Yazı Detayı
13 Eylül 2018 - Perşembe 15:10 Bu yazı 727 kez okundu
 
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Yazarlık o kadar genel bir kelime ki, metin yazarları, söz yazarları, tarifname yazarları, muhabirler, muharirler… gibi bazıları edebiyatla alâkası olmayanlar da bu kelime kapsamında yer alıyor. Edibin, edebiyatçının bu kelimenin kapsamına girmesi çok yeni, 1970’ler veya en fazla 1960’larda.

Yazarlığın sanat tarafı, edebiyatçılık doğrudan yaşla ilgilendirilebilir mi? Elbette belli bir bilgi ve kültür seviyesine ulaşmak, olgunlaşmak zaman ister. Fakat istisna sayılmayacak bir hayli edebiyatçımız, şairimiz genç yaşlarda edebiyat âlemimizin yıldızı olmuşlardır. Türk edebiyatının en büyük şairleri yirmili yaşlarda büyük eserler ortaya koymuşlardır. Bâkî, Fuzulî, Şeyh Galib, Ömer Seyfeddin, Necip Fâzıl ilk aklıma gelenler.

Hele Galib Dede… “Dede” sanmayın ki onun yaşıyla ilgili bir tâbirdir. O bir Mevlevî şeyhidir. Yirmili yaşlarda dede olmuştur! Henüz 25 yaşında iken, bir iddia genç Galib’in ilhamını zirveye kanatlandırır, ortaya edebiyatımızda bir infilak olan Hüsn ü Aşk çıkar. Bu mesnevinin türkçenin dünya şaheserlerinden olduğunda şüphe yok.

Ateş denizinde mumdan gemiler yüzdüren Şeyh Galib, Hüsn ü Aşk’ı 25 yaşında, altı ayda yazar...Müthiş bir sembolizm Hüsn ü Aşk ve tasavvuf kültürüne muhteşem bir vukufiyet, hem de o yaşta!

Giydikleri âfitab-ı temmuz/İçtikleri şûle-i cihansûz

Giydikleri temmuz güneşi/içtikleri dünyayı yakan ateş..

Temmuz güneşini giyinip, dünyayı yakan ateşi içenler, neyin ziraatini yaparlar?

Ekdikleri dâne-i şerare/biçdikleri kalbi pâre pâre

Ektikleri kıvılcım taneleri/biçtikleri paramparça kalbler

Şair bizi yavaş yavaş bir şair veya yazar tarifine doğru götürüyor:

Anlar ki kelâma can verirler/Mecnûn o kabiledendi derler

Onlar ki söze can verirler/Mecnun o kabiledendi derler!

Söze can vermek...Kelimelere hayat bahşetmek; sözlüklerden, bir nevi lisan arşivinden kelimelerin tozunu toprağın silkeleyerek, hayata geçirmek. İşte diriltici yazmak böyle bir şey olmalı. Elbette o zaman belâya bulaşmak muhtemeldir:

Her kim ki belâya mürtekibdir/elbet o ocağa müntesibdir.

Kim ki belâya bulaşmıştır/elbet o ocağa aittir.

O ocak, bizim ocağımız!

Sözün hasını söyleyen, ne söylediğinin de farkındadır ve her güçlü söz bir meydan okumadır. Tıpkı genç Galib’in sözü gibi:

Zannetme ki şöyle böyle bir söz/gel sen dahi söyle böyle bir söz!

Sanmayın ki, Bâkî gibi, Galib gibi gençler geçmiş yüzyıllarda kalmıştır. Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfeddin bu dünya hayatına veda ettiğinde 36 yaşındaydı. Bugün de sevilerek okunan eserlerini bu kısa ömre sığdırdı.

1920’lı yıllarda şiirleri edebiyat camiasını sarıp sarmalayan bir genç var: Necip Fâzıl! İşte onun 1924-1925 yılında, yani 20-21 yaşında Anadolu Mecmuasında yayınlanmış şiirlerinden bazılarının ilk mısraları:

Akşamı getiren sesleri dinle! (Ayrılık vakti), Dağda dolaşırken yakma kandili (Gurbet), Yer yüzünde yalnız benim serseri (Ben), Uyan yarim uyan söndü yıldızlar (Aydınlık), Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş (Ölünün odası)

Necip Fâzıl gençlikte yakaladığı bu lirizmi, ne yazık ki orta yaşlarda devam ettiremedi.

Örnekler çoğaltılabilir. Nureddin Topçu düşünce edebiyatımızın zirvesi İsyan Ahlâkı’nı 25 yaşında yazdı!

Bu noktadan bakarsak Mehmed Âkif bir hayli geç kalmış sayılır. Onun 35 yaşında edebiyat camiamıza girmesinin sebebi zamanın şartlarıdır. O gençlik idealini, Avrupa’da tahsilini yarıda kesip Çanakkale cephesine koşan Âsım’da bize tanıttı. İşte o Âsım, gençlikle ilgili her sözün önünde veya sonunda dilimizden düşmeyen isimdir. Âsımın nesli, doksan küsur yıldır gençtir!

Gençlik sırf yaşta mıdır? Fiziken genç olmak her zaman ruhen genç olmayı garanti eder mi? Nice küçük yaşlılar var ki, pir-i fâni görünenlerden daha ihtiyar!

Türkiye Yazarlar Birliği ikinci defa ülkemizin genç yazarlarını bir araya getiriyor.  İlki iki sene önce Kızılcahamam’da yapılan Türkiye Genç Yazarlar Kurultayı’nın ikincisi Yalova’da icra ediliyor.  Kurultay’da 30 yaşın altında 40 genç yazarla birlikte olacağız. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine 40 genç yazar, üç gün boyunca Yıldız Ramazanoğlu, Naime Erkovan, Abdullah Harmancı, Handan Acar Yıldız, Mustafa Aydoğan, Hüseyin Akın ve Mehmet Narlı gibi ünlü/tercübeli şair ve yazarlara tanışacak, onların tecrübelerinden yararlanacaklar, hem de birbirleriyle tanışıp fikir alışverişinde bulunacaklar.

Bir daha gördük: Yazmak insanı gençleştirir, yeniler, tazeler...

 
Etiketler: Gençken, yazmak,, yazarak, genç, kalmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
224 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
256 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
147 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
215 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
271 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
176 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
277 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
238 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
313 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
266 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
299 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
303 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
246 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
300 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
432 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
277 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
458 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
333 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
324 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
357 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
429 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1296 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
484 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
517 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
390 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
642 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
520 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1331 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
728 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
797 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1197 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
804 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
643 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
610 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
618 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
935 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
688 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
564 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
676 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
580 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
671 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
762 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
794 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
797 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1162 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
790 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
871 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1201 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1434 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1495 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
840 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
852 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
627 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
840 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
653 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
778 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
690 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
895 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
790 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
762 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
782 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
700 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
769 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
720 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
933 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
740 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1527 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
916 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
928 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
887 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
902 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
964 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
914 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
903 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
840 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
966 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1109 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1012 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
965 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1034 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
879 Okunma.
Haber Yazılımı