Yazı Detayı
11 Ekim 2018 - Perşembe 23:50 Bu yazı 2389 kez okundu
 
Peki, ama kim bunlar?
Akif BEDİR
 
 
Peki, ama kim bunlar?
 
Yerel seçimler için geri sayım devam ederken partilerdeki hazırlıklar da tüm hızıyla sürüyor.
AK Parti grup toplantısında, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Erdoğan, hazırlıkların devam ettiğini belirttiği konuşmasında “Kimse bize ‘yakınımdır’ diyerek adaylık teklifiyle gelmesin” uyarısında bulundu ve “adaylıkta ehliyet ve liyakat esastır ve buna göre adımlarımızı atmakta da kararlıyız. Gurur, kibir abidesi insanları bize getirmeyin. Adayın da bir karşılığının olması lazım, sadece partinin karşılığına sığınan bir adaylık değil, aday da prim yapacak. Tuttuğunu koparacak, mütevazı olacak” uyarısında bulundu. 
Yine yıllar öncesinde “sadakatin öneminin” sorulması üzerine ise şu cevabı vermişti Erdoğan: “Sadece sadakat yetmiyor. Ehliyet ve liyakat yoksa sadece sadakat olmaz. Hocamın sözü vardı; siyasette tekkeye derviş aramayacaksın, bu işi yapacak ehil insan arayacaksın.”
Numan Kurtulmuş’da AK Parti'nin 2019 yerel seçimleri için aday belirlemede beş temel kriterlerinin olduğunu belirterek bunları “ehliyet, liyakat, sadakat, adalet ve tevazu” şeklinde sıralamıştı.
Liyakat, halkta karşılığı olan, tevazu, sadakat, kazanacak aday diyorlar. Dikkat ettiniz mi bilmem ama son dönemde bu değerlerden çok bahsedip, öne çıkarıyorlar. Peki neden?
Nedeni bence çok basit…
İnsanlar “değişim” diyor. AK Parti’de büyük çoğunlukla Erdoğan fenomeninin sırtına yük olarak seçimleri kazanıp, yük olarak duranların varlığını görüyor ve bu yükten kurtulmak istiyorlar. Yani bir özeleştiri, bir sorgulama bekliyorlar.
AK Parti’den, parti kimliği üzerinden güç devşirenlerin tasfiye edilmesini, işe yaramazların arındırılmasını istiyor ve bekliyor millet. Aksi takdirde gönlünden sildiği “kibir abideleri”ne ders vermeye hazırlanan, partinin sırtına yük olanları alaşağı etmeyi arzulayan epeyce bir seçmen var.
AK Parti’yi liyakat ve ehliyeti ile yenileyecek, güç katacak, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak, dirilişini ve kalkınmasını hızlandıracak vizyona sahip, kapısı açık olan, gönlü açık olan, sofrası açık olan, yüzü gülen bir ekibe ihtiyaç var.
Halka hizmet Hakk’a hizmettir düsturu ile hareket edecek, halka hesap verebilecek, kendi vicdanında yaptığı işten bir rahatsızlık duymayacak ve bunu seçmeni ile paylaşabilecek, nankörlük etmeyecek liyakatli, vefalı ve sadakatli yeni isimlere ve resimlere ihtiyaç var AK Parti’de.
AK Parti elindeki belediyeleri kaptırmamak, oy oranını korumak dahası artırmak ve sonra da geçmişteki gibi heyecanlı ve gelecek vizyonuna sahip adaylarla yola devam etmek zorundadır.
19 Mart’a gidilirken, adayların proje ve söylemlerinin analiz edilmesi zorunludur. Tabanın sesine kulak verilmeli, tepeden adam atama, bölgeyi bilmeyen, milletin sevmediği kişilerin tavan ataması yapmamalıdır. Erdoğan rüzgârı ile işi götürme büyüsü bozulmalıdır. 
Değişim ve gelişime ayak uyduramayan, ben yaptım oldu anlayışıyla devlete ve millete dirsek dayayan, toplumsal tepkiler karşısında duyarsız kalan belediye başkanlarına haddini bildirmek için fırsat kolluyor bu millet.
Artık sorgulayan bir toplumsal yapı, hantal ve verimsiz çalışma tarzlarına tepki gösteren duyarlı insanlar başkaldırmaktadır.
 Belediyeyi borçsuz ve de kasası dolu halde alıp, işçisine maaş ödeyemez hale getiren dâhiler mi dersiniz…
Belediyede yapacağı fırıldakları ifşa etmesin diye iç denetmenini yerinden etmeye çalışan düzenbazlar mı dersiniz…
İstanbul’un Sancaklı tepelerinde kadro ihdası yapılıp, işe gitmediği halde kadro sahibi olan ve dört ay sonrasında da kocaman bir şehrin belediyesinde genel sekreter yardımcısı yapılan utanma duygusu olmayan, ar damarı çatlamış takım arkadaşları mı dersiniz…   
İstanbul gazinolarında, barlarındaki konsomatrisleri sanatçı diye şehre getiren, bir liralık masrafı on bir lira fatura edip sonrasında da İstanbul’da tavuk çiftliği kuran danışman başkan yeğenleri mi dersiniz…
Bir kısım akrabasını daire başkanı, diğer kısmını da danışman kadrolarına yerleştiren, kardeşinin kayınını da protokol müdürü yapan “becerikli” başkanlar mı dersiniz bu millet hapsini gördü ve not etti.   
Bu millet güçlüden yana değil haklıdan yana olmuştur, olacağını haykırmaktadır.
Bu millet korkak ve kaypak olandan değil haktan, haklıdan ve dik duranın tarafında olmuştur ve her daim de olacağını on yedi yıldır beyan etmektedir.
Bu millet nâ-ehillere “hayır” demek için sabırla beklemektedir. Benden söylemesi…   
 
Etiketler: Peki,, ama, kim, bunlar?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2181 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2428 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
1931 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1592 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2163 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1410 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2307 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
784 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2469 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2606 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2085 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4060 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2125 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1960 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2097 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1829 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3393 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1537 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1788 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1550 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1783 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1716 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1467 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1448 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1769 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1893 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1638 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2118 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1667 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1950 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2162 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1545 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1860 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1505 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1727 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1532 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2109 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1320 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1058 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2040 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1831 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1961 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2029 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1874 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1901 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1900 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1739 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1157 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1876 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1692 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1160 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1731 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1862 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1826 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1815 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2097 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1932 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1916 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1828 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1642 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1782 Okunma.
Haber Yazılımı