Yazı Detayı
06 Ocak 2019 - Pazar 22:47 Bu yazı 295 kez okundu
 
RADİKAL İSLAMCILARIN DEĞİŞİMİ
Abdurrahman ZEYNAL
a.zeynal@hotmail.com
 
 

                  Dünya değişiyor. Türkiye değişiyor. Toplumsal duygu, düşünce, sezgi ve alışkanlıklarımız değişiyor. Fakat kendilerini radikal "İslamcı" diye tanımlayanlar inanılmaz değişiyor.

                  Moda merkezleri, ev dekoratörleri, inşaatçılar, mimarlar bu değişimin baş aktörleri gibi. Gün geçmiyorki televizyon, gazete haberleri bu modern dünyada dünyevileşen hızlı İslamcıları manşetlerine taşımasınlar.

                  Televizyonlar, gazeteler bu toplulukları “Ahlaki erdemlerinden”, “Fikri yüksekliklerinden”, “felsefi erdemlerinden” ve nihayet “Nebevi” metotlarından değilde; yaptıkları israflardan, saçıp savurmalarından, lüks ve dünyevileşen hayatlarından haberlere konu oldular.  

                 16-11-2008 tarihli gazete ve Televizyon haberleri, bu olanları; açık oturumları muhafazakâr, radikal Müslümanlar diyerek gündeme taşıdılar. Konu neydi? İstanbul’da tanesi 5-6 milyon dolara yapılan lüksün ötesindeki villaların sahipleriyle ilgiliydi.

                Evlerin iç duvarları inciyle işlenmiş süsleriyle, altınla kaplanmış mermerleriyle, fayanslarıyla yapılmış yer zeminleriyle topluma deklare edildi. Bir metre kare fayans 1200 dolara mal olmuş, ithal musluklar altın kaplama yapılmış. Ne diyelim Firavunları, Karunları dahi kıskandıracak bir ihtişam içinde yapılar. Alıcıları ise Muhafazakâr Müslümanlar, Radikal İslamcılar, sonradan zenginliği yakalamış fakir Müslümanlar. Bu evleri alırken gururla, övünmeyle topluma bakın biz neler yapıyoruz diyorlar....!

              1980’lerden sonra başlayan İslami kesimdeki radikalleşme bu günlerde ne yazık ki değişerek Karunlaşmaya, firavunlaşmaya dönüşme eğiliminde.....!

            Bu insanlar önceleri fakirdi. Köyden gelmişlerdi. Anadolunun bin yıllık değerlerini taşıyorlardı. Sonra parayla tanıştılar. Araba aldılar. Beğenmeyip arabalarını değiştirdiler. Bir müddet sonra ev aldılar, sonra onu da değiştiler. Değişim devam ediyordu. Bayanlarla tokalaşmıyorlardı... Fakat birden sosyete ile tanıştılar. Güzel bakımlı, güzel giyimli hanımlarla tanıştılar. Artık önceki eşleri onlara yetmiyordu. Ne yapmak lazım? Cevap kolaydı. Boşanmalıyız. Öylede oldu. Genç ve güzel bayanlarla evlendiler. Adına tesettür dedikleri bir sürü eşya üretip giyindiler. Hâşâmlar, eşarplar, pardisöler. O kadar güzel tasarlanmıştıki bırakın insanı keçiyi bile yolundan ediyordu!

             İşte bu ortamda magazin basının aradığı konuya malzeme oldular. Günlerini gün edip “Sabah kahvaltısını” bilmem hangi beş yıldızlı otelde, öğle yemeğini hangi restoranda, akşamları hangi zengin sofralarında geçirir oldular.

            Peki, bunları yapanlar geçmişte ne demişler? Birde ona bakalım. "Peygamberimiz öyle günler oldu ki açlığından karnına taş bağladı arkadaşlar. Aç susuz yatan sahabeler vardı. Bir lokma yiyecek bulamayan sahabeler vardı. Peygamberimiz vefat ettiğinde miras olarak bir kırba bir hasır bir “rida”sı vardı..... Ey arkadaşlar demekle toplumu etkiliyorlardı"!?....

           Hz. Ömer’i anlatıp, meşhur mum hikâyesini ağızlarında ballandıra ballandıra anlatıyorlardı. Hz.Ömer “kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakardı” diye nutuk çekerlerdi. Abbasi, Selçuklu, Osmanlı'lardan adalet üzere anekdotlar anlatıp toplumu etkilerlerdi.

              Teorik olarak anlatılanlar doğru idi. Toplum iyiye güzele davet ediliyordu. Bundan güzel ne olabilirdi. Dinleyenler memnundu......

              Derken tılsım bozuldu, artık Hz Ayşe validemizin çeyizi anlatılmıyordu. Ehil olma yani “başınızdaki zenci köle dahi olsa ona itaat edin” rafa kaldırılmıştı. Bal tutan parmağını yalıyordu. Ehliyet, liyakat kendileri içindi. Bu bir çelişkiydi. İşte sivrileşen kesimler bu değişim karşısında dün karşı çıktıkları “Paris moda merkezini” takip etmekte, “Milano defilelerini” seyretmekte yani dünkü Anadolu izlerini silmekle meşguldüler. Fakir Anadolu insanı unutulmuştu. Anadolu hala sessiz hala perişandı. Ama artık umurlarında değildi.... Konuşmaları ne yazık ki samimiyetten, doğruluktan yana değildi. Çünkü bu insanlar artık zengin olmuşlardı........!

                       Herhalde değişim bu olsa gerekti!!!!!

                     

 
Etiketler: RADİKAL, İSLAMCILARIN, DEĞİŞİMİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ocak 2019
KENEVİR EKİMİNDEN BEZİRHANELERE
234 Okunma.
25 Aralık 2018
SARIKAMIŞ ANMA TÖRENLERİ Er-Vak'ın ESERİDİR
351 Okunma.
03 Aralık 2018
TARIMSAL ÜRETİM NASIL ARTIRILIR
604 Okunma.
17 Kasım 2018
TUZAK VE PROVAKATÖR
634 Okunma.
14 Kasım 2018
OSMANLI PAY EDİLİRKEN
348 Okunma.
04 Kasım 2018
AZİZİYE TABYALARI, NENE HATUN VE 9 KASIM RUHU
496 Okunma.
31 Ekim 2018
Av. Tuncer Aktaş Güzel İnsandı
390 Okunma.
21 Ekim 2018
TARİHÎ TÜRK-ERMENİ MESELESİNE KISA BİR BAKIŞ…
495 Okunma.
14 Ekim 2018
Güzel Bir Bürokrat
419 Okunma.
02 Ekim 2018
BÜYÜK SELÇUKLU VEZİRİ NİZAM'ÜL-MÜLK
738 Okunma.
26 Eylül 2018
NE OLDU BİZE?
701 Okunma.
17 Eylül 2018
Erzurum'un Yeni Milli Eğitim Müdürünü Neler Bekliyor?
580 Okunma.
09 Eylül 2018
Duymak istemiyorum!
648 Okunma.
02 Eylül 2018
Erzurum'da Eğitim Çıkmazı ve Yeni Müdürden Beklentilerimiz
611 Okunma.
29 Ağustos 2018
TÜRK ORDUSU VE ZAFER BAYRAMI
482 Okunma.
13 Ağustos 2018
Türkiye-ABD'nin 71 yıllık müttefikliği üzerine
1059 Okunma.
05 Ağustos 2018
ERZURUMUN ALTIN YILLARI(1948-1985)
706 Okunma.
03 Ağustos 2018
ERZURUM RADYOSU KAPATILMASIN
423 Okunma.
30 Temmuz 2018
OSMANLI TOPLUMU VE BÜROKRASİ
548 Okunma.
23 Temmuz 2018
23 TEMMUZ ERZURUM KONGRESİ
759 Okunma.
17 Temmuz 2018
Mehmet Sekmen Başkanıma Açık Mektup
534 Okunma.
06 Temmuz 2018
ERZURUM'DAN NARMAN'A
765 Okunma.
04 Temmuz 2018
Adalet Yine Adalet
529 Okunma.
27 Haziran 2018
Taş Kalpli!
720 Okunma.
07 Haziran 2018
Prof. Dr. EROL KÜRKÇÜOĞLU
1219 Okunma.
03 Mayıs 2018
2026 KIŞ OLİMPİYATLARI ERZURUM'A
1394 Okunma.
28 Nisan 2018
Özlemim...
646 Okunma.
13 Nisan 2018
Milli Eğitim Bakanlığı Tartışılırken
827 Okunma.
05 Nisan 2018
Acı, Dram ve Çaresizlik
600 Okunma.
02 Nisan 2018
Gün Batımında Erzurum Ovası
758 Okunma.
29 Mart 2018
Milli Eğitim Bakalığı'na Açık Mektup
869 Okunma.
26 Mart 2018
Erzurum sokaklarında kısa bir tur
693 Okunma.
21 Mart 2018
BİBİLİK oyununu oynadınız mı?
1070 Okunma.
13 Mart 2018
12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve Yapılan Yanlışlar
1495 Okunma.
05 Mart 2018
Mehmetçik Vakfı ve Afrinde Mehmetçik
1050 Okunma.
14 Şubat 2018
İnsan ve Şeytan Arkadaş Olursa
1103 Okunma.
02 Şubat 2018
O, Bizim Namusumuzu Korudu
691 Okunma.
26 Ocak 2018
İbrahim Erkal Kültür Merkezi
882 Okunma.
23 Ocak 2018
Kan Sınırları Haritasından Afrin'e
800 Okunma.
11 Ocak 2018
Topdağı Caddesi'nden Mecidiye Tabyası'na
918 Okunma.
06 Ocak 2018
Sarıkamış Anma Törenleri ERVAK'ın Eseridir
792 Okunma.
02 Ocak 2018
2017 yılı Erzurum Değerlendirmesi
757 Okunma.
27 Aralık 2017
Şehit oldular...
802 Okunma.
16 Aralık 2017
Erzurum'da kapanan fabrikalar
1126 Okunma.
07 Aralık 2017
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Kısa Tarihçesi
933 Okunma.
25 Kasım 2017
Kanmayın, kandırılmayın, kandırmayın...
955 Okunma.
23 Kasım 2017
Öğretmen Olmak
890 Okunma.
16 Kasım 2017
Taziye Çadırı Kaldırılsın!
1375 Okunma.
11 Kasım 2017
140 yıl sonra Aziziye Tabyalarına yürümek
901 Okunma.
08 Kasım 2017
Eğitimde Kısır Döngü…
814 Okunma.
06 Kasım 2017
İftira olmuştan beterdir
902 Okunma.
27 Ekim 2017
Cumhurıyete giden yol
940 Okunma.
26 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-3
967 Okunma.
21 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-2
1020 Okunma.
14 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-1
1072 Okunma.
09 Ekim 2017
Şarapnelin kopardığı kol ve toprağa damlayan kan
961 Okunma.
04 Ekim 2017
Kağızmana Ismarladım Nar Gele...
984 Okunma.
02 Ekim 2017
Yöneticilerde İtikafa Girse
893 Okunma.
27 Eylül 2017
Eğitimde her değişim iflasın göstergesidir
1036 Okunma.
23 Eylül 2017
Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak..!
1094 Okunma.
19 Eylül 2017
ERZURUM'DA BİR MEKÂN: HAMZAHANE
1015 Okunma.
Haber Yazılımı