Yazı Detayı
13 Nisan 2018 - Cuma 00:18 Bu yazı 657 kez okundu
 
Kitaptan Kopuş
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Kitap, Kur’an-ı Kerim’dir. Diğer bütün kitaplar, bu kitabın birer tefsiri niteliğindedir. Yazılan ve çizilen tüm kitapların amacı, tek ve biricik olan kerim kitabımızın daha iyi anlaşılması içindir. Hayat rehberimizdir. Ve bizi dünyaya geliş amacımızdan uzaklaştıracak bütün seslere karşı dur diyecek nidanın ta kendisidir.

Bu kitabın özü ilim, irfan ve hikmettir. Bu üç kavramın özü de ruhi olgunluktur. Çünkü insan ruhunun sesini dinlediği sürece eşrefi mahlûktur. Yoksa esfel-i safilin, daha da kötüsü bel-hum edaldir.

Yunusun deyimiyle bizde ilim, ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Kendimizden maksat haddimizi bilmektir. Haddini bilen kendini, kendisini bilen de Rabbini bilir. Had hudut bilen insan eşrefi mahlûktur. İşte bize bunu öğreten de kitaptır.

İnsanın özü had hudut ise burada ki hudut da şuurdur, fikirdir ve nihayetinde imandır. İman mutlak güce ve aşkın varlık olan yaratıcıya imandır. Onun hükmüne teslim olmaktır.

Dikkat ederseniz kitabın bizlere sunduğu, bilgi değil ilimdir. Çünkü bilgi, bazen insanlığa zulmedebilmektedir. Ama ilim insanın faydasına olandır. Merhametli ve adildir ilim çünkü. Misalle açıklayacak olursak atom bombası bir bilginin mahsulüdür. Bu bilgi ilim olsaydı eğer insanları katlettirmezdi. Bilgi, insanlığın faydasınaysa o ilim olur. Çünkü ilim, ruh ve vicdan sahibidir.

Şimdi şöyle devam edecek olursak dünyada bu kadar zulüm varsa ve bu zulümler bilgiyle yapılıyorsa çözümü nerede aramalıyız? Kitapta mı, bilgide mi yoksa ilimde mi?

Veya şöyle soralım kendimize: Biz Müslümanların ilim, irfan ve hikmet kaynağı olan kitaptan kopuşundan mıdır bütün bu zulüm, işkence ve geri kalmışlık? Bundan mıdır hilal dünyasının bulanık ve sisli oluşu? Bundan mıdır havamızın bu kadar bunaltıcı oluşu? Bundan mıdır?..

Evet, itiraf etmeliyiz ki biz insanlar özellikle Müslümanlar, kitaptan kopuş halindeyiz. Eğer kitaba sadık kalabilseydik mazlum ve mağdurun ıstırap dolu feryatları arşa yükselmezdi. Dünyamızda bu kadar zalim türeyemezdi. Teknik bilgi bu kadar acımasız olamaz, ilim deryasında insanlığın faydasına kullanılabilirdi. Zalimsin ey insanoğlu.

Kitaptan kopuş başlayınca ruhlar zayıfladı, madde değer kazanmaya başladı. Mananın değeri anlaşılmazken, madde hükümdar koltuğundan inmez oldu. Madde kazandı ruh kaybetti. Ruh kaybetti insanlık da beraberinde kaybetti.

Kaybediyor yıkılıyoruz. Yıkıldıkça yok oluyoruz. En şerefli iken hayvandan da aşağısına sürükleniyoruz. Dur diyecek olan kitaptır. Kitaba bağlılıktır. Ruha dönmek manada cilalanmaktır.

Kitabın hakikatlerine aç ve muhtacız. Bu bir elzemdir. Kurtuluşumuz, kitabın serinletici ve ferahlatıcı havasında solumak; bunalan, bulanan, kirlenen ve yenilen ruhumuza can ve kan olacak kitabımızın ilim, irfan ve hikmet pınarlarından kana kana yudumlamaktır.

Kitaptan kopuşumuzla başlayan gerileyişimiz, bir ur halini aldı. Medeniyetimiz ihtişamlı iken bir bocalama devresine girdi. Kendimizi ve medeniyetimizi bu durumdan kurtarmak için çareler aradık. Bizleri iyi etmesi için fikri doktorlar getirdik veya ürettik. Batılılaşma, aydınlanma, muasırlaşma… Dedik de dedik. Ama bir türlü sağlam kaynağı bulamadık. Aslında kaybetmemiştik ama şaşkınlık devresi yaşadığımız içindir bu olduğumuz yerde bocalamamız. Yoksa kitap gibi bir hazine başucumuzdadır.

Bocaladıkça yanlış yaptık, yanlış yaptıkça da elimizde olan değerlerimizi veya çarelerimizi dahi göremez olduk. Bu nasıl bir haldir Rabbim. Gönül razı değil akıl alacak gibi hiç değil.

Netice de bir buhran hali yaşıyoruz. Ve bu buhran, kitaptan kopuşumuzun ağır bedeli ve intikamıdır. Ruhsuz, şuursuz, manasız, değersiz, fikirsiz, ifadesiz ve renksiz bir şekilde bocalayışımız, kitabımızın mana âleminde ruhumuzu besleyemeyişimizin bize anlatmaya çalıştığı neticedir. Bunu göremedik belki ama şimdi bunu yaşayarak öğrendik, anladık ve kavradık.

Şimdi bizlere düşen ödev ve görev bu buhran halinden kurtulmamız için kitaba geri dönmek ve kitabın satır aralarında ruhumuza can katabilmektir. Çünkü bizler mazlum ve mağdur olanların elinden tutacak olanlarız. Ümmet içerisinde abi konumundayız. Bunun bedeli de ağabeyliğin hakkını verebilmektir.

Çünkü insanlığa medeniyeti ve İslam’ın nasıl bir hayat nizamı olduğunu gösterecek ve öğretecek olan münevver, mücehhez ve müşerref meşale ve güç halen daha bizlerdedir. Ayrıca bu görev tarihi mesuliyetimizdir.

Hilal dünyasına umut; zalim, kapitalist, emperyalist ve seküler batı düzeninin şerli dişlilerine karşı da darbe olabilmek için kitabın ve kitapların kalem ve kelam gibi muştularıyla akıncı olabilme temennisiyle…

 

 

 
Etiketler: Kitaptan, Kopuş,
Yorumlar
Haber Yazılımı