Pazar, 23 Temmuz 2017

 SEVGİLİ GÜNLÜĞÜM – 6 –

Sevgili günlüğüm!

Uzun bir ayrılıktan sonra yine beraberiz. Görüşmeyeli o kadar çok şey oldu ki… Öyle muhkem dağlar yerinden kaydı, öyle nazende yürekler dağlandı, öyle gözyaşı pınarları taştı… Hangisini anlatsam ki sana…

Gerçi gönüllerimiz hiç çorak kalmadı. Yüreğimizden püsküren lavların eteklerinde yemyeşil çimenler bitti, nice güller, laleler, yediverenler açtı. Faniden sonsuzluğa kınalı güvercinler uçurduk. Ansızın gelen ölümlere şahit olduk. Arkadaşlarımızı, canlarımızı uğurladık. Oğullar uğurladık yine ansızın. Ve bidünya gam çöktü omuzlarımıza.

Sevgili günlüğüm! Şehitlerimizin, gencecik yiğitlerimizin ardından çöken babalardır en çokta yüreğimi dağlayan. Onlar sıra dağlar gibi azametli bir o kadar metanetli bir teslimiyetle kısıyorlar gözyaşlarının vanasını. Yüreklerinde oğullarının nûtfeden müntehaya en kuytu hatıralarıyla iki büklüm duruyorlar tabutlarının başucunda dudaklarında “ Allah’ım hiçbir babayı evladından sonraya bırakma. Hiçbir baba evladından sonra ölmesin…” Diye sessiz, harfsiz dualar ediyorlar.

Sevgili, Günlüğüm!

Gönlüm seksen yaşın da. Onar gibi bende eski günlerin izlerini sürüyorum. O günleri arıyorum, o günleri özlüyorum. Ve bu günün gençlerine acıyorum. İffetli gerçek bir aşk tatmadan evlenip boşanıyorlar. Hani eskiden mahalle sakinleri kendi mahallelerinde yaşayan gençleri kendi öz evlatları gibi düşünüp birbirlerine yakıştırırlardı ya… Hatta falanın oğlunu filanın kızıyla başgöz edelim ikisi de tahsilli ve birbirlerine yakışırlar derlerdi. Kıskançlık göstermede adaletli yakıştırmalar yaparlardı ya…

Artık malum o eski mahalleler ve sakinleri kalmadı. Tercihler, beklentiler değişti. Mahremiyet bitti. Kızlar oğlanlarla aynı evi aynı yatağı evlenmeden paylaşıyorlar, şehvetlerini aşk zannediyor kokuştukça kokuşuyorlar. Ve ne yazık ki anne babaların bilgisi dahilinde bu hayasızlığı yapıyorlar. Ve yine ne yazık ki gencecik kızlarımız kırk oğlandan artık kalarak baba evlerinde bekliyorlar.

Sevgili Günlüğüm!

Hamdolsun anacığım hayatta, çok yaşlı, pamuk ipliğiyle bağlandığı hayattan ha koptu ha kopacak gibi duruyor. Her gün elini öpüp çıkıyorum evden. Duasını ve şefkatli bakışlarını kuşanıyorum sırtıma. Sevgili günlüğüm! Nerede, ne zaman kime ait olduğunu bilmediğim bir not ilişiyor gözüme. Bende aynı hislerle sohbetimizi bitirirken annelerimize atfen, onların ellerini öperek senin yakana iliştiriyorum o notu…

Annenizden bir öpücük olsun yanaklarınızda

Gün olur o öpücüğü çocuklarınızla paylaşırsınız

Sevme sanatının ustaları annelerdir

Çok mu eğilmişler a yavrum?

Onlar bu kadar eğilmezlerdi

Siz olmasaydınız…..

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile