Yazı Detayı
11 Nisan 2019 - Perşembe 12:55 Bu yazı 471 kez okundu
 
Kürdistan meselesi (ıı)
Selami SAYGIN
selamisaygin@gmail.com
 
 

Günümüz Türkiye’sinde toplumun büyük kesimi bu tartışmaların dışındadır. Değişik etnik gruplar, çeşitli mezhep bağlıları bir arada yaşamaktadır. Yine önemli bir kesimi arasında da karşılıklı evlenmeler yoluyla ayrı bir yakınlık, karışma, kaynaşma olmuştur. Şimdi hal böyle iken bazı terör ve siyasi grupların fantezisine bağlı olarak bu toplum için ayrı siyasi sınırlar ihdas etmek “bir gövdeyi ortadan bölmekle” eş anlamlıdır. Buna kimin nasıl hakkı olabilir?

Komşu ülkelerin nüfus yapıları da Türkiye için oldukça öğreticidir. İran’da Türk, Kürt, Fars, Beluç, Arap vb nüfusların baskın olduğu bölgeler şehirler vardır adı geçen toplulukların her birinin ayrı ayrı bölgesi vardır. Benzeri bir durum Irak için de fazlası ile geçerlidir. Arap, Kürt, Türk (Türkmen) bölgeleri vardır. Bu ülkelerde nüfus Türkiye ile kıyaslanmayacak ölçüde ayrıdır ve harmanlanmış, karışmış değildir. Bu iki ülkenin nüfus yapısına bağlı olarak söylenenlerin Türkiye şartlarında hatta Suriye şartlarında bir karşılığı yoktur. Suriye’de Kürt bölgesi iç savaş döneminde önce rejimin (perde arkasında İran’ın) yardımları ile bazı şehirler PKK’lılara tahsis edilmişken 2014’ten itibaren ABD’nin gelip kuzey doğu bölgesini işgal edip PKK’lılara ayrı bir alan açıp, işgal bölgesinde ki Arap çoğunluk ve Türkmen nüfusun (hatta Barzani yanlısı bazı Kürt aşiretlerin) tehcir edilmeleri ile suni bir Kürt bölgesi ihdas edilmeye çalışıldı.

Türkiye’nin doğu bölgesini, fantezilere dayalı bir tarih tartışmasına bağlı olarak “Kürdistan” diye ayırıp “şimdilik federe bir yapı” ile Türkiye’ye bağlamak Türkiye’deki halkın tamamını sınır tartışmalarına, şehir, ilçe mahalleleri ateşe atmakla eş anlamlıdır. En başta “Kürdistan” denilen bölgenin dışında kalan Kürtleri gelecek kaygısına düşürmektir.

Bütün Türkiye’nin her vatandaş gibi Kürtlerin de ortak vatanı olması, Kürtlerin Türkiye’nin tamamında hak sahibi olması yerine Türkiye’nin beş on vilayeti ile sınırlanmış bir bölgenin sahibi bilinmeleri hem diğer bölgelerde Kürtlerin dışlanmasına yol açacak hem de Kürtlerin sahip oldukları hak ve imkanları küçültecektir. Keşke uygun ve özgür bir ortamda Kürtlerin tamamının, bir referandum ile bu konuda fikirlerinin alınarak sonucu tayin etme imkanı olsaydı fanteziden öteye bir içeriği olmayan Kürdistan meselesi de kesin ve kalıcı bir şekilde çözülmüş olurdu.

Üstelik batılı ülke temsilcileri, medyası büyük ölçüde PKK’lıların söylemlerine destek olmakta ise de o batılı ülkeler daha yüz yıl önce Sevr Projesi ile Doğu Bölgesini “Ermenistan” diye ayırmamışlar mıydı? Yüz yıl önce Ermenistan dedikleri bölgeye bu gün niye Kürdistan demektedirler ya da gerçekten o bölgeyi Kürdistan olarak biliyor öyle kabul ediyorlar ise yüz yıl önce neden Ermenistan demişlerdi? Batı medyasının sömürgeci siyasetlerin bir silahı olarak kullanıldığından kuşku duyulamaz. O medyada yer alan adlandırmaların da tarih tefrikalarının da tam da bu yüzden bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Günümüz Türkiye’sinde halkın ihtiyacı böyle fantezi tartışmalar ya da tarihte karşılığı olmayan siyasi adlar, bölgeler ihdas etmek değildir. Halkın daha özgür daha mutlu ve daha çok refah içinde nasıl yaşayacağı sorusudur. Ne Kürtlere ne de Türklere, düşmanlık içeren söz ve siyasi tutumların bu halka zararından başka asla bir faydası yoktur.

PKK’lıları hangi sömürgeci ülkelerin donatıp Türkiye gibi ülkelere karşı kullandıkları açık seçik ortada iken on binlerce insanın hayatına mal olmuş bu terör örgütünün siyasi fantezilerini Kürtler adına sahiplenmek bu ad ile bir dokunulmazlık kazanılacağını zannetmek hem iyi niyetten hem de gerçeklikten uzak fanteziler içinde boğulmaktan başka bir şey değildir.

PKK’lı adayların çoğunlukla Kürt seçmenden oy alması, seçmenlerin de PKK’lı ya da terörist sayılmasını icap ettirmez. Özellikle doğu bölgesinde seçmenlerin ne kadarlık bir yüzdesinin gönül rızası ile PKK’lı adaylara oy verip vermediğini de ispatlamak hayli zordur. Seçilmiş mazbatalı teröristlerin işledikleri suçlar için seçmenlerin bir bölümünü de suçlu, sorumlu saymak adaletle bağdaşmaz.

Terör elemanlarının seçilmiş olmaları onların eylemlerimi meşru etmeyeceği gibi kendilerini de dokunulmaz etmeyecektir. Çünkü genel geçer hukuka göre terör sayılan bir eylemi yapan da terörist kabul edilir. Onun seçilmiş olması yaptığı eylemi terör olmaktan çıkarmayacağı gibi kendisini de terörist olmaktan çıkarmayacaktır.

Dünyanın her tarafında terör örgütü sayılan organizasyonların mallarına el konulur. Nitekim aynı gerekçeyle FETÖ’ye bağlı kurumlara da el konulmuştur. Buna benzer şekilde PKK ile ilişkisi kesinleşen mazbatalıların soruşturma ile görevlerinden alınmaları, tutuklanmaları seçmene karşı, seçmeni cezalandırmak gibi münasebetsiz bir manada açıklanamaz. Seçilmiş olmak ilanihaye hiç kimseyi sorgulanamaz (layüsel) etmez.

 
Etiketler: Kürdistan, meselesi, (ıı),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Temmuz 2019
Cumhuriyetin temelleri
194 Okunma.
06 Temmuz 2019
Felakete Doğru
84 Okunma.
29 Haziran 2019
SEYİS SİYASETİ
143 Okunma.
07 Nisan 2019
Kürdistan meselesi (ı)
449 Okunma.
24 Mart 2019
Yeni Bir Haçlı Seferi (l)
383 Okunma.
02 Mart 2019
İslamcıların akılcılığı
500 Okunma.
04 Aralık 2018
Ergenekon örgütü yokmuş
1993 Okunma.
04 Ekim 2018
Kader mahkumları
2083 Okunma.
18 Eylül 2018
Büyük felaketin 100. Yıl dönümü
1006 Okunma.
14 Eylül 2018
Türkiye için insani bir görev
777 Okunma.
08 Eylül 2018
Daha çok ve daha şaşalı bayramlar edeceğiz
867 Okunma.
17 Ağustos 2018
Hoşamedi ey liberalizm
1514 Okunma.
11 Ağustos 2018
‘Demokrasi’nin çarpması
981 Okunma.
05 Haziran 2018
Özgürlük ve saldırganlık arasında laiklik
2779 Okunma.
29 Mayıs 2018
Türkiye’nin siyaset manzarası
1008 Okunma.
28 Mart 2018
Suriye’nin baharını beklerken
1836 Okunma.
24 Şubat 2018
Yalan ve iftira mitolojiyi gerçek etmez
2870 Okunma.
17 Şubat 2018
28 Şubat darbe davasının sulandırılması
896 Okunma.
04 Şubat 2018
Fırat’ın kıyıları ABD ile yeni savaş alanıdır
1147 Okunma.
08 Aralık 2017
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934’de verilmedi
1363 Okunma.
18 Kasım 2017
Mesele Tayyip Erdoğan meselesi değil Türkiye meselesidir
1050 Okunma.
01 Kasım 2017
Cumhuriyet ile neler değişti?
1263 Okunma.
29 Ekim 2017
Mitolojinin cezbe halkası
987 Okunma.
16 Ekim 2017
Türkiye-İran Dostluğu
1147 Okunma.
14 Ekim 2017
Suriye'yi nasıl kaybettik?
1133 Okunma.
07 Ekim 2017
Mudanya Mütarekesini Nasıl Bilirsiniz?
1084 Okunma.
02 Ekim 2017
Aşure Törenleri Niçin Yapılıyor?
1261 Okunma.
Haber Yazılımı