Yazı Detayı
17 Ocak 2018 - Çarşamba 23:34 Bu yazı 1761 kez okundu
 
Narkoz
Akif BEDİR
 
 

Bugün size bir kitaptan, kitabın konusu olan dünyanın ve dolayısıyla da Türkiye’nin en büyük derdinden ve kitabın yazarı Rahmetli Erbakan Hoca’mın ekonomi başdanışmanı Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın teşhis ve tedavi yöntemlerinden bahsedeceğim.

Mete Hocam ödüllü kitabı “Narkoz”da, Erbakan’ın 11 aylık iktidar dönemindeki insanüstü gayretinden, Haçlı-Siyonist ortaklığının uykularını kaçıran D8’den, milli para, dolar imparatorluğuna karşı tavır alma sürecinden, 28 Şubat’a rağmen uygulanan para politikası ve havuz sisteminden bahsederek günümüzde yaşanan gelişmeleri de birlikte yorumlayıp ufkumuzu aydınlatıyor.

Küresel elitlerin bireyden şirketlere, ülkeleri nasıl ekonomik olarak esaretleri altına aldığını,
kurdukları sistemin nasıl çalıştığını, öğretilmiş çaresizlik metodu ile insanların nasıl narkozlandığını ders verir gibi deşifre ediyor.

Amerikan Başkanı Wilson’un “Bundan sonra hiçbir hükümet ne Rothschild ailesinin ne de Rockefeller’in sözünün dışına çıkabilir!” diye itirafta bulunmasına sebep olan günümüz küresel sömürü düzeninin para arzı ile nasıl bir küresel imparatorluk kurduklarını ve buna karşı çıkmak bir yana, bunun farkında bile olmadan nasıl zavallıca yaşadığımızı gözler önüne seriyor.

Dünyayı gizemli bir perde arkasından yöneten birkaç Yahudi ailenin gücü ve bu gücü kullanım şekillerini anlatan Mete Hoca Rothschild’in “Kimin kral olduğu umurumda değil. Çünkü para arzını kim kontrol ediyorsa, imparatorluk da onundur” anlayışı ve Rockefeller’in “ Bu güç benim elimde olduktan sonra kanunları kimin yaptığı hiç fark etmez” acı gerçeğini anlatıyor kitabında.

 “Yaklaşık yüz elli yıldır finans elitler ile devletlerarasında oynanan bir oyunun ve bunun farkına varamayan narkozlanmış beyinlerin hikâyesidir. Her türlü aracın en acımasız şekillerde kullanıldığı bu oyunun ardında tabii ki bütün oyunlarda olduğu gibi bankerlerin parmağı var. Küreselleşme en çok onların işine yaradı. Bilişim teknolojisi emirlerinde. Dünyanın her yerine borç verip onları sömürecek ve köleleştirecek güce ulaştılar. Bugün, küresel finans elitler, mükemmel bir network oluşturdular. Bu sayede son yarım asırdır, bu oyunun kazananı net olarak bankerlerdir. Daha spesipik bir ifadeyle küresel finans elitlerdir. Çünkü bunlar, ellerindeki sınırsız para imkânlarıyla her türlü projeyi gerçekleştirebilecek kabiliyettedirler.”

“İşte şimdi ülkemiz de bu oyunun içerisinde öyle bir kavşağa ulaştı ki bu noktadan itibaren tercih edilecek yol, kaderimizi belirleyecektir. Bu oyunda önümüzdeki 3-5 yıl, ülkenin 40-50 yılını tayin edecektir” diyor kitabında Mete Hoca.

 “Milyonlarca narkozlanmış insan eksik yanlış birçok ekonomi varsayımlarını, doktrinlerini, tezlerini gayet normal ve doğalmış gibi karşılıyor. Siz sorguladığınız zaman sizi garipsiyor. Hatta sizinle mücadele ediyor.”

“Erdoğan henüz son sözünü söyledi mi söylemedi mi bilemiyoruz. Ama bildiğimiz net bir şey var, o da küresel finans elitlerin son sözlerini söyledikleridir.

Onlar son sözlerini söylediler ve Erdoğan’ın kalemini kırdılar.

Bugün gelinen noktada, küresel finans elitler bütün planlarını yapmışlardır. Planlarını uygulayabilecek ya da uygulatabilecek kaynaklara ve teknolojiye sahiptirler. İdeolojilerinin temelinde savaş olan bütün ekipleri ön saflara sürmüş durumdalar. Neo-conlar, misyonerler, FETÖ, DAEŞ ya da IŞİD, PKK, PYD, savaş şirketleri, tapınak şövalyeleri, totonlar ve daha neler neler. Onlar açısından artık uzlaşma seçeneği yoktur” gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor Mete Hocam.

Küresel sömürü düzeninin algılarımızla acımasızca oynadığı apaçık ortada iken biz bir araya gelmemek için direniyoruz. Batı tek başına dünyaya hâkim olabilmek, bütün dünyayı kendisine köleleştirebilmek için ideolojisi gereği zulmediyor.

Onlar zulümlerini yaygınlaştırmadan önce biz bir araya gelebilmeliyiz. Ellerimizi, gönüllerimizi, gücümüzü birleştirebilmeliyiz.

Yapabiliyor muyuz?

Kocaman bir hayır…

Cumhurbaşkanımız paranın idaresinden, yüksek faizden şikâyetçi. Musa Gündoğan Hoca bu konuda projeleri olan ve daha önce rüştünü ispat etmiş milli bir kimlik. Aynı temelden gelen, dertleri, sevdaları ve duruşları aynı olan bu ikili niye yan yana gelmiyor, gelemiyor ya da getirilmiyor?

Erbakan’dan sonra Türkiye’de bozulan! ekonomi-finans dengelerini kendileri adına düzenlemek için gönderilen Kemal Derviş eliyle “15 günde 15 yasa” çıkarttırarak sömürü çarkını kuran küresel finans kapitalin bu çarkına çomak sokacak bilgiye ve iradeye ihtiyaç var.

Geç olmadan bu ülke için, bu millet için daha da ötesi ümmet için lütfen el ele verin, el ele verelim lütfen… 

 
Etiketler: Narkoz,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2157 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2351 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2471 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1980 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3962 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2012 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1867 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1984 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1746 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3314 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1448 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1695 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1470 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1713 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1625 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1371 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1362 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1675 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1787 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1556 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2017 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1594 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1867 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2074 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1433 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1767 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1418 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1607 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1440 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2002 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1228 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
952 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1955 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1748 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1867 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1933 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1805 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1809 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1662 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1061 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1782 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1583 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1063 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1631 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1766 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1709 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1724 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1991 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1837 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1815 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1749 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1549 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1694 Okunma.
Haber Yazılımı