Yazı Detayı
18 Kasım 2017 - Cumartesi 12:07 Bu yazı 591 kez okundu
 
Mürekkep İzleri
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Ruh, kendisini islerden kurtarmak için mürekkep cilasına ne kadar da muhtaçtır kim bilir. O mürekkep cilası ki kitap sayfalarından başka hiçbir yerde bulunmayan ne büyük bir ilaç. Bu ilacı kullanma şerefine nail olanlara layık görülen makam hiç kuşku yok ki “mürekkep yalama” makamıdır. Ne güzel bir nimet: “sen mürekkep yalamışa benziyorsun” denilerek bu makamda olanı taltif etmek. Dileyene nasip eyle ey Rabbim.

Mürekkep yalama gibi bir ruh cilasına bugünlerde ne kadar muhtacız. Kararan kalplerin parlatılması için mürekkep cilası satan mekânların suyolu haline getirilmesi ehemmiyetli bir mevzuu. Cemiyet hayatımızda günden güne pas tutan zihinlere, fikirlere ve hislere kitap sayfaları arasında saklı olan ilaçları nasip eyle ey rabbim.

Hasta ve sakat zihinleri mürekkeple iyi edecek bir tedavi varken abidik gubidik reçetelerde sağlık aramak hastalığın belirtisi değil de nedir? Sorarım sizlere dostlar kim diyebilir ki ben mürekkep izlerini takip ettim de hüsrana uğradım? Var mıdır bilmiyorum sayfalar arasında gezintiye çıkanın ağlara takılıp da imdat çığlıkları atması? Tanıdınız mı hiç dostlar mürekkep cilasından zehirlenip koma hali yaşayan birilerini?

İz, dört dörtlük bir yoldur. İslerle karıştırılmamalı ama. Rabbi rahmana ulaştırmayan yolların izden ziyade is olduğunu bilmeyen yoktur değil mi aramızda? Necip Fazıl üstat Rabbi Rahman izine: “işte iz geliniz” diyerek “Büyük Doğu” mühürlü zarflarıyla bizlere kaç kez davetiyeler gönderdi. Aslında bu davetiyelerin hastalık nöbeti geçiren ruhları mürekkep cilasıyla tedavi etmekten başka niyet taşımadığı aşikârdır.

Hayalimdir mürekkep izlerinde yürüyüş yaparken fikriyatıma mühür vurmuş kalem ve kelam başbuğlarıyla aynı izde Azrail’i karşılamak. İz bırakabilen bütün kalem ve kelam ordusu bizler için misal teşkil eden ne güzel öncülerdir. Medeniyetimizde mürekkep gibi bir pusatla “akıncı” olabilmek, kalem erbabına verilebilecek en büyük nişanedir. Unutmamalıyız ki medeniyetimizin tohumlarını toprakla buluşturanlar kültür ordumuzdaki kalem ve kelam başbuğlarıdır.

Hak dava safında milli, manevi ve ahlaki gibi değerlerle mücehhez kılınmış kültür ordumuzun emrinde kalem ve kelam başbuğu olabilmek, mürekkep izlerinde yapılan geceli gündüzlü seyahatlerle mümkün olsa gerektir.

Mürekkep izi takip edenler delicesine sayfalar arasında bir şeyler bulmaya çalışır. Bu sayfa, şu yaprak, o kitap ve falan külliyat derken bir arayış içerisindedir. Bir cevher var ve iz takip eden onun arayışı içerisindedir. Bulur mu bulmaz mı ona musalla da karar verilir. Çünkü bu arayış ölümde biter. Ve ölürken nerde olduğu, bize o cevhere ne kadar yaklaştığını gösterir.

Ayak izleri silinmeyen kutlu yol mimarlarının tarihin beka yolculuğunda kendilerini hayırla yâd ettirecek sadakayı cariyeleri, kalem ve kelamlarında ki mürekkebin rengini ve nefesini kaybetmemesi ve gök kubbede bıraktıkları hoş sadalarıdır.

Netice itibariyle amacımız mürekkep izlerinde yapılan yürüyüşlerin ve arayışların kişiyi sıratı müstakim ana yolunda tali bir izle Rabbi Rahman gibi bir menzile ulaştırdığını anlatabilmektir.

Mürekkep cilasının deposu olan kitap bir ışık ve ilham kaynağıdır. Bu yüzdendir ki kitaplar ayak izlerini takip ettiğimiz öncülerin izlerini kaybetmememiz için ara ara yaktıkları birer meşaledir. Bu meşaleleri söndürmeyelim yalnızlığa terk etmeyelim.

Okuyan kardeşim mürekkep deposunda ruhunu cilalayıp meşalelerin ışığında Rabbi Rahman kapısına bende olabilmen ve takip ettiğin mürekkeplerin renginde arkanda izler bırakabilmen sana duamdır.

 

 

 
Etiketler: Mürekkep, İzleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı