Yazı Detayı
04 Temmuz 2018 - Çarşamba 22:56 Bu yazı 1509 kez okundu
 
Nokta…
Akif BEDİR
 
 
Devlet Başkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan tüm saldırılara ve kumpaslara rağmen bir kez daha milletten onay alarak devam dedi. Türk milleti oyunu bozdu.
24 Haziran seçimleriyle, millet ve kutsallarıyla mücadeleyi varlık sebebi olarak gören ve o kutsalları küçümseyenlerin bir daha iktidar yüzü göremeyecekleri tescillendi.
Bir elleriyle düşmanlık, diğer elleriyle hazımsızlık bayrakları sallayan, dilleriyle nefret kusan, idealleri imtiyazları, dertleri servetleri, endişeleri ülkenin büyümesi ve özgürleşmesi olan, kendilerini ülkenin sahibi sanan bir avuç ahmağın hayallerini millet yok etti.
Türkiye kazandı, milletimiz kazandı, Türk ve İslam dünyası kazandı, içinde bulunduğumuz coğrafya kazandı, dünyanın bütün mazlumları kazandı.
Oryantalist ve emperyalist duygularından vazgeçmeyen Batının ve içimizdeki uşaklarının Erdoğan üzerinden toplumu medeniyet, inanç, kültür ve gelenekler üzerinde aşağılama, dönüştürme girişimine milletimiz isyan edip Erdoğan ismi etrafında kenetlendi.
Bu bir milletin varoluş, yeniden diriliş, şahlanışının kararıydı.
Bu karar, yüzyılların hesabıyla, genetiğiyle, kurulacak geleceğin dünyasında yer edinme kararıydı.
Bu karar, milletin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunma kararıydı.
Bu karar, güçlü olmaya, bir daha vesayet altına girmemeye, dış müdahale alanlarını kapatmaya, Osmanlı sonrası yeniden yükseliş kararının tüm dünyaya haykırılışıydı.
Bu karar, Türk milletinin esareti kabullenmeme kararıydı. Bu karar, İslam dünyasının, mazlum milletlerin dualarının karşılığı ve kabulünün tezahürüydü.     
Milletimiz, Selçuklu geleneğiyle, Osmanlı mirasıyla, yüzyıllara şekil veren ruha, kendine ve coğrafyasına kan veren damara sahip çıktı. Bütün siyasi söylemlerin üstünde bir siyasi irade olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yol çizdi, tavır koydu, tarih yazdı. Milleti tasfiye edip Türkiye’ye diz çöktürmeye dönük son beş yıldır acımasızca devam eden çokuluslu müdahaleye meydan okudu.
24 Haziran seçimleriyle sistem değişikliği onaylandı, ideolojik dönüşüm tamamlandı, şimdi sıra toplumsal sorunların çözümünde ve kurumsal dönüşümde.
Devleti ve başkanını bekleyen çetin sınavdan başarıyla çıkabilmek için sandıktan çıkan sonuçlar iyi okunmalı, toplumsal barış, demokratik çoğulculuk ve daha fazla katılım ilkelerine hayat kazandırılmalı, milletin sesine kulak verilmelidir.
 Eylül ayında yapılması planlanan AK Parti Kongresi 18 Ağustos’a çekiliyor. Kuvvetle muhtemeldir ki yerel seçimler de Kasım ayına çekilecek gibi.
2018 yılının seçim yılı olması ve 2019 yılı itibarıyla büyük Türkiye yolunda ilerlemeye devam edilmesi amacı konuşuluyor.
AK Parti ve MHP bu konuda henüz net bir kararlılık ortaya koymadı. Cumhur İttifakı olarak mutabık kalsalar bile Meclis aritmetiği gereği, muhalefet partilerinin de desteği şart.
Yerel seçimlerin öne alınma talebi Genel Başkanlık’tan istifası istenen ve kurultaya zorlanan Bay Kemal için, gündemin değişmesi ve Bay Muharrem’in İstanbul yenilgisini tatma hayali can simidi olacaktır.  
Başkan Erdoğan yeni hedefi ortaya koyarken erken seçim sinyalini de veriyor gibi: “Kongre sonrası yerel seçim çalışmalarına hız vereceğiz. Seçim atmosferinden çıkmayacağız. Tüm gücümüzle yerel seçimlere odaklanacağız. Partiyle ilgili sorunları gidermemiz lazım. Mahalli seçimlere böyle gidemeyiz. Yerel seçimlere hazırlıklı olmalıyız. Yerel seçimlerde adaylar çok önemli olacak.”
Erdoğan’ın, teşkilatlar nezdinde muhasebe ve yenilenme hamlesi yapacağı kesin gibi. Yerel yönetimler için belirlenecek isimlerin kabul görmemesi demek 2023 hayallerinin buharlaşması demektir ki, milletin yerelde daha duyarlı davranacağı da kesindir.
Tayyip Erdoğan isminin gölgesinde üretmeden tüketen, enesi ve egosuyla millete tepeden bakıp rant peşinde koşan, toplumun yanını değil de yıldızlı otel lobilerini tercih eden ne kadar asalak varsa temizlenmeli, teşkilatlar sil baştan dizayn edilmelidir.
 Millet, yerli ve milli, onurlu ve olgun, vefalı, memleket sevdalısı, ülkeyi kutsal emanet olarak görecek ve siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek dirayetli ve şahsiyetli isimler görmeyi arzular.
Eş-dost, akraba-hısım saltanatına son verilmelidir.
Millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına AK Parti’nin kapılarının kapatılması mutlak şarttır.
Bu anlamda Erdoğan ve Bahçeli’ye büyük görevler ve sorumluluklar düşüyor. Sürecin işleyişinde Devlet Bahçeli önemli rol üstlendi. Kabinede ve ülke yönetiminde Erdoğan’la uyumlu çalışacağından şu anda kimsenin şüphesi yok.
Amaç ülke geleceğiyse gerisi teferruattır. Nokta…
 
Etiketler: Nokta…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1157 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1195 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1196 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1479 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1621 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1370 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1807 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1440 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1684 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
1903 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1324 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1627 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1249 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1420 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1291 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1836 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1064 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
780 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1772 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1582 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1709 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1813 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1622 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1658 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1651 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1502 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
877 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1633 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1416 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
906 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1453 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1597 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1558 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1556 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1803 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1688 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1649 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1608 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1386 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1539 Okunma.
Haber Yazılımı