Yazı Detayı
26 Mart 2020 - Perşembe 16:05 Bu yazı 421 kez okundu
 
Türkçe Yûnus diye göründü!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bazı densizler Millî Eğitim’in uzaktan öğretim programında Yûnus ilâhisi okunmasına tepki göstermişler.
Eğer derdiniz türkçe ise, bu topraklarda türkçe “Yûnus diye görünmüştür!” Yunus Emre’yi edebiyatımızdan çıkarsak, edebiyatımız temelsiz kalır. Anadolu’da Oğuz türkçesi Yûnus Emre ile ete kemiğe bürünmüştür. Bu topraklarda ortaya koyduğumuz edebiyat, bizi bugünlere getirdi.

Yüzyıllarca şiirsiz kalmadık, hikâyesiz kalmadık, destansız kalmadık, masalsız kalmadık. Bir zaman geldi ki, o muazzam edebiyatı reddederek bir şeyler yapacağımızı sandık. Bir kısmına divan edebiyatı dedik, bir kısmına tekke edebiyatı, böylece reddettik. Bir bölümüne de “halk edebiyatı” diyerek benimsenebilir saydık. Bunların hepsi bir edebiyatın farklı şekillerde görünürleşmesi idi. 

Divan edebiyatı olmasa idi ne tekke ne de halk edebiyatı kendi başına olabilirdi. Divan edebiyatı düşmanlığı türkçe düşmanlığıdır, o büyük edebiyatımızın bütününe düşmanlıktır. 

Necatî’yi Fuzulî’yi, Bâkî’yi, Nabî’yi, Neşatî’yi, Şeyhülislâm Yahya’yı, Nedim’i, Galib’i ve daha nicelerini reddederek hangi dili, hangi edebiyatı kuracaksınız? Bu isimler arasında en başta Yunus Emre’nin isminin zikredilmesi gerekiyor. Evet Yunus Emre divanı olan bir şairdi, divan şairi idi!

Şiirinin muhtevası tamamen dinî ve tasavvufî idi. Bizi fizikten, bedenden öteye götüren, maddemize ruh üfleyen bir şiirdi onunki. Osmanlı sınırları Meriç’e gelip dayandığında, türkçe Balkanlardaki varlığını Yûnus Emre ve onun izinden giden şairlerle sürdürdü. Yûnus ilâhisi okunmayan tekke, tekkelikten çıkmış demektir! Ve bugün de Balkanlara giderseniz, Yûnus’un, Hacı Bayram’ın, Niyazî Mısri’nin terennümlerini duyarsınız. 

Tekkeler türkçenin yayılma merkezleri idi. Türkiye’de tekkeler kapandı, iyi mi oldu? Bu ayrı bir bahis. İyi ki Balkanlarda tekkeler varlığını sürdürdü. Böylece türkçe yaşadı. 

Yûnus Emre aslında tek parti inkılapçıları için yenilir yutulur nesne değildi. Baştan aşağı, Kur’an’ın, hadislerin bilgisiyle ve ilhamıyla konuşuyordu. Tekke ehli, derviş. Ona evet demekle dinin didaktiğinden kaçarken, Yûnus’la liriğine teslim olunuyordu. 

Bizim Yûnus’u kendilerine mâl etmek için neler yaptılar? 

Önce ismiyle oynandı. Yûnüs, Yûnis hadi çok halk ağzına gitmeyelim, Yûnus, Yunus yapıldı! Hangi toplum, dilinin en büyük şairlerinden birinin ismi üzerinde oynar? Yûnüs/Yûnis, bu iki hece bir âhenge, inceliğe işaret ediyor. Yunus ise, katı ses uyumu iddiası ve uzun sesten kaçma, türkçeyi kısa seslileştirme siyasetinin kaba bir tezahürü. Çünkü kelimelerin âhengi, Osmanlıcayı çağrıştırıyor, ki İstanbul türkçesi de budur. Öyleyse, kahrolsun âhenk!

Semih Tezcan, Yunus’da karar kılınmasını “harf devriminin gerçekleştirildiği 1928’lerde, bu adın İstanbul ve Ankara’daki pürist Osmanlıcacı çevrelerin kabul ve tercihi”ne bağlıyor. “Bu yüzden yazı devriminden sonra öteki telaffuzlar terk edilmiş, kısa zaman içerisinde Yunus yazımı, buna bağlı olarak da Yunus telaffuzu genelleşmiş olabillir” diyor. 

Semih Tezcan ünlü bir dilcimiz(di, 2017’de vefat etmiş). Konuya bu kadar bigâne olmasına şaşırmak yetmez! Harf inkılâbını dil devrimi takip ediyor ve ses uyumu, kelime sonunda harflerin sertleştirilmesi b’lerin p, c’lerin ç, d’lerin t ve g’lerin k yapılması gerçekten pürist bir hareket, fakat bu osmanlıca karşıtı bir pürizm, öztürkçe pürizmidir. “Tezcan mevzudan bihaberdi” diyecek hâlimiz yok, yaşı tutuyor, bilmemesi mümkün değil. Bu durumda, her şeye rağmen ya mensup olduğuf ideolojik cenaha toz kondurmak istemiyor ya da ironi yapıyor diyebiliriz. 

Bu hengâmede Mustafa Kemâl Paşa’nın Mustafa’sı tamamen bırakılmış, Kemâl’i, Kamal yapılmıştır! Soyadı kanunu da bu şekilde çıkmıştır. Kelime ses uyumuna uydurulunca, bunun arapça Kemâl’le alâkası olmadığı, tamamen türkçe bir kelime olduğu iddia edilmiştir. Sonunda Kamal Kemâl’e döndürülmüşse de Yunus hiçbir zaman Yûnus veya Yûnüs yapılmamıştır!

Yanlış, Yûnus’u fikrimizin âleti haline getirmek adını kendimize uydurmaktan başlıyor. “Yunus hümanistti! Hatta komünistti, emekçi idi, hatta kol işçisi idi! Saz çalar şarab içerdi!” vs.vs. Şimdi öyle bir zamana geldik ki, “Yûnus’tan bize hayır yok, bütün atıfları Allah’a, Kitab’ına, Peygamber’ine; tabiî çocuklara onun ilahisinin dinletilmesinden rahatsız olduk! Edebiyat da neymiş, türkçenin canı cehenneme; biz Yunus’un anlamayacağı uydurma sözcüklerimizle ve ingilizceden aparma kelimelerimizle mutluyuz!” diyenler türüyor.

Türkçe Yûnus diye göründü, Yûnus’un yolundan gidenler dilimizi ve edebiyatımızı yaşatmaya devam ediyor. Diğerleri? Onların neye hizmet ettiği uzun ve ayrı bir bahis. 

Ezcümle: İlk okul çocukları güne Yûnus ilâhileri ile, türkülerle başlarsa, maarif rayına oturur! 

Esasından epeydir Nâmık Açıkgöz Hoca’nın yeni eseri “Yûnus Deyi Göründüm” kitabı üzerine yazmaya düşünüyordum. Heyhat, bu hamakat erbabı önümü kesti, şeytan taşlamak zorunda kaldık. İnşallah, fırsat olur, yazarız. 

(Nâmık Açıkgöz: Yûnus Deyi Göründüm, Post yayınları, 0212 512 70 20, e-posta: info@postkitap.com)

26.03.2020-Karar

 
Etiketler: Türkçe, Yûnus, diye, göründü!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
124 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
205 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
178 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
236 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
167 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
254 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
145 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
175 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
222 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
162 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
300 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
236 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
307 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
267 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
225 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
240 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
214 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
372 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
220 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
155 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
229 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
346 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
295 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
241 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
353 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
434 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
280 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
334 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
337 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
235 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
354 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
460 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
361 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
260 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
525 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
399 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
284 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
360 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
388 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
375 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
295 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
427 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
344 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
511 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
428 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
836 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
447 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
485 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
528 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
521 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
394 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
576 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
490 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
481 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
523 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
802 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
667 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
534 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
662 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
722 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
650 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
726 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
735 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
726 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
717 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
722 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
819 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
678 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
739 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
796 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
660 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
901 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
754 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
750 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
720 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
871 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1768 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
859 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
939 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
841 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1118 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1036 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
933 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1725 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1206 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1217 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1661 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1244 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1085 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1062 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1048 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1389 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1101 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1033 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1074 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1018 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1125 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1367 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1197 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1337 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1633 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1186 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1379 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1597 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1865 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1927 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1323 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1305 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1032 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1318 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1105 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1250 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1122 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1288 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1262 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1201 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1224 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1083 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1313 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1143 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1369 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1200 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1983 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1380 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1443 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1336 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1408 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1406 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1346 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1454 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1282 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1398 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1557 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1472 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1389 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1483 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1365 Okunma.
Haber Yazılımı