Yazı Detayı
14 Şubat 2018 - Çarşamba 19:55 Bu yazı 1830 kez okundu
 
Şimdi birlik zamanı
Akif BEDİR
 
 
Suriye, yıllardır süren vekâlet savaşlarından hızla bir dünya savaşı merkezi olmaya doğru ilerliyor. Özellikle İslam topraklarında mazlum sivil halklar üzerinde silah deneyen ABD’nin insani olmayan çıkarcı hesapları yüzünden katliam devam ediyor.
Savaş büyük ve herkes, kendi menfaati doğrultusunda hesap yapıyor.
Şimdi durum, bölge meselesi olmanın da ötesinde ve küresel güç hesaplaşmasına doğru gidiyor.
Kahraman ordumuzun Zeytin Dalı operasyonu ile güney sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu temizleyip barışa kapı açma gayreti karşısında İslam düşmanları ittifak oluşturdu.  
Fitne pergelinin iğneli ve kanlı tarafını Ortadoğu’nun kalbine, Dicle ve Fırat’ın topraklarına çakan ABD önderliğindeki vahşi batı Türkiye’yi nizama sokmak için hedefe koydu.
Türkiye’nin güney sınırı ABD desteğiyle terör örgütleri tarafından çepeçevre kuşatıldı ve kanton şehir yönetimleri kuruldu.
Bölgeden pay kapmak isteyen devletler şimdilik vekâlet savaşlarına devam ediyorlar. Yönettikleri terör örgütleriyle askerimizi kahpece vuruyorlar.
Dün Fırat Kalkanı ile bugün Zeytin Dalı ile ABD’nin Türkiye’ye karşı kurduğu büyük tuzağı kırmak için Mehmetçiğimiz Suriye topraklarında istiklal mücadelesi veriyor.
Bu coğrafya bizim kaderimizdir.
Türkiye’nin etrafının ateş çemberine çevrilmesinin nedeni, İslam bayraktarlığını yapan, kardeşliğini kuran ve koruyan yegâne güç olmamız ve bu gücü yeniden hayata geçirecek millet olmamızdan kaynaklanıyor.
Afrin’de yaşananları anlamak için en kolay yol aklımızdan geçen soruların cevaplarını aramak olsa gerek…
Soru, Türkiye niçin Afrine giriyor?
Cevap, ülkemizin sınır güvenliğini sağlamak, Afrin’de yuvalanarak yarın başımıza bela olacak bütün teröristleri yok etmek ve dost ve kardeş bölge halklarını bu teröristlerin elinden kurtarmak için.
Bölgenin işgal, tasallut ve kargaşadan kurtarılması için, sulh, sükûn ve huzurun temini için bugün Afrin’deyiz, yarın Menbiç ve Fırat’ın doğusundan Kandil’e kadar bu topraklarda olacağız inşallah.
Biz, meşru müdafaa maksadıyla cephedeyiz. 
Soru, kiminle savaşıyoruz?
Cevap, şer ittifakıyla, Emperyalist güçlerle, Haçlı-Siyonist ortaklığıyla, NATO’yla, perde arkasından İran’la, maşa devletlerle, DEAŞ, PKK, PYD, FETÖ gibi taşeron terör örgütleriyle ve de dünyadaki bütün terör örgütlerinin hamisi, “en büyük terör örgütü” olan ABD ile savaşıyoruz.
Terörist elbisesi giymiş, ABD’li profesyonellerle savaşıyor. Kamufle olmuş düşman ABD ile savaşıyoruz.
ABD’nin “demokrasi getireceğim” vaadiyle girdiği her ülke yerle bir oldu. Afganistan ve Irak işgalleri bu anlayışın eseri değil mi? Arap Baharı adı altında Tunus, Libya ve Mısır’a kukla yönetimler yerleştirip bunlar üzerinden sömüren aynı ABD değil mi?
Soru, hedef neresi, hedefte kim var?
Cevap, Hedef Anadolu ve bölgedeki her karışıklığın hedefinde Türk milleti ve Türkiye var.
Türkiye’ye diz çöktürmek, Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmak için mezhebi, etnik, demografik, jeo-stratejik çatışmaların hepsinin hedefinde Türkiye var.
Türkiye’nin bölgeyi yeniden toparlayacak bir atılımla geldiğini gören emperyalist güçler Türkiye’nin iç siyasetini vesayet altına almak, istikrarsızlaştırmak üzere, terör örgütlerinden mafyaya kadar her türlü unsur kullanılmakta.
Soru, niye Anadolu, niye Türkiye?
Cevap, Anadolu Asya kıtası ve Avrupa arasında bir köprü, İslam dünyası ile Haçlı Batı arasında bir yol, 1071’den günümüze kadar Müslüman Türklerin kontrolünde olan bir Haçlı rüyasıdır.  
Tarihin yapılmasında belirleyici bir rol oynamış bir ülkenin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunmasını önlemek için hedef Türkiye’dir…
Türkiye coğrafyası, tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal bağları nedeniyle bölgedeki ülkelerin lideri, İslam dünyasının halifesidir. İnsanlığa huzuru, barışı, sevmeyi yaşatan bu ruh, dünyayı kana, zulme, ihanete, insan dışı muamele eden zalimlere dur diyebilecek tek ruhtur, tek millettir Türkler...
Dünya yeni bir ruha, yeni medeniyete, yeni bir Osmanlı’ya açken bu ruhu yeniden ayağa kaldıracak millet Türk milletidir...
Zalimlerin, Ebu Cehillerin cirit attığı Müslümanlara alçakça davranmaktan zevk alındığı bir dünya üzerinde ruhların, kalplerin daraldığı, sıkıştığı bu asırda herkesin imdat diye haykırdığı bu zamanda beklenen bir muştu olmuştur yeni Türkiye, yeni Osmanlı ruhu.
Çok büyük bir oyun oynanıyor ve bu oyunu bozacak Türkiye’den başka da devlet kalmamıştır. Öyleyse bu oyunu bozmak bizim boynumuzun borcudur.
 
Etiketler: Şimdi, birlik, zamanı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
512 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3217 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1373 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1587 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1338 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1593 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1564 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1240 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1243 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1545 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1670 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1427 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1880 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1478 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1743 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
1954 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1366 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1666 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1297 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1471 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1327 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1884 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1109 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
829 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1637 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1758 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1859 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1679 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1693 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1699 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1557 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
929 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1680 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1459 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
948 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1505 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1646 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1607 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1611 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1868 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1729 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1698 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1646 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1440 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1588 Okunma.
Haber Yazılımı