Yazı Detayı
06 Aralık 2018 - Perşembe 15:32 Bu yazı 437 kez okundu
 
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Kırk küsur yıldır “medeniyet dili” kösü çalıyoruz, sabah akşam “medeniyet tasavvuru” edebiyatı yapanları uyandıramadık. Medeniyet dille olur, daha kestirmesi: Medeniyet dilsiz olmaz!
Bu kıytırık uydurmacılıkla hiç olmaz! Önce şunda anlaşalım: Uygarlık asla medeniyet değildir! Uygarlık senin medeniyetini inkâr edenlerin uyduruk kelimesidir.

Bazı babalar Şapka Kanunu’ndan sonra şapka giymemek için evinden çıkmamıştı. Evlatları çıktı, onlar da şapka giymedi; fakat babalarının kelimelerini başlarından atarak! Şimdi şöyle düşünüyorum: Keşke babalar şapka giyseydi de kelimelerimizin sahibi olsa idik! Asıl kahramanlık şekli değil muhtevayı, özü, esası korumaktır!

***

Bizden öncekiler ortak metinler okumuşlar, klasik mûsikîmizle haşır neşir olmuşlar ve plastik sanatlarımızı hayatlarının bir parçası olarak hmişlerdi. Cumhuriyet’in ikinci kuşağından itibaren bunlardan tamamıyla mahrum bırakıldık. Bu hususla ilgili tepkilerimizde de farklılaşmalar ortaya çıktı. Bu farklılaşma tamamen “dil” merkezlidir. Bütün bu dillerdeki zorlayıcı değişime boyun eğip, birikimden vazgeçerek sırf dinî kavrayışla meseleyi çözmek yönündeki “radikal” görünümlü tavrın kısırlığı kendini her gün biraz daha fazla htiriyor. Dinin kültürleşmesi, yaşanması, hayatı bir şekilde idare etmesi asla ihmal edilemeyecek bir sosyal gerçekliktir. Medeniyet inançların, kültürlerin kendini ifade etme tarzıdır. Bunun inkârı ise, günümüzde selefilikten radikalliğe ve ışidciliğe kadar varan bir vandalizmle kendini göstermektedir.

Bu dinî görünümlü pozitivizmin zihinimizi esir almasının önüne geçmek, tekrar dile, edebiyata, mûsıkîye, sanatlarımıza dönmek, onların kendine mahsus iklimine nüfuz etmek ve yeniden daha zengin bir dille konuşmakla mümkün. Kabuktan öze, dıştan içe doğru insanı tekâmül ettiren, insanî hasletlerini geliştiren bir yolculuk için kendimizi bilmek, ilk adım.

İlim, edebiyat ve kültür alanında meselelerin meselesi dil meselesidir. Dilin belirsizleştirilmesi, ifade gücünün zayıflatılması, böylece benimsettirilmek istenen medeniyetin diline alan açılması demek.

***

Sürekli parlak lâflar eden, fakat bugüne kadar sadra şifa bir icraatına şahid olmadığımız Milli Eğitim bakanımızın “çocuklarımıza neden dilimizi öğretemiyoruz?” sorusunun cevabı mahiyetinde bir konuşma yapmasını ve çözüm için harekete geçmesini bekliyoruz.

Millî Eğitim, neden Türkçe öğretemiyor veya öğretmiyor? Millî Eğitim, ilk öğretim kademesinde 500-600 kelimelik bir söz dağarcığı ile yetinilmesini istiyor. Bu batı ülkelerinde 2000-3000 kelime. Beş altı yüz kelimelik söz varlığına sahip bir çocukla, iki üç bin kelimelik haznesi olan bir çocuğun zihni kapasitesi aynı olabilir mi?

Millî Eğitim ilkel bir arıdilciliği ders kitaplarıyla yaygınlaştırmaya devam ediyor. Türkçe resmen ihtilaflı, problemli, “sorunlu” bir dil. Söz varlığımızın ne kadarını kullanacağımız tartışma konusu. Çocuklar ilk öğretimden itibaren bu ihtilafı öğrenerek yetiştiriliyorlar. Türk edebiyatının yakın devir klasiklerinin (Mehmed Âkif’in, Tevfik Fikret’in, Yahya Kemal’in, Ahmet Haşim’in, Necip Fazıl’ın, Tanpınar’ın, Sabahattin Ali’nin, Sait Faik’in, Tarık Buğra’nın, Kemal Tahir‘in…) dilini kullanmak bile mümkün değil öğretim sistemi içinde.

İngilizcenin söz varlığında yer alan -velev ki arapça veya farsçadan geçen- kelimeler konusunda bir tartışma açabilir miyiz? Kelimelerin kökenine göre kullanılıp kulanılmayacağına karar verebilir miyiz? Türkiye’de hiç kimsenin İngilizce üzerinde ihtilafı yok, çünkü buna gücü yetmiyor. Öztürkçecilerimizden hiç biri “özingilizce”cilik yapamıyor.

Öyleyse? Globalizmin böylesine hâkim olduğu bir çağda, öğretim dilinin yüksek öğretimden aşağıya doğru ingilizceleştirilmesi “akılcı” bir uygulama olarak savunulamaz mı? Böyle açıktan bir savunma ortada yok ama, böyle bir uygulama olmadığını kim söyleyebilir? Yüksek öğretimde İngilizce tedrisat hızla yayılıyor. Öte yandan, ana okullarına kadar yabancı dilin girdiğini bilmeyen yok. Öyleyse, geleceğe hazır olalım: Yakın gelecekte öğretim dilimiz ingilizce olabilir. Seçmeli olarak “yerel anlaşma dili” türkçe ilkokullarda okutulabilir!

Sanmayın ki bu noktaya çok uzağız. “Medeniyet dili” meselesini kendi medeniyetimizin aklı doğrultusunda çözemediğimiz takdirde, tahmin edilenden çok yakınız!

Dilini sadistçe tahrip eden, resmi tedrisatta dahi öğretilemez/öğretilmez hâle getiren, ya düşük seviyeli bir öğretime razı olur, yada rasyonelini arar, kapsayıcı, tartışmasız, sağlam bir dil seçer!

6.12.2018 Karar

 
Etiketler: Medeniyet, diline, şapka, çıkarmak!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
334 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
265 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
159 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
220 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
275 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
188 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
285 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
251 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
320 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
273 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
307 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
310 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
253 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
312 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
284 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
464 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
338 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
333 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
367 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
438 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1304 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
492 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
528 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
401 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
733 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
649 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
530 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1338 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
733 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
806 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1205 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
813 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
647 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
619 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
626 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
948 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
696 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
571 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
687 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
586 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
682 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
769 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
799 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
811 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1173 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
797 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
885 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1208 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1441 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1504 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
849 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
859 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
634 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
849 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
660 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
788 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
696 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
904 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
799 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
772 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
791 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
709 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
776 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
729 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
937 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
748 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1533 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
925 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
935 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
896 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
912 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
972 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
926 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
911 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
845 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
971 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1112 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1024 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
969 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1039 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
887 Okunma.
Haber Yazılımı