Yazı Detayı
12 Aralık 2019 - Perşembe 22:47 Bu yazı 561 kez okundu
 
YAZIK
Hasan H.TOKUŞ
hasanhuseyintokusæ@gmail.com
 
 

Yanımda durmuş “ sende mi? “ dercesine küçümseyen ve sorgulayan gözlerle yüzüme bakıyordu. Mahalle çocuklarından en cevvalını ayağımda ki topu kaptı. Onlar benim ayağımdan toplarını kurtarmanın keyfiyle kaldıkları yerden maçlarına devam ettiler.

Hala sorgulayıcı bir edayla bana bakmaya devam ediyordu. Belli ki çocuklarla kısa sürelide olsa top oynamamı bana yakıştıramamıştı. Yaşımla konumumla yani benimle bağdaştıramamıştı. Belli ki ona göre bu çocukça ve behimi tavrımı düzeltmem için iyi niyetle irşat etmek için öyle manalı, sorgulayıcı, tenkit edici bakıyordu.

Kendi kendime güldüm: “ Daha neler yapıyorum bir bilsen… Ne çocukluklar, ne hafiflikler yaptığımı bir görsen gözünde sözde büyüttüğün beni yere çakarsın…” dedim. Ama doğrusu ona acıdım da, yüzüne demedim lakin içimden sıraladım…

“ Bak dostum!

** Eğer ayağına kadar gelen topu, çocukların şamatalı itirazlarıyla birlikte bir kaçına çalım atarak en yakınında ki kaleye şut çekmiyorsan…

** Torunlarınla veya çocuklarınla halı üzerinde araba yarıştırmıyor, namazda iki cihan Serverinin yaptığı gibi sırtına binmeler seni sevindirmiyorsa, parkta salıncağa bindirip beraberce külah da dondurma yalamıyorsan…

** Tanıdık olmasa bile bir başka çocuğu sevip, çocuk lisanıyla onunla mırıldanmıyorsan…

** Karasuyun kıyılarına gidip balıklara cebinden onlar için özellikle getirdiğin ekmek kırıntılarını atarken ayaklarını dizlerine kadar suya sarkıtmıyorsan…

** Bazen sırf canın istediği için, evde hanımdan yiyeceğin zılgıtı göze alarak çamurun ta gözüne basmıyorsan…

** Bir ikindi sonrası Gürcükapı cami şadırvanın yanında bir bardak çay eşliğinde Kırlangıçların kubbeye dalış, çıkışlarını izlemiyorsan…

** Tek başına şehrin dışında bir tepeye sırt üstü uzanıp üzerinden akıp gide gri yada pamuk şekeri gibi bulutlara bakıp onlara hayalinde şekiller vermiyorsa, akşam vakti yaklaştığında aceleyle yuvalarına gruplar halinde dönen kuşlara bakıp hülyalara dalmıyorsan…

** Kalabalık Karga topluluklarının şamatalarına dinleyip, “ Kargaların düğünü oluyor “ demiyorsan ve hayalen de olsa içlerinde ki gelin karga hanımla güveyi karga beyi tespit etmek için gözlemlere dalmıyorsan…

** Kimseye aldırmadan ıslık çalıp türküler söylemiyorsan…

** Hâlâ güvercin besleyip kuşbaz arkadaşlarla güvercinlere ait sohbetlere katılmıyorsan…

** Gördüğün sokak köpeğinin gözünü içine bakarak “ geh kuçu kuçu “ deyip ona yiyecek bir şeyler ikram etmiyor başını okşamıyorsan…

** Sevdiklerine yüreğindeki sevginin tümünü akıtırcasına onlara sarılıp canı gönülden bonkörce “ Seni seviyorum… “ demiyorsan…

Dostum sen içindeki tertemiz, insanoğlu insan olan çocuğu öldürmüşsün. Öldürmemişsen de ruhunun en lüzumsuz kuytusuna sürgün edip hapsetmişsin…

Böyle sahte vakar bozması tavırlarınla olgunluk rollerinle inan yakında Günyüzü görmeden sende öleceksin ve hiçbir çocuk ve çocuk ruhu çanlı insan senin için üzülmeyecek.

En yakınlarının bile hatıralarında “ yere tükürse ot bitmezdi… “ gibi diktatör tavırlarından dolayı yarım ağız ve yarım gönülle rahmetle anılacaksın…
Yazık!

 
Etiketler: YAZIK,
Yorumlar
Haber Yazılımı