Yazı Detayı
21 Nisan 2020 - Salı 21:13 Bu yazı 535 kez okundu
 
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Türk edebiyatının en büyük romanı hangisi?” sorusunun bendeki cevabı Saatleri Ayarlama Enstitüsü’dür.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Türkiye örneği üzerinden müthiş bir bürokrasi tasviri yapar ki, aynı zamanda cihanşümuldür, evrenseldir. Türkiye Cumhuriyeti bürokratik bir cumhuriyet. Osmanlı bürokrasi geleneği, Cumhuriyet’te zirve yaptı. Memurların yükselebileceği son makam, sadrazamlıktı. Cumhuriyet’le devlet başkanlığına da sahip oldular, böylece son noktaya vardılar.

Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü bir eleştiri ihtiva ediyorsa, ki durup dururken yazılmamıştır, bunun temel bir Cumhuriyet eleştirisi olduğunu bilmek zorundayız. 

Türkiye’yi teslim alan bürokrasi, ayakta kalabilmek ve kendi varlığını bütün topluma kabul ettirmek için ideolojik bir eğitim ve iletişim sistemi meydana getirdi. Bu eğitim ve iletişim sistemi o zamanın şartlarında şehirlerde bir zemin bulabiliyordu. Fakat nüfusun büyük bir çoğunluğu köylerde yaşıyordu. Şehirlerde yaşayan nüfus toplam nüfusun ancak yüzde 25’ini teşkil ediyordu.

Onun üç katı köylerde yaşıyordu ve köylere ulaşmak öyle kolay değildi.

Birçok sebeple değildi. Önce yol meselesi, sonra araç meselesi. Bunlar halledilse bile, mekân meselesi, yani okul binası. Ve en önemlisi öğretmen ihtiyacı. Köylerde camiyi, imamı dışarıda bırakarak bir sistem kurmak gerekiyordu. Din şehirlerden kovulmuş, köylere henüz ulaşılamamıştı. 

“Köy”le “enstitü” kelimesi işte bu sebeple bir araya getirildi. 

Türkçede bir kelimede üç sesdeş (sessiz) harf asla bir araya gelmez, millet de o yüzden bu kelimeyi bir türlü doğru telaffuz edemez. En yaygın söyleyiş “esdidü”dür!

Peki “enstitü” nedir? Fransızca “institut”u Hasan Bedreddin 1928’de yayınlanan Küçük Kamus-ı Fransevî’de şöyle açıklıyor: 1. Darülfünun (yani üniversite). 2. Encümen-i dâniş. 3. Tarikat-i ruhaniye. 19. Yüzyılın sonunda Şemseddin Sami Kamus-ı Fransevi’sinde, “1. Ulum ve fünuna müteallik encümen. 2. Darülfünun, mekteb. 3. Tarikat, cemaat-i ruhaniye.” Açıklamasını yapıyor.”

Bunlardan hangisi “Köy Enstitüsü”ne uyar? 

Uysa uysa, sonuncusu. “Tarikat, ruhanî cemaat!”  

Belki, kendine mahsus bir lügatçi olan Mehmed Bahaeddin (Toven)’in Yeni Türkçe Lügat’indeki açıklama daha kullanışlı gelebilir: “Herhangi bir hususî maksadın (bilhassa edebî veya ilmî) terakkisine hizmet etmek için tesis edilen cemiyet, divan.”

Diyeceksiniz ki, burada bir eğitim-öğretim kurumu mânası çıkmıyor. Zaten, Köy Enstitüleri öğretim kurumu olmaktan çok, “hususî bir maksad”ı yerine getirmek için kurulmuş, tarikatımsı yapıda bir kurumdu; kesin inançlı misyonerler yetiştiriyordu. Yani bir inanç telkini, ideoloji benimsetmek için kurulmuşlardı. Nedir bu inanç? Bu inançsızlık inancıdır. Dine, İslâma karşı olma inancıdır. Bir esdidülü üç cümle kurarsa, ikisi din düşmanlığı üzerinedir. 

Birçok Köy Enstitü’lü tanıdım. Hepsinde iman kat’iliğinde din düşmanlığı vardı. İstisnalar yok mudur? Tek tük vardır, fakat bu istisnalar kaideyi asla ve kat’a ihlal etmez. Mesela Bahaeddin Karakoç bu nadir istisnalardan biridir. Dininine, milletinin değerlerine bağlı bir enstitülü idi, fakat bunu ilan etmezdi.  

Bu tip inanç telkinine dayanan kurumlar üst seviyede insan yetiştirmez. Onlar bir an evvel köyleri ideolojilerine kazanmaktan başka bir şey düşünmemişlerdir. Enstitü kataloğunda görülen meslekler, işler, sanatlar, geniş ölçüde katalogla sınırlı kalmıştır. Bu sanatlarda, işlerde yükselmiş, zirve yapmış bir esdidülü var mıdır? Ben bilmiyorum. 

Ha, esdidünün bir da yazarları var. “Edebiyatçı” diyemiyorum “yazıncı”ları var. Belli başlılarının eserlerini okumak için çok çaba sarf ettim. Hiçbiri ortanın üstüne çıkamamıştır. Kısaca, bir tane esdidülü birinci sınıf yazar yok! Yine söylüyorum eğer enstitülülüğü öne çıkarılırsa, rahmetli Baheddin Karakoç büyük sıfatını hak etmiş bir edebiyatıçı idi. Ben hiçbir enstitülü yazar sıralamasında onun adını görmedim. Çünkü onların skolastiğine uymayan bir isimdir!

Zaman geçiyor, bizim okur yazarların en büyük zaafı doğru dürüst okumamaları, hafızalarını sağlam tutmamaları. Bakıyorum, bazıları gözlerini yummuşlar “ah enstitü, vah enstitü” diye ağlaşıyorlar. Eğer enstitüler kapatılmasaydı, bu ağlaşanların çoğu enstitülülerin elinde bugünkünden farklı bir kimliğe sahip olacaklardı.

Nedense, bu sonradan esdüdü hayranlarına Kemal Tahir’in Bozkırdaki Çekirdek romanını tavsiye etmek istiyorum. 

İnşaallah okurlar!

21.04.2020-Karar

 
Etiketler: Köyleri, Ayarlama, Enstitüsü!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
97 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
145 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
136 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
176 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
211 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
221 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
219 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
289 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
358 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
253 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
244 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
234 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
390 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
402 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
515 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
745 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
430 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
384 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
392 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
768 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
405 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
346 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
451 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
340 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
457 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
408 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
511 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
468 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
410 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
464 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
390 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
582 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
455 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
318 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
429 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
586 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
500 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
426 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
593 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
640 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
461 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
519 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
561 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
412 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
533 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
664 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
551 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
460 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
736 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
608 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
455 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
557 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
596 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
585 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
430 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
633 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
500 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
734 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
621 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1034 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
659 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
686 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
737 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
736 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
553 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
793 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
690 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
689 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
724 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
997 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
866 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
746 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
848 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
915 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
885 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
960 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
969 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
927 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
901 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
903 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
997 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
894 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
967 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
964 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
845 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1072 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
956 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
925 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
899 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1073 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1987 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1046 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1114 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1034 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1332 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1219 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1093 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1871 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1378 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1356 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1835 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1456 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1259 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1272 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1233 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1549 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1313 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1242 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1247 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1255 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1304 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1624 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1388 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1508 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1834 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1425 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1672 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1777 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2080 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2130 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1511 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1527 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1241 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1527 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1328 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1480 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1358 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1449 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1468 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1393 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1384 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1281 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1519 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1348 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1593 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1411 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2192 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1566 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1656 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1527 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1642 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1575 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1571 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1660 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1504 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1561 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1749 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1652 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1562 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1676 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1662 Okunma.
Haber Yazılımı