Yazı Detayı
21 Nisan 2020 - Salı 21:13 Bu yazı 671 kez okundu
 
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Türk edebiyatının en büyük romanı hangisi?” sorusunun bendeki cevabı Saatleri Ayarlama Enstitüsü’dür.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Türkiye örneği üzerinden müthiş bir bürokrasi tasviri yapar ki, aynı zamanda cihanşümuldür, evrenseldir. Türkiye Cumhuriyeti bürokratik bir cumhuriyet. Osmanlı bürokrasi geleneği, Cumhuriyet’te zirve yaptı. Memurların yükselebileceği son makam, sadrazamlıktı. Cumhuriyet’le devlet başkanlığına da sahip oldular, böylece son noktaya vardılar.

Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü bir eleştiri ihtiva ediyorsa, ki durup dururken yazılmamıştır, bunun temel bir Cumhuriyet eleştirisi olduğunu bilmek zorundayız. 

Türkiye’yi teslim alan bürokrasi, ayakta kalabilmek ve kendi varlığını bütün topluma kabul ettirmek için ideolojik bir eğitim ve iletişim sistemi meydana getirdi. Bu eğitim ve iletişim sistemi o zamanın şartlarında şehirlerde bir zemin bulabiliyordu. Fakat nüfusun büyük bir çoğunluğu köylerde yaşıyordu. Şehirlerde yaşayan nüfus toplam nüfusun ancak yüzde 25’ini teşkil ediyordu.

Onun üç katı köylerde yaşıyordu ve köylere ulaşmak öyle kolay değildi.

Birçok sebeple değildi. Önce yol meselesi, sonra araç meselesi. Bunlar halledilse bile, mekân meselesi, yani okul binası. Ve en önemlisi öğretmen ihtiyacı. Köylerde camiyi, imamı dışarıda bırakarak bir sistem kurmak gerekiyordu. Din şehirlerden kovulmuş, köylere henüz ulaşılamamıştı. 

“Köy”le “enstitü” kelimesi işte bu sebeple bir araya getirildi. 

Türkçede bir kelimede üç sesdeş (sessiz) harf asla bir araya gelmez, millet de o yüzden bu kelimeyi bir türlü doğru telaffuz edemez. En yaygın söyleyiş “esdidü”dür!

Peki “enstitü” nedir? Fransızca “institut”u Hasan Bedreddin 1928’de yayınlanan Küçük Kamus-ı Fransevî’de şöyle açıklıyor: 1. Darülfünun (yani üniversite). 2. Encümen-i dâniş. 3. Tarikat-i ruhaniye. 19. Yüzyılın sonunda Şemseddin Sami Kamus-ı Fransevi’sinde, “1. Ulum ve fünuna müteallik encümen. 2. Darülfünun, mekteb. 3. Tarikat, cemaat-i ruhaniye.” Açıklamasını yapıyor.”

Bunlardan hangisi “Köy Enstitüsü”ne uyar? 

Uysa uysa, sonuncusu. “Tarikat, ruhanî cemaat!”  

Belki, kendine mahsus bir lügatçi olan Mehmed Bahaeddin (Toven)’in Yeni Türkçe Lügat’indeki açıklama daha kullanışlı gelebilir: “Herhangi bir hususî maksadın (bilhassa edebî veya ilmî) terakkisine hizmet etmek için tesis edilen cemiyet, divan.”

Diyeceksiniz ki, burada bir eğitim-öğretim kurumu mânası çıkmıyor. Zaten, Köy Enstitüleri öğretim kurumu olmaktan çok, “hususî bir maksad”ı yerine getirmek için kurulmuş, tarikatımsı yapıda bir kurumdu; kesin inançlı misyonerler yetiştiriyordu. Yani bir inanç telkini, ideoloji benimsetmek için kurulmuşlardı. Nedir bu inanç? Bu inançsızlık inancıdır. Dine, İslâma karşı olma inancıdır. Bir esdidülü üç cümle kurarsa, ikisi din düşmanlığı üzerinedir. 

Birçok Köy Enstitü’lü tanıdım. Hepsinde iman kat’iliğinde din düşmanlığı vardı. İstisnalar yok mudur? Tek tük vardır, fakat bu istisnalar kaideyi asla ve kat’a ihlal etmez. Mesela Bahaeddin Karakoç bu nadir istisnalardan biridir. Dininine, milletinin değerlerine bağlı bir enstitülü idi, fakat bunu ilan etmezdi.  

Bu tip inanç telkinine dayanan kurumlar üst seviyede insan yetiştirmez. Onlar bir an evvel köyleri ideolojilerine kazanmaktan başka bir şey düşünmemişlerdir. Enstitü kataloğunda görülen meslekler, işler, sanatlar, geniş ölçüde katalogla sınırlı kalmıştır. Bu sanatlarda, işlerde yükselmiş, zirve yapmış bir esdidülü var mıdır? Ben bilmiyorum. 

Ha, esdidünün bir da yazarları var. “Edebiyatçı” diyemiyorum “yazıncı”ları var. Belli başlılarının eserlerini okumak için çok çaba sarf ettim. Hiçbiri ortanın üstüne çıkamamıştır. Kısaca, bir tane esdidülü birinci sınıf yazar yok! Yine söylüyorum eğer enstitülülüğü öne çıkarılırsa, rahmetli Baheddin Karakoç büyük sıfatını hak etmiş bir edebiyatıçı idi. Ben hiçbir enstitülü yazar sıralamasında onun adını görmedim. Çünkü onların skolastiğine uymayan bir isimdir!

Zaman geçiyor, bizim okur yazarların en büyük zaafı doğru dürüst okumamaları, hafızalarını sağlam tutmamaları. Bakıyorum, bazıları gözlerini yummuşlar “ah enstitü, vah enstitü” diye ağlaşıyorlar. Eğer enstitüler kapatılmasaydı, bu ağlaşanların çoğu enstitülülerin elinde bugünkünden farklı bir kimliğe sahip olacaklardı.

Nedense, bu sonradan esdüdü hayranlarına Kemal Tahir’in Bozkırdaki Çekirdek romanını tavsiye etmek istiyorum. 

İnşaallah okurlar!

21.04.2020-Karar

 
Etiketler: Köyleri, Ayarlama, Enstitüsü!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
481 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
374 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
280 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
340 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
247 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
297 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
292 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
326 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
433 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
364 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
407 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
471 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
359 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
351 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
385 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
514 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
500 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
623 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
854 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
558 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
477 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
507 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
868 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
498 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
447 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
578 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
447 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
554 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
515 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
609 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
570 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
567 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
573 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
485 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
693 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
559 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
458 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
527 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
769 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
596 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
535 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
764 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
761 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
593 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
613 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
655 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
523 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
647 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
771 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
652 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
574 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
864 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
710 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
579 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
667 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
702 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
677 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
539 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
745 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
609 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
850 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
732 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1130 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
758 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
813 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
847 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
875 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
657 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
898 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
813 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
801 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
823 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1096 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
992 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
848 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
938 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1029 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1014 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1089 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1063 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1032 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1004 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1055 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1106 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1019 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1096 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1056 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
976 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1178 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1047 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1017 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1000 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1211 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2102 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1145 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1212 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1137 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1427 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1317 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1192 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1992 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1461 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1468 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1960 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1559 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1367 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1403 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1342 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1644 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1411 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1378 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1357 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1389 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1406 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2023 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1497 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1619 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1952 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1660 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1828 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1861 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2187 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2223 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1594 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1627 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1346 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1649 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1501 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1597 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1470 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1556 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1588 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1491 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1511 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1382 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1668 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1470 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1706 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1527 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2296 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1679 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1789 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1634 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1736 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1682 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1669 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1801 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1617 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1687 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1923 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1785 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1675 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1777 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1765 Okunma.
Haber Yazılımı