Yazı Detayı
13 Eylül 2018 - Perşembe 15:10 Bu yazı 876 kez okundu
 
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Yazarlık o kadar genel bir kelime ki, metin yazarları, söz yazarları, tarifname yazarları, muhabirler, muharirler… gibi bazıları edebiyatla alâkası olmayanlar da bu kelime kapsamında yer alıyor. Edibin, edebiyatçının bu kelimenin kapsamına girmesi çok yeni, 1970’ler veya en fazla 1960’larda.

Yazarlığın sanat tarafı, edebiyatçılık doğrudan yaşla ilgilendirilebilir mi? Elbette belli bir bilgi ve kültür seviyesine ulaşmak, olgunlaşmak zaman ister. Fakat istisna sayılmayacak bir hayli edebiyatçımız, şairimiz genç yaşlarda edebiyat âlemimizin yıldızı olmuşlardır. Türk edebiyatının en büyük şairleri yirmili yaşlarda büyük eserler ortaya koymuşlardır. Bâkî, Fuzulî, Şeyh Galib, Ömer Seyfeddin, Necip Fâzıl ilk aklıma gelenler.

Hele Galib Dede… “Dede” sanmayın ki onun yaşıyla ilgili bir tâbirdir. O bir Mevlevî şeyhidir. Yirmili yaşlarda dede olmuştur! Henüz 25 yaşında iken, bir iddia genç Galib’in ilhamını zirveye kanatlandırır, ortaya edebiyatımızda bir infilak olan Hüsn ü Aşk çıkar. Bu mesnevinin türkçenin dünya şaheserlerinden olduğunda şüphe yok.

Ateş denizinde mumdan gemiler yüzdüren Şeyh Galib, Hüsn ü Aşk’ı 25 yaşında, altı ayda yazar...Müthiş bir sembolizm Hüsn ü Aşk ve tasavvuf kültürüne muhteşem bir vukufiyet, hem de o yaşta!

Giydikleri âfitab-ı temmuz/İçtikleri şûle-i cihansûz

Giydikleri temmuz güneşi/içtikleri dünyayı yakan ateş..

Temmuz güneşini giyinip, dünyayı yakan ateşi içenler, neyin ziraatini yaparlar?

Ekdikleri dâne-i şerare/biçdikleri kalbi pâre pâre

Ektikleri kıvılcım taneleri/biçtikleri paramparça kalbler

Şair bizi yavaş yavaş bir şair veya yazar tarifine doğru götürüyor:

Anlar ki kelâma can verirler/Mecnûn o kabiledendi derler

Onlar ki söze can verirler/Mecnun o kabiledendi derler!

Söze can vermek...Kelimelere hayat bahşetmek; sözlüklerden, bir nevi lisan arşivinden kelimelerin tozunu toprağın silkeleyerek, hayata geçirmek. İşte diriltici yazmak böyle bir şey olmalı. Elbette o zaman belâya bulaşmak muhtemeldir:

Her kim ki belâya mürtekibdir/elbet o ocağa müntesibdir.

Kim ki belâya bulaşmıştır/elbet o ocağa aittir.

O ocak, bizim ocağımız!

Sözün hasını söyleyen, ne söylediğinin de farkındadır ve her güçlü söz bir meydan okumadır. Tıpkı genç Galib’in sözü gibi:

Zannetme ki şöyle böyle bir söz/gel sen dahi söyle böyle bir söz!

Sanmayın ki, Bâkî gibi, Galib gibi gençler geçmiş yüzyıllarda kalmıştır. Ünlü hikâyecimiz Ömer Seyfeddin bu dünya hayatına veda ettiğinde 36 yaşındaydı. Bugün de sevilerek okunan eserlerini bu kısa ömre sığdırdı.

1920’lı yıllarda şiirleri edebiyat camiasını sarıp sarmalayan bir genç var: Necip Fâzıl! İşte onun 1924-1925 yılında, yani 20-21 yaşında Anadolu Mecmuasında yayınlanmış şiirlerinden bazılarının ilk mısraları:

Akşamı getiren sesleri dinle! (Ayrılık vakti), Dağda dolaşırken yakma kandili (Gurbet), Yer yüzünde yalnız benim serseri (Ben), Uyan yarim uyan söndü yıldızlar (Aydınlık), Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş (Ölünün odası)

Necip Fâzıl gençlikte yakaladığı bu lirizmi, ne yazık ki orta yaşlarda devam ettiremedi.

Örnekler çoğaltılabilir. Nureddin Topçu düşünce edebiyatımızın zirvesi İsyan Ahlâkı’nı 25 yaşında yazdı!

Bu noktadan bakarsak Mehmed Âkif bir hayli geç kalmış sayılır. Onun 35 yaşında edebiyat camiamıza girmesinin sebebi zamanın şartlarıdır. O gençlik idealini, Avrupa’da tahsilini yarıda kesip Çanakkale cephesine koşan Âsım’da bize tanıttı. İşte o Âsım, gençlikle ilgili her sözün önünde veya sonunda dilimizden düşmeyen isimdir. Âsımın nesli, doksan küsur yıldır gençtir!

Gençlik sırf yaşta mıdır? Fiziken genç olmak her zaman ruhen genç olmayı garanti eder mi? Nice küçük yaşlılar var ki, pir-i fâni görünenlerden daha ihtiyar!

Türkiye Yazarlar Birliği ikinci defa ülkemizin genç yazarlarını bir araya getiriyor.  İlki iki sene önce Kızılcahamam’da yapılan Türkiye Genç Yazarlar Kurultayı’nın ikincisi Yalova’da icra ediliyor.  Kurultay’da 30 yaşın altında 40 genç yazarla birlikte olacağız. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine 40 genç yazar, üç gün boyunca Yıldız Ramazanoğlu, Naime Erkovan, Abdullah Harmancı, Handan Acar Yıldız, Mustafa Aydoğan, Hüseyin Akın ve Mehmet Narlı gibi ünlü/tercübeli şair ve yazarlara tanışacak, onların tecrübelerinden yararlanacaklar, hem de birbirleriyle tanışıp fikir alışverişinde bulunacaklar.

Bir daha gördük: Yazmak insanı gençleştirir, yeniler, tazeler...

 
Etiketler: Gençken, yazmak,, yazarak, genç, kalmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
98 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
154 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
108 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
130 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
133 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
138 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
112 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
175 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
153 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
231 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
178 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
474 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
203 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
222 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
219 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
240 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
176 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
287 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
251 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
209 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
250 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
563 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
429 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
328 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
388 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
467 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
360 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
430 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
409 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
480 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
454 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
471 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
471 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
409 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
479 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
577 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
441 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
646 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
496 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
492 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
526 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
602 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1469 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
631 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
687 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
568 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
789 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
687 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1508 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
928 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
984 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1375 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
977 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
808 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
785 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
815 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1126 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
846 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
749 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
836 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
730 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
845 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
993 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
968 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1030 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1337 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
937 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1044 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1363 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1618 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1675 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1013 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1022 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
798 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1023 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
856 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
970 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
837 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1058 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
972 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
926 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
973 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
856 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
929 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
881 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1099 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
909 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1707 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1080 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1112 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1030 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1110 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1127 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1094 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1115 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1004 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1137 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1284 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1189 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1122 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1214 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1047 Okunma.
Haber Yazılımı