Yazı Detayı
15 Aralık 2019 - Pazar 22:23 Bu yazı 231 kez okundu
 
SİZ HİÇ HODAK OLDUNUZ MU?
Abdurrahman ZEYNAL
a.zeynal@hotmail.com
 
 

Hodak geçmişte köylerde ergenlik çağına gelmiş erkek çocukların ziraat işlerinde babalarının bazı işlerini yapan çocuklara verilen bir isimdi. Okulların tatil olması ile başlayan herk mevsimi ile devam eden tarlaların biçilmesinde aktif görev yapan insanlara denirdi....

Erzurum ovasında iki yıl üst üste ekilen tarlalar bir yıl nadasa bırakılır, ertesi yıl Haziran başlangıcından başlayarak 30-40 gün süreyle imece usulüyle tarlalar herk edilirdi. Genellikle dört çift, beş çift, altı çift öküzden oluşan imece usulüyle tarlalar sürülür, bir yıl sonrasına hazırlık yapılırdı. Köylüler kendi aralarında böylece güç oluştururlardı.

Her bir çift öküz için 10 kilelik tarla herk edilirdi.(40 dönüm) O yaz bende artık hodak olmuştum. Herkte ailemi ben temsil edecektim. İki majgalımız(kotanı tutan kişi) vardı. Dört kişide hodaktık. Majgallar asıl işi üstlenir, kotan adını verdiğimiz (4-5-6 numaralıdırlar) aracı tutar, tarlayı herk ederlerdi.

Çocuklar ise öküzlerin boyunlarındaki boyunduruğa biner, öküzlerin hareketini sağlarlardı. Daha herge başlamadan babalarımız özellikle çarık yapmada usta olan babam manda derisinden bir çift çarık dikti. O yıllar çarık sahibi olmak günümüzde Nevzat Onay ayakkabısı giymek gibiydi. İyi hasıllanmış, manda derisinden yapılmış, çarıkları giyip herge(nadasa bırakılmış tarlanın sürülmesi)başladık.

Sabah ezanlarıyla uykudan uyanmış, gözleri cırbıtlanmış, tüm mahmurluğumuz üzerimizdeyken öküzler önce boyunduruğa samı ve sambağıyla bağlanır, sonra kotanın uzun zincirine sırayla tutuşturulur, hodaklar boyunduruğun üzerine biner, kamçılarla bir anda öküzlerin sırtına vurarak "ho" "hoooooo" diyerek başladığımız sürüm aralıksız üç, dört saat sürer, kuşlukta sürüm işine ara verilir, bir arkadaşımız hayvanları otlatırken, ekipteki majgal ve diğer hodaklar, gav(Humuslu Toprak) çanakta yapılmış, koyun sütünden mayalanmış, yoğurdu önce çalkama yapar, sonra tandırda pişmiş buğday ekmeğini yoğurdun içine doğrayarak yeme faslına geçilir, tahta kaşıklar, yoğurtta yumuşamış ekmekleri mideye indirirken, günün ilk yemeği yenilmiş olurdu.

Bir saatlik moladan sonra tekrar öküzler boyunduruğa koşulur, hodaklar boyunduruğa biner, ho hooooo.....! der ikinci fasıl başlardı. Güneş gök yüzünde yükselirken su ihtiyacımız artmaya başlar, dudaklarımız kurur, içimiz kavrulurdu.
Güneş'in etkisi artınca, giydiğimiz pamuk gibi yumuşak çarıklar, sertleşmeye, ayağımızı sıkmaya başlardı. Geçen zaman içinde öküzler acıkmış, susamış, saat 13.00 civarına gelmişken boyunduruktan açılan öküzler, hodakların ikisi nezaretinde, uzaklığı değişebilen su kaynağına doğru otlatılarak götürülür, diğer hodaklar, köye gider, yemek sırası gelen evden yemekleri alır, hızla, soğutmadan tarlaya geri dönerlerdi.

Sırası gelen ev yaptığı bir güveç yağlı yemeği, pişirdiği bir tepsi su böreğini, tandırda pişirdikleri kete ve buğday ekmeklerini bohçalayıp hodakların sırtına yerleştirir, eline bir bakraç koyun yoğurdunu eline tutuşturur, diğerine ise hodak "küzeye" doldurulmuş soğuk çeşme suyunu sırtına alarak tarlaya geri dönerlerdi. Bütün bunlar olurken tecrübeli majgallar kağnı arabasından oluşturulan çadırın gölgesinde uyuyarak dinlenirdi.

Su içmeye giden hayvanlar, tekrar otlatılarak getirilirken, artık köyden yemekler gelmiş, çadır gölgesinde sofra kurulmuştu. Sofrada kaşıklar havada uçuşurken en büyük payı majgallar yerdi. Yemek faslı bitmiş, küzeden akıtılan buz gibi sudan içilmiş, tekrar sürüm işine başlanmıştı, başlanmasına ama ayaklarımızdaki çarıklarda bir demir gibi ayaklarımızı sıkmaya devam ediyordu.

Hodakların sesleri daphan ovasında yayılırken; maniler, türküler akşama doğru şiddetini artırır, sanki bir müzikal konserin içinde kendimizi bulurduk. Erzurum türküleri yanık sesli yiğitlerin hançeresinden çıkıp semaya yükselirken, sevda çeken delikanlılar, manilerle seslerini yavuklularına ulaştırmaya çalışırdı.

Mani demeye geldim
Kaymak yemeye geldim
Meramım kaymak değil
Yarı görmeye geldim.........! Daha neler neler.

Bir iki tarla öteden

Değirmen başında vurdular beni oy
Vurdular beni oy
Kilimli çarşafa oğul oğul oğul sardılar beni
Kilimli çarşafa oğul oğul oğul sardılar beni
Vurma zalım vurma
Nar danesiyem oy
Nar danesiyem oy
Anamın, babamın oğul oğul oğul bir danesiyem
Anamın, babamın oğul oğul oğul bir danesiyem
Türküsünün nağmeleri kulaklarımıza çınlarken bir başkası
"Kümbetin derede çalı bittimi,
Acep Nevriye'me haber gitti mi...?"
ağıtlarının nakaratları yüreklerde iz bırakırdı.

İkindiden sonra güneşin etkisi geçmiş, çay içme faslına gelmişti. Tezek ateşinde demlenen çaylar, kıtlama şeker eşliğinde yudumlanırken, büyüklerin nasihatleri kulaklarımıza küpe olurdu. Ha demliklerin dışını gören günümüz insanı "a bu da ne" der asla çayı içmezdi ama o çaylar o kadar organikti ki içen bir daha bırakmazdı. Ah o tatlar..... Yok artık. Yok.

Çay faslından sonra tekrar öküzlere ho diyen hodaklar güneşin batışını, boyunduruk üzerinde seyreder, akşamın serinliğinde engin Daphan ovasında esen ılık akşam yelinin ferahlığında birazdan başlayacak uykularını düşünmeye başlardı. Yatsı ezanlarına doğru günün çalışması sonlandırılmış, öküzler boyunduruktan açılmış, majgallardan gündüz uyuyanlar öküzleri gecenin karanlığında otlatmaya götürürlerdi.

Hodaklara gelince kotanın açtığı 40 santim derinlikteki hagosta topraktan kendilerine yatak yapıp, su ile ıslattığımız otları çarıklarımızın içine koyup, topraktan yaptığımız yastığın alt kısmına gömerdik ki sabaha kadar pamuk gibi olsunlar. Ha birde fareler deriyi kemirmeye geldiklerinde duyup çarığımızı koruyalım diye.

Topraktan yaptığımız yastığa başımızı koyup, muhteşem Samanyolu galaksisini, küçük ve büyük ayı yıldızlarını seyre dalıp, kutup yıldızları söylenceleri arasında öyle derin bir uykuya dalardık ki top atılsa duymazdık. Birde Sabah ezanlarıyla hayvanları otlatmaktan gelen majgalımızın bizi uyandırdıklarında uykusuzluğun bütün mahmurluğuyla kalkar, derin uykumuz yerini, yeni bir güne bırakır, tüm yorgunluğumuz bitmiş olarak yeni güne başlardık.

Günler hızla geçer, Cuma günlerini dört gözle bekler, Karasu'yun kenarında otlattığımız öküzler dinlenirken pırıl pırıl, dup duru olan Karasu'yun oluşturduğu küçük göllerde yüzerdik. Bu gün hayal meyal hatırladığım bir ay biter, bu sefer yolumuz orakla biçeceğimiz buğday tarlalarına gelirdi.

Görüntünün olası içeriği: Abdurahman Zeynel, ayakta, ağaç, ayakkabılar, bitki, çim, açık hava ve doğa
Fotoğraf açıklaması yok.
 
Etiketler: SİZ, HİÇ, HODAK, OLDUNUZ, MU?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ocak 2020
KALKINMA AMA NASIL?
118 Okunma.
06 Ocak 2020
MEHDİ İLE YEHOVA'NIN SAVAŞINA HAZIR OLUN
191 Okunma.
01 Ocak 2020
NOEL YÂ DA YILBAŞI
151 Okunma.
03 Aralık 2019
ERZURUMUN SORUNLARI VE SİYASİLERE ÇAĞRI
204 Okunma.
23 Kasım 2019
ÖĞRETMEN HATIRALARI OKUNUR
159 Okunma.
11 Kasım 2019
NE OLDU BİZE, BU GİDİŞ NEREYE?
265 Okunma.
31 Ekim 2019
ERZURUMUN GERİ KALMASININ ZİHİN KODLARI
229 Okunma.
26 Ekim 2019
BARIŞ PINARI HAREKATI KAHRAMAN ORDUMUZ VE SONUÇLARI
156 Okunma.
23 Ekim 2019
ERZURUM'U TANITABİLİYOR MUYUZ?
180 Okunma.
20 Ekim 2019
Sultan Melik Mahallesi ve diğerleri...
177 Okunma.
16 Ekim 2019
DARAĞACI MAHALLESİ
218 Okunma.
06 Ekim 2019
TEPE MEZARLIĞI
168 Okunma.
05 Ekim 2019
İFTİRA
232 Okunma.
09 Eylül 2019
HACI CUMA MAHALLESİNDEN ERZURUMU SEYRETMEK
520 Okunma.
05 Eylül 2019
ERZURUM İLE SİVAS'IN SİYASETTEKİ AĞIRLIĞI
222 Okunma.
29 Ağustos 2019
ILICA: NEREDEN NEREYE
398 Okunma.
28 Ağustos 2019
ASKERİ MEKTEPLERİN KISA GEÇMİŞİ
259 Okunma.
18 Ağustos 2019
BENİMLE YÜRMEK İSTER MİSİNİZ?
261 Okunma.
13 Ağustos 2019
ALLAH'U EKBER DAĞINDA DONARAK ŞEHİT OLANLARI ANMA VE UYKU TULUMU
244 Okunma.
02 Ağustos 2019
SÜLEYMAN NECATİ VE ERZURUM
292 Okunma.
20 Temmuz 2019
100. YILINDA MİLLİ MÜCADELE VE ERZURUM -1
263 Okunma.
17 Temmuz 2019
SON ARZUSU OLAN TATAR BÖREĞİNİ YAPAMAMIŞTI
223 Okunma.
11 Temmuz 2019
SAYIN VALİM VE KÜLTÜR MÜDÜRÜNE TEŞEKKÜRLER
296 Okunma.
06 Temmuz 2019
BAYRAKTAR'DAN KARAYAZI'YA
333 Okunma.
19 Haziran 2019
Bir Şehadet Üzerine İnanları Düşünmeye Çağırmak
322 Okunma.
09 Haziran 2019
TÜRK COĞRAFYASINDA ETNİK TAHRİK YAPILMAMALIDIR
326 Okunma.
03 Haziran 2019
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NA AÇIK MEKTUP
378 Okunma.
19 Mayıs 2019
100 YIL ÖNCE 19 MAYIS
414 Okunma.
10 Mayıs 2019
KAYBETTİK...! MAĞLUP OLDUK...!
358 Okunma.
07 Mayıs 2019
Dil...
319 Okunma.
25 Nisan 2019
ERZURUM KİTAP FUARI
585 Okunma.
21 Nisan 2019
Kuyumcu Hafız Nusret Gedik
784 Okunma.
14 Nisan 2019
YEŞİL MERCİMEK ÜRETİMİ VE ÇÖZÜM
568 Okunma.
26 Mart 2019
ÖNLÜK, FORMA ve AİDİYET DUYGUSU
566 Okunma.
17 Mart 2019
ŞEHİT BURAK TATAR'IN SON VASİYETİ
560 Okunma.
12 Şubat 2019
PALANDÖKEN BELEDİYESİ ve BEYAZ ŞEHİR PALANDÖKEN DERGİSİ
1042 Okunma.
10 Şubat 2019
KARA TREN VE ERZURUM İSTASYONU
590 Okunma.
05 Şubat 2019
HEYBELİADA PAPAZ MEKTEBİ VE RUM OKULLARI
1112 Okunma.
16 Ocak 2019
KENEVİR EKİMİNDEN BEZİRHANELERE
905 Okunma.
06 Ocak 2019
RADİKAL İSLAMCILARIN DEĞİŞİMİ
684 Okunma.
25 Aralık 2018
SARIKAMIŞ ANMA TÖRENLERİ Er-Vak'ın ESERİDİR
786 Okunma.
03 Aralık 2018
TARIMSAL ÜRETİM NASIL ARTIRILIR
1101 Okunma.
17 Kasım 2018
TUZAK VE PROVAKATÖR
1163 Okunma.
14 Kasım 2018
OSMANLI PAY EDİLİRKEN
724 Okunma.
04 Kasım 2018
AZİZİYE TABYALARI, NENE HATUN VE 9 KASIM RUHU
1012 Okunma.
31 Ekim 2018
Av. Tuncer Aktaş Güzel İnsandı
833 Okunma.
21 Ekim 2018
TARİHÎ TÜRK-ERMENİ MESELESİNE KISA BİR BAKIŞ…
896 Okunma.
14 Ekim 2018
Güzel Bir Bürokrat
1100 Okunma.
02 Ekim 2018
BÜYÜK SELÇUKLU VEZİRİ NİZAM'ÜL-MÜLK
1227 Okunma.
26 Eylül 2018
NE OLDU BİZE?
1136 Okunma.
17 Eylül 2018
Erzurum'un Yeni Milli Eğitim Müdürünü Neler Bekliyor?
950 Okunma.
09 Eylül 2018
Duymak istemiyorum!
1062 Okunma.
02 Eylül 2018
Erzurum'da Eğitim Çıkmazı ve Yeni Müdürden Beklentilerimiz
1021 Okunma.
29 Ağustos 2018
TÜRK ORDUSU VE ZAFER BAYRAMI
865 Okunma.
13 Ağustos 2018
Türkiye-ABD'nin 71 yıllık müttefikliği üzerine
1475 Okunma.
05 Ağustos 2018
ERZURUMUN ALTIN YILLARI(1948-1985)
1144 Okunma.
03 Ağustos 2018
ERZURUM RADYOSU KAPATILMASIN
802 Okunma.
30 Temmuz 2018
OSMANLI TOPLUMU VE BÜROKRASİ
987 Okunma.
23 Temmuz 2018
23 TEMMUZ ERZURUM KONGRESİ
1152 Okunma.
17 Temmuz 2018
Mehmet Sekmen Başkanıma Açık Mektup
913 Okunma.
06 Temmuz 2018
ERZURUM'DAN NARMAN'A
1222 Okunma.
04 Temmuz 2018
Adalet Yine Adalet
934 Okunma.
27 Haziran 2018
Taş Kalpli!
1153 Okunma.
07 Haziran 2018
Prof. Dr. EROL KÜRKÇÜOĞLU
1994 Okunma.
03 Mayıs 2018
2026 KIŞ OLİMPİYATLARI ERZURUM'A
1781 Okunma.
28 Nisan 2018
Özlemim...
1068 Okunma.
13 Nisan 2018
Milli Eğitim Bakanlığı Tartışılırken
1262 Okunma.
05 Nisan 2018
Acı, Dram ve Çaresizlik
966 Okunma.
02 Nisan 2018
Gün Batımında Erzurum Ovası
1133 Okunma.
29 Mart 2018
Milli Eğitim Bakalığı'na Açık Mektup
1300 Okunma.
26 Mart 2018
Erzurum sokaklarında kısa bir tur
1147 Okunma.
21 Mart 2018
BİBİLİK oyununu oynadınız mı?
1451 Okunma.
13 Mart 2018
12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve Yapılan Yanlışlar
1905 Okunma.
05 Mart 2018
Mehmetçik Vakfı ve Afrinde Mehmetçik
1424 Okunma.
14 Şubat 2018
İnsan ve Şeytan Arkadaş Olursa
1479 Okunma.
02 Şubat 2018
O, Bizim Namusumuzu Korudu
1087 Okunma.
26 Ocak 2018
İbrahim Erkal Kültür Merkezi
1295 Okunma.
23 Ocak 2018
Kan Sınırları Haritasından Afrin'e
1226 Okunma.
11 Ocak 2018
Topdağı Caddesi'nden Mecidiye Tabyası'na
1358 Okunma.
06 Ocak 2018
Sarıkamış Anma Törenleri ERVAK'ın Eseridir
1176 Okunma.
02 Ocak 2018
2017 yılı Erzurum Değerlendirmesi
1177 Okunma.
27 Aralık 2017
Şehit oldular...
1198 Okunma.
16 Aralık 2017
Erzurum'da kapanan fabrikalar
1646 Okunma.
07 Aralık 2017
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Kısa Tarihçesi
1495 Okunma.
25 Kasım 2017
Kanmayın, kandırılmayın, kandırmayın...
1383 Okunma.
23 Kasım 2017
Öğretmen Olmak
1327 Okunma.
16 Kasım 2017
Taziye Çadırı Kaldırılsın!
1784 Okunma.
11 Kasım 2017
140 yıl sonra Aziziye Tabyalarına yürümek
1328 Okunma.
08 Kasım 2017
Eğitimde Kısır Döngü…
1319 Okunma.
06 Kasım 2017
İftira olmuştan beterdir
1343 Okunma.
27 Ekim 2017
Cumhurıyete giden yol
1361 Okunma.
26 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-3
1366 Okunma.
21 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-2
1421 Okunma.
14 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-1
1495 Okunma.
09 Ekim 2017
Şarapnelin kopardığı kol ve toprağa damlayan kan
1396 Okunma.
04 Ekim 2017
Kağızmana Ismarladım Nar Gele...
1432 Okunma.
02 Ekim 2017
Yöneticilerde İtikafa Girse
1284 Okunma.
27 Eylül 2017
Eğitimde her değişim iflasın göstergesidir
1444 Okunma.
23 Eylül 2017
Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak..!
1512 Okunma.
19 Eylül 2017
ERZURUM'DA BİR MEKÂN: HAMZAHANE
1512 Okunma.
Haber Yazılımı