Yazı Detayı
11 Ekim 2018 - Perşembe 23:50 Bu yazı 2176 kez okundu
 
Peki, ama kim bunlar?
Akif BEDİR
 
 
Peki, ama kim bunlar?
 
Yerel seçimler için geri sayım devam ederken partilerdeki hazırlıklar da tüm hızıyla sürüyor.
AK Parti grup toplantısında, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Erdoğan, hazırlıkların devam ettiğini belirttiği konuşmasında “Kimse bize ‘yakınımdır’ diyerek adaylık teklifiyle gelmesin” uyarısında bulundu ve “adaylıkta ehliyet ve liyakat esastır ve buna göre adımlarımızı atmakta da kararlıyız. Gurur, kibir abidesi insanları bize getirmeyin. Adayın da bir karşılığının olması lazım, sadece partinin karşılığına sığınan bir adaylık değil, aday da prim yapacak. Tuttuğunu koparacak, mütevazı olacak” uyarısında bulundu. 
Yine yıllar öncesinde “sadakatin öneminin” sorulması üzerine ise şu cevabı vermişti Erdoğan: “Sadece sadakat yetmiyor. Ehliyet ve liyakat yoksa sadece sadakat olmaz. Hocamın sözü vardı; siyasette tekkeye derviş aramayacaksın, bu işi yapacak ehil insan arayacaksın.”
Numan Kurtulmuş’da AK Parti'nin 2019 yerel seçimleri için aday belirlemede beş temel kriterlerinin olduğunu belirterek bunları “ehliyet, liyakat, sadakat, adalet ve tevazu” şeklinde sıralamıştı.
Liyakat, halkta karşılığı olan, tevazu, sadakat, kazanacak aday diyorlar. Dikkat ettiniz mi bilmem ama son dönemde bu değerlerden çok bahsedip, öne çıkarıyorlar. Peki neden?
Nedeni bence çok basit…
İnsanlar “değişim” diyor. AK Parti’de büyük çoğunlukla Erdoğan fenomeninin sırtına yük olarak seçimleri kazanıp, yük olarak duranların varlığını görüyor ve bu yükten kurtulmak istiyorlar. Yani bir özeleştiri, bir sorgulama bekliyorlar.
AK Parti’den, parti kimliği üzerinden güç devşirenlerin tasfiye edilmesini, işe yaramazların arındırılmasını istiyor ve bekliyor millet. Aksi takdirde gönlünden sildiği “kibir abideleri”ne ders vermeye hazırlanan, partinin sırtına yük olanları alaşağı etmeyi arzulayan epeyce bir seçmen var.
AK Parti’yi liyakat ve ehliyeti ile yenileyecek, güç katacak, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak, dirilişini ve kalkınmasını hızlandıracak vizyona sahip, kapısı açık olan, gönlü açık olan, sofrası açık olan, yüzü gülen bir ekibe ihtiyaç var.
Halka hizmet Hakk’a hizmettir düsturu ile hareket edecek, halka hesap verebilecek, kendi vicdanında yaptığı işten bir rahatsızlık duymayacak ve bunu seçmeni ile paylaşabilecek, nankörlük etmeyecek liyakatli, vefalı ve sadakatli yeni isimlere ve resimlere ihtiyaç var AK Parti’de.
AK Parti elindeki belediyeleri kaptırmamak, oy oranını korumak dahası artırmak ve sonra da geçmişteki gibi heyecanlı ve gelecek vizyonuna sahip adaylarla yola devam etmek zorundadır.
19 Mart’a gidilirken, adayların proje ve söylemlerinin analiz edilmesi zorunludur. Tabanın sesine kulak verilmeli, tepeden adam atama, bölgeyi bilmeyen, milletin sevmediği kişilerin tavan ataması yapmamalıdır. Erdoğan rüzgârı ile işi götürme büyüsü bozulmalıdır. 
Değişim ve gelişime ayak uyduramayan, ben yaptım oldu anlayışıyla devlete ve millete dirsek dayayan, toplumsal tepkiler karşısında duyarsız kalan belediye başkanlarına haddini bildirmek için fırsat kolluyor bu millet.
Artık sorgulayan bir toplumsal yapı, hantal ve verimsiz çalışma tarzlarına tepki gösteren duyarlı insanlar başkaldırmaktadır.
 Belediyeyi borçsuz ve de kasası dolu halde alıp, işçisine maaş ödeyemez hale getiren dâhiler mi dersiniz…
Belediyede yapacağı fırıldakları ifşa etmesin diye iç denetmenini yerinden etmeye çalışan düzenbazlar mı dersiniz…
İstanbul’un Sancaklı tepelerinde kadro ihdası yapılıp, işe gitmediği halde kadro sahibi olan ve dört ay sonrasında da kocaman bir şehrin belediyesinde genel sekreter yardımcısı yapılan utanma duygusu olmayan, ar damarı çatlamış takım arkadaşları mı dersiniz…   
İstanbul gazinolarında, barlarındaki konsomatrisleri sanatçı diye şehre getiren, bir liralık masrafı on bir lira fatura edip sonrasında da İstanbul’da tavuk çiftliği kuran danışman başkan yeğenleri mi dersiniz…
Bir kısım akrabasını daire başkanı, diğer kısmını da danışman kadrolarına yerleştiren, kardeşinin kayınını da protokol müdürü yapan “becerikli” başkanlar mı dersiniz bu millet hapsini gördü ve not etti.   
Bu millet güçlüden yana değil haklıdan yana olmuştur, olacağını haykırmaktadır.
Bu millet korkak ve kaypak olandan değil haktan, haklıdan ve dik duranın tarafında olmuştur ve her daim de olacağını on yedi yıldır beyan etmektedir.
Bu millet nâ-ehillere “hayır” demek için sabırla beklemektedir. Benden söylemesi…   
 
Etiketler: Peki,, ama, kim, bunlar?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2358 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2478 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1981 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3966 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2014 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1867 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1985 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1748 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3316 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1452 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1697 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1472 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1715 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1625 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1374 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1363 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1678 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1789 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1559 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2018 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1596 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1869 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2077 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1436 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1767 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1419 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1611 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1440 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2005 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1230 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
955 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1957 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1749 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1869 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1935 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1763 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1809 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1811 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1664 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1065 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1784 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1583 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1065 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1634 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1769 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1711 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1725 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1994 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1841 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1818 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1751 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1555 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1699 Okunma.
Haber Yazılımı