Yazı Detayı
25 Aralık 2018 - Salı 13:35 Bu yazı 917 kez okundu
 
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Mehmed Âkif, 20. Yüzyılımızda şiirleri ve fikirleriyle zihin dünyamızın şekillenmesinde önemli yere sahip. Mücadelesi ve hayatıyla örnek bir karakter olarak beliren bu büyük şahsiyetin günümüzde de tesirleri devam ediyor.

Böyle büyük adamların düşmanları da olur; Âkif’in sağlığında olduğu gibi, vefatından sonra da bilhassa fikir ve inanç zıtlığından ötürü hayli düşmanı olmuştur. Son zamanlarda Âkif’le aynı iman ve fikir cephesinde görünen bazılarının düşmanlıkları da ne yazık ki, ölçüyü aşmış durumda.

Mehmed Âkif yakın tarihimizin üç dönemini yaşadı. İlk Meşrutiyet’e geçiş ve Abdülhamid dönemi onun bütün çocukluk ve gençlik yıllarını kapsar. 2. Meşrutiyet ilân edildiğinde 35 yaşındadır ve ilk gençlik yıllarından beri şiirle uğraşmakla, bazı dergilerde şiirleri yayınlanmakla beraber edebiyat âlemince tanınmış değildir.

Abdülhamid devrinde açılan Baytar Mektebi’nde okuyan Âkif, bu dönemde veterinerlik ve Ziraat Nezareti’nde yöneticilik yapar. Onun büyük şiir kudretinin ortaya çıkamama sebepleri arasında dönemin şartları da dikkate alınmalıdır.

***

Meşrutiyetin ilânından bir ay sonra Sırat-ı Müstakim mecmuası yayımlanmaya başlanır ve ilk saydan itibaren Mehmed Âkif yeni tarz şiirleriyle bu dergide görünür. Böylece yeni tarz şiirlerini gün yüzüne çıkarma fırsatını 2. Meşrutiyet’ten sonra bulur. İlk Safahat’ı teşkil eden bu şiirler onun hem şiir gücünü hem de düşünce yönünü ortaya koyar. Bu şiirler arasında dönemin hayatıyla ilgili Hasta, Küfe, Hasır, Meyhane, Seyfi Baba… gibi manzumeler siyasî bir muhteva taşımaz. İstibdad ve Hürriyet gibi şiirler ise doğrudan siyasî muhtevalı şiirlerdir.

İstibdad şiiri “Yıkıldın, gittin amma ey mülevves istibdad/Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yad” mısralarıyla başlar. Şiirde otuz milyon ahalinin üç şakînin mahkûmu olduğu ifade edildikten sonra, bunların bir mevhum gölgeyi semalardan da yüksek tuttukları belirtilir.

Şiirin devamında istibdad dönemiyle ilgili olaylar, Abdülhamid’e de atıflar ihtiva edecek şekilde anlatılmakta ve artık hürriyet devrine geçildiği belirtilmektedir. Şiirin ikinci bölümü, meşrutiyetin bir gün öncesini tasvir eder. Bu bölümde kocası sürüklenerek götürülen bir kadının ilenmeleri dile getirilir. Bir sonraki şiir Hürriyet“-iki gün sonra-“ ibaresiyle sunulur. Bu şiirde Meşrutiyet’in ilânının sevinci yansıtılmaktadır.

1. Kitapta yer alan “Köse İmam” şiiri de istibdat aleyhdarı ifadeler ihtiva eden bir şiirdir. Köse imam, daha sonra Âsım kitabında Âkif’in babasının talebesi olarak tanıtılacak bir hocadır.

İlmi az, görgüsü çok, fıtratı yüksek bir imamTanırım ben, ki hayatında tanıtmıştı babam.“Kim bilir; şimdi ne âlemde benim şanlı Kösem;Görmedim üç senedir, bâri gidip bir görsem…

Bu başlangıçtan sonra şair, bir aile faciası tasvir eder. Kocası tarafından dövülen bir kadının Köse İmam’a şikâyeti ve onun kocasını huzuruna getirtmesi anlatıldıktan sonra karısını darbeden kocanın

İki alsam ne çıkar sâye-i hürriyyette?Boşamışsam canım ister boşarım elbette.

cevabı Âkif’in Meşrutiyet’in ilânından sonra erken dönemde dikkat çekici bir eleştirisi olarak görülmelidir. Bu arada Köse İmam’ın yakınması da dikkatten kaçırılmamalıdır:

Kimse söyletmiyor artık bizi, bak sen derde;“Mürteci!” damgası var şimdi bütün ellerde

İşte gördün ya, herif “sâye-i hürriyyette”

Diyerek, başlamak üzreydi hemen tehdîde!

Sâde hürriyyeti ilân ile bir şey çıkmaz;

Fikr-i hürriyyeti hazm ettiriniz halka biraz.

Bu mısralar, Mehmed Âkif’in Meşrutiyet’in ilanından sonraki yönetimi ve havayı olumsuz şekilde yansıttığını açıkça göstermektedir. Buradan itibaren Mehmed Âkif’in Abdülhamid ve istibdat dönemi eleştirisini bir yana bırakıp İttihatçıları eleştirmeye başladığını söyleyebiliriz.

***

Son yıllarda Âkif’in Sultan Abdülhamid’le ilgili olumsuz beyanları öne çıkarılarak yapılan gerçeklik kaygısından yoksun tenkidler şairin eserlerinin bütünü dikkate alınırsa, apaçık haksızlıktır. Abdülhamid’in son büyük Osmanlı padişahı olduğunda şüphe yok. Fakat döneminde Abdülhamid imajının bugünkü gibi olmadığı bilinen bir şeydir.

Mehmed Âkif’e şiirlerinde geçen Abdülhamid aleyhdarlığı ihtiva eden mısralarından ötürü saldıranlar, Âsım’da “Zulmü alkışlayamam” diye başlayan kısmı dikkatle okumalıdır. Zulüm, ittihatçı zulmüdür! Gelenin keyfi için geçmişe sövmeyeceğini söyleyen de Âkif’dir. Gelen İttihatçılar, geçmiş de Abdülhamid devridir.

Âkif’in şiirleri bütün olarak okunursa onun Abdülhamid dönemini öven mısraları da keşfedilebilir. Abdülhamid bağlılığı üzerinden Âkif’e saldırmak, onu değersizleştirmeye çalışmak asla doğru ve hakşinas bir yaklaşım olarak görülemez. Her iki tarihî şahsiyeti haklarını teslim edilerek kabul etmek mecburiyetindeyiz.

25.12.2018-Karar

 
Etiketler: Âkif,, Abdülhamid, ve, İttihatçılar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
220 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
171 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
171 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
122 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
301 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
420 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
320 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
398 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
624 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
320 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
313 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
292 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
596 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
240 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
269 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
341 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
254 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
390 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
326 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
408 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
364 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
327 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
350 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
308 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
490 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
344 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
219 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
339 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
483 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
416 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
335 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
501 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
560 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
380 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
429 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
453 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
315 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
450 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
583 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
469 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
373 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
629 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
505 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
381 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
475 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
501 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
495 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
358 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
545 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
427 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
627 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
533 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
962 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
555 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
599 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
631 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
633 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
483 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
700 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
604 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
606 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
647 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
905 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
784 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
642 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
772 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
841 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
790 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
861 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
870 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
841 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
815 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
819 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
803 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
875 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
891 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
741 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1002 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
860 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
846 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
820 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
978 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1887 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
970 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1041 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
943 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1247 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1134 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1017 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1789 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1305 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1280 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1752 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1377 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1180 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1183 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1156 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1485 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1220 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1151 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1180 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1155 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1215 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1509 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1297 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1414 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1751 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1331 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1568 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1699 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1986 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2050 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1436 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1427 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1156 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1431 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1200 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1381 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1249 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1388 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1376 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1318 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1305 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1205 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1443 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1272 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1508 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1327 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2109 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1490 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1568 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1453 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1562 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1509 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1483 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1585 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1405 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1487 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1654 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1587 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1499 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1578 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1562 Okunma.
Haber Yazılımı