Yazı Detayı
04 Ekim 2017 - Çarşamba 10:55 Bu yazı 2567 kez okundu
 
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
Akif BEDİR
 
 

Sınırlarımızın hemen ötesinde oynanmakta olan uluslar arası bir oyun var ve bu oyunun en büyük hedefi Türkiye’dir. Oynanmak istenen oyunun her parçası Türkiye’nin aleyhinedir ve Türkiye’yi parçalamaya yöneliktir.

Türkiye’nin istikrarsız bir bölgede bir istikrar gücü olma hedefinin olması ABD ve AB’yi huzursuz ediyor. Türkiye’nin Ortadoğu ile ilgili tercihleri ve İslam coğrafyasında Ankara’nın aktif dış politikasıyla Türkiye’nin ağırlığının artırdığını gören Batı tedirgin.

Türkiye’nin bölgeyi domine etmesi, etki alanının Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Ortadoğu’dan Uzakdoğu’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar uzanıyor olması haçlı dünyasının keyfini kaçırıyor.

Türkiye’nin eski Osmanlı toprakları üzerinde “süper güç” olacak korkusu ve bölgede yükselen manevi bir güç olarak ortaya çıkmasından rahatsızlık duyuyorlar.

Türkiye’nin NATO üyesi ve AB adayı olarak ABD ve Avrupa’nın yanında yer alması beklenirken Türkiye bölgesel bir güç olarak “bağımsız” hareket edip milli menfaatleri ve bölgesel barıştan yana tavır koyması “sözde” müttefiklerimizi endişelendiriyor.   

Yeniden yapılanma sürecine öngörülen Ortadoğu için Osmanlı modeline geçiş mutlak şart.  Bu yüzden Türkiye askeri gücü ve siyasi aklıyla kendi başının çaresine bakmak, ayakları üzerinde durmak zorunda.

Çünkü dünya, yeniden Osmanlı ruhuna muhtaç.

Çünkü dünya, yeni bir ruha, yeni medeniyete, yeni bir Osmanlı’ya açken bu ruhu yeniden ayağa kaldırabilecek ruhu Türk milleti genlerinde taşıyor.

Çünkü Türkiye coğrafyası, tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal bağları nedeniyle bölgedeki ülkelerle milli, manevi, kültürel bağla yakınlık kurabiliyor.

Çünkü Türkiye, bölge halklarını birbirlerinden uzaklaştırmak ve düşman yapmak için çırpınan Batı’ya rağmen kader birliği içinde asırlardır birlikte yaşayan Kürtleri, Arapları, Türkmenleri birleştirmek için mücadele ediyor.

Çünkü Osmanlı’nın ve Müslümanların idaresinde insanlık huzur, “vahşi” Batı’nın idaresinde zulüm bulmuştur.

Çünkü Türk diplomasisi, bölgesel açılımlarıyla ekonomik ve siyaseten yükselen bir ülke.

Çünkü Türkiye, büyüyen ekonomik gücü ve diplomatik kabiliyetiyle bölgede kendi başına bir aktör. Müslüman dünyasındaki liderlik arayışı, Türkiye’yi yeniden “hilafet” makamının etkili ve yetkili sahibi konumuna iterken, bu durumu ziyadesiyle fark eden Batı, Türkiye’nin boyunu aşmaması için her türlü tezgâhı kurup, oyunu oynuyor. 

Notlarımın arasında bulduğu fakat yazarını not etmediğim birkaç satır durumu ziyadesiyle analiz edip noktayı koymuş: 

Tarih bizim şanlı ve yüce ecdadımızı rahmetle ve bereketle yâd ederken dünyaya hükmetmiş, fethettiği diyarları işgal etmek değil adaleti, şefkati götürmek adına seferler düzenlemiş, insanlığın kurtuluşunun İslam`da olduğunu anlatmak için mücadele vermiş.

Bu nedenledir ki, Osmanlı yeniden küllerinden dirilmeli, tarihte yaşanmış sıcak şefkat yeniden hayat bulmalı, insanlığa huzuru, barışı, sevmeyi yaşatan bu ruh, bu günlerde yirmi birinci yüzyılda milenyum çağlarında dünyayı kana, zulme, ihanete, insan dışı muamele eden zalimlere dur demek için yeniden dirilmeli.

Zalimlerin, Ebu Cehillerin cirit attığı Müslümanlara alçakça davranmaktan zevk alındığı bir dünya üzerinde ruhların, kalplerin daraldığı, sıkıştığı bu asırda herkesin imdat diye haykırdığı bu zamanda beklenen bir muştu olmalı yeni Osmanlı ruhu.

Bugün insanlığın yaşadığı zulüm, ahlaksızlık, işkence, Müslümanı yok etme projeleri Osmanlı ruhu yaşayan bir milletin varlığında asla yapılamaz, zalimler göze bile alamazdı. Çünkü bir gerçek vardı ki, bizim dinimizin bize öğrettiği üstün medeniyet, üstün şefkat ve adaletti ama Batı`nın ve gayr-i Müslimlerin inandığı değer ve inanç da kanı, vahşeti, zulmü yaşatmaktı.”

 

Batı bölgede Kürtleri silah gibi kullanıyor. Bölgede Şii yayılmacılığı ve Kürt yayılmacılığı DAEŞ bahanesi ile gerçekleştirildi. Emperyalist güçlerin bu oyun planının hedefinde Müslüman halkları birbirine kırdırtma politikası vardır.

Dün Türk-Arap çatıştırılması üzerinden Ortadoğu’nun sınırlarını çizenler, bugün Türk-Kürt çatıştırılması üzerinden “Yeni Ortadoğu”yu oluşturmak için çırpınıyorlar.

Bölgede türlü kargaşa ABD’nin işine geliyor ve kendi kurgularıyla oluşturulan anarşiyi fırsat bilerek bölgeye yerleşmeyi en doğal hakları olarak görüyorlar. Her türlü karmaşada demokrasi taşıyacağız deyip zülüm taşımadılar mı bölgeye?

Karmaşa demek bölgeye taşınmak için fırsat kollayan çakal sürüsünün bölgeye taşınma sinerjisi demektir.

Karmaşa demek okyanus ötesinden gelip de Ortadoğu’da söz sahibi olmak isteyenlere sunulmuş ikram demektir.

Bölgede oluşturulan düşmanlık dürtüleri bölge halkının tamamını kapsayacak ve parçalara ayıracak bir bölünme/çatışma senaryosu devreye sokuldu ve fitil ateşlendi.

Dikkatli olmak ve birliktelik bu ateşin bize sıçramasını önleyecek tek kuvvet.

 
Etiketler: Türkiye’nin, Osmanlı, Misyonu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2754 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2709 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2460 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2422 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2694 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2757 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2729 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2701 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2397 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2504 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2590 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3341 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2442 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3362 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2645 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3966 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2763 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2824 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2778 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2636 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2591 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2793 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2791 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2489 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2728 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2886 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4513 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3009 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2754 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3148 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2951 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2812 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2769 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3020 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2563 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4600 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2633 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3643 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2342 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3148 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2610 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2389 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2834 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2766 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2240 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2281 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2377 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2646 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2255 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3301 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2719 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2787 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2954 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3249 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2397 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
881 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2983 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2335 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2979 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3304 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3141 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2445 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3132 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3055 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3185 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2937 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2608 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2786 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3198 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2970 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3033 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3185 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2660 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2342 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2861 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2139 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3116 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1504 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3198 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3221 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3388 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2853 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4839 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2823 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2703 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2775 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2497 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4230 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2206 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2588 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2286 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2495 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2552 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2245 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2162 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2618 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2685 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2389 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3168 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2347 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2774 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2944 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2260 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2782 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2338 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2494 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2253 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2914 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2072 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1807 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2778 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2565 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2607 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2856 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2752 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2648 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2646 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2462 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1881 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2692 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2530 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1976 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2509 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2537 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2698 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2636 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2820 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2643 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2717 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2408 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2562 Okunma.
Haber Yazılımı