Yazı Detayı
24 Nisan 2019 - Çarşamba 20:47 Bu yazı 2170 kez okundu
 
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
Akif BEDİR
 
 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit er Yener Kırkıncı’nın cenaze namazının ardından şehit ailesi tarafından protesto edilerek yumruklu saldırıya uğradı.

Anadolu kültüründe, bu coğrafyada cenazeye gelene karşı böyle bir tepki yoktur ve kabul edilemez. Ben de kabul etmiyor ve kınıyorum.

Önce CHP lideri Kılıçdaroğlu’na, sonra da tüm Türkiye’ye büyük geçmiş olsun diyorum.

Şiddet hiçbir surette hak arama yöntemi olamaz, olmamalı.

Bu olayı şehit acılarının yol açtığı doğaçlama bir tepki olarak görüyorum. Çünkü anlık tepkiler bir anda kitlesel bir protesto gösterisine, hatta linç psikolojine dönüşebiliyor.

Şehit cenazeleri birlik ve beraberliğin çağrısıdır. Bu vatan için ödenen bedelin acılarının paylaşıldığı kardeşlik buluşmalarıdır şehit cenazeleri.

Şehit cenazelerinde CHP’ye ve dahi Kılıçdaroğlu’na gösterilen tepki yeni bir şey değildir. Özellikle son yıllarda gönderilen çelenklerin parçalandığına, ıslıklı protestolara, sözlü sataşmalara şahit olduk.

Dikkatli olmalıyız ve de şehit cenazelerini kimsenin siyasete alet etmemesi elzemdir.

Türkiye düşmanı PKK’nın Suriye uzantısı PYD’ye halk hareketi diyeceksin, siyasi uzantısı HDP ile ittifak yapacaksın, terörist cenazelerine katılan vekilleri partide barındıracaksın, FETÖ’yle siyasi işbirliği yapacaksın sonra da istenmediğin halde şehit cenazesine katılacaksın. Millet bunu hoş görmez, canı yanan şehit aileleri bunu hoş karşılamaz.

Şiddete arka çıkmanın, terör yanlısı olanlarla yol yürümenin sonuçta ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediğini görüp, kendi geçmişinle yüzleşmelisin Kılıçdaroğlu.

Saldırının hedefi kaos çıkarmak da olabilirdi. Gerginliği topluma yaymak isteyenler Türkiye’yi büyük bir şiddet sarmalının içine sürükleyerek ellerinden kayan ülkeyi kontrolsüz, çalkantılı, fitne girdabının içine sokmak istiyorlar çünkü.

Kardeşliğimizi dinamitlemek, ülkeyi karıştırmak, bizi birbirimize düşürmek, bölüp parçalamak,  huzursuzluk çıkarıp birliğimizi, dirliğimizi bozmak için kamplaşmayı, siyasetteki gerginliği kullanıp Türkiye toplumunu, inanç ve etnik pusularla bir “açık yara” haline getirme gayretleri bildiğimiz bir şey.

Milletçe “duyarlı” olmak zorundayız. Oyun büyük. İçerideki maşaların da desteğiyle amaçlanan Türkiye'yi bölüp parçalamaktır.

Türkiye’nin büyük bir kargaşanın içine sürüklemek istendiği sır değil. Her olayda toplumsal fay hatlarını kaşıyarak, kışkırtarak toplumu karşı karşıya getirmeye çalışmaları rutin bir işlem haline gelmişken bu saldırı kızgın demirin soğumasının kolay olmayacağının işaretidir.

Bu saldırı seçim ortamının oluşturduğu gerginliğin, kutuplaşmanın geride kalmasını istemeyenlerin eline koz olabilir. FETÖ ve PKK kartı elinde patlayan Batı, Türkiye’yi tekrar kontrol altına alabilmek ve mevcut gidişatı tersine çevirmek için yeni planlara yönelecektir.

Türkiye düşmanlarının yeni bir Gezi olayını sahneye koyma arzusuna işaret fişeği rolü verilebilir. Buna karşı hissiyatlı olmak zorundayız.

Günlük duyguların, öfkelerin esiri olursak kızgın demiri soğutmamız mümkün olmaz. Kızgın demiri soğutmayı başaramazsak ülke hızla büyük bir kaosun içine yuvarlanacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye ittifakı” için elini uzattığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı soğukkanlılıkla idare etmeliyiz. Bu olay öfkesine yenik düşmüş, heyecanlı birkaç acılı insanın saldırısı olarak görülüp kapatılmalıdır.

Tam da demokrasi sınavından geçmekte olduğumuz bir dönemde atılan bu yumruğu aynı zamanda kardeşliğe, demokrasiye ve ekonomiye atılmış sayanlar bu işi kaşıyarak kutuplaşmayı kışkırtmaktadırlar.

Çok can yandı, kan aktı, mal zarar gördü, yaşananların ardından içimiz sızladı. Türkiye’yi şiddet diline, tahammülsüzlüğe, kavgaya alıştırmak isteyene yol vermemeliyiz.

 

Şimdi gerginlikleri azaltma zamanıdır. Türkiye’yi karıştırmak isteyen provokatör ajanlar hazır kıta bekliyor. Türkiye’yi bir karanlık bir oyunun içine çekmeye çalışanlara karşı uyanık ve duyarlı olmak zorundayız.

Bu noktada siyasiler başta olmak üzere herkesin yapması gereken ise soğukkanlı olmak ve duyarlı davranmaktır. Daha doğrusu kimseyi suçlamadan, dışlamadan, ötekileştirmeden Türkiye ortak paydasında buluşmaktır.

Farklı düşünsek de, farklı şeylere inansak, değişik şeyleri sevsek de bütünleşebilmeliyiz. Ötekileştirmek, ayrıştırmak, gruplaştırmak Türkiye düşmanlarının arzuladığı bir ruh halidir ki, bu da tüm toplumu yakar, herkes zarar görür. Felaketten başka bir yere getirmez.

Bizleri ayrıştırmalarına, kamplaştırmalarına, bizleri birbirimize kırdırmalarına izin vermez isek oyunları bozulur. Türkiye’de müşterek huzur zemini ile sosyal barışı önemseyen herkes bu konuda duyarlı olmak zorundadır.

İnadına kardeşlik… İnadına birlik beraberlik… İnadına kucaklaşma…

 

 

 
Etiketler: Şimdi, birlik, beraberlik,, kardeşlik,, kucaklaşma, zamanı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
629 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
1768 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
2819 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2182 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2336 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
2745 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
1840 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
452 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2384 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
1774 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2305 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
2665 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
2632 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
1955 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2556 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
2498 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
2739 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2392 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2083 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2389 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
2678 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2543 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2580 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2707 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2200 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1893 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2448 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1661 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2636 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1046 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2678 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2740 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2893 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2356 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4320 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2421 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2259 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2378 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2078 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3639 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1801 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2088 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1835 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2043 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2031 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1724 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1723 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2049 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2181 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1902 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2458 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1922 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2248 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2439 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1811 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2187 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1774 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2013 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1809 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2392 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1588 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1322 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2299 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2065 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2215 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2329 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2200 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2161 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2164 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2003 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1422 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2153 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1978 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1416 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2007 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2133 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2115 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2073 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2353 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2209 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2183 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2097 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1916 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2043 Okunma.
Haber Yazılımı