Perşembe, 30 Mart 2017

Ruhu Rahmet-i Rahman'a, Kederi Abdurrahman'a...

Ruhu Rahmet-i Rahman'a, Kederi Abdurrahman'a...

Memleketimin ileri gelenlerinin büyük çoğunluğunu seviyorum.
İdarî makamlardan, eğitim adamlarından, sanat camiasından, sivil toplum kuruluşlarından…
Unvanını, duyulmuşluğunu, saygınlığını hor niyetle veya art niyetle kullandığına şahit olduğum kimseler yok denecek kadar azdır, gördüğüm kadarıyla ve fikrimce…
Böylece bismillah demişken dünyalık kokan bir ağızla; fen bilimleriyle meslekî görev bakımından, tarih alanında da toplumsal sorumluluk bakımından hissiyatını kaybetmiş izlenimini verdiğine hiç şahit olmadığım bir ağabey var şehrimizde, acı bir vesileyle bahsetmek istediğim: Abdurrahman Zeynal.
Allah selamet versin; vaktiyle Üniversite Kitabevi’ni bir kültür merkezi gibi işleten Mahmut Balcı’nın dükkânında sıklıkla görerek tanıştığım ağabey, Abdurrahman Zeynal…
Geçip giden her dakikasını dolu dolu uğurlamak çabasında olduğunu hep hissettiren, bu hissiyattan hareketle kendisini hep hızlıca hareketler ve hep bir şeyler anlatmak, öğretmek eylemi üzerinde gördüğüm ağabey, Abdurrahman Zeynal…
Her karşılaşmamızda muhakkak babamın sağlığını sorarken, tarifsiz bir samimiyetle benim için de -hiç görmediği ve yüz yüze tanışmadığı- babam için de hep dua eden, hep samimi olan ve her görüşmemizin başında ve sonunda muhakkak tebessüm eden ağabey, Abdurrahman Zeynal…

* * *

İki üç gün önce, evladının rahatsızlığından dolayı hastanede olduklarını ve cümle dostlarının dua etmesini istediğini yazmıştı sosyal medya sayfasında Abdurrahman Zeynal ağabey.
O anda o notun altına cevap yazma imkânım -mesai şartlarımdan dolayı- olmadığı için yazmamıştım, sonrasında da dönüp sayfasına yazmayı akıl edememiştim; fakat bugün vefat haberini alacağımı da hiç hesaba katmamıştım doğrusu…
Kim tahmin edebilirdi ki kendisi elli küsur yaşında olan bir adamın en fazla otuz küsur yaşında olabilecek evladının hastaneye kaldırıldığının iki gün sonrasında merhum olacağını?
Evet -sağlıklı veya sağlıksız, yaşlı veya genç- hepimiz ölüme her an hazırlıklı olmalıyız; fakat böylesi ne kadar da acı içinde, ne kadar da cümlesizlik içinde bırakıyor insanı!
Rahatsızlığının ne olduğunu, acilen ameliyata alınma sebebini ve ruhunu Rahman’a teslim etme “bahanesini” öğrenemedim benden iki yaş küçük olduğunu sonradan öğrendiğim kardeşim Doktor Melih’in; fakat bu neyi değiştirir ki ey ağalar?!

* * *

Kardeşimiz Melih, Allah indinde de toplum nazarında da en faydalı mesleklerden biriyle iştigal üzereymiş; ne mutlu ona!
Allah’tan, gözyaşları eşliğinde, hiçbir şartta ve hiçbir sebeple olunmadığı kadar samimiyet halinde olunarak istenilen şifaya vesile olan doktorlara ne mutlu!
Kardeşim Melih; baban samimiyetini öylesine hissettiriyor ki ettiği her duada ve kim bilir şimdiye kadar kaç hasta ve kaç hasta yakını tüm samimiyetiyle dua etti sana?
Kardeşim Melih; merhametlilerin en merhametlisi olan Allah, merhametiyle muamele buyursun sana!
Annenin, babanın ve tüm sevenlerinin duaları yoluna ışık olsun bilmediğin o yollarda…

* * *

Haberini aldığımız her vefatın her birimiz için bir “uyarı” olduğunu hatırınıza ve tefekkürünüze sunmak istiyorum; ayrıca ek olarak bu yazıya vakit ayıran siz kıymetli dostların dikkatini Bakara Suresi’nin 156. ayetine çekmek istiyorum:
“Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
“Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: ‘Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz.’ derler.”

* * *

Kıymetli ağabeyim Abdurrahman Zeynal’a ve ailesine Allah’tan sabır diliyorum.

Hû!..

Abdulkadir Öğdüm

Yorumlar   

0 #1 Ömer Özden 21-02-2016 22:00
Bu yazı için eline sağlık olsun. Rahmetli Dr. Melih evladımızın babası güzel insan, kalbi tertemiz Abdurrrahman Zeynal ağabeyimize, annesine, kardeşine ve eşine, Allah sabır ve metanet versin. Amin
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile



Takip Et

evet
evet