Cumartesi, 24 Haziran 2017

İnsanoğlu kendi icad ettiği geleneklere, kendilerini yaratandan daha çok itaatkârlardır.  Halbuki gelenekler insanların yaşam biçimini aynı tarz ve aynı sitil ve standartta sürdürmesinden başka bir şey değildir.

Yıllar önce Ilıca da Kaplıcalar ve Turistik Otel müdürlüğü yaptığım dönemde bir aylığına misafirimiz olan Sudanlı yüksek kimya mühendisi Abdullah bey bir sohbet arasında, bölük-pörçük türkcesiyle: “ Ya Hesan! Sizin burada din yok, dinleşmiş gibi gelenekler var..” diye din gibi yaşadığımız geleneklerden bahsetmiş ve bunun global bir hastalık olduğunu da ifade etmişti.

Elbette gelenekler toptan reddedilemez. Milletlerin oluşumunda önemli bir alemet-i ferikadır. Ama bunun kendi inanç ve kültürümüzle örtüşmesi, bunlara aykırı düşmemesi de bir o kadar önemli ve vazgeçilmezdir.

Her neyse bu minval üzerine yazı uzatıla bilinir, ama istiyorum ki kısmide olsa birkaç konu başlığı altında gözümüze ilişen, garibimize giden ve hepimizin bizzat şahit olduğumuz kültür ve inancımızla uyuşmayan birkaç gelenekselleşmiş şeyleri sizlerle paylaşayım.

TOPLUMSAL GELENEKLER:

  • Aman sora, millet ne der? ( Mahalle baskısı geleneği)
  • Ya bir gören, duyan olursa…( Az da olsa utanma geleneği)
  • Her kes yapıyor da…( Toplumsal yaygınlık geleneği)
  • Ömür de bir kez oluyor… ( Düğün ve sünnet merasimleri geleneği)
  • Ya o daha genç… ( Delikanlılık geleneği)
  • Hele bir okulunu bitirsin…(Tembel öğrenci geleneği)
  • Askerliğini bir yapıp gelsin…(Adam olmayacak çocuğun, adam olacağını umma geleneği)
  • Daha bekar hele bir evlensin…(Serseri geleneği)
  • En ileri bir safha, “ya bir emekli olsun…”( Hac ve ibadete başlama geleneği)
  • Herkeste, yada he kesin evinde var da…(Gıptayla karışık hasetlik geleneği)
  • Dünyaya bir daha mı geleceğiz…(Sorumsuz züppe geleneği)
  • Bu çağda…(Düşünme ve kıyafet geleneği
  • O da açık-saçık caddelere çıkıp, kırıtmasaydı…(Maganda geleneği)

YAYGIN SİYASET GELENEĞİ:

  • Yalan makinalarını bile çatlatacak kadar usturuplu yalan söylemek ve kendi söylediği yalana kendinin bile inanması. ( Kaşarlaşmış politikacı geleneği)
  • Parti lider ve teşkilatına temenna ve yalakalık…(Silik siyasetçi geleneği)
  • İnanç ve kişiliğiyle uyuşmasa da söylenen şeyleri ıkına-sıkıla da olsa yapmak, normal zamanlarda karşı çıkman gereken şeyler de yutkunarak üç maymunu oynamak…(Siyaseten katlanma geleneği)
  • Etrafda ki yalakalara inanmasan da inanır gibi yapma…(İlm-i siyaset geleneği)
  • Parti içinde önemine inandığın kişilerin sıkıcı ve bunaltıcı sohbet ve hitapların da: “ Çok veciz ve dahiyane tespitlerde bulundunuz…” diyerek alkışlamak ve tebşir etmek…( Mecburiyet geleneği)
  • Normal de bir saniye bile tahammül etmeyeceğin birine sırf verme ihtimali olan oy hatırına edepsiz, ukalâ ve cahilane sözlerine içinden kıyametler kopsa, hayal dünyanda adamı ısırıp, boğacak kadar hırpaladığını tasavvur etsen  bile sahte gülücükler göstererek olgun tavırlar takınmak…(Siyasetin gereği geleneği)
  • Hayatta gerçekleştirme imkanı olmayacak şeyler istense bile, yok demek yerine- Neden olmasın, tabi, tabi bakarız..” gibi şeyler söylemek…( Lastikli cümle kurma geleneği)

CEMAAT VARİ GELENEKLER:

  • Her hangi bir hikmetinin olmadığı konularda bile, hocanın, şeyhinin emir ve tavsiyelerini sorgulamamak…(Körü körüne İtaat geleneği)
  • Haksız dahi olsa sırf sizden diye haksıza hak vermek…( Aidiyet geleneği)
  • Liyakatsiz bile olsa bütün köşe başlarını sizinkilerle doldurmak…(Mecrasından çıkarılmış vefa geleneği)
  • Cemaatin içerisinde ki yanlışları dillendirmemek…( Kol kırılır yen içinde kalır geleneği)
  • Cemaatteki tüm sapkınlık ve çarpıklığı net olarak görmene rağmen – Acaba – diye beklemek…(Sadakat geleneği)
  • Cemaat büyüğünün Kur’an ve Sünnet dışı emir ve isteklerine uymak…( Vardır bir hikmeti geleneği)

AİLEVİ GELENEKLER:

  • Bütün aile fertlerini bir şekilde idare etme ve hak verme…( Orkestra şefi geleneği)
  • Aman hanım duyarsa…(Kaypak erkek geleneği)
  • Ev eşyalarını modaya göre değiştirmek…(Sonradan görme müsrif kadın geleneği)
  • Misafir salonunu misafire bile kapatıp, kristal bardak, tabak, porselen yemek takımı ve edevatını biblo gibi camların arkasın da sergileyip yılda en az dört kez silip,yıkayıp seyretmek…(Hastalık boyutunda titiz temiz kadın geleneği)
  • Akşam baban gelsin…( Kof, korkutma geleneği)
  • Aha şimdi bir gelen olursa…( Bir türlü gelemeyen birisi geleneği)
  • Kaynana, gelin kavgası…( Global kaçınılmaz evlilik geleneği) 

Şüphesiz sizler bu listeyi daha kaliteli ve beliğ bir şekilde çoğalta bilirsiniz. Bazı yerlerde biraz tebessüm karışık sıraladığımız bu listeyi okurken lütfen düşünelim, inanç ve imanımızın gereğini bu sıralamalarda hiç hesaba katıyor muyuz? Yani toplumun genel kabul görmüş geleneği bu ama Rabbim de bana şöyle davranmamı emrediyor. Siyasi, ailevi ve cemaati gelenekler bu fakat, hepimizin Haliki olan, kuvvet ve kudret sahibi Allah’ım da böyle olmamı emrediyor…

Öyle ise, ey densiz, dinsiz ve devamsız, dejenere gelenekler hepinizin cehenneme kadar yolu var, ben imanımın ve inancımın emrine uyacağım… Diye biliyor muyuz? Evet mi? E.. di hadi bakalım,inşallah.

Yorumlar   

0 #1 Ü.KOÇ 05-06-2017 20:42
Elinize sağlık. Tebrik ederim. Hemen hemen aklımızda olan veya hatirlattiginiz tespitleriniz bir an olsun bile düşünmeye sevk ettiği için teşekkür ederim. Saygılar.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile


Palandöken Belediyesi
Aziziye Belediyesi