Yazı Detayı
10 Ağustos 2018 - Cuma 18:56 Bu yazı 3558 kez okundu
 
İçimizdeki şeytanı kovalım
Akif BEDİR
 
 

ABD ülkemizin müttefiki, dostu, stratejik ortağı mı yoksa ne yapacağı belli olmayan, taahhütlerine uyup uymayacağı konusunda derin kuşkular olan, aba altından gösterdiği sopalardan dolayı korkulu rüyamız mı?

Türkiye’de casusluk ve teröre destekten yargılanan Papaz Brunson nedeniyle ABD-Türkiye ilişkileri yeni bir krize girdi.

ABD’nin bu müttefiklikle ve hukukla bağdaşmayan kararı, tehdit politikası Papazın işini daha da zorlaştırdı. Meseleyi yargısal bir boyuttan çıkartıp siyasetin konusu haline getirdi. Ve bunu da kaba güç kullanarak çözebileceğini zannetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, “Türkiye’den baskı ve tehditle kimse bir şey elde edemez. Gerilimi tırmandırmaya devam ederseniz alacağınız pek çok cevabın yanı sıra İncirlik ve İzmir Hava Üslerinin durumunu da gözden geçirmek zorunda kalabiliriz” mesajı anlamlı ve önemliydi.

ABD’nin bakanlarımıza yönelik hukuksuz bir yaptırıma gitmesi, Türk milletini derinden yaraladı ve ABD’ye karşı nefret sarmallarını çoğalttı.  

Küresel güç dengesinde uzatmaları oynayan ABD egemenliğinin devamı için yasadışı yollar ve yöntemler deniyor.

Aleni ve pervasız bir dille Türkiye’ye tehditler yağdıran ABD umutlarıyla gülmüyor korkularıyla huzursuzlanıyor, varlığını ve hegemonyasını sürdürmeye çalışıyor. Meşruiyetini yitirdikçe de şiddete yasadışı yol ve yöntemlere sarılıyor. Dış dünya ile ilişkilerini düzeltmez, kutuplaştırıcı rolünü devam ettirirse dünya tarafından dışlanarak yalnızlığa itileceğini kendi de görüyor ve biliyor.

Trump’tan beri ABD’nin ilişkilerini bozmadığı neredeyse hiçbir ülke kalmadı. ABD bütün dünyayla kavgalı hale geldi.

ABD Almanya, Fransa, İngiltere dâhil bütün Avrupa ülkelerini karşısına aldı. Kuzey Kore ve İran’la dondurulmuş sorunları tekrar canlandırarak müttefiklerin desteğini kaybetti.

Trump’ın Rusya ile girdiği gri ilişkiler yumağı ve diğer dünya ülkeleri için sataşma sırasının kime geleceği kaygısı sevimsizlik sarmalının oluşma sebeplerinden.

Özellikle Çin ve Avrupa ile giriştiği ticaret savaşları ve şimdi Türkiye ile açtığı kriz sayfası giderek ABD’yi her alanda yalnızlaştıran bir etki yapmaya doğru gidiyor.

FETÖ’cüler hariç Türk milletinin tamamı Amerika’dan nefret eder hale geldi.

Gerçek olan şu ki, ABD’nin derdi papaz değil, Erdoğan’dır. 

15 Temmuz’da Pensilvanya papazıyla başaramadığını bu defa ajan papaz üzerinden büyüyen, büyümek isteyen, kaynaklarını bu doğrultuda etkili ve verimli bir şekilde kullanmak isteyen Türkiye’yi teslim alarak başarmak istiyor.

Suriye’nin kuzeyinde kurmak istediği terör devletine rıza göstermesini istiyor, Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol haklarından vazgeçmesini istiyor.

Türkiye’yi diplomasi üzerinden köşeye sıkıştırarak, ekonomiyi sarsarak, Suriye için oluşan Türkiye, Rusya, İran ortaklığını bertaraf etmek ve Erdoğan başkanlığındaki Türkiye’nin terör rejimine doğru evrildiği imajı oluşturup başka operasyonlara kapı aralayarak başarmak istiyor. 

Ya Erdoğan’a diz çöktürmek, ya da diz çökmeyecek Erdoğan’ı devirmek istiyor.             

ABD “haksız” siyasal ve ekonomik egemenliğini suratlarına haykırdığı ve sömürülerine, sömürü düzenlerine, kapitalist barbarlıklarına karşı çıktığı için Tayyip Erdoğan düşmanı oluyor ve bu yüzden hedefe koyuyorlar.

Asıl amaç, dünyadaki dengeleri değiştirebilecek, yeni bir dünyanın kurulması sürecinde Türkiye’nin öncü rol üstlenmesini sağlayarak mazlumların umudu ve sömürgeci emperyalistlerin kâbusu olarak sesini yükseltip yanlışlarını haykırabilen, meydan okuyabilen bir lidere hayat hakkı tanımak istememeleridir.

ABD medya, sermaye, diplomat, asker boyutunu aşan bir irade olarak ABD hegemonyasına itiraz eden, uyumlu bir müttefik olmaktan imtina eden Türkiye’ye karşı adı konulmamış bir düşmanlık siyaseti izliyor.

Karın ağrılarının sebebi artık karşılarında eski Türkiye’nin olmaması, gücünü milletten alan kararlı bir liderin olması ve müttefikliğe ve hukuka aykırı yaptırımlarınıza karşı vereceği reflekslerin olmasıdır.

Türkiye’nin yeni senaryolar karşısında yeniden vesayet ve teslimiyetçi politika yerine karşıt politikayı yeğleyip sağlam duruş sergilemesidir.

Türkiye karşılık olarak daha fazlasını yapamaz mı?

Elbette yapabilir…

15 Temmuz darbe girişiminin arkasında İncirlik Üssündeki Amerikalı subayların olduğunu bütün dünya biliyor. İncirlik’teki ABD askerlerini, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan tutuklayabiliriz.

Tutuklamalıyız ki yaptırımın ne olduğunu görsünler ve Türkiye’nin eskisi gibi ensesine vurulup lokmasının alınacağı bir ülke olmadığını anlasınlar.

Tutuklanan FETÖ’cü askerler için “ABD'nin Türk ordusundaki müttefikleri tutuklandı” diye sızlanan ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel’in itirafı delil olarak kullanılıp ayaklarına zincirler vurabiliriz.

İncirlik ve İzmir Hava Üslerini kapatarak “içimizdeki şeytan”ı defedebiliriz.

 
Etiketler: İçimizdeki, şeytanı, kovalım,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
1690 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2193 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
2564 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
2554 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
1852 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2462 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
2401 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
2654 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2303 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
1994 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2308 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
2590 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2455 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2494 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2630 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2123 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1813 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2368 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1584 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2527 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
960 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2580 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2656 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2801 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2273 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4232 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2326 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2159 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2280 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1997 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1717 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1994 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1744 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1960 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1920 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1645 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1636 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1953 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2089 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1828 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2352 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1839 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2150 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2352 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1737 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2077 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1685 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1934 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1719 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2319 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1504 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1247 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2224 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1996 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2131 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2249 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2115 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2083 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2089 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1923 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1331 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2068 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1887 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1339 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1929 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2057 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2027 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1989 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2282 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2125 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2097 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2019 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1841 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1965 Okunma.
Haber Yazılımı