Yazı Detayı
03 Şubat 2018 - Cumartesi 20:12 Bu yazı 1322 kez okundu
 
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
İki tür tarihçi vardır Türkiye’de, bir “tarihçi” bir de “inkılâp” tarihçisi! İkincisi Türkiye’ye mahsus bir “kariyer”dir.

Bunların umumî vasfı cahilliktir. Hakikatı öğrenmek bunları bozar! Onlar 1930’larda oluşturulmuş sakat inkılâp tarihi zihniyetini devam ettirirler. Bu zihniyete mugayir bilgileri yok sayarlar, Nutuk’a mukaddes kitap muamelesi çekerler.

Son günlerde Suriye Kuva-yı Milliyesi lâfı en çok bunları rahatsız etti.  Çünkü bu Nutuk kadar mukaddes addedilen Lozan Anlaşması zihniyetini ihlal etmektedir.

Beyler! Kuva-yı milliye başlangıçta sadece Anadolu ile sınırlı değildi. Suriye, Filistin ve Irak’ta da Kuva-yı Milliyet teşkilatları vardı. Ankara’da açılan Meclis’in adı Büyük Millet Meclisi idi. “Türkiye” kelimesi Meclis’in başına sonradan eklendi. Milli Mücadele’yi yürütenler başlangıçta öncelik Anadolu’da olmakla beraber bütün âlem-i islâmı gözetiyorlardır. Ankara emperyalizme karşı “İslâm ihtilalinin umumi karargâhı” idi. Sonra neler oldu, o ayrı fasıl... Bugün güneyimizde sürdürdüğümüz mücadele, 1920 nisanında sömürgeci Fransızlarla zarureten imzaladığımız Ankara Anlaşması’nın sonçlarına karşı ikinci itirazımızdır. Birinci itirazımız Hatay’dı. Orada hatadan dönüldü. Bakalım bu hatadan dönme konusunda bu sefer başarılı olacakmıyız?

Suriye Kuva-yı Milliyesi’ne en şedit itirazlardan biri altımışndan sonra parti başkanlığını heveslenen hatun kişiden geldi. Ben onun hangi ilmin doçenti olduğunu bilmiyordum, meğer “inkilap tarihi” doçenti imiş! Eh yakışır hani.

Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu kitabımızdan bir iktibasla mevzuyu bağlayalım:

Anadolu’nun bir çok şehrinde olduğu gibi, Suriye’de de işgale karşı mukavemet oluşturmak için Suriye-Filistin Kuva-yı Osmaniye Heyeti teşkil edildi. Heyet’in reisi, Ayıntap (Antep) Kumandanı Ali Şefik Bey (Özdemir) idi. Teşkilat Şam, Halep, Humus, Beyrut, Hama, Trablusşam ve Kuneytra’da şubeler açtı. Teşkilata, bazı hükümet mensupları, yüksek idareciler, aşiret şeyhleri, gazeteciler, eşraf ve ayandan kişiler ve hatta bazı Arap milliyetçileri de katıldılar.[1] Kuva-yı Milliye’nin Suriye teşkilatı, bilhassa fransızların Anadolu’ya ilerleyişini durdurmak için faaliyet gösterdi. Anadolu’daki mücadeleye silah ve cephane desteğinde bulundu. Kâzım Karabekir’in, Kuva-yı Milliye’nin Suriye’ye yayılmasına itirazına karşılık M. Kemal Paşa cevaben, Misak-ı Milli’nin araplarla türklerin birbirinden ayrılmaz olduklarını ilân ettiğini bildirmiştir.[2]

Bu arada, Osmanlı İmparatorluğunun bazı eski Arap vilayetleri, Anadolu hareketi ile ilişki kuruyor; Türkiye’nin ordusunu ve kaynaklarını sınırları dışına yayamayacağı cevabı ile karşılaşıyorlardı. Kuva-yı milliyeciler gerekirse Suriye ile bir federasyon kurmaya hazırlanıyor, ama bu konuda bir sonuca varılamıyordu.

Suriye Kralı ilan edilmiş olan Faysal, barış konferansı dolayısıyla Paris’te bulunduğu sırada Suriye’de türkler lehine büyük bir sevgi dalgası yayılır. Bu dalganın oluşmasında Mustafa Kemal’in Halepteki tarafdarlarının dağıttığı broşürler etkili olur. Osmanlı ordusunda hizmet etmiş olan Arap subaylarının çoğu bu yönde destek ve yardımda bulunur. Şam’da şerif ailesine karşı düşmanca duygular uyanır. Faysal Paris’ten dönünce, şahsına yönelik şiddetli bir nefretle karşılaşır. Arap dâvasına hiyanet, pısırıklık ve Arap istiklâlini Fransızlara satmakla itham edilir. Kemalistler bu olumsuz duyguları bilhassa Halep bölgesinde körükler. Faysal, ölüm tehditleriyle karşı karşıya kalır. Ortadoğuda Fransız nüfuzunun yerleşmesini önlemek için çevresindekilerin araplarla türkler arasında anlaşma yoluna gidilmesini öngören perde arkasında hazırlanan bir planından haberdar olunca, Faysal önce itiraz eder, sonra böyle bir adımın Türk taraftarlarını susturacağı mülahazasıyla kabul eder.

Kuva-yı Milliye ile bağlantı  kurma görevi Suriye genel kongresinin ileri gelenlerinden Sait Haydar Bey başkanlığında bir heyete verilir. Heyet 1920 ocağında Türkiye’ye hareket eder ve İstanbul’da, Mustafa Kemal’in temsilcileri ile gizli görüşmelere girişir. Bu görüşmeler Kuzey Suriye sınırlarında bazı tadilat icrasıyla, Karadeniz’den Maan’a kadar batı devletlerine karşı ortak bir cephe kurulması, Türk ve Arap kuvvetlerinin tek komuta idaresine geçirilmesi ile batılılara karşı ileride kazanılacak zaferden sonra araplarla türklerin yan yana, her iki tarafın bağımsız birer devlet halinde yaşaması üzerinde mutabık kalınır. Bu iki devletin karşılıklı ilişkileri, Birinci Dünya Savaşından önceki Avusturya-Macaristan’a benzeyecektir. Heyet Suriye’ye dönünce Faysal bu anlaşmayı uygun bulmaz.

San Remo Konferansı’nda, Fransızlara 24 nisan 1920’de Suriye üzerinde mandaterlik yetkisi verilir. Ardından, 30 mayısta Fransızlar Anadolu hükümeti ile ateş kes ilân eder. Faysal bunun üzerine Haleb’e gider ve Ankara  hükümetiyle fransızlara karşı anlaşma yolları arar. Faysal kısa süre sonra Şam’da ayaklanma meydana geldiği için Suriye’yi terk etmek zorunda kalır.[3]

 

 


[1]              Ö.Osman Umar: Osmanlı Yönetimi ve Fransız Manda İdaresi Altında Suriye (1908-1938). Ankara, 2004, sf. 428-429

[2]              A.e., sf. 435

[3]              Irak ve Kemalizm Hareketi, sf. 39-43

 
Etiketler: Suriye’de, Kuva-yı, Milliye!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
140 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
179 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
191 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
183 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
260 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
324 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
227 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
218 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
194 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
352 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
506 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
370 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
479 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
710 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
384 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
360 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
347 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
742 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
374 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
311 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
396 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
307 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
434 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
382 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
474 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
436 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
377 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
425 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
361 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
546 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
401 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
277 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
386 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
553 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
465 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
390 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
551 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
610 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
430 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
489 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
517 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
382 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
499 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
632 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
511 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
421 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
700 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
574 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
427 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
528 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
564 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
552 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
399 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
594 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
473 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
689 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
584 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1012 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
621 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
650 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
703 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
702 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
530 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
760 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
660 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
662 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
689 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
970 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
839 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
704 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
823 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
886 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
850 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
927 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
941 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
894 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
870 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
872 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
967 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
861 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
938 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
941 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
813 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1047 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
916 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
900 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
868 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1043 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1957 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1022 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1086 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1001 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1304 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1181 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1065 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1838 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1355 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1329 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1802 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1430 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1232 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1243 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1199 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1523 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1284 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1206 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1221 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1224 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1272 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1587 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1360 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1474 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1808 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1387 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1639 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1749 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2054 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2102 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1484 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1496 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1209 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1497 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1289 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1438 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1422 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1433 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1361 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1352 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1251 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1493 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1317 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1566 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1380 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2166 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1536 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1628 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1502 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1607 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1553 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1541 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1629 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1466 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1530 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1717 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1627 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1538 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1623 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1617 Okunma.
Haber Yazılımı