Batı'nın ilmini alalım ama ahlakını almayalım” tezi bugün gördüğümüz kadarı ile çökmüş durumdadır. Çünkü hesaba katılmayan şey, teknolojinin kendi ahlakını da kendi içerisinde kullanıcılarına taşımasıdır. Bugün kullanılan teknoloji insanlara kendi ahlakını dayatmakta ve insanlarda belli bir yaşama biçimi oluşturmaktadır. Bu durum insanın eliyle yaşamasını kolaylaştırması olan teknik ile karıştırılmaması gereken bir şeydir. “Bir Müslüman atom bombası üretebilir mi?” sorusuna verilecek cevap, bizim yaşama biçimi ve dünya görüşümüz açısından teknoloji-ahlak çelişkisi içerisinde olduğumuzu ortaya serecektir. Bu soru veya sorun yeni ortaya çıkmış bir şey değildir. Zira teknolojinin bir olgu olarak ilk defa bu çağda ortaya çıktığına inanmak çok zordur. Dünya ilk defa teknolojiyle bu devirde tanışmıyor. Nuh'un gemisi buharlı idi. Süleyman rüzgârın üstünde yol alıyordu ki günümüzün uçakları bu durum karşısında ilkel kalır. Zülkarneyn iki dağın arasını erimiş madenle kapatmıştı. Batıdan alınan “ilerlemeci tarih tezi” Kur'an'a göre geçersizdir. Eski insanlar ilkel ve gelişmemiş değildir. Bu yüzden insanoğlu bilgiye yeni ulaşmıyor, bilgiyi kaybediyor. Su, kaynağında saftır derler. Bilginin kaynağı değiştiğinden beri insan hüsrandadır. Hz Peygamberin de kendi devrindeki teknik-teknolojik ilerlemeden, mimari teknolojisinden haberi vardı. Kendisi, Roma imparatorluğu gibi stadyumlar inşa eden bir devirde gönderilmişti. Ayasofya 532-537 yıllarında inşa edilmişti fakat Hz. Peygamber o devirde hasırın üstünde yatıp, karnına taş bağladı. Asla devrin uygarlık seviyesinin veya teknolojik ilerlemesinin peşinden gitmedi. Batının ilmini, insanlık mirası olarak görmedi. Keza Hz. Ebubekir’in tek kıyafeti olduğu için, yıkandığında kurumadan evden çıkamıyordu. Hz. Ömer yamalı elbisesi ile Kudüs’ü fethetti.

Bugün bu fıkıh toplumsallığı kurulamadığı için sünneti ihya etmede değişik sorunlar yaşanıyor. Çünkü modern hayat ve modern kentler, sünneti yaşama bilincini çözüyor ve atıl bırakıyor. Her toplumun bir yaşama biçimi ve geleneği olduğu gibi Müslümanların geleneği de sünnettir. Ancak bu sünneti modern kentlerde yaşayabilmek mümkün müdür? Modern kentler her şeyden önce mahremiyeti yerle bir eden bir tarzda inşa edilirler. Evlerimizin balkonu ve penceresi, karşıdaki eve manzara kılınmıştır. Üst kattaki komşunun eşiyle tartışması bile bizim evlerimizde yankılanmaktadır. Borç vermek gibi bir hukuk, Müslümanlar arasında artık sona ermiştir. İnsanlar birbirlerine değil bankaya güvenmektedir. Pendik'ten Silivri’ye gitmekle, Ankara'dan İstanbul'a gitmek durumunu karşılaştırdığımızda, seferi fıkhını nasıl uygulayacağız? Dolayısıyla Müslümanlar, modern kentlerde fıkıh toplumsallığını kuramaz, cemaatik yapılarını asla koruyamazlar. Peygamber sünnetini uygulamak için modern kentlerin aşılması gerekmektedir. Oysa şimdi Müslümanlar batının ürettiği teknolojiyi insanlık mirası sayarak üzerine abanıyor ve batı tarzı kentlerde, batı tarzı hayatlar yaşayarak, peygamberimizin sünnetini ihya etmeye çalışıyorlar. Bu tam anlamıyla bir dramdır. Çelişkidir ve samimiyetten oldukça uzaktır. Çünkü sünnet, batı tarzı kent yapılanmaları içerisinde yaşanamaz. O yüzden bugün sünnetle ilişkilendirilen birçok şeyi bir laf kalabalığı olarak görüyorum. Batı tipi kentlerde, batılı gibi yaşayarak sünneti uygulamaya çalışmak, Müslümanların dramıdır. Modern yaşam içerisinde bir elimiz kapitalizmin ihyası için çalışırken, sağ elimizle sünnettir diye yemek yemeye çalışmak; kafamızın içi batılı gibi düşünürken dışını sünnettir diye sakalla çevrelemek; mahremiyetin ayaklar altına alındığı kentlerde, dışımızı İslam'a göre örtmeye çalışmak; ruhu öldürüp ceset ile meşgul olmak anlamına gelmektedir ki; İslam, bu denli bir postmodern parçalanmayı kabul edecek bir din değil, bütünlüğü koruduğumuz ölçüde bize değer, hayatımıza da anlam katacak bir yaşama biçimi olan tek ve son dindir.

Bu yüzden bizler, farklı kelimelerin insanlarıyız. Alıp satma serbestliğine (serbest piyasa) “özgürlük” diyemeyiz. Cinselliği aşk ile eşitleyemeyiz. Şura farklı bir şey demokrasi farklı... Demokrasiye kendi malımız gibi sarılıp, onu ideolojik yönünü görmezden gelerek sadece bir yönetim biçimi gibi algılayamaz, onu İslamileştiremeyiz. Her mazlum, masum değildir adaletimiz bu ikisini birbirinden ayırabilecek inceliklere sahip olmalıdır. Modern iktisat, ihtiyaçları sonsuz ama imkânları sınırlı tanımladı diye biz böyle inanamayız. Gerçeğin bunun tam tersi olduğunu, ihtiyaçlar sınırlı, Allah'ın nimetlerinin sınırsız olduğunu bilerek yaşamalıyız. Mutluluk ise bu dünya ile ilgili değildir. Çünkü dünyaya dünyada mutlu olmak için değil, ahirette mutlu olabilmek için geldik. Bu yüzden Müslüman dünya malı ile mutlu olmaz. Dünyada olur ama dünyadan olmaz. Bu yüzden lüks otelle, arabayla, kredi kartıyla mutlu olunmaz. Asıl sünnet, öncelikle batı tipi kentleşmeye ve modernizme karşı çıkarak Medine'yi inşa etmektir. Unutmayalım; Medine inşa edilmeden, Mekke döneminde din tam anlamıyla yaşanamadığı için hicret farz olmuştu.

Muhammet Burak TAŞ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Esenboğa’dan olimpiyatta çifte altın

Esenboğa’dan olimpiyatta çifte altın

Esenboğa’dan olimpiyatta çifte altın ERZURUM (erzurummedya) - 23....

Lojistik Merkez için imza töreni gerçekleşti

Lojistik Merkez için imza töreni gerçekleşti

Kars’a kurulacak Lojistik Merkez için imza töreni gerçekleşti...

Erzurum’da 15 Temmuz Şehitlerinin aziz hatırası abideleştirildi

Erzurum’da 15 Temmuz Şehitlerinin aziz hatırası abideleştirildi

Kahramanlarımızın ismi 15 Temmuz Şehitleri Abidesi’nde de yaşayacak...

Sürücüler dikkat! Ağır ceza geliyor

Sürücüler dikkat! Ağır ceza geliyor

Sürücüler dikkat! Ağır ceza geliyorÖnümüzdeki 10 yılı kapsayan...

2026 Kış Olimpiyat Oyunları adaylığı İçin ilk toplantı Erzurum’da gerçekleşti

2026 Kış Olimpiyat Oyunları adaylığı İçin ilk toplantı Erzurum’da gerçekleşti

2026 Kış Olimpiyat Oyunları adaylığı İçin ilk toplantı...

ERULDER'den Başkan Sekmen’e ziyaret

ERULDER'den Başkan Sekmen’e ziyaret

Erulder'den Başkan Sekmen’e ziyaret ERZURUM (erzurummedya) - Erzurum’da...