Yazı Detayı
16 Mart 2018 - Cuma 18:22 Bu yazı 2273 kez okundu
 
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
Akif BEDİR
 
 
Yeryüzünde Müslümanların çektiği çileleri, ıstırapları, katliamları düşünüyor ve ürperiyorum. İnancından dolayı insanlara reva görülen muameleleri düşündükçe gözlerimden yaşlar damlıyor.
Niye diye sorduğumda kalbimin atışları hızlanıyor, öfke seliyle vicdanım isyan ediyor, yüreğim öfke kusuyor.
Kendimce sebebini sorgulamaya çalıştığımda karşıma “gelenekselleştirilen, inanç dünyasına sığınan” cahil, akılsız, firasetsiz, şuursuz, iz'ansız, irfansız Müslümanlar çıkıyor.
Kardeşliğin, sevginin, dayanışmanın, barışın, coşkunun, ruhun, fethin, ilhamın, ihsanın…  Eşsiz bir anlam, kutsi bir aşk, hürriyet ve coşku senfonisi İslam'ın kadrini, kıymetini ve anlamını bilmeyen… İslam’la kurtulmaya çalışan değil, İslam’ı kurtarmaya çalışan… Okumayan, sorgulamayan, düşünmeyen, yalnızca kendisine sunulanla yetinen ve razı olan “geleneksel Müslüman” olmanın getirisi bütün bu dertlerin kaynağı olarak karşımda dikiliyor.  
Sünneti seniyeli hacı amcam camiye namaza gidiyor. Cebinde de her gün para verip aldığı gazetesi var. Yaradanın divanına dururken cebindeki gazetenin bütün sayfaları Aydın Doğan’ın bakmaktan zevk aldığı “âşüfte”lerin çırıl çıplak resimleriyle dolu. Yaratan Rabb’in huzurunda cebinde pornografik ve aynı zamanda dininle savaşan bir bülten ve senin adın Müslüman.
  Hacı amcamın evi bir başka âlem. Hacı teyzem, başörtülü kızı evde işlerini bitirmiş dizilerini seyrediyorlar. Hani şu kimin eli kimin cebinde belli olmayan sabah dizileri. Hacı anne keyifle çayını yudumlarken, kızımız dizideki kahramanın hayaliyle uğraşmaktan kendini geri alamıyor.
Birde evin dışına çıkış var ki o da ayrı bir görüntü, ayrı bir âlem. Hacı annem namazını kılmış kızının vücudunu saran kotunu giymesini, makyajını yapmasını bekliyor. Başörtülü kızımız dini, imanı, mukaddesatı, kültürü, töreyi tatile gönderdiği için kotsuz ve de makyajsız, yüksek topuk ayakkabılarını giymeden dışarı adım atmaz da. Hani altı şişhane, üstü darphane misali.
Meydanlarda elinden Kur’an-ı, dilinden İslam’ı, vatanı, milleti, doğruluğu bırakmayan, nefs ve hırs kılıcını çekmiş siyasim koltuğuna oturur oturmaz ilk unuttuğu şey meydanlardaki haykırışları, verdikleri sözleri olur. Hani Müslüman’dır, sözünün ehlidir ya o söylemler bir sonraki seçime kadar sıkı kilitli kasalara kapatılır. Artık onun için etrafında “en büyük sensin” teraneleriyle kendisini uyutan “yalaka” tiplerden başkası yalandır.
Rantçılık, haram yiyicilik, emanete hıyanet, yalancılık, palavracılık, vaadinden dönmek vizyona sokulan yeni gösterimlerdir. Mutlak gerçekler, bizi biz yapan değerler meydanlara inene kadar saklamaya alınmıştır artık.
Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırabilen, hayırlı ve güzeli isteyen; iyilikten lezzet alan, çirkin ve yanlıştan kaçan, kötülükten elem duyan rûhumuzun esaslı, güçlü fonksiyonu vicdan mı? O mazi oldu artık.  
Vahiy akla rehberlik etmez artık. Vahye kulak verilmez, onunla akıl gıdalandırılmaz artık. İnsana verilen mânevi bir kuvvet aklın tatile gönderilme zamanı gelmiştir artık.
Ha bir de inanan insanların, samimi Müslümanların sırtında yürüyerek bir makama oturanlar var ki onların hali de bir başka. Koltuğa değen kıç aynı anda geçmişin unutulmasını, inançların rafa kaldırılmasına, koltuğu korumak için her şey mubah anlayışına bürünülmesini sağlar. Düne kadar afişlerini astırdığı, tellallığını yaptırdığı, sırtında yürüdüğü veya oyunu aldığı insanlar artık onun kapısından içeri giremez.
Yarı çıplak bir sekreter, düne kadar kendisine, zihniyetine, genel başkanına küfreden bir danışman, kendisini aşağılayan televizyon kanalından giyinmeyi unutmuş bir basın danışmanı ve diğerleri benim Müslüman etkili, yetkilim için önceliklidir. Eski dostlar, gelinen çevre, yakınlar, arkadaşlar mı? Onlar makamı kaybedince “sığınılacak enayi limanı”dır. Şimdi önemleri yoktur onların.
İnsana değer, derece ve rütbe kazandıran ilim, irfan, hikmet, takva, ahlâk, fazilet, mürüvvet, ihsan, iffet, şecaat, cömertlik, hayır hasenat, ibadet ve taat, Sünnete uymak, insanlara yararlı olmak... Geçiniz bunları. Çalınan beklentiler, kapılan koltukla örtülür artık. 
Müslüman patronum işçisiyle aynı yemekhanede bulunacak öyle mi? Olur mu öyle şey. Bu Müslümanlığa (!) da sığmaz patronluğa da. Cömertlikte, yardım etmede akarsu gibi, şefkat ve merhamette güneş gibi olmak eskidenmiş. Şimdi güzel sekreterlerle, hakla ilişkiler müdireleri işe almak Müslüman iş adamlarımın hobisi. Ha bir de parayı bulunca eski hanımı boşayıp, güzelliği tescillilerle evlenme son zamanların modası. Müslüman dediğinde bu modayı kaçırmaz hani…  
Müslüman âlemin Müslüman liderleri mi? Afrika’da açlıktan ölen kardeşler kimin umurunda. Onların telefonları altından, klozetleri yakuttan olmaz ise dinden çıkarlar. Kendi dışkıları da gümüştendir ya…
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol da ne demek bu kapitalist düzende...
 
Etiketler: Gelenekselleşen, Müslüman,, gelenekselleştirilen, İslam,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2791 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2734 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2482 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2454 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2714 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2790 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2756 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2720 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2436 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2547 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2617 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3384 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2465 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3387 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2669 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3986 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2790 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2843 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2796 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2663 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2622 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2836 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2834 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2511 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2759 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2912 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4534 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3046 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2772 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3173 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2975 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2829 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2793 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3039 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2579 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4617 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2651 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3662 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2368 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3169 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2642 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2412 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2857 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2784 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2260 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2309 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2393 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2665 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2278 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3321 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2737 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2806 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2973 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3273 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2422 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
903 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3002 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2386 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3001 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3326 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3162 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2461 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3178 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3080 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3207 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2957 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2657 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2805 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3218 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3015 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3050 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3217 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2683 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2367 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2879 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2153 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3141 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1535 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3228 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3242 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3414 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2874 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4875 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2845 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2729 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2800 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2514 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4268 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2257 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2609 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2306 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2519 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2568 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2269 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2183 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2638 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2706 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2409 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3214 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2361 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2793 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2967 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2281 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2799 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2357 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2512 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2942 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2092 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1827 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2796 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2588 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2631 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2901 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2772 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2680 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2667 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2482 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1959 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2730 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2556 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2055 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2531 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2556 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2730 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2665 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2841 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2668 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2735 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2590 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2436 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2579 Okunma.
Haber Yazılımı