Yazı Detayı
25 Aralık 2019 - Çarşamba 15:05 Bu yazı 2685 kez okundu
 
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
Akif BEDİR
 
 

Türkiye’de çalışma hayatındaki kadın sayısı her geçen gün artmakta. Kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe ve hükümetin çalışan kadınlar için destek uygulamaları arttıkça işgücüne katılım oranları giderek arttı.

Son zamanlarda çıkarılan kanunlar, alınan kararlarla “çalışan kadınlara” ilave ödemeler yapılması, çalışma şartlarını kolaylaştırılma çabaları cemiyetin temeli olan aile müessesesini ciddi manada sarsmakta.

Çağdaş, medeni diye peşinden koştuğumuz Avrupa İslam Dünyasının kadınlarına çalışma ve kariyer teşvikinde bulunurken kendi ülkelerinde kadınları evlerine dönmeye ve çocuk doğurmaya teşvik ediyor.

AB yetkilileri sürekli kadın istihdamını artırmamızı bizden isterken kendileri evinde çocuğuna bakan kadınlara maaş bağlayarak kadınlarına evlerini cazip göstermeye çalışıyorlar. Bizim yetkililerimiz ise kadınların çalışma alanlarında daha fazla yer almalarıyla övünüyorlar.

Kadınları yuvasından çıkarmak için önüne sürekli bir şeyler serip, yeni vaatlerle anneliği horlayarak, bilinçsizce aile yapısının bozulmasına gayret gösteriyorlar.

Modern köleliğin adına ekonomik özgürlük diyerek kadınları çalışma hayatına bu kadar dâhil ettikten sonra kadın fıtratını bozdular, evlilikler bozuldu, aileler daha kolay dağılmaya başladı.

Çoğunlukla eşine güler yüz gösteremeyecek kadar yorgun, çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyecek, onların küçük dünyalarında büyük yaralar açacak kadar vakti dar olan kadınlarımız “eş”likten koparak her geçen gün aileden soyutlanıyorlar.

Çalışan ve paralı olarak evde “güçlü kadın” zırhına büründüğünü sanan kadınlarımız gitgide yuvalarından, “ana”lıktan kopuyorlar.

Çalışma ortamında beden ve zihin gücünü başarı kaygısıyla bir şirketin veya bir şahsın emrine amade kılan bir kadından evinin sahibi olması beklenemez.

Gününün ve gücünün önemli bir kısmını patronuna ya da amirine bağışlayan bir kadından sağlıklı bir neslin yetişmesini beklemek de pek mümkün değildir.

Kadına yardım, kadınlarımızı Kapitalizmin kölesi yapmaya yönelik projeler kapsamında olmamalı, öncelikler ve hedefler toplum yapısına ve vicdanına uygun olmalıdır.

Toplumda paralı, yalnız ve mutsuz kadın sayısı her gün artıyor. Para ve mevki kadının yaratılış ihtiyacı olan bağlılık, analık ve aile olma ihtiyacını gideremez, gideremiyor.

Kadın, akıldan ziyade kalp, mantıktan ziyade duygu ve his, uzaklıktan ziyade yakınlık ve sıcaklık, sevgi ve sahiplenmenin mizacına şekil verdiği bir emanettir.

Kadın özgür olduğunda değil, aile olduğunda mutludur. Evliliği nefislerimizin sessizliğe gömüldüğü bir limana çeviren dalga kırandır kadın.

Ailelerin ve toplumun huzuru açısından kadınların çalışması meselesi çok iyi düşünülüp, analiz edilmelidir. Kadınları kayıtsız şartsız çalışmaya teşvik etmek yerine iktisatlı, kanaatkâr ve yuva sever olmaya teşvik etmek daha mantıklı ve faydalı olandır.

“Güçlü Kadın Güçlü Türkiye” sloganı kullanarak sürekli bir kadın istihdamından, kadınların çalışma hayatına daha çok girmesinden bahsedenlerin toplumun geleceği, ailelerinin huzuru için evlerinde çalıştıkları halde çalışmayan kadın gibi statüye sokulan kadınlar için de bir açılım getirmelerini bekliyor ve istiyoruz.

Çalışmayan kadınlarımıza neden el uzatılmıyor? Anneler/annelik neden hep yok sayılıyor, dışlanıyor? Anneler, çocuklarına bakan, toplumun ve ülkenin geleceği için onları özenle yetiştiren, annelik yaparak çalışan kadınlar değil mi?

Ev işlerini, temizliğinden bulaşığına, yemeğinden çamaşırına, gece gündüz demeden, mesai tanımadan çalışan kadınlara neden hiç değer verilmiyor?

Paramız varsa, doğrudan annelere verelim, anneliği teşvik edelim. Hz. Ömer (ra) halife iken bütün anneleri maaşa bağlamıştı.

Bütün anneleri maaşa bağlayalım. Mesela evlilik müessesini 25 yıldır sürdüren, annelik yapan bir hanıma “emekli maaşı” bağlayın. Zira o kadın 25 yıl annelik ve ev hanımlığı yaparak, ağır mesai sarf ederek cemiyetin huzuruna ve ülkenin geleceğine muazzam katkı sunmuştur.

Anneyi çalışmaya teşvik etmek yerine, evde kalmaya teşvik edin. Anne yuvasıyla, çocuklarıyla ilgilensin. Kocası yorgun argın işten geldiğinde o evde huzur bulsun.

Kadınlar aile kurumunun teminatıdırlar, onlar olmadan ne sağlıklı aile ne de toplum olur. Onları, kapitalist dünyanın köleliğine göndermektense evlerinin efendisi olmaları için teşvik ederek hem kendilerinin hem de tüm toplumun kazançlı çıkması sağlanabilir.

Kadınlar can kattıkları yavrularını keyifle büyütebilmeli, erkeğinin kazancını afiyetle ama şükrederek yiyebilmelidir. Patronlarının, müşterilerinin, işlerinin köleleri olacaklarına evlerinin hem kölesi hem de kraliçesi olmalıdırlar.

AB’nin isteklerine göre değil, dinimize, milli ve manevi değerlerimize göre meseleleri değerlendirip, kendimize yol çizmeliyiz.

Cenneti anaların ayağı altına seren ilahi ses rehberimiz olmalıdır.

 
Etiketler: Maaşlı, köle, mi,, maaşsız, kraliçe, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2634 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2608 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2351 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2328 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2595 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2638 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2657 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2608 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2304 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2400 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2506 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3257 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2338 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3264 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2539 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3887 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2660 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2745 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2531 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2510 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2683 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2664 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2383 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2631 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2791 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4408 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
2913 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2642 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3039 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2848 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2729 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2686 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
2926 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2459 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4525 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2523 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3555 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2240 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3058 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2519 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2310 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2744 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2676 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2156 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2210 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2297 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2562 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2162 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3231 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2623 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2695 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2850 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3158 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2318 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
801 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2902 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2223 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2869 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3216 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3059 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2358 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2982 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
2954 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3113 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2861 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2485 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2718 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3113 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2890 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2968 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3097 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2576 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2262 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2784 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2056 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3024 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1408 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3116 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3140 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3301 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2772 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4751 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2752 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2627 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2706 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2417 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4141 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2134 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2507 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2204 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2413 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2466 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2168 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2092 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2528 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2626 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2296 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3017 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2277 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2684 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2869 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2181 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2694 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2247 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2431 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2181 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2846 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2008 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1725 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2693 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2487 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2545 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2727 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2669 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2579 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2578 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2377 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1791 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2578 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2439 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1860 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2423 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2480 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2596 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2542 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2739 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2572 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2635 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2491 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2316 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2499 Okunma.
Haber Yazılımı