Yazı Detayı
17 Ocak 2018 - Çarşamba 23:34 Bu yazı 1359 kez okundu
 
Narkoz
Akif BEDİR
 
 

Bugün size bir kitaptan, kitabın konusu olan dünyanın ve dolayısıyla da Türkiye’nin en büyük derdinden ve kitabın yazarı Rahmetli Erbakan Hoca’mın ekonomi başdanışmanı Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın teşhis ve tedavi yöntemlerinden bahsedeceğim.

Mete Hocam ödüllü kitabı “Narkoz”da, Erbakan’ın 11 aylık iktidar dönemindeki insanüstü gayretinden, Haçlı-Siyonist ortaklığının uykularını kaçıran D8’den, milli para, dolar imparatorluğuna karşı tavır alma sürecinden, 28 Şubat’a rağmen uygulanan para politikası ve havuz sisteminden bahsederek günümüzde yaşanan gelişmeleri de birlikte yorumlayıp ufkumuzu aydınlatıyor.

Küresel elitlerin bireyden şirketlere, ülkeleri nasıl ekonomik olarak esaretleri altına aldığını,
kurdukları sistemin nasıl çalıştığını, öğretilmiş çaresizlik metodu ile insanların nasıl narkozlandığını ders verir gibi deşifre ediyor.

Amerikan Başkanı Wilson’un “Bundan sonra hiçbir hükümet ne Rothschild ailesinin ne de Rockefeller’in sözünün dışına çıkabilir!” diye itirafta bulunmasına sebep olan günümüz küresel sömürü düzeninin para arzı ile nasıl bir küresel imparatorluk kurduklarını ve buna karşı çıkmak bir yana, bunun farkında bile olmadan nasıl zavallıca yaşadığımızı gözler önüne seriyor.

Dünyayı gizemli bir perde arkasından yöneten birkaç Yahudi ailenin gücü ve bu gücü kullanım şekillerini anlatan Mete Hoca Rothschild’in “Kimin kral olduğu umurumda değil. Çünkü para arzını kim kontrol ediyorsa, imparatorluk da onundur” anlayışı ve Rockefeller’in “ Bu güç benim elimde olduktan sonra kanunları kimin yaptığı hiç fark etmez” acı gerçeğini anlatıyor kitabında.

 “Yaklaşık yüz elli yıldır finans elitler ile devletlerarasında oynanan bir oyunun ve bunun farkına varamayan narkozlanmış beyinlerin hikâyesidir. Her türlü aracın en acımasız şekillerde kullanıldığı bu oyunun ardında tabii ki bütün oyunlarda olduğu gibi bankerlerin parmağı var. Küreselleşme en çok onların işine yaradı. Bilişim teknolojisi emirlerinde. Dünyanın her yerine borç verip onları sömürecek ve köleleştirecek güce ulaştılar. Bugün, küresel finans elitler, mükemmel bir network oluşturdular. Bu sayede son yarım asırdır, bu oyunun kazananı net olarak bankerlerdir. Daha spesipik bir ifadeyle küresel finans elitlerdir. Çünkü bunlar, ellerindeki sınırsız para imkânlarıyla her türlü projeyi gerçekleştirebilecek kabiliyettedirler.”

“İşte şimdi ülkemiz de bu oyunun içerisinde öyle bir kavşağa ulaştı ki bu noktadan itibaren tercih edilecek yol, kaderimizi belirleyecektir. Bu oyunda önümüzdeki 3-5 yıl, ülkenin 40-50 yılını tayin edecektir” diyor kitabında Mete Hoca.

 “Milyonlarca narkozlanmış insan eksik yanlış birçok ekonomi varsayımlarını, doktrinlerini, tezlerini gayet normal ve doğalmış gibi karşılıyor. Siz sorguladığınız zaman sizi garipsiyor. Hatta sizinle mücadele ediyor.”

“Erdoğan henüz son sözünü söyledi mi söylemedi mi bilemiyoruz. Ama bildiğimiz net bir şey var, o da küresel finans elitlerin son sözlerini söyledikleridir.

Onlar son sözlerini söylediler ve Erdoğan’ın kalemini kırdılar.

Bugün gelinen noktada, küresel finans elitler bütün planlarını yapmışlardır. Planlarını uygulayabilecek ya da uygulatabilecek kaynaklara ve teknolojiye sahiptirler. İdeolojilerinin temelinde savaş olan bütün ekipleri ön saflara sürmüş durumdalar. Neo-conlar, misyonerler, FETÖ, DAEŞ ya da IŞİD, PKK, PYD, savaş şirketleri, tapınak şövalyeleri, totonlar ve daha neler neler. Onlar açısından artık uzlaşma seçeneği yoktur” gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor Mete Hocam.

Küresel sömürü düzeninin algılarımızla acımasızca oynadığı apaçık ortada iken biz bir araya gelmemek için direniyoruz. Batı tek başına dünyaya hâkim olabilmek, bütün dünyayı kendisine köleleştirebilmek için ideolojisi gereği zulmediyor.

Onlar zulümlerini yaygınlaştırmadan önce biz bir araya gelebilmeliyiz. Ellerimizi, gönüllerimizi, gücümüzü birleştirebilmeliyiz.

Yapabiliyor muyuz?

Kocaman bir hayır…

Cumhurbaşkanımız paranın idaresinden, yüksek faizden şikâyetçi. Musa Gündoğan Hoca bu konuda projeleri olan ve daha önce rüştünü ispat etmiş milli bir kimlik. Aynı temelden gelen, dertleri, sevdaları ve duruşları aynı olan bu ikili niye yan yana gelmiyor, gelemiyor ya da getirilmiyor?

Erbakan’dan sonra Türkiye’de bozulan! ekonomi-finans dengelerini kendileri adına düzenlemek için gönderilen Kemal Derviş eliyle “15 günde 15 yasa” çıkarttırarak sömürü çarkını kuran küresel finans kapitalin bu çarkına çomak sokacak bilgiye ve iradeye ihtiyaç var.

Geç olmadan bu ülke için, bu millet için daha da ötesi ümmet için lütfen el ele verin, el ele verelim lütfen… 

 
Etiketler: Narkoz,
Yorumlar
Haber Yazılımı