Yazı Detayı
26 Temmuz 2020 - Pazar 15:17 Bu yazı 1606 kez okundu
 
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Buhranlı bir çağda yaşıyoruz. Tarım çağından teknoloji çağına geçisin dibacesinde, böyle bir buhranın olması kanaatimce çok da normal. Çünkü geçişler daima biraz sancılı biraz da sisli olmuştur. Böyle bir geçiş sürecinin çağdaşları olarak bizler bu buhranı iliklerine kadar yaşayanlarız. Süreç tamamlanana kadar da bu devam edecektir.

Bu buhran, hayatımızın tüm şubelerine sirayet etmiş durumdadır. Maddeden manaya, töreden kültüre, anlayıştan yaşayışa… Gelenekten geleceğe tüm hayatımız bu geçişin değişimine maruz kalmaktadır. İnsanımız, cemiyetimiz, cemaatimiz, şehrimiz, sanatımız, mimarımız, idaremiz… Her birisi nasibini almış/almaktadır.

İnsanlar değişti, şehirler değişti, gurbet, hasret değişti, sevgiler aşklar başka hâl aldı. Hikâyeler değişti. Renkler çoğaldı. Sesler farklılaştı. Türküler hasretini, gurbetler sılasını kaybetti. Sevgi medeniyeti menfaatperestliğe duçar olmaya başladı. Su medeniyetinin gençleri şiir yazamaz oldu. Kitap medeniyetimizin en çorak zamanlarına güneş şahitlik eder oldu. Sevdamız boş, sözümüz mayhoş, başımız sarhoş. Velhasıl insanımız çok değişti.

İnsanımızın değişimi elbette ki kolay olmadı ama bu değişime öncülük eden mihraklar, kadim cemiyet anlayışımızı “nasıl yıkabilirim” hesapları yaparken evvela “aile” yapımıza saldırdılar. Aileye vurmak için meskenlerimizi muhatap aldılar. Meskenin içerisini boşaltabilirlerse o hanenin, aileye sükûnet veren bir yuva olmaktan çıkacağını iyi hesap ettiler. Mahallemizi sitelere dönüştürüp muhabbet bağlarımızın arasına “kat” attılar. Sokaklarımızın arasında kurulan kardeşliklere caddeler yapıp kırmızı ışıklar koydular. Velhasıl aramıza resmiyet koydular.

Resmi davranan insanımız, jelatinli kelimelerin arasında “dil” emperyalizmine uğradı. Bir şeyler söyledi lakin kendisi de pek anlamadı, anladıysa da inanmadı. Defolu cümleler türedi bu jelatinli kelimelerden. Dilimiz kekeme oldu. Velhasıl sadırlara sirayet eden gönül dilimizi konuşamaz olduk.

Birbirimizle konuşamaz anlaşamaz olduk. Muhabbetimize zeval geldi. Muhabbet arkları nadasa bırakıldı. Yabani otlar türedi gönül bahçemizde. Aralarda kaldık, sesimiz kısıldı. Bağıramaz olduk, işitilmez olduk. Gözden ırak düştük. Gönüllerden kovulur hale geldik. Unutulur olduk. Velhasıl birbirimizden uzaklaşır olduk.

Uzaklaştıkça birbirimizden, “değişime öncülük eden mihraklar” elimize sahte muhabbet araçları uzattı. Aldık. Bizim sandık ama kullanamadık. Veya istediğimiz gibi kullanamadık. İnancımıza yakışır derecede var olamadık o araçlar/sistemler içerisinde. Yetmedi araçlar içerisine aile efradını alıkoyan ve zamanını çalan nice programlar/ağlar yerleştirdiler. Babasına ayrı, annesine ayrı, evladına apayrı bir tuzaktı bunlar. Anneyi çocuğundan alıkoydular, babayı ailesinden evladı ise zamanından ve düşüncesinden. Dede/nine masal anlatamaz oldu. Velhasıl çok ince hesaplarla bizi kuşattılar.

Her akşam mahremden bihaber TV programları bir yıkım ekibi olarak “film/dizi” etiketiyle ailemizin ahlakını bozmak için hanemize misafir oldu. Kendimizi öyle kaptırdık ki daha iyi ağırlayabilmek için plazma ekranlar aldık. Ve bunları besledik ekranlarını büyüttük. Misafirlerimize o kadar zaman ayırdık ki komşumuzun halini ahvalini sormayı geçtim onları tanıyamaz/tanımadan yaşar olduk. Asansörlerde en resmi duruşlarımızı muhafaza edip, selamda cimrilik yaptık. Ola ki konuşur olsak da üç kelimeden fazlasını reva görmedik. Velhasıl biz bizi çok ihmal ettik.

Evimize misafir ettiğimiz “yıkım ekibi” o kadar gidip geldi ki “zahmet edip gidip gelme artık” artık sen de hanemizden sayılırsın deyip aileden saydık. Misafirimiz evimizin başköşesinde daima söz hakkı elde etti. O ne derse biz eyvallah dedik. Velhasıl bu misafiri biz şımarttık.

İşin başka boyutu ise evlilik müessesesinin olmayacak nedenlerle zora sokulmasıdır. Sade ve naif olması gereken düğünler şatafat ve israfın ağlarına takılmaktadır. Bu ağlardan kurtulmaya çalışana kadar da sevgi ve saygı yorgun düşmektedir. Muhabbet zedelenmekte saadet kaybolmaktadır. İmkânların dışına çıkılıp borç/kredi/faiz bataklığına düşülmektedir. Çırpın dur. Çık çıkabilirsen. Kurtul kurtulabilirsen. İslam’a uygun olması gereken yuva kurma neşesi, olmayacak adetler yüzünden buhranlara boğdurulmakta. Aile olmanın daha ilk basamağında bu tür nedenlerle karşılaşmak, “yıkım ekibi” olan mihrakların işine yağ sürmektedir. Velhasıl biz ilk düğmeyi yanlış ilikliyoruz.

Netice itibariyle düğmeleri yanlış iliklenmiş bir gömlekle hayata tutunabilmek ne kadar sağlıklı olur artık muamma olmasa gerek. Biz bize zulmediyoruz ama suçu “yıkım ekibi” olanlara havale ediyoruz. Onların suçu elbette çok fazla lakin onlara kapıyı açan da bizleriz. Dostlarımızı ihmal ettik, düşmanlarımızı tanıyamaz/çıkaramaz/anlayamaz olduk. İğneyi “yıkım ekibine” batırmaktan çuvaldız aklımıza gelmedi galiba. En azından burasını görebilsek bu nahoş gidişata belki dur diyebiliriz veya istediğimiz şekli verebiliriz.

Ferdin ailede, ailenin cemiyette, cemiyetin medeniyette hoş bir seda bırakabilmesi; medeniyetimizi ahlaklı bir cemiyetle, cemiyetimizi sağlam aile yapımızla, ailemizi de şahsiyetli ve karakterli şahıslarla mümkün olacaktır. Bu bizlerin tarihi görevidir, insanlığa da en güzel hizmetidir. Dünya hayatından maksat da şu gök kubbe altında imanlı, ahlaklı ve takvalı bir yaşamın imtihanını vermektir. Sayılı nefeslerimizin imtihanımızın her bir suali olduğu şuuruyla Mevla’mızın rızasına çalışmaktır.

Böyle bir imtihanın başarısı da yıkımdan kurtarılan ve sağlam temeller üzerine inşa edilen aile çatısı altında mümkündür…

 

 
Etiketler: Öz, eleştiri, olarak, “bize”, yazdım…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
547 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1077 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1421 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
824 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
783 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
748 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
746 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
720 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
940 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
781 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
929 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
998 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
911 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1100 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1166 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1314 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1020 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1024 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1157 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1550 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1659 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1483 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1563 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2043 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1802 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1567 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2477 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1760 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1556 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1720 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1693 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1858 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1894 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1726 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6829 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2479 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1854 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2045 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2929 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2763 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2770 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2426 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2755 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2567 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2338 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2327 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2264 Okunma.
Haber Yazılımı