Yazı Detayı
18 Ocak 2019 - Cuma 00:21 Bu yazı 1677 kez okundu
 
Kalemin Kelâmı
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Kalem, kelâmı yazıyla muhafaza eden muhafızdır. Muhafız, muhafaza ettiğine ihanet etmediği sürece onu canı pahasına koruyandır. Kutsal görevdir. Çünkü “İki göz vardır ki cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet tutarak uyanık halde sabahlayan göz” buyuran sevgili peygamber efendimizin bu hadisi şerifine kıyasla, kelâma muhafız olan kalemin nöbeti de hadisi şerifte göze atfedilen görev kadar mukaddestir.

Kalemin muhafızlığını kutsal kılan bir diğer iddiamızda “kaleme ve yazdıklarına ant olsun” diye yeminle başlayan kalem suresinin ilk ayetidir.

Yalnız şuna dikkat edilmelidir ki kalem, eğer ki “kelâm” yazabiliyorsa kutsaldır. Çünkü kelâm, mesnetsiz laf olmadığı gibi sözünde mütekâmil halidir.

İşte bu yüzden kalemin, kelamı muhafaza edişi onun görevi, hizmeti ve gayesidir. Usulünü, üslubunu, hitabını ve şiarını buna göre oluşturabilmelidir. Vasıflarını bu değerler üzerine inşa edebilmelidir.

Bu şekilde bir vasfa sahip olan kalem samimi, yapıcı, onarıcı, kolaylaştırıcı ve müjdeleyicidir. İlke ve ülkü sahibidir. Değerlerine hizmet ve muhafızlık hususunda kuyumcu terazisi gibi hassastır. Milli, manevi, ahlaki ve vicdani olduğu kadar şuur ve duruş sahibi de olmalıdır. İlkelerine tavizkâr davranmamalıdır. Yazdığına inanmalı ve inanmadığını da asla yazmamalıdır. Kullanmış olduğu dilin esnekliğini, estetiğini, dil bilgisini ve imkânlarını bilmelidir. Bu konuda da mümkün mertebe aksaklığa düşmemelidir.

Kalem, saldırgan, şımarık ve ahlaksız olmamalıdır. İhtar yapabilir ama ithamkâr davranmamalıdır. Dozunu iyi ayarlayabilmeli ve hududunu da asla aşmamalıdır. Bilmelidir ki haddi bilen hakikati de bilir. Kalemin görevi de hakikate nefer olmaktır. Böyle bir neferin gözleri / mürekkebi anca cehennem ateşinden azattır.

Kalem, rengini Sıbğatellah’tan ve sesini de Kelâmullah’tan alıp gönüllere inşirah bahşeden satırlar nakşedebildiği müddetçe ruha gıda, gönle şifa, göze basiret, fikre isabet ve zikre fazilet kaynağı olabilir. Hatta âlimin mürekkebi şehit kanından efdâl oluşu işte bu bağlamda açıklık kazanır. Çünkü ilmiyle ameldir diye iz bırakabilen âlimin mürekkebi, Allah Teâlâ’nın nazar ettiği bir izdir. Ve o izi bırakan kaleme ve yazdıklarına kasem edilir. Bu, Rabbimizin bizlere öğrettiği veya işaret ettiği hakikat kapısı yani ilim kapısıdır.

İlme, ahlâka, fazilet ve hikmete müptela olan kalem, kendisini daima eksik gördüğü için yazdıkları onu şımartmaz ve eksikliğini görebildiği kadarıyla mütevazı olabilir. Çünkü ilim sahibi olan kalem, ego denen illetin, sesini keseceğini ve mürekkep rengini de bulandıracağını iyi bilir. Bundan dolayı da bu tür tuzaklara ve sahte gülücüklere meyletmez.

Kalem, kendisini bulandıran ve saptıran her türlü kitap, matbuat ve neşriyattan uzak durmalıdır. Şunu iyi bilir ki her yazılı olan yayın okunmaz. Sadece kaliteli ve sağlıklı olan eserler dikkat ve rikkatle okunur. Zihne, bu şekilde bilgi sağlanmalıdır. Bu önemli bir husustur. Çünkü her türlü yazılı basın ve yayın, insanlığı yanıltan ve aldatan bilgiden uzak durmalıdır. Haliyle gerçek manada ilme ulaşım zorlaşmakta ve insanımızı haddinden fazla uğraştırmaktadır. Bu,

insanlık suçu olduğu kadar ilme ulaşmada da engeldir. Bundan dolayı diyoruz ki kalem, her kitabı değil kaliteli olan eseri okumalıdır.

İnsanoğlu, aşama aşama teknik ve ilme ulaşabilmişse bunu ilim ve bilim ehli olan kalemlere borçludur. Çünkü bu kalemler, ilim ve bilgi insanlığın yararına olsun diye uğraş vermişlerdir. İhtiras ve kibir bataklıklarında bocalamamışlardır. Her ne kadar istisnalar olsa da dünyalık ve şahsi menfaatler beklemeden ve istemeden bunu başarabilmişlerdir

Netice itibariyle kalem, kelam edebiliyorsa bunu başarabilmek için bedeller ödemiştir. Çünkü kalemin kelâm edebilmesi bir başarının neticesidir. Bedel ödeyerek başarı elde edenler işin uzmanından icazet aldıkları içindir ki bu yolda söz hakkına sahiptirler. Burada ki söz hakkı da sözün tekâmül ettiği kelâm makamıdır.

Böyle bir kalemin kelamı, günahkâra tövbe kapısını, talebeye ilim kapısını, dalâlette olana hak kapısını ve insanoğluna rahmet kapısını işaret eden dualı mürekkep izinin ta kendisidir.

Medeniyet ihya ve inşa etme iddiasında olan her bir kalem, aynı zamanda tahayyülünü de zengin kılmak zorundadır. Çünkü biliyoruz ki her şey tahayyülle başlar, tefekkürle can bulur, tezekkürle şekillenir ve fiiliyatla yol alır.

Seyir halinde olunan işte bu yol, sözün mütekâmil olduğu kelâm izini takiple, hak kapısına ulaştıran sıratı müstakim yoludur.

Bu yolda kalemiyle pusatlananlara ne mutlu…

 
Etiketler: Kalemin, Kelâmı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
708 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1185 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
683 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
639 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
617 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
608 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
595 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
719 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
636 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
790 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
810 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
751 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
939 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
923 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1120 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
849 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
905 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1018 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1426 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1433 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1519 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1339 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1375 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
1885 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1638 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1439 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2284 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1626 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1436 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1592 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1512 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1694 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1559 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6675 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2327 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1738 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
1904 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2675 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2601 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2647 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2294 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2627 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2396 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2182 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2214 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2125 Okunma.
Haber Yazılımı