Yazı Detayı
05 Mart 2020 - Perşembe 01:54 Bu yazı 750 kez okundu
 
Tarihi Doğru Okuyabilmek
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

“Köksüz şeyler daima yüzer, daima beyhude bir yere karşı sahil arar. Hâlbuki milli hayat devamdır. Devam ederek değişmek, değişerek devam etmektir” der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu tabir tarih şuurunu işaret eder bizlere. Tarih demek kök demektir. Tarihsiz olmak, talihsiz bir kaderin beyhude sahil arayışları içerisinde yok olup erimektir. Menzili olmayan bir geminin rüzgâr önünde nafile bir akış içerisinde olmasıdır. Muhatabına da yüktür.

İnsanlar gibi devletlerin ve milletlerinde kaderi vardır. Kaderi idare ve ikame eden güç ise iradedir. İrade sağlam olduğu müddetçe basiretini ve ferasetini muhafaza edebilir. Böyle bir iradeye sahip olmak devletleri diri, milletleri ise kadim medeniyet anlayışı içerisinde şahsiyetli kılar.

Günü ihya ve yarını inşa edebilmek dünü çok iyi okuyabilmekten geçer. Çünkü dün demek temeldir. İhya ve inşa edebilmenin temel yapı taşlarını sağlam yerleştirebilmek, inşa eyleminde bir nevi mimar başıdır. Ve temeli sağlam olan imarlar, zamana meydan okuyarak ayakta kalabilirler / kalabilmişlerdir. Bu, düşüncede de böyledir.

İlim, irfan, fikir, teknoloji, sanayi, strateji… Bütün bu saydıklarımız eğer ki sağlam temeller üzerine kurulu ise insanlık adına faydalı olur. Aksi halde zararı faydasından daha fazladır. Böyle bir durum, yapılmak istenileni zıddına döndürür. Bu şekilde bir netice belki de bizleri telafisi olmayan nedenlere muhatap kılar.

İnsan sosyal yaşamı içerisinde iki durum karşısında mesuliyet sahibidir. İlki kendisine karşı diğeri ise içerisinde yaşadığı cemiyetine karşıdır. Kendisine karşı olan mesuliyeti sağlam bir kimliğe ( kimlik derken şahsiyet, haysiyet, hissiyat, fikriyat, karakter mefhumlarını işaret etmekteyim) sahip olmakla beraber imanlı, ahlaklı ve vicdanlı bir fert olabilmesidir. Bu bağlamda kendisini yetiştirmelidir. Cemiyetine karşı ise özellikle adalet ve merhameti şiar edinmelidir. En azından böyle bir mesuliyet duygusu üzerine şekillendirilmek istenilen fert ve cemiyetimiz, dünü ikra, günü ihya yarını da inşa edebilme düşüncemizde bizlere bir yol haritası olmuş olacaktır.

“Tarih hafızadır” düşüncesiyle, hafızasını diri ve duru bir şekilde muhafaza eden devlet ve milletler, var olma mücadelesinde başarılı olabilirler. Tarih bilgidir ve bilgi güçtür. Güçlü olan da hâkim olur.

Tarih şuuru bir milletin / devletin / medeniyetin gelecek nesillere aktarması gereken bir emanetidir. Bu emanet o millet / devlet / medeniyetin MİLLİ HAFIZASI ve MİLLİ SAVUNMASIDIR.

Tarih felsefesi ise neyin ne olduğunu incelemekten çok ne olanın neden ve nasılıyla ilgilenmektedir. Böyle bir usul, tarih açısından en kritik noktadır. Tarih şuuru, daha çok tarihin kronolojisiyle ilgilenirken; tarih felsefesi ise kronolojik tarihin sebep-sonuç ilişkisi içerisindeki nedenleri ve nasılları mevzu eder diyebiliriz. Bu yüzden tarihi doğru anlayabilmek için tarih felsefesinin satır aralarında ki bu ince noktaları iyi okuyabilmek gerekmektedir. Tarihe mal olmuş bütün olaylar ve hâlihazırdaki bütün bu olgular bu gözlemle değerlendirilebilmedir.

Dünya üzerinde ki tüm olayları mesela savaş, göç, kıtlık, strateji, insan hakları, hukuk… gibi tüm meseleleri incelemek ve temellerinde yatan asıl nedenleri anlayabilmek, hamasi duygulardan sıyrılmış bir tarih şuuruna ve tarih sayfalarını duygusallıktan uzak bir üslupla değerlendiren tarih felsefesi tedrisine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç zaruridir. Ki böyle bir zaruriyete de insanlığın acil olarak ihtiyacı vardır.

Netice itibariyle medeniyet tasavvurumuz içerisinde özellikle daha sağlıklı adımlar atabilmek için bizler, mazi ile istikbali birbirine sağlam bağlayabilmeliyiz. Emin adımlarla ilerlerken günü ihya yarını da inşa edebilme adına maziyi çok iyi okuyabilmek ve değerlendirebilmek yapmak istediğimizin daha samimi olmasını sağlayacaktır.

Geleceğin şifreleri mazide yaşanmış olayların satır aralarında saklıdır. Bu şifreleri bulabilmek ve okuyabilmek ileriye dönük basiret ve feraset gücüdür. Güç, neyi nerde ve ne zaman yapacağını, söyleyeceğini ve tanımlayacağını bilmekte yatar.

Son söz olarak günümüzde gelişen olayları dahi bahsini ettiğimiz güçle değerlendirmek tarihimizi hamasi duygulardan kurtarmak kadar, yarın için de doğru bilgileri kayıt altına alma manası taşıdığını hatırdan çıkarmamak gerekmektedir.

 
Etiketler: Tarihi, Doğru, Okuyabilmek,
Yorumlar
Haber Yazılımı