Yazı Detayı
17 Ağustos 2018 - Cuma 00:57 Bu yazı 1745 kez okundu
 
Hoşamedi ey liberalizm
Selami SAYGIN
selamisaygin@gmail.com
 
 

İranlı şarkıcı Muhsin Namjoo’nun İstanbul’da açık hava tiyatrosunda 6 Ağustos 2018’de verdiği konser İran’da başlayan sokak gösterilerinden daha çok haber olmayı başardı. Değerli Türk basını Muhsin adını birde Mohsen diye bozarak haber yaptı. Muhsin Namjoo, İran’da idam cezasına çarptırıldığı için İran’a gidemeyen birisidir.

İran’da kırk senedir süren rejim de denetim, açıklık, yoktur. Bütün yetkileri elinde toplayan Hamaney 30 yıl önce ve ömür boyu göstermelik bir seçimle iktidar oldu. Yetkileri sınırsız. Yargı,  ordu dış politika gibi konular, temel kurumlar ona bağlı. Gerekli görmesi halinde seçilmiş cumhurbaşkanını bile görevden alma yetkisi var. Cumhurbaşkanı Ruhani “ekonominin 60’ı benim yönetimimde değil” diyerek çaresizliğini ilan etmişti. Şimdi bu cumhurbaşkanı yetkisinde, denetiminde olmayan ekonomiyi düzeltmekle görevli sayılıyor. Geri kalan 60’ı elinde tutan Hamaney ise sorumsuz, yargılanamaz, hesap sorulamaz durumadır. Görevi ise ömür boyudur. Azrailin hadi gel deme gününe kadar devam edecektir.

İran’da ekonomi ne durumadır? Tek kelimeyle facia haberleri tekrarlanıyor. Ağustos başında bir ABD doları: 110 bin İran Riyali, 1 Euro ise 120 bin riyaldir. Sabit kur uygulaması yapan İran hükümeti sokak gösterilerinin Ağustos’ta yeniden başlaması üzerine serbest kur uygulaması başlattı. Bunun anlamı yeniden “hoşamedi ey liberalizm, biz ettik bari sen etme” demektir.

İran’da en çok şikayet konusu yolsuzluktur, rüşvettir, işsizliktir, fakirliktir. Ağustos ayı başında İran Merkez Bankası döviz işlerinden sorumlu yardımcısı Ahmet Irakçi, 30 milyar dolarlık bir yolsuzluktan avanesiyle birlikte tutuklandı (6 Ağustos 2018 tarihli gazeteler) İran’da asıl şikayet konusu hak ve özgürlüklerin olmayışıdır. Orada her çeşit hak isteği, hainlik ajanlık olarak adlandırılıp kınanmaktadır.

Hatırlanmalıdır ki İran petrol ve doğalgaz zengini bir ülkedir. Ama bu zenginlik içinde sefalet egemendir. İran yönetimi halka daima sabır ve itaat tavsiye etmiştir. Yönetime yakın olmayı becerenler bu dünyada cennet hayatını lüksünü yaşarken, yönetime uzak olanlar daima sabır telkinleriyle, bu fani dünyanın nimetlerinin işe yaramazlığı, insanı azdırdığı asıl cennetin öbür tarafta olduğu vaazlarıyla uysallaştırılmaya yönetimin her kararını “rızayı ilahi” için sineye çekmeye yönlendirildi.

İran’a karşı uygulanan ambargonun petrol ve doğalgaz ile ilgili kısmı ise Kasım ayında başlayacaktır. İran ekonomisini asıl sarsma ihtimali olan bu ikinci kısımdır. Petrol ve doğalgaz zengini İran’ın dışarıya bunları satamaması içeride her türlü kıtlığı tetikleyebilir. Rejimin baskısı altında bunalmış olan kitlelerin birde bu ambargonun yol açtığı yokluklara karşı ne kadar dayanabileceğini kestirmek zordur.

Yönetimin Pers yayılmacılığını diriltme çabası büyük can kayıplarına ve masraflara yol açtı. Yemen, Irak ve Suriye gibi ülkelerden hemen her gün İran’a cenazeler taşınmaktadır. Buna bir de mali kayıpların eklenmesi halinde halkın tahammülünün yıkılması kuvvetle muhtemeldir. Aralık 2017’de ki gösterilerde “Irak-ı Suriye’yi Yemen’i bırak İran’a bak” gibi dövizler taşıyan göstericiler İran’ın yayılmacı siyasetine tepki göstermişlerdi.

AB adına yapılan açıklamalarda her ne kadar İran ile ticaretin devam edeceği duyurulsa da Fransız Total, Peugeot, Renault, Citroen, CMA CGN ile Alman Siemens, Mercedes şirketleri İran piyasasından çekildiklerini ilan ettiler. Ancak ABD’nin ambargoda ısrar etmesi halinde AB’nin İran’ı korumak için kendi karlarını tehlikeye atması da muhtemel değildir.

Buna karşılık Türkiye’ye karşı yönelmiş olan ABD saldırıları ile birlikte Türkiye’nin de İran ile birlikte hareket etmesi istekleri yeniden sağda solda duyulmaya başlanmıştır. Hatırlanmalıdır ki aynı İran’ın nükleer enerji üretme çabalarına karşı ABD’nin gösterdiği tepkilere karşı Türkiye, BM’de 2010’da İran’ın yanında saf tutmuştur. Bugün İran’ın ekonomik zenginliklerine karşı iştahları kabaran AB üyeleri bile İran’ın yanında değildi. Buna karşılık o badireyi atlatan İran ise Türkiye’ye karşı asla iyi bir komşu, Müslüman bir komşu gibi davranmamıştır. Başta Irak ve Suriye olmak üzere hemen her yerde Türkiye’nin karşısında ve ona bir hasım gibi davranmıştır. İşgalinde tuttuğu Irak ve Suriye’de PKK’nın varlığına razı olduğu gibi İran topraklarında da Türkiye’ye karşı faaliyetlerini hiçbir zaman tümüyle engellememiştir.

Türkiye’nin eskiden beri sürdürdüğü bu iyi komşuluk çabalarının karşılığı ise düşmanlık olarak geri dönmüştür. Türkiye’nin ABD’nin safında İran’a karşı mevzilenmesi nasıl insanlık dışı olursa ABD’ye karşı İran’ın yanında saf tutması da akıl dışıdır, körlüktür. Olup bitenleri anlamamaktır. Belki de doğru olan Türkiye’nin bu kavgada taraf olmamasıdır. Ancak İran ile komşu olan pek çok alanda İran ile ticareti olan Türkiye’nin bir ABD-İran çatışmasında nasıl tarafsız kalabileceği de önemli bir sorundur. Geçmişte İran’a karşı en şiddetli ambargoların uygulandığı 1985’lerde İran’ın el altından ABD’den silah aldığı da hesaba katılırsa İran-ABD çatışması için erkenden heyecanlanmak doğru değildir. İran’ın dört Arap ülkesini işgal edip viraneye çevirmesinin önünü açan ABD’nin kolayca İran’ı buralardan çıkaracağını kendi sınırları içinde hapsederek ambargosunu devam ettireceğini beklemek de gerçekçi değildir.

 
Etiketler: Hoşamedi, ey, liberalizm,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Temmuz 2019
Cumhuriyetin temelleri
399 Okunma.
06 Temmuz 2019
Felakete Doğru
278 Okunma.
29 Haziran 2019
SEYİS SİYASETİ
296 Okunma.
11 Nisan 2019
Kürdistan meselesi (ıı)
684 Okunma.
07 Nisan 2019
Kürdistan meselesi (ı)
899 Okunma.
24 Mart 2019
Yeni Bir Haçlı Seferi (l)
567 Okunma.
02 Mart 2019
İslamcıların akılcılığı
768 Okunma.
04 Aralık 2018
Ergenekon örgütü yokmuş
2143 Okunma.
04 Ekim 2018
Kader mahkumları
2345 Okunma.
18 Eylül 2018
Büyük felaketin 100. Yıl dönümü
1140 Okunma.
14 Eylül 2018
Türkiye için insani bir görev
975 Okunma.
08 Eylül 2018
Daha çok ve daha şaşalı bayramlar edeceğiz
1089 Okunma.
11 Ağustos 2018
‘Demokrasi’nin çarpması
1159 Okunma.
05 Haziran 2018
Özgürlük ve saldırganlık arasında laiklik
2993 Okunma.
29 Mayıs 2018
Türkiye’nin siyaset manzarası
1176 Okunma.
28 Mart 2018
Suriye’nin baharını beklerken
2053 Okunma.
24 Şubat 2018
Yalan ve iftira mitolojiyi gerçek etmez
3135 Okunma.
17 Şubat 2018
28 Şubat darbe davasının sulandırılması
1103 Okunma.
04 Şubat 2018
Fırat’ın kıyıları ABD ile yeni savaş alanıdır
1400 Okunma.
08 Aralık 2017
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934’de verilmedi
1555 Okunma.
18 Kasım 2017
Mesele Tayyip Erdoğan meselesi değil Türkiye meselesidir
1207 Okunma.
01 Kasım 2017
Cumhuriyet ile neler değişti?
1510 Okunma.
29 Ekim 2017
Mitolojinin cezbe halkası
1191 Okunma.
16 Ekim 2017
Türkiye-İran Dostluğu
1370 Okunma.
14 Ekim 2017
Suriye'yi nasıl kaybettik?
1395 Okunma.
07 Ekim 2017
Mudanya Mütarekesini Nasıl Bilirsiniz?
1266 Okunma.
02 Ekim 2017
Aşure Törenleri Niçin Yapılıyor?
1428 Okunma.
Haber Yazılımı