Yazı Detayı
14 Aralık 2017 - Perşembe 19:02 Bu yazı 308 kez okundu
 
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

            Hayatımız boyunca belli başlı meşgaleler içerisindeyizdir. Görev sorumluluğu, geçim meselesi, vb gibi dert tasa. Fakat bunlar içerisinde bir mesele varki aslında bizleri manalandıran ve rabbi rahman yolunda hizmet eri eyleyen bir meseledir. Bu, kulun rabbinin dinine hizmeti, peygamberinin davasında da sancaktarlığıdır. İşte bu mesele bizlerin rabbi rahmanımıza karşı hizmetidir.

            Ödev ayrıdır, görev ayrıdır ve hizmetse apayrıdır. Ödev; rabbi rahmanın kesinlikle yapılmasını farz kıldığı emir ve yasakların tümüdür. Bunun hesabını da rabbi rahmanın ta kendisi soracaktır. İlahlık taslamak hiç kimsenin haddine değildir. Umarım altını çizdiğim mesele anlaşılmıştır. Görev; kişinin değerlerine karşı yapması gereken sorumluluklarıdır. Mesela evi hanesi için çalışması, devleti için üretmesi, vatanı için nöbet tutması, bayrağının temsil ettiği ruh için ölebilmesi gibi... Bunlar da kişinin görevleridir. Hizmet ise kulun, rabbi rahmanın dini dünyaya hâkim olsun diye cihat etmesidir. Peygamberinin davasında ise bir kutlu nefer olup Muhammedi dava yolunda sancaktar olarak irşat ve tebliğde bulunmasıdır.

            İşte bu "ödev-görev-hizmet" üçlüsü kişinin Rabbi Rahmanın rızasını kazanması için bir araçtır. Amaç ise Rızayı İlahi'ye düçar olmaktır. Yani kulun, beşikten mezara kadar ki mücadelesi sadece rabbi rahmanın rızasını kazanması içindir. Ne cennet sevdası ne de cehennem korkusudur. Bu cennet ve cehennem mevzusu kulun ya mükafatı ya da cezasıdır. Aslolan RIZADIR.

            "Rıza" meselesi de "amaç"ın ta kendisidir. İşte bu amaç zafer, bu yolda gayret etmekte seferdir. Zafer takdiri ilahidir. Bizler seferden sorumluyuz. Sefer üzere olacağız; yılmadan, caymadan, kopmadan, sızlanmadan, şikayetlenmeden ve ye'se kapılmadan. "Hey gidi küheylan koşmana bak sen" deyip seferde dolu dizgin koşacağız inşallah...

            Koştuğumuz bu yol dosdoğru olan "Sırat-ı Müstakim" yoludur. Bu yolun özelliği "Bilgi Yolu" olmasıdır. Çünkü Rabbimiz bu bilgi yolunu, "oku" emriyle bizlerin bilmesini, öğrenmesini ve tanımasını buyurmaktadır. Bu, bir hikmet arayışıdır. Arayacağız. Bizlerin bu arayışında özellikle "kalemle yazmayı öğreten" ve "kalemle yazılanlara yemin eden" rabbi rahmanımızın işaret buyurduğu "yazı muhtevası"nda  mürekkep izi sürmesidir. Hiç şüphe yok ki bu mürekkep izi sürme meselesi, ilk ayet "oku" davasının sıhhat ve vücup şartıdır.

            Toparlayacak olursak mesele; Rabbi Rahmanın rızasını kazanmaktır. Bu kazanım ise "Sırat-ı Müstakim" olan dosdoğru yolda, eğilmeden ve bükülmeden islamî bir çizgide milli ve manevi hasletlerle donatılmış bir hayatla elde edilebilir. Böyle bir yaşam anca "bilgi yolu" dediğimiz ilim, irfan ve hikmet azıklarıyla mümkündür. Bu mümkünatı sağlayabilmek de kitaplarla dostluk kurup, ihaneti olmayan kitapların dostane sayfalarında mürekkep izlerini takip etmekle sağlanabilir. Mürekkep izlerini takip etmek demekte taklit veya kuru bir gidişat değil "oku emri"ne tam bir samimiyet ve teslimiyetle bağlı olmak demektir.

            Neticede insan rabbi rahmanını bilmesi, tanıması ve tahkiki bir imanla iman etmesi gerekmektedir. Bu gereklilikse anca ilim, irfan ve hikmet vasıtalarıyla bilgi yolunda mümkündür. Bunun için kitap sahifelerinde dolaşmalı ve ilim meclislerinde de nefeslenmelidir. Bundan dolayıdır ki "okumak" kişinin rabbi rahman yolunda  AMAÇ değil, "rıza" kazanmasında için bir ARAÇTIR.

            Amaca ulaştıracak dost kitaplarla kurulan bir dostluk bizi sağ salim "RIZA" menziline ulaştıracaktır. İşte bunun için diyoruz ki kitapların dostluğu ihaneti olmayan bir sadakat ve muhabbeti de günden güne artan sevgi selinden başka bir şey değildir.

            Geliniz "OKU" aracıyla "RIZA" menziline ulaşmaya gayret edelim...

 
Etiketler: Okumak, "RIZA", için, ARAÇTIR,
Yorumlar
Haber Yazılımı