Yazı Detayı
25 Aralık 2019 - Çarşamba 15:05 Bu yazı 2797 kez okundu
 
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
Akif BEDİR
 
 

Türkiye’de çalışma hayatındaki kadın sayısı her geçen gün artmakta. Kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe ve hükümetin çalışan kadınlar için destek uygulamaları arttıkça işgücüne katılım oranları giderek arttı.

Son zamanlarda çıkarılan kanunlar, alınan kararlarla “çalışan kadınlara” ilave ödemeler yapılması, çalışma şartlarını kolaylaştırılma çabaları cemiyetin temeli olan aile müessesesini ciddi manada sarsmakta.

Çağdaş, medeni diye peşinden koştuğumuz Avrupa İslam Dünyasının kadınlarına çalışma ve kariyer teşvikinde bulunurken kendi ülkelerinde kadınları evlerine dönmeye ve çocuk doğurmaya teşvik ediyor.

AB yetkilileri sürekli kadın istihdamını artırmamızı bizden isterken kendileri evinde çocuğuna bakan kadınlara maaş bağlayarak kadınlarına evlerini cazip göstermeye çalışıyorlar. Bizim yetkililerimiz ise kadınların çalışma alanlarında daha fazla yer almalarıyla övünüyorlar.

Kadınları yuvasından çıkarmak için önüne sürekli bir şeyler serip, yeni vaatlerle anneliği horlayarak, bilinçsizce aile yapısının bozulmasına gayret gösteriyorlar.

Modern köleliğin adına ekonomik özgürlük diyerek kadınları çalışma hayatına bu kadar dâhil ettikten sonra kadın fıtratını bozdular, evlilikler bozuldu, aileler daha kolay dağılmaya başladı.

Çoğunlukla eşine güler yüz gösteremeyecek kadar yorgun, çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyecek, onların küçük dünyalarında büyük yaralar açacak kadar vakti dar olan kadınlarımız “eş”likten koparak her geçen gün aileden soyutlanıyorlar.

Çalışan ve paralı olarak evde “güçlü kadın” zırhına büründüğünü sanan kadınlarımız gitgide yuvalarından, “ana”lıktan kopuyorlar.

Çalışma ortamında beden ve zihin gücünü başarı kaygısıyla bir şirketin veya bir şahsın emrine amade kılan bir kadından evinin sahibi olması beklenemez.

Gününün ve gücünün önemli bir kısmını patronuna ya da amirine bağışlayan bir kadından sağlıklı bir neslin yetişmesini beklemek de pek mümkün değildir.

Kadına yardım, kadınlarımızı Kapitalizmin kölesi yapmaya yönelik projeler kapsamında olmamalı, öncelikler ve hedefler toplum yapısına ve vicdanına uygun olmalıdır.

Toplumda paralı, yalnız ve mutsuz kadın sayısı her gün artıyor. Para ve mevki kadının yaratılış ihtiyacı olan bağlılık, analık ve aile olma ihtiyacını gideremez, gideremiyor.

Kadın, akıldan ziyade kalp, mantıktan ziyade duygu ve his, uzaklıktan ziyade yakınlık ve sıcaklık, sevgi ve sahiplenmenin mizacına şekil verdiği bir emanettir.

Kadın özgür olduğunda değil, aile olduğunda mutludur. Evliliği nefislerimizin sessizliğe gömüldüğü bir limana çeviren dalga kırandır kadın.

Ailelerin ve toplumun huzuru açısından kadınların çalışması meselesi çok iyi düşünülüp, analiz edilmelidir. Kadınları kayıtsız şartsız çalışmaya teşvik etmek yerine iktisatlı, kanaatkâr ve yuva sever olmaya teşvik etmek daha mantıklı ve faydalı olandır.

“Güçlü Kadın Güçlü Türkiye” sloganı kullanarak sürekli bir kadın istihdamından, kadınların çalışma hayatına daha çok girmesinden bahsedenlerin toplumun geleceği, ailelerinin huzuru için evlerinde çalıştıkları halde çalışmayan kadın gibi statüye sokulan kadınlar için de bir açılım getirmelerini bekliyor ve istiyoruz.

Çalışmayan kadınlarımıza neden el uzatılmıyor? Anneler/annelik neden hep yok sayılıyor, dışlanıyor? Anneler, çocuklarına bakan, toplumun ve ülkenin geleceği için onları özenle yetiştiren, annelik yaparak çalışan kadınlar değil mi?

Ev işlerini, temizliğinden bulaşığına, yemeğinden çamaşırına, gece gündüz demeden, mesai tanımadan çalışan kadınlara neden hiç değer verilmiyor?

Paramız varsa, doğrudan annelere verelim, anneliği teşvik edelim. Hz. Ömer (ra) halife iken bütün anneleri maaşa bağlamıştı.

Bütün anneleri maaşa bağlayalım. Mesela evlilik müessesini 25 yıldır sürdüren, annelik yapan bir hanıma “emekli maaşı” bağlayın. Zira o kadın 25 yıl annelik ve ev hanımlığı yaparak, ağır mesai sarf ederek cemiyetin huzuruna ve ülkenin geleceğine muazzam katkı sunmuştur.

Anneyi çalışmaya teşvik etmek yerine, evde kalmaya teşvik edin. Anne yuvasıyla, çocuklarıyla ilgilensin. Kocası yorgun argın işten geldiğinde o evde huzur bulsun.

Kadınlar aile kurumunun teminatıdırlar, onlar olmadan ne sağlıklı aile ne de toplum olur. Onları, kapitalist dünyanın köleliğine göndermektense evlerinin efendisi olmaları için teşvik ederek hem kendilerinin hem de tüm toplumun kazançlı çıkması sağlanabilir.

Kadınlar can kattıkları yavrularını keyifle büyütebilmeli, erkeğinin kazancını afiyetle ama şükrederek yiyebilmelidir. Patronlarının, müşterilerinin, işlerinin köleleri olacaklarına evlerinin hem kölesi hem de kraliçesi olmalıdırlar.

AB’nin isteklerine göre değil, dinimize, milli ve manevi değerlerimize göre meseleleri değerlendirip, kendimize yol çizmeliyiz.

Cenneti anaların ayağı altına seren ilahi ses rehberimiz olmalıdır.

 
Etiketler: Maaşlı, köle, mi,, maaşsız, kraliçe, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2791 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2735 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2482 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2454 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2714 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2790 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2756 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2720 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2436 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2547 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2618 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3384 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2465 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3387 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2669 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3986 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2790 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2844 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2663 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2622 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2836 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2835 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2511 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2759 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2912 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4534 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3046 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2772 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3173 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2975 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2829 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2794 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3039 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2579 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4618 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2651 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3662 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2369 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3170 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2643 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2412 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2857 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2784 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2260 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2309 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2393 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2665 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2278 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3321 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2738 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2806 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2973 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3273 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2422 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
903 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3002 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2386 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3001 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3326 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3162 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2461 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3178 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3080 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3207 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2957 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2657 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2805 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3218 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3015 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3050 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3218 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2684 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2367 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2879 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2153 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3141 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1535 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3228 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3242 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3414 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2874 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4875 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2846 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2729 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2800 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2514 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4269 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2257 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2611 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2306 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2519 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2568 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2270 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2183 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2638 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2707 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2410 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3214 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2362 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2793 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2967 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2281 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2799 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2357 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2512 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2273 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2942 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2092 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1827 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2796 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2588 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2631 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2901 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2773 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2681 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2667 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2482 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1960 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2731 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2556 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2055 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2531 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2557 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2730 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2665 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2841 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2669 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2735 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2590 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2436 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2579 Okunma.
Haber Yazılımı