Yazı Detayı
22 Kasım 2017 - Çarşamba 14:40 Bu yazı 1632 kez okundu
 
NATO çatılı Haçlı ittifakı
Akif BEDİR
 
 

NATO tatbikatında yaşanan son skandal “NATO çatılı Haçlı ittifakı”nın bilinçaltı hedeflerinin açığa çıkması, yanlışlıktan ziyade net bir mesaj verme denemesiydi.

Türkiye’yi güçsüzleştirmek ve savunmasını zaafa uğratmakla görevli bir askeri pakta dönüşen NATO, Trident Javelin tatbikatıyla açıkça Türkiye’ye karşı savaşın senaryosunu çalıştı. Tatbikatta yaşanan bu skandal, Türkiye’ye yönelik bir operasyonun ön hazırlığıdır.

Türkiye Rusya’ya S-400 siparişi vermesinden sonra ABD NATO eliyle Türkiye’ye karşı kuşatma hareketi başlattı.

Türkiye, S-400’leri alırsa, NATO teknolojilerine erişimi kısıtlarız deniliyor. Yunanistan’da S-300’ler var, niye kimse sesini çıkarmıyor?

Bütün mesele, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, Türkiye’ye ait her türlü değeri yıkma ve kendi gelecek kaygılarıyla bocalama hadsizliğidir.

Amerikan hegemonyasını meşrulaştırmak gibi “gizli bir görev”i bulunan ve gerektiğinde devreye sokulan gizli bir tehdide dönen NATO dün, içerideki işbirlikçileri ve taşeronları vasıtası ile yapamadıklarını, bugün bizzat kendi devreye girerek yapmaya çalışıyor.

NATO çatılı Haçlı ittifakı “tek vücut” olarak ABD hegemonyasına itiraz eden, uyumlu bir müttefik olmaktan imtina eden Türkiye’ye karşı adı konulmamış bir düşmanlık siyaseti izliyor.

Ülkemize yönelik saldırı çok boyutlu ve hedefte bizzat Cumhurbaşkanımızın olması mevzunun bir beka meselesi olduğunun kanıtıdır.

Mazlumların umudu ve sömürgeci emperyalistlerin kâbusu olup coğrafyamızı yönetme isteğine başkaldıran Erdoğan, dıştan ve içten hedef haline getirildi.

Çünkü izlenen milli dış politika batıyı olağanüstü rahatsız ediyor.  

Çünkü Türkiye artık ABD’nin Ortadoğu’daki bir ileri karakolu değil. Türkiye Ortadoğu’da ABD’nin her istediğine okey deyip esas duruşa geçen o eski Türkiye değil.

Çünkü milli adımlar atan, kendi savunma sanayiini inşa eden, emperyalist hülyaları bozan, ülkesinin ve bulunduğu coğrafyanın menfaatlerini yüksek perdeden savunurken meydan okuyan Tayyip Erdoğan’ın proaktif dış politikalarını kırma, Türkiye’yi yeniden kontrol altına almak istiyorlar.

Bu yüzden de Türkiye’ye yönelik saldırılar şiddetlenerek artıyor. Ekonomiden teröre, uluslararası ilişkilerden gizli ambargolara kadar her geçen gün Türkiye aleyhtarı faaliyetler gün yüzüne çıkmaya başladı. 

Ülkemize ve bağımsızlığımıza yönelik bütün taarruzların altında NATO çatılı Haçlı ittifakının parmağını görüyoruz.

2019 seçimleri öncesi sandıkta hesaplaşmayı göze alamayan yerli kuklalar ve bu “kirli ittifak” öncesinden sonuca ulaşmak için her türlü hinliği, kahpeliği deniyor. Çanakkale’nin 100. yılına den gelen 2018 yine çok çetin, yine çok zor olacak.  

Hava savunması bulunmayan tek NATO ülkesi Türkiye’ye NATO ne verdi de karşılığını istiyor.

NATO’nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, 1952’de NATO’ya ağır bedeller ödeyerek girdi. Kore Savaşı’nda, Türkiye’den binlerce kilometre ötede 721 Türk askeri şehit düştü, 234 asker esir oldu, 672 asker yaralandı, 175 asker de kayboldu.

Türkiye, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan hakkın kullanılması kapsamında icra edilen 1974 Kıbrıs çıkarmasında NATO üyesi müttefiklerinin ihanetiyle karşı karşıya kaldı. NATO, Türkiye’yi değil Yunanistan’ı destekledi; Ankara’ya silah ambargosu ve ekonomik ambargolar uyguladı.

NATO, Türkiye’nin tüm çabasına karşın PKK terörüyle mücadeleye de yanaşmadı. Mehmetçik PKK ile savaşırken, Türkiye yine NATO’dan ambargolar yedi.

PKK, Çekiç Güç sürecinde de açık açık desteklendi, havadan atılan silahlar, malzemeler ve yiyecek ikmali yardımlarıyla palazlandırıldı.

Bize parayla çok gördükleri silahları terör örgütlerine bedelsiz dağıttılar. Yıllardır, hem terör örgütlerine, hem de NATO envanterine kayıtlı silahlara karşı savaşıyoruz.

NATO, Türkiye’ye bir başka ihaneti Suriye’de yaptı. İttifakın en güçlü üyesi ABD, PKK’nın Suriye’deki kolu PYD/YPG’yi bir ordu gibi donattı, DEAŞ ile ittifak yaptı. NATO ise sadece izledi.

Türkiye’de yapılan bütün darbeler Atatürkçülük maskesi altında NATO tarafından yapıldı. Atatürkçülük maskesi düştüğü için Atatürk’te hedefe konuldu. Çünkü bundan sonra Atatürkçülük üzerinden bir daha darbe yapamayacaklarını anladılar. 

15 Temmuz gerçekleştiğinde NATO karargâhlarında görev yapan subayların toplam sayısı 462’ydi, bunlardan 237’si FETÖ’cü çıktı.

Bu vatan hainlerinin tamamının bulundukları NATO ülkelerinden siyasi sığınma hakkı kabul edildi. Bu NATO, darbecilikten aranan yüzlerce FETÖ üyesine sahip çıkıyor, uluslararası hukuka ihanet ediyor.

Her NATO üssü ABD’nin kirli emellerine hizmet eden bir yapı konumundadır. NATO üssünün olduğu her yerde terör, darbe, kan ve gözyaşı vardır. Bunları en kısa sürede ülkeden kovmak kesin çözümdür…

 
Etiketler: NATO, çatılı, Haçlı, ittifakı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2157 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2351 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2471 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1980 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3962 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2012 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1867 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1984 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1746 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3314 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1448 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1695 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1470 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1713 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1625 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1371 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1362 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1675 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1787 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1556 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2017 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1594 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1867 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2074 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1433 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1767 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1418 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1607 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1440 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2002 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1228 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
952 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1955 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1748 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1867 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1933 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1761 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1805 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1809 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1662 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1061 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1782 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1583 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1063 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1766 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1709 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1724 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1991 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1837 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1815 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1749 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1549 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1694 Okunma.
Haber Yazılımı