Yazı Detayı
05 Aralık 2018 - Çarşamba 14:13 Bu yazı 2299 kez okundu
 
Sokaktaki insan ne istiyor?
Akif BEDİR
 
 

Bu hafta içimizden birilerinin, sokaktaki insanımızın nabzını tutmaya olaylara bakışını, yorumlarını, beklentilerini aktarmaya çalışacak, sessiz çoğunluğun sesi olmaya çalışacağım.  

Evsiz-barksız, işsiz-güçsüzler…

Vur patlasın çal oynasın, hayat hoş gerisi boş diyenler…

Çoluk çocuğunun rızkı peşinde koşup, cebi boş olsa da onurundan ödün vermeyenler...

Doğrudan şaşmayan, haksızlığa boyun eğmeyenler...

Düşüncelerini çekinmeden söyleyenler...

Her türlü olumsuzluğa karşın umudunu yitirmeyenler...

Statükoyu korumaya çalışanlarla ona meydan okuyanlar…

İçinden sağ çıkamayacağını bildiği için bu hayatı fazla önemsemeyenler…

Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir diyenler…

Vaktini beşe ayıranlar ile vaktini boşa ayıranlar…

Dünyada pişmeyi seçenler ile ahirette pişmeyi seçenler…

İşçi, memur, emekli, dul, yetim, öğrenci, çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, muhafazakâr, demokrat, liberal, Müslüman, gayrimüslim ve yazamadıklarımız.

Yani halkın ta kendisi...

İnsanımız ihtiraslarını ve menfaatlerini ikinci plana itip dürüstlüğü kendilerine şiar edindiği için dürüst siyaset istiyor. Daha önce halkın menfaat ve beklentilerini istismar ederek başkan olan düzenbazlar ve üçkâğıtçılara geçit yok mesajını tüm ülkeye haykırıyor.

Anadolu insanı toplumun tarihi, kültürü ve temel değerleriyle barışık olan, farklı toplum kesimleri arasındaki bağların kuvvetlendirilmesine çalışan, şehrin bütününü kucaklayacak siyasi vizyona sahip olan ve halkın bütününün nabzını tutacak siyasi oluşuma el uzatıp rey vereceğini söylüyor.

Millet, millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına “hayır” diyor.

Yeni fikirlere, yeni düşüncelere, yeniliklere açık olmayan, gelişmeleri sürekli takip etmeyen başkanlara “hayır” diyor.

Fitne-fesat üzerinden mevzi savaşları verenlere, küçücük çıkarları için büyük laflar edip bunu memleket meselesi olarak pazarlayanlara tavır almayanlara “hayır” diyor.

Kısır tartışmalara, günübirlik dedikodulara, birkaç gün sonrasını göremeyen siyasi söylemlere, cambazlıktan başka bir işe yaramayan yorumlara “hayır” diyor.

Siyasetten nemalanan,  çalışmadan spekülasyonlarla para kazanan, Türk milletinin kültürel ve moral direncini hiçe sayan, Anadolu halkının uyanışına, dirilişine, kalkınmasına tahammül edemeyenlere “hayır” diyor.

Haktan ve adaletten yana olmayanlara, merhametli olmayanlara, ayrımcılık ve  kayırmacılık gibi ucuz politikadan uzak, şeffaf ve de cesur olmayanlara “hayır” diyor.

Dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın,  gözü insana dönük olmayan, önce insan demeyen, sorumluluğunu bilen, sinmeyen, korkmayan, yürekli, başı dik olmayanlara “hayır” diyor.

Hamasetle, duygu patlamalarıyla, öfkeyle sorun çözmek, tedavi etmek yerine sorun üretenlere, yaraları deşenlere “hayır” diyor.

Seçim sandığından çıkacak sonucu beklemek yerine ayıplı girişimlerle oyunbozanlık etmeyi siyaset olarak sunanlara “hayır” diyor.

Şiddete yatırım yapan, efendileri namına tetik çeken, fay hatlarını tetikleyen, kutuplaşmayı körükleyen her enstrümanı sonuna kadar kullananlara “hayır” diyor.

Halk siyasetin meşru zeminde yapılmasını istiyor ve problemlerin çözümü için demokrasi dışında hiçbir zemini onaylamıyor.

Halk siyasetten medet umanlara “evet”, siyaset dışı güçlerden medet uman toplum mühendislerine ise “hayır” diyor.

Halk kucaklayan, gülümseyen, misyonu ve vizyonu yüksek, dünya ile bütünleşecek siyasilere “evet” diyeceğini haykırıyor.

İnsanımız darbecilere, çetecilere, medyadaki “kiralık kalemlere” prim vermiyor. İnsanların etnik, mezhebi, dini ve ideolojik olarak kutuplaştırıldığı, düşmanlaştırılıp çatıştırıldığı, terör ve kan üzerinden siyaset yapıldığı bir ülke istemiyor.

 Halkın beklentilerini karşılayan, hizmet eden, saygı duyanlara sevgiyle karşılık verenleri başkan yapıyor. Halk gibi konuşan, halk gibi yaşayan, gözünden yaş gelen, çocukla gülüp, sevinebilen siyasileri başkan olarak kabul edip, taçlandıracaklarını söylüyor.

Kendilerini çağdaş ve kentli, halkın büyük çoğunluğunu köylü, karnını kaşıyan, bidon kafalı olarak gören “zavallılara” sandıkta ders verdiğini, algılama eksikliği çeken “yarasalara” verecek çok derslerinin olduğu bilinci ve kararlılığında olduklarını tekrarlıyor bu toplum.

Milletin tarihiyle, temel değerleriyle, talepleriyle kavga edenler, iç ve dış dinamikleri, dünyadaki değişim ve gelişmeleri takip etmek, onlara uygun yapılanmalar ve politikalar üretmek yerine salt eleştiriyle yetinip sorumluluk yüklenmekten kaçınanlara başkanlık yolunun kapatıldığını haykırıyor.

Başkanlık yolunun sevgi yolu olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Artık kutuplaştırmalara, çatışma ve teröre, etnik, mezhebi ayrışmalara çanak tutanlara, yol açanlara prim yok diyor.

Halkımız müstakim siyasette “Bektaşiliği” kabul etmiyor. Adil olmak, devletin imkânlarını herkese eşit açma esası insanımızın ortak istikameti.

Toplum, değer verip değersiz saydıklarının da, umursayıp umursamadıklarının da, önemseyip önemsemediklerinin de muhasebesini yapıp kendi doğrularının istikametinde yolunu çiziyor artık.

 
Etiketler: Sokaktaki, insan, ne, istiyor?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
1402 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2436 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
1944 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1601 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2175 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1421 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2316 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
793 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2400 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2480 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2619 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2093 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4069 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2136 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1971 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2103 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1838 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3399 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1544 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1794 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1560 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1790 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1726 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1474 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1455 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1778 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1902 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1649 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2128 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1675 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1956 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2171 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1559 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1868 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1512 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1735 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1542 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2122 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1332 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1065 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2051 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1835 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1963 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2037 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1885 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1914 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1906 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1746 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1164 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1888 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1700 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1164 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1742 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1872 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1837 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1820 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2112 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1939 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1926 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1840 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1656 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1794 Okunma.
Haber Yazılımı