Yazı Detayı
04 Temmuz 2018 - Çarşamba 22:56 Bu yazı 1675 kez okundu
 
Nokta…
Akif BEDİR
 
 
Devlet Başkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan tüm saldırılara ve kumpaslara rağmen bir kez daha milletten onay alarak devam dedi. Türk milleti oyunu bozdu.
24 Haziran seçimleriyle, millet ve kutsallarıyla mücadeleyi varlık sebebi olarak gören ve o kutsalları küçümseyenlerin bir daha iktidar yüzü göremeyecekleri tescillendi.
Bir elleriyle düşmanlık, diğer elleriyle hazımsızlık bayrakları sallayan, dilleriyle nefret kusan, idealleri imtiyazları, dertleri servetleri, endişeleri ülkenin büyümesi ve özgürleşmesi olan, kendilerini ülkenin sahibi sanan bir avuç ahmağın hayallerini millet yok etti.
Türkiye kazandı, milletimiz kazandı, Türk ve İslam dünyası kazandı, içinde bulunduğumuz coğrafya kazandı, dünyanın bütün mazlumları kazandı.
Oryantalist ve emperyalist duygularından vazgeçmeyen Batının ve içimizdeki uşaklarının Erdoğan üzerinden toplumu medeniyet, inanç, kültür ve gelenekler üzerinde aşağılama, dönüştürme girişimine milletimiz isyan edip Erdoğan ismi etrafında kenetlendi.
Bu bir milletin varoluş, yeniden diriliş, şahlanışının kararıydı.
Bu karar, yüzyılların hesabıyla, genetiğiyle, kurulacak geleceğin dünyasında yer edinme kararıydı.
Bu karar, milletin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunma kararıydı.
Bu karar, güçlü olmaya, bir daha vesayet altına girmemeye, dış müdahale alanlarını kapatmaya, Osmanlı sonrası yeniden yükseliş kararının tüm dünyaya haykırılışıydı.
Bu karar, Türk milletinin esareti kabullenmeme kararıydı. Bu karar, İslam dünyasının, mazlum milletlerin dualarının karşılığı ve kabulünün tezahürüydü.     
Milletimiz, Selçuklu geleneğiyle, Osmanlı mirasıyla, yüzyıllara şekil veren ruha, kendine ve coğrafyasına kan veren damara sahip çıktı. Bütün siyasi söylemlerin üstünde bir siyasi irade olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yol çizdi, tavır koydu, tarih yazdı. Milleti tasfiye edip Türkiye’ye diz çöktürmeye dönük son beş yıldır acımasızca devam eden çokuluslu müdahaleye meydan okudu.
24 Haziran seçimleriyle sistem değişikliği onaylandı, ideolojik dönüşüm tamamlandı, şimdi sıra toplumsal sorunların çözümünde ve kurumsal dönüşümde.
Devleti ve başkanını bekleyen çetin sınavdan başarıyla çıkabilmek için sandıktan çıkan sonuçlar iyi okunmalı, toplumsal barış, demokratik çoğulculuk ve daha fazla katılım ilkelerine hayat kazandırılmalı, milletin sesine kulak verilmelidir.
 Eylül ayında yapılması planlanan AK Parti Kongresi 18 Ağustos’a çekiliyor. Kuvvetle muhtemeldir ki yerel seçimler de Kasım ayına çekilecek gibi.
2018 yılının seçim yılı olması ve 2019 yılı itibarıyla büyük Türkiye yolunda ilerlemeye devam edilmesi amacı konuşuluyor.
AK Parti ve MHP bu konuda henüz net bir kararlılık ortaya koymadı. Cumhur İttifakı olarak mutabık kalsalar bile Meclis aritmetiği gereği, muhalefet partilerinin de desteği şart.
Yerel seçimlerin öne alınma talebi Genel Başkanlık’tan istifası istenen ve kurultaya zorlanan Bay Kemal için, gündemin değişmesi ve Bay Muharrem’in İstanbul yenilgisini tatma hayali can simidi olacaktır.  
Başkan Erdoğan yeni hedefi ortaya koyarken erken seçim sinyalini de veriyor gibi: “Kongre sonrası yerel seçim çalışmalarına hız vereceğiz. Seçim atmosferinden çıkmayacağız. Tüm gücümüzle yerel seçimlere odaklanacağız. Partiyle ilgili sorunları gidermemiz lazım. Mahalli seçimlere böyle gidemeyiz. Yerel seçimlere hazırlıklı olmalıyız. Yerel seçimlerde adaylar çok önemli olacak.”
Erdoğan’ın, teşkilatlar nezdinde muhasebe ve yenilenme hamlesi yapacağı kesin gibi. Yerel yönetimler için belirlenecek isimlerin kabul görmemesi demek 2023 hayallerinin buharlaşması demektir ki, milletin yerelde daha duyarlı davranacağı da kesindir.
Tayyip Erdoğan isminin gölgesinde üretmeden tüketen, enesi ve egosuyla millete tepeden bakıp rant peşinde koşan, toplumun yanını değil de yıldızlı otel lobilerini tercih eden ne kadar asalak varsa temizlenmeli, teşkilatlar sil baştan dizayn edilmelidir.
 Millet, yerli ve milli, onurlu ve olgun, vefalı, memleket sevdalısı, ülkeyi kutsal emanet olarak görecek ve siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek dirayetli ve şahsiyetli isimler görmeyi arzular.
Eş-dost, akraba-hısım saltanatına son verilmelidir.
Millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına AK Parti’nin kapılarının kapatılması mutlak şarttır.
Bu anlamda Erdoğan ve Bahçeli’ye büyük görevler ve sorumluluklar düşüyor. Sürecin işleyişinde Devlet Bahçeli önemli rol üstlendi. Kabinede ve ülke yönetiminde Erdoğan’la uyumlu çalışacağından şu anda kimsenin şüphesi yok.
Amaç ülke geleceğiyse gerisi teferruattır. Nokta…
 
Etiketler: Nokta…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
708 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2104 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1353 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2246 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
211 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2339 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2414 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2572 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2050 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4016 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2070 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1919 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2051 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1790 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3356 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1511 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1741 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1512 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1755 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1431 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1408 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1738 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1849 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1606 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2070 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1629 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1907 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2117 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1499 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1822 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1465 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1669 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1491 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2068 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1281 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1016 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2007 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1792 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1924 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1986 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1826 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1858 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1854 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1702 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1111 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1831 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1643 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1112 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1685 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1818 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1793 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1773 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2043 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1889 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1878 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1795 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1606 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1736 Okunma.
Haber Yazılımı