Perşembe, 30 Mart 2017

ABD ve Avrupa “Erdoğan düşmanlığı”yla açıktan demokrasiye savaş açıp tankların arkasına gizlendi, bir terör örgütü üzerinden Türkiye’yi biçimlendirmeye girişti.

ABD’nin plan uygulayıcısı, Avrupa ülkelerin de alkışlayıcı ve destekçi olduğu 15 Temmuz darbe teşebbüsünün yenilgiye uğratılması emperyalist dünyadaki hemen bütün güç odaklarını mutsuz etti.

Gülen kuklası üzerinden Türkiye’de darbe yapmayan kalkışan ABD, Türk milletinin geleneksel irfanıyla ve bir istiklal mücadelesi ruhuyla harekete geçip darbecileri durdurmasıyla aptallaştı.

Doğrudan saldıramadıkları, doğrudan işgale girişemedikleri bu ülkeyi, kırk yıldır sistem içinde besleyip palazlandırdıkları Pensilvanyalı bir sefilin emriyle, bir terör örgütü ile içeriden işgale girişen, Türkiye’de darbe yapmayan kalkışan ABD, Türk milletinden tokadı yiyince adeta çılgına döndü.

Bu saldırı yıllardır terörle kontrol altında tuttukları Türkiye’ye değil, İslam dünyasına karşı idi. İslam coğrafyasına ihanet darbesi Milli iradenin nöbetiyle püskürtüldü ve bu olay Türkiye ve bölge için bir milat oldu.

Batılılar hala Türkiye’yi çeşitli enstrümanları kullanarak operasyon yapıp rotasını tayin edebilecekleri, kendi çıkarlarına göre yönlendirebilecekleri bir ülke zannediyorlardı.

Fakat yanıldıklarını gördüler. FETÖ cinnet topluluğu bu kalkışmayla bize büyük ve güçlü Türkiye yolunda adımlarımızı sıklaştırma, tempomuzu arttırma imkânı sundu.

15 Temmuz, bir işgal harekâtına karşı milli direnişin adı oldu. 15 Temmuz yeniden diriliş şarkısının bestelendiği gün oldu.

Halk içeriden ve dışarıdan gelebilecek muhtemel “tsunamileri” karşılama adına hala demokrasi nöbetlerine devam ediyor. 

Şimdi hesap zamanı…

Türkiye, köpeklik ettiği Batılı güçlerden Gülen’in iadesini istiyor.

Türkiye, kendi milletine ateş edecek kadar şerefsiz, Yunanistan’a sığınacak kadar onursuz olan asker kisvesine bürünmüş hainleri geri istiyor.

Fakat Pensilvanya’dan dışarı çıkmasına izin verilmeyen tapınak şövalyesi vatansız ve onursuz yaşamayı ülkesine dönmeye yeğliyor. Zilletle yaşamayı izzetle yargılanmaya tercih ediyor.

İzzetini, şerefini, irfanını yitiren Pensilvanya papazı ABD’ye beni vermeyin diye yalvarıyor.

New York Times’a yazdığı makalede, “Batılı demokrasilerin ılımlı Müslümanlara ihtiyaç duydukları bir dönemde, hizmet içindeki ben ve arkadaşlarım Batı’nın yanında yer aldık… Erdoğan’ın istediğini verme arzusu anlaşılabilir ancak Amerika buna direnmeli” demesi, utanç verici olduğu kadar, belki emrindeki “sürü” için uyandırıcıdır da.

Batı dünyasının hizmetindeyiz demek, İslam’ın ve İslam âleminin karşısındayız demektir. Bu da satılmışlığın açık resmi, uşaklığın açık ifadesi, ajanlığın açıkça dile getirilmesidir.

Ilımlı İslam’ı temsil ettiğini söyleyen ruhunu, onurunu Fetullah denen alçağa teslim etmiş, hipnozlanmış halde yaşayan bu Gülenist sürü şimdi ise karşımıza zalim bir terör makinası olarak çıktı.

Ülkesine ihanet eden, insanına tuzak kuran, Müslümanları sırtından vuran bu ölüm mangası, yüzlerce masum insanı öldürdü, binlercesini yaraladı, ülkeye çok büyük maddi zarar verdi.

FETÖ tasmasıyla dolaşan bu şerefsizler İslam düşmanlarının, hakikat ve insanlık düşmanlarının ellerinde kullanılan onur yoksunu birer piyon hepsi.

Gezide polis araçlarını yakanlara Halit bin Velid, hain darbe girişiminde tankın altına yatan vatan evlatlarına ise ahmak demesi devleti ele geçirmek için yapmadığı ahlaksızlık, madrabazlık, domuzluk kalmayan Gülenin gerçek yüzünü gösteren en güzel resim değil mi?

Bizim yokluğumuzu kendi varlığının teminatı gibi gören ABD Gülen’i asla vermeyecektir. Muhtemeldir ki başka ülkeye de göndermeyecektir. Saf olmayalım.

Şer güçlerin işlerini kolaylaştırıp güçlerine güç, zulümlerine zulüm katan Gülen CIA in elinde zavallı bir piyondur.

CIA yerel piyonlarını kullanarak darbe veya darbe kalkışmaları organize eder. ABD ve NATO da planlayıcı, “üst akıl” konumundadır.Üst akıl, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “oyun bozduğu” için, dünyanın bu bölgesinin nasıl tasarlanacağına, haritalarının nasıl çizileceğine karıştığı için  hedef aldı.

CIA üst düzey yöneticilerinden Graham Fuller her fırsatta terör patronu Gülen’den bahsedip, “tanırım, iyi çocuktur” diye kampanya yapıyor. Şu anda FETÖ üzerinden Türkiye’yi dizayn etme imkânları kalmasa da Pensilvanya’daki İblisi sadece Türkiye’de değil 160 ülkede ajan olarak kullanıyorlar ve iade edilirse öter diye de kaygılanıyorlar.

Ayrıca bu postmodern haşhaşi sürüsünü kullanarak İslam’ı dize getirmek, protestanlaştırmak, içini boşaltmak, küresel sisteme itiraz etmeyen, dünyaya söyleyeceği hiçbir şey kalmayan seküler bir dine dönüştürmek için de kullanıyorlar.

CIA için demokrasinin hiç bir değeri yoktur. Bir hükümet seçimle iş başına gelmiş ve onunla da işbirliği yapıyorsa, çok güzel… Fakat onunla işbirliği yapmıyorsa o zaman onun için milli iradenin, demokrasinin hiçbir anlamı yoktur.

Kurdukları sömürü çarkına su taşıyanlar dost, çomak sokanlar düşmandır onlar için.

Yahudi kökenli ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger cevabını bir sonraki cümlede vereceği şu soruyu sorar: “Biz Amerika olarak neden güçlüyüz, biliyor musunuz? ABD’li eski Bakan, “Çünkü...” der, “Bizler Amerika olarak içimizdeki vatan hainlerini çabuk öldürürüz. Dünyanın birçok memleketinde vatan hainlerini ise kahraman yapar, ülkelerinde önemli yerlere getiririz.”

Kimi niçin destekledikleri bundan daha güzel nasıl açıklanır?

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Takip Et

evet
evet