Yazı Detayı
07 Ocak 2020 - Salı 21:30 Bu yazı 409 kez okundu
 
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

20. yüzyılın en büyük siyasî olayı ne idi?

Bu soruya kolayından “Sovyet devrimi” denilir.

Evet, gerçekten Sovyet inkılâbı, dünyayı değiştiren keskin bir dönüşümdür. İki bloklu bir dünyanın ortaya çıkması böylece mümkün olmuştur. Bu dünya dengesinin birçok ihtilafı ertelediğini, birçoğunun geçici çözümlerle halledilmiş gibi gösterdiğini söyleyebiliriz.

Nihayetinde bu iki dünya, birbirinin içinden çıkmıştır. Daha doğrusu vahşi kapitalizm, kendi zıddı, ama dengi, komünizmi doğurmuştur. Bu bir iç hesaplaşmaya yol açmıştır. Kapilatist-komünist çatışması 20. Yüzyılın 70 yılını etkilemiştir. Batı/kapitalizmin hâkimiyet alanı ve Doğu/komünizmin hâkimiyet bölgesi konusunda çok büyük ihtilaf olmamıştır. Hatta liderler bir araya gelerek zımnî bir paylaşım yapmışlardır. Buna rağmen, hâkimiyet alanlarını korumak için genişletme siyasetinden vazgeçilmemiş, bizim gibi sınır ülkeleri ciddi sıkıntılar yaşamıştır.

Sovyetler Birliği, 1991’de dağılmış, bu dağılma doğuda ve batıda bağımsız devletlerin ortaya çıkmasıyla kendini göstermiştir. Sovyetler Birliği’nin merkez sahasında ortaya çıkan Rusya Federasyonu, kısa bir belirsizlik sürecinden sonra toparlanmış ve çevre ülkeler üzerindeki tesirini göstermiştir. Bu zaman zaman ilhaklar şeklinde (Kırım’da olduğu gibi), zaman zaman daha esnek müdahalelerle kendini göstermektedir.

Bu geçiş döneminde tasfiye sürecine batının müdahalesi olmamış, aksine Rusya’yı ayakta tutacak destek sağlanmıştır.

Sovyetler Birliği, geniş ölçüde Çarlık Rusya’sının mirasına oturmuş ve onun etki alanını belli miktarda genişletebilmiştir. Rusya Federasyonu’nun da neredeyse bu mirasa tekabül eden bir konumda olduğunu, hatta daha geniş bir sahaya yayılan hamlelerinin görüldüğünü söyleyebiliriz.

20. yüzyılın beklemede olan milletlerarası meselesi Osmanlı’nın tesir alanıdır. Osmanlı Devleti yıkılmasaydı, ya da Türkiye Cumhuriyeti başlangıçta onun varisi olabilse idi, dünya sistemi güçlü bir Müslüman bloku ile barışa daha yakın olabilirdi. Bu yüzden Osmanlı Devleti’nin yıkılması 20. Yüzyılın en önemli siyasi hadisesidir.

Doğu-Batı çatışması komünizm-kapitalizm çatışmasına dönüşmeden önce, Batı’nın “Şark meselesi” vardı. Tek dünyaya doğru yürüyen kapitalist/sömürgeci batı Şark meselesini, yani Osmanlı meselesini, daha geniş çerçevede İslâm meselesini, hallederek bu tek dünyayı oluşturmaya yürümüştür. Birinci Dünya savaşındaki galebesi ona bu fırsatı bahşetmiş, fakat arada bir arıza çıkmış, Bolşevik inkılâbı baş göstermiştir.

Bu yüzden Yakın Şark İşleri Konferansı (Türkiye’de Lozan Konferansı olarak bilinir), batı için tatminkâr bir çözüm olmamıştır. Osmanlı Devleti yıkılmıştır ama geride onunla veraset ilişkisini reddetse de Bolşevik inkılâbından ötürü planlanandan büyük bir Türkiye Devleti kalmıştır.

Sovyet sisteminin çöküşü sonrası dünyanın çatışma ekseni esas olarak Osmanlı mirasının nihai paylaşımı ile bağlantılı okunabilir. Arızi haller dışında çatışma bu coğrafyada sürmektedir. Irak, Suriye ve buna eklenen Libya, gerçek anlamda çözümlenmemiş asırlık meseleler olarak günümüze gelmiştir.

Türkiye’nin Osmanlı sonrası paylaşım meselelerinden uzak duruşu Hatay ve Kıbrıs meseleleri ile fasıla vermiş, ondan çeyrek asır sonra patlayan Irak ve Suriye meselelerinden uzak durma katı iradesi, giderek tesirini kaybetmiştir. Bugün Türkiye ister istemez bu mirasın dâvacısı olmak konumundadır. Çözülmemiş meselelerin dünya zorbalarının Osmanlı mirası üzerinde tasarruftan öte bir anlamı olmadığını görmek zorundayız. ABD’nin başını çektiği blok şimdilerde eski bütünlüğünü her ne kadar muhafaza edemese de Osmanlı sonrası dünyayı yüz yıl sonra yeniden paylaşmak için her türlü hile ve desiseye başvurmaktadır.

Bugünün gerçeği, Osmanlı yıkılırken tek hain olarak Hüseyin varken, şimdi hıyanet cephesinin genişlemesidir. İngiliz siyaseti, bölgede Hüseyin üzerinden bir ihanet hareketi başlatmış, bir müddet sonra onu yüz üstü bırakarak Suudileri piyasaya sürmüştür. Şu anda Hafter’e kadar uzanan ihanet blokunun müstakil ve muktedir bir İslâm dünyası ufku yoktur. Bunlar kendi hasis ve kısa vadeli ırkçı/arapçı emellerinin peşinde giderek, patronlarına hizmet etmektedirler.

ABD’nin bölgedeki açık ve gizli operasyonları şiddet odaklı uygulamalarla büyümektedir. Nerede duracağı belli olmayan bu operasyonlar ilân edilmemiş savaşı ilan edilir hale getirebilir mi?

Sadece temennimizi söyleyebiliriz: Allah saklasın!

Eğer bir aleni savaş çıkarsa bu savaşın nihai hedefi Türkiye olur!

07.01.2020 Karar

 
Etiketler: İlân, edilmemiş, savaşın, ilânına, doğru, mu?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
220 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
171 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
171 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
122 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
301 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
420 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
320 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
398 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
624 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
320 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
313 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
292 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
596 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
240 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
269 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
341 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
254 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
390 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
326 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
364 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
327 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
350 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
308 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
490 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
344 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
219 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
339 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
483 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
416 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
335 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
501 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
560 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
380 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
429 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
453 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
315 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
450 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
583 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
469 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
373 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
629 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
505 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
381 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
475 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
501 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
495 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
358 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
545 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
427 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
627 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
533 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
962 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
555 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
599 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
631 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
633 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
483 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
700 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
604 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
606 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
647 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
905 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
784 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
642 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
772 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
842 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
790 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
861 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
870 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
841 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
815 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
819 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
917 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
803 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
875 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
891 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
741 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1002 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
860 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
846 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
820 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
978 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1887 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
970 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1041 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
943 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1247 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1134 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1017 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1789 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1305 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1280 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1752 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1377 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1180 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1183 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1156 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1485 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1220 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1151 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1180 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1155 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1215 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1509 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1297 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1414 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1751 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1331 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1568 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1699 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1986 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2050 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1436 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1427 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1156 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1431 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1200 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1381 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1249 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1388 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1376 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1318 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1305 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1205 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1443 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1272 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1508 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1327 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2109 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1490 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1568 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1453 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1562 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1509 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1483 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1585 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1405 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1487 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1654 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1587 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1499 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1578 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1562 Okunma.
Haber Yazılımı