Yazı Detayı
04 Temmuz 2018 - Çarşamba 22:56 Bu yazı 1598 kez okundu
 
Nokta…
Akif BEDİR
 
 
Devlet Başkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan tüm saldırılara ve kumpaslara rağmen bir kez daha milletten onay alarak devam dedi. Türk milleti oyunu bozdu.
24 Haziran seçimleriyle, millet ve kutsallarıyla mücadeleyi varlık sebebi olarak gören ve o kutsalları küçümseyenlerin bir daha iktidar yüzü göremeyecekleri tescillendi.
Bir elleriyle düşmanlık, diğer elleriyle hazımsızlık bayrakları sallayan, dilleriyle nefret kusan, idealleri imtiyazları, dertleri servetleri, endişeleri ülkenin büyümesi ve özgürleşmesi olan, kendilerini ülkenin sahibi sanan bir avuç ahmağın hayallerini millet yok etti.
Türkiye kazandı, milletimiz kazandı, Türk ve İslam dünyası kazandı, içinde bulunduğumuz coğrafya kazandı, dünyanın bütün mazlumları kazandı.
Oryantalist ve emperyalist duygularından vazgeçmeyen Batının ve içimizdeki uşaklarının Erdoğan üzerinden toplumu medeniyet, inanç, kültür ve gelenekler üzerinde aşağılama, dönüştürme girişimine milletimiz isyan edip Erdoğan ismi etrafında kenetlendi.
Bu bir milletin varoluş, yeniden diriliş, şahlanışının kararıydı.
Bu karar, yüzyılların hesabıyla, genetiğiyle, kurulacak geleceğin dünyasında yer edinme kararıydı.
Bu karar, milletin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunma kararıydı.
Bu karar, güçlü olmaya, bir daha vesayet altına girmemeye, dış müdahale alanlarını kapatmaya, Osmanlı sonrası yeniden yükseliş kararının tüm dünyaya haykırılışıydı.
Bu karar, Türk milletinin esareti kabullenmeme kararıydı. Bu karar, İslam dünyasının, mazlum milletlerin dualarının karşılığı ve kabulünün tezahürüydü.     
Milletimiz, Selçuklu geleneğiyle, Osmanlı mirasıyla, yüzyıllara şekil veren ruha, kendine ve coğrafyasına kan veren damara sahip çıktı. Bütün siyasi söylemlerin üstünde bir siyasi irade olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yol çizdi, tavır koydu, tarih yazdı. Milleti tasfiye edip Türkiye’ye diz çöktürmeye dönük son beş yıldır acımasızca devam eden çokuluslu müdahaleye meydan okudu.
24 Haziran seçimleriyle sistem değişikliği onaylandı, ideolojik dönüşüm tamamlandı, şimdi sıra toplumsal sorunların çözümünde ve kurumsal dönüşümde.
Devleti ve başkanını bekleyen çetin sınavdan başarıyla çıkabilmek için sandıktan çıkan sonuçlar iyi okunmalı, toplumsal barış, demokratik çoğulculuk ve daha fazla katılım ilkelerine hayat kazandırılmalı, milletin sesine kulak verilmelidir.
 Eylül ayında yapılması planlanan AK Parti Kongresi 18 Ağustos’a çekiliyor. Kuvvetle muhtemeldir ki yerel seçimler de Kasım ayına çekilecek gibi.
2018 yılının seçim yılı olması ve 2019 yılı itibarıyla büyük Türkiye yolunda ilerlemeye devam edilmesi amacı konuşuluyor.
AK Parti ve MHP bu konuda henüz net bir kararlılık ortaya koymadı. Cumhur İttifakı olarak mutabık kalsalar bile Meclis aritmetiği gereği, muhalefet partilerinin de desteği şart.
Yerel seçimlerin öne alınma talebi Genel Başkanlık’tan istifası istenen ve kurultaya zorlanan Bay Kemal için, gündemin değişmesi ve Bay Muharrem’in İstanbul yenilgisini tatma hayali can simidi olacaktır.  
Başkan Erdoğan yeni hedefi ortaya koyarken erken seçim sinyalini de veriyor gibi: “Kongre sonrası yerel seçim çalışmalarına hız vereceğiz. Seçim atmosferinden çıkmayacağız. Tüm gücümüzle yerel seçimlere odaklanacağız. Partiyle ilgili sorunları gidermemiz lazım. Mahalli seçimlere böyle gidemeyiz. Yerel seçimlere hazırlıklı olmalıyız. Yerel seçimlerde adaylar çok önemli olacak.”
Erdoğan’ın, teşkilatlar nezdinde muhasebe ve yenilenme hamlesi yapacağı kesin gibi. Yerel yönetimler için belirlenecek isimlerin kabul görmemesi demek 2023 hayallerinin buharlaşması demektir ki, milletin yerelde daha duyarlı davranacağı da kesindir.
Tayyip Erdoğan isminin gölgesinde üretmeden tüketen, enesi ve egosuyla millete tepeden bakıp rant peşinde koşan, toplumun yanını değil de yıldızlı otel lobilerini tercih eden ne kadar asalak varsa temizlenmeli, teşkilatlar sil baştan dizayn edilmelidir.
 Millet, yerli ve milli, onurlu ve olgun, vefalı, memleket sevdalısı, ülkeyi kutsal emanet olarak görecek ve siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek dirayetli ve şahsiyetli isimler görmeyi arzular.
Eş-dost, akraba-hısım saltanatına son verilmelidir.
Millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına AK Parti’nin kapılarının kapatılması mutlak şarttır.
Bu anlamda Erdoğan ve Bahçeli’ye büyük görevler ve sorumluluklar düşüyor. Sürecin işleyişinde Devlet Bahçeli önemli rol üstlendi. Kabinede ve ülke yönetiminde Erdoğan’la uyumlu çalışacağından şu anda kimsenin şüphesi yok.
Amaç ülke geleceğiyse gerisi teferruattır. Nokta…
 
Etiketler: Nokta…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1378 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3927 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
1973 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1831 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1952 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1714 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3291 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1413 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1662 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1433 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1679 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1340 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1332 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1642 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1756 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1530 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1983 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1567 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1838 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2039 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1398 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1743 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1390 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1562 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1409 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1969 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1201 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
925 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1918 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1716 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1834 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1894 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1728 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1774 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1785 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1634 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1026 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1756 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1541 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1028 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1594 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1727 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1681 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1694 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1952 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1802 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1782 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1723 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1519 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1664 Okunma.
Haber Yazılımı