Yazı Detayı
14 Kasım 2018 - Çarşamba 23:53 Bu yazı 1047 kez okundu
 
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Şehirlerimizde tarihi yaşatma bir yana, insanî ölçekte yaşanılacak şehir oluşturma hususunda da perişan durumdayız. “Daha önce yazmıştık” demekten hiç hazzetmem, fakat daha önce, çok önceleri ve defalarca, hatta bıktırırcasınayazdık çizdik.

Cumhurbaşkanımızın son talimatı derdimizi depreştirdi. “Dikey değil, yatay mimari!” Bu yeni bir söz değil. Bu sözün geçmişini araştırmadım, ama şehircilik bakanlarımızın önceki yıllarda bu husustaki açıklamaları hatırımda. Bir önceki bakan Mehmet Özhaseki’nin, iki sene önce (25 Ekim 2017) konuşmasının bir bölümü buna ayrılmıştı. Cumhurbaşkanımızın yaptığı yatay mimari vurgusuna atıfla, daha çok toprakla buluşan mahalle kavramının hayata geçirilmesi yönündeki kararlılığını beyan ediyordu.

***

Yeni bakan da bu yönde açıklamalar yapmış. Yeni bakanı tanımıyorum, kariyerinde TOKİ yöneticiliği var. “Türkiye’de yatay mimarinin canına okuyan kurum hangisi?” sorusuna verilecek cevap TOKİ’dir herhalde.

TOKİ’yi TOKİ yapan neredeyse bütün yerleşme merkezlerimizin bir yerlerine o merkez ölçeğine göre yüksek yapılar kondurması. Bu alışkanlığın terki mümkün mü? Göreceğiz.

Daha önceki bakanımızın açıklamasından üç ay sonra bir yazı kaleme almışız: “Mabedsiz şehir’den Ankara’nın 100. katına modernlik!”

Birçokları Ankara için dikey mimariyi olağan görebilir. Bu hususla ilgili görüşlerimizi o yazıdan özetlemek istiyorum.

“Modern Ankara”yı kuranlar ellerinden gelse idi çok yüksek katlı binalar yapmak isterlerdi, bu onların modernlik yorumu idi. Modernliği yanlış anlayan sadece müfrit batıcılar mı? Kendini “islâmcı” olarak tanımlayanların da onlarla yarışa kalkışmasına ne demeli?

Türkiye 1. Dünya Savaşından sonra uluslararası sistemin dayatmaları doğrultusunda yeni bir mecraya girdi. Batı’nın düşmanı islâmiyetten kaçarak farklı bir kimlikle var olabilme iddiası tek partinin ideolojisidir. Bu bir “mağlubiyet ideolojisi”dir. Mağluplar galipleri taklit ederler, bu kılık kıyafete kadar sirayet eder. Onların dinlerine girmek en kestirme çözümdür, ama bu yapılamayacağı için “laiklik” dinine intisab edilir...

Osmanlı sonrası Türkiye Osmanlı’nın değerlerini redde mecburdu. İstanbul’u fetheden Osmanlı, payitaht olarak bu dünya merkezi şehri seçti. Osmanlı sonrası bu şehrin başkent olması mümkün değildi. Ankara başkent değil, ama makarr-ı idare (idare merkezi) yapıldı. Ankara’yı idare merkezi yapanlar, onun binlerce yıllık köklü geçmişini, hele de Selçuklu ve Osmanlı arka planını ve İstanbul’un fethinde mühim rolü olan Hacı Bayram’ı ve Bayramiliği yok saydılar. Şehri yoktan var ettiklerini iddia ettiler.

Ankara 30-40 bin nüfuslu bir şehirken 130 kadar cami ve mescide sahipti. Köklü Ankara’nın on katı nüfusa sahip yeni Ankara mabedsiz şehir olarak inşa edildi ve bununla öğünüldü... Bu yanlış bir modernlik tezahürü idi. Taklitçi modernlik köklerden kaçarak kendini ortaya koyar. Mabedsiz şehir yapmak, işte bu sahte modernlikten başka bir şey değildi.

Ankara 1950’den sonra yeni şehir kesiminin mabedsiz şehir kimliğini tedricen değiştirdi. Esasen Maltepe, Cebeci, Çankaya, Kocatepe camileri mabedsiz şehir iddialarına nanik yapmaktı...

Yeni modernistler ise (bazıları onlara “islâmcı” diyor) şehirlerin merkezlerine yüksek katlı kuleler dikerek varlıklarını ilân ediyorlar. Bursa’da Ulu Camii’e birkaç yüz metre mesafede 30-40 katlı beton bloklar yükseltiyorlar. İstanbul’un surlarının dibine silüeti kirleten bilmem kaç katlı apartımanlar yapıyorlar.

Ankara’da bu vahşi modernlik henüz tam görünür hale gelmemişti. Geçenlerde bir dostum, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hemen bitişiğine, yani eskiden EGO Genel Müdürlüğü ve şehirlerarası otobüs terminalinin bulunduğu yere yüzer katlı bloklar yapılacağının müjdesini verdi. Bu maksatla devasa çukurlar açılmıştı!

Ne kadar sevindirici değil mi? Şehrin meydanına dinozor heykeli dikmek ne kadar sevindiriciyse, Ankapark ucubesini, milleti tirilyonluk borçlara batırarak dünyanın en büyük eğlence merkezi olarak yapmak ne ölçüde sevince gark ederse, bu yüz katlı binalar da o kadar sevindirik yapar.

Cumhurbaşkanı her fırsatta dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kime acaba? Bu sözü kimler yere düşürüyor? Hayır, ayaklar altına alıyor! Ayaklarının altına almakla kalmıyor, üstünde tepiniyor!

Yatay yapılaşma hemen şimdi! Hele de şehir merkezlerinde!

Ankara’nın göbeğine yüz katlı ucubeler dikilmesine karşı tepkimizi ortaya koyalım!

HHH

Bu son cümleyi yeni ve talimatı uygulama mevkiindeki bakan beye tevcih ediyoruz. Ankara’nın göbeğindeki bu inşaat hızla ilerliyor. Belki 40 veya 50’nci kattalar. Tam zamanı, kendinizi gösterin yıkamazsanız bile “burada durun!” deyin, deyin ki samimiyetinizi anlayalım.

13.11.2018-Karar

 
Etiketler: Yatay, talimatlar,, dikey, uygulamalar!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
146 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
186 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
192 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
188 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
264 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
327 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
230 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
220 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
197 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
356 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
510 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
375 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
483 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
714 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
388 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
364 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
354 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
747 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
378 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
315 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
407 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
312 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
437 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
386 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
479 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
445 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
381 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
431 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
365 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
549 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
406 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
282 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
389 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
555 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
468 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
394 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
553 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
615 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
435 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
494 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
522 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
386 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
502 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
639 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
522 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
425 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
705 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
580 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
433 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
531 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
568 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
556 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
405 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
599 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
476 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
695 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
589 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1015 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
625 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
654 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
709 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
704 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
532 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
766 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
665 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
666 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
696 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
975 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
844 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
712 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
828 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
890 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
855 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
931 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
944 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
899 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
875 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
878 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
973 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
867 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
942 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
945 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
820 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1049 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
920 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
906 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
874 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1961 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1027 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1095 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1004 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1308 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1185 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1071 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1844 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1360 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1332 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1807 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1434 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1236 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1249 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1205 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1526 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1290 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1213 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1224 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1227 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1275 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1590 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1364 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1480 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1811 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1391 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1642 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1754 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2057 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2105 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1488 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1501 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1212 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1499 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1295 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1442 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1329 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1426 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1439 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1366 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1356 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1256 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1496 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1322 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1572 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1385 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2167 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1540 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1632 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1505 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1610 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1556 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1546 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1634 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1473 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1534 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1721 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1631 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1541 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1631 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1621 Okunma.
Haber Yazılımı