Yazı Detayı
29 Mart 2018 - Perşembe 21:50 Bu yazı 2358 kez okundu
 
Mihrabın önünde cennet arayanlar
Akif BEDİR
 
 
Hz. Ömer hilafeti zamanında kölesiyle beraber Kudüs’e gitmektedir.  Hz. Ömer’in bir deveden başka bineği yoktu. Muğire adlı bir kölesi vardı. Deveye nöbetleşe biniyorlardı. Allah’ın hikmeti tam Kudüs’e girecekleri vakit deveye binme nöbeti Muğire’ye gelmişti. Muğire, Hz. Ömer’e:
- Efendim, sıra bana geldi ama Kudüs'e yaklaştık. Benim deve üstünde, sizin yaya olmanız doğru olmaz. Şehre girerken devenin üzerinde siz olunuz, dedi.
Hz Ömer (r.a.) itiraz etti:
- Biz Müslümanız. Ben her ne kadar halife isem de, seninle benim aramda Allah indinde hiç bir fark yoktur. Sıra senindir, deveye sen bineceksin, dedi.
-Bugün Kudüs’ün bütün eşrafı zat-ı alinizi karşılayacaklardır. Onlar atlı, siz ise halife olduğunuz halde yaya yürüyeceksiniz. Bu hiç münasip değildir. Lütfediniz de istirhamımızı reddetmeyiniz, dediler. Hz. Ömer bu sözlerden müteessir oldu ve şöyle cevap verdi:
-Bize, ihsan olunan bu saadet ve bu devlet kime nasip olmuştur ki, Cenab-ı Hakk İslam dininin tacını başımıza koydu, şeriat-ı Ahmediye gömleğini de sırtımıza giydirdi. Kelime-i tevhidi bize söyletti. Kur’an-ı Kerimle kalbimizi nurlandırdı. Ne acayiptir ki,  hâlâ İslam’ın kadrini anlamamışsınız. Yalnız Rasul-i Ekrem’in ümmeti olma şerefi size yetmez mi?
Hz. Ömer’in bu sözlerine cevap verilemedi.
Nihayet köle deve sırtında, Hz. Ömer yaya olarak devenin yularını tutmuş vaziyette, Kudüs'e girdiler.
Kudüslü bütün Hristiyanlar büyük halifeyi karşılamak ve ona şehrin anahtarını sunmak için şehir dışında onu bekliyorlardı. Devenin üstündeki zatı halife zannederek, ona hürmet göstermek istedilerse de köle, kendisinin değil devenin yularını tutan ve yaya olan zatın halife olduğunu söyledi. Bütün papazlar hayret ettiler. Nasıl olur da, düşmanlarını titreten Halife Ömer, bir kölenin hayvanının yularını tutarak gelirdi. Üstelik de kendisi yaya olarak.
Bunun sebebini sorduklarında şöyle dedi:
- Biz Müslümanlar arasında halife ile köle Allah indinde birdir. Üstünlük sadece Allah’a bağlılıktadır. Bir tane devemiz olduğu için nöbetleşe biniyorduk. Kudüs’e yaklaşırken sıra ona gelmişti. Onun için o bindi. Bunda anormal olacak bir şey yok.
Bu durumu gören Hristiyanların birçoğu daha fazla dayanamayıp Müslüman oldular.
Hazreti Ömer böylece Kudüs şehrini teslim aldı.
***
Cuma namazı için ulu camiye gitmeye karar verdik. Bir birkaç arkadaş hem ruhumuzu dinlendirmek hem de vaaz dinleyip ruhumuzu doyurmak için bir saat öncesinden camideki yerimizi aldık.
Fakat camide yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu daha girişte anlamıştık. Mihrabın önü sivil jandarmalar tarafından istila edilmiş, kimsenin geçmesine izin verilmiyordu.
Vakit biraz daha ilerlediğinde bir grup daha milleti yararak ön safa kadar ilerledi, öndeki zatlarla kulaktan kulağa fısıldaşıp arkaya doğru ikişerli kendilerine yer açmaya başladılar. Kapı doğrultusunda oturan insanları yerlerinden kaldırıp, kendileri oturuyordu.
Cemaatin hem laflarıyla hem de beden diliyle gösterdiği tepkiye aldırış edilmiyordu. Cemaatte çok ciddi bir rahatsızlık uyandıran bu durumun sebebi ezan okunurken ortaya çıktı.
Kapıdan en ön safa kadar ip gibi uzanan bir sütün oluşturan zatlar ayaklandı ve çalımlı bir eda ile bir bakan, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanı milleti yara yara en ön safa kadar yürüyüp camide kendileri için oluşturulan protokole oturdular.
Yüzlerindeki tebessümün altında yatan kibir caminin manevi iklimini bozmuş, cemaatin ruh halini rahatsız etmişti. Bunlar bir ismin gölgesi altında var olabilen ve varlıklarını borçlu oldukları isme ve anlayışa ihanet eden tiplerdi.
Oysa Resul-i Ekrem’in meclisinde insanlara eziyet vermek, onların huzurunu bozacak veya dikkatlerini dağıtacak tarzda aralarından geçmek edep dışıydı. Sahibiler mevki ve makamları, Efendimiz’e yakınlıkları ve yaşları ne olursa buldukları yere otururlardı.
Oysa camiler kardeşlik ruhunu uyandıran ve pekiştiren bir müesseseydi. Zengin ile fakiri, öğretmen ile öğrenciyi, âlim ile cahili, başkan ile işçiyi, vali ile memuru, vekil ile asili protokolsüz bir araya getiren müesseselerdi. Cami kan renk soy sop veya herhangi bir meziyet veya farklı bir unvan tanımayan, hayatımızın manevi mimarlarıydı.
Hz. Ömer’i farklı kılan imanı, adaleti, idarecilik anlayışıydı. Bu yüzden dünyada cennetle müjdelenenlerdendi. Mihrabın önünde cennet arayanlardan olmadığı için hazretti, Ömer’di.
Gerisi laf-ı güzaf…
 
Etiketler: Mihrabın, önünde, cennet, arayanlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2793 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2735 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2483 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2454 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2714 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2792 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2756 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2720 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2437 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2548 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2619 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3384 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2465 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3387 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2669 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3987 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2791 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2844 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2797 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2664 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2628 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2836 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2835 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2512 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2760 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2912 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4535 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3049 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2773 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3174 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2976 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2829 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2794 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3039 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2579 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4618 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2652 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3662 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2369 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3170 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2643 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2413 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2857 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2787 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2260 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2310 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2394 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2665 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2278 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3321 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2738 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2807 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2973 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3274 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2425 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
903 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3002 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2387 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3002 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3328 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3163 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2461 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3180 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3081 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3212 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2957 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2659 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2807 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3220 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3016 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3050 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3220 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2685 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2367 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2880 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2153 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3142 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1536 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3228 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3242 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3414 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2874 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4875 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2847 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2731 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2802 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2516 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4269 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2258 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2611 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2306 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2520 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2568 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2270 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2184 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2639 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2707 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2410 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3216 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2364 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2794 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2967 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2282 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2801 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2515 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2274 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2943 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2093 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1827 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2796 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2588 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2634 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2901 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2773 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2681 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2668 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2482 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1961 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2731 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2556 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2056 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2532 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2557 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2730 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2667 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2841 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2669 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2736 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2590 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2436 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2580 Okunma.
Haber Yazılımı