Yazı Detayı
05 Mart 2018 - Pazartesi 12:04 Bu yazı 1990 kez okundu
 
Yalnızlığım, geceler bastırınca uğrar yanıma...
Zekayi İslam
ii.25@outlook.com
 
 

Yalnız Yalnızlığım..

Yalnızlığımla gurur duyuyorum uzun zamandır. Sağ olsun hiç bırakmadı beni. O da olmasa Allah muhafaza. Özellikle geceleri bastırınca uğrar yanıma.

Yanında da ağlamaklı gözler getirir her seferinde. Severim bu yüzden onu. Sonra eğilir fısıldar kulağıma.. “Sevgin bana mıdır? Yoksa riya sarmış insanlıktan nefretin mi sebebi sevginin?” Cevap veremezdim önceleri. Düşünürdüm ama konuşamazdım, yazamazdım, bulamazdım işte bir cevap. Dönüp yalnızlığıma bakıp yarı öfke, yarı hüzün dolu yaşlarla ağlardım. Ama için için, öyle bağıra çağıra değil sessizce yalnızlığıma bile çaktırmadan. Oysa o benim en iyi dostumdu. Her şeyi mi ona anlatırdım. Hüzünlerimi, sevinçlerimi, başarılarımı, mağlubiyetlerimi.. Anlayacağınız her şeyi onunla paylaşırdım. Ama mevzu insanlardan açılınca sadece susar, köşeme çekilir ve sessizce ağlardım. Ama öyle boşa da ağlamazdım hani.

Gözümden düşen her damlanın bir sahibi, bir hayatı vardı. Kimi damla bana ihanet edenlere, kimi damla kendine ihanet edenlere düşerdi. Ama en çokta benden geçip, kendinden geçip Yaradan’a ihanet edenlere akıtırdım gözyaşlarımı. Anlayamazdım onları.

Evet, insan her şeyden vazgeçebilirdi, ama ruh üfleyip hayat verenden, onun merhametinden nasıl olurda vazgeçilebilirdi. Bu gücün ta kendisi olsa gerek derdim başlarda. Oysa anladım sonraları en büyük zayıflıkmış, bazen vazgeçmek.

Bu düşüncelerle geçip giderken hayat, ben yine bir gece vakti almışım yalnızlığımı karşıma sohbet ediyoruz. Sonra nedendir hala bilmem, birden nefret ettiğim insanlar geldi aklıma. Acaba ne yapıyorlar? Miskin miskin uyuyorlar mı? Yoksa onlarda mı benim gibi? İlk başları ihtimal bile vermiyorum. Sonra düşünüyorum “Belki de herkesin kendi yalnızlığı vardır en iyi arkadaşları olan. Düşünsene hiç kimseyle paylaşamayacağın sırlarını, hiç kimseye açamayacağın düşüncelerini yalnızlığına anlatıyorsun. Bulabilir misin yalnızlıktan daha kadim bir arkadaş.” Kor olmuş gecenin közünden bir sigara yakıyor ellerim, ellerim katilidir düşüncelerimin. Çünkü sigaranın dumanıyla dağılır gider aklımdakiler. Bense kaybolan düşüncelerimi izlerim usulca. İzmariti mi kül tabağına basarken tekrar dalarım düşünceye, bu her defasında böyle olur. Ve ben yine izmariti basıyorum kül tabağına, yani kafamda yeni ateşler. Acaba benim ateşim yakabilir mi dünyanın en büyük yangınını? Sonra gülerim kendime, hadi be oradan sende ne dediğini bilmiyorsun, nice yangınları söndürdüler seninki de neymiş. Oysa suni yangınları, yangın tüpleriyle değil de Rahmanın rahmetiyle söndürmek gerekmez mi; ateşi diye sorarım kendi kendime. Birden yalnızlığım cevap verir; “Öyle dostum öyle ama..” Her şeyin cevabını veren yalnızlığım burada susar, artık oda konuşamaz lal olur, öylece bakar yüzüme.

Şehrin ışıklı caddelerinde dolaşıp, kararsız kalabalıklara karışırken bile aklımda ki tek şey, yalnızlığım. Genelde gülerim insanlar arasındayken, ama gece olunca yalnızlığımla beraber sabah ki gülüşlerime gülerim. Yanlış anlamayın, sahte gülüşlere değil bu halimiz. Dünya bu haldeyken neye güldüğünü bilemeyen bana karşı.

Sonra yine ağlarım. Son damla yaş düşerken gözümden. Hilal kubbeden sabah ezanının sesi yayılır gök kubbeye. O an her şeyi unuturum kulak kesilirim imamın davetine. Artık verilen nimetlerin kıymetini bildiğimi göstermenin vaktidir. Ve yalnızlığı bana yaren kılan Allah’a hamd ederim.

Şükürlerin ve duaların arasında, benim ruhum ezan sesiyle gök kubbeye doğru yükselir. Tam huzura kavuştum derken sabah olur ve yükseldiğim yerden tepeleme aşağı çakılırım. Ve hâlâ cevap ararım yalnızlığımla beraber.

Bu hazin sonun sebebi kader mi?

Yoksa kadercilik oynayan ben mi?

           

 
Etiketler: Yalnızlığım,, geceler, bastırınca, uğrar, yanıma...,
Yorumlar
Haber Yazılımı