Yazı Detayı
29 Mayıs 2018 - Salı 21:18 Bu yazı 1355 kez okundu
 
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
İstanbul’un fethi...Bizim için kutlu bir Peygamber müjdesi, Hicrî tarihle yıl 857... Bu kutlu müjdenin gerçekleşmesi için 8 asırdan fazla iştiyakla beklendi. İstanbul defalarca kuşatıldı ve vakti geldiğinde genç Sultan Mehmed “Fâtih” oldu!
İstanbul’un fethi nasıl çağ açtı, çağ kapattı? Herkes bir şey söylüyor. Anadolu, güney bölgeleri kısmen fethedilmekle beraber, Emeviler ve Abbasiler döneminde İslâma açılamadı. Bu 1071’de Malazgirt zaferinden sonra mümkün oldu. Türk’ün hakkını ketmetmeyelim: Selçuklu gazileri kısa zamanda Anadolu’nun batı ucuna ulaştılar, dört yıl sonra 1075’te Kutalmışoğlu Süleyman Şah İznik’i başkent yaptı...Eğer haçlı seferleri başlamasa, sürüler halinde Avrupa’nın muzahrafat takımı Anadolu’yu çiğneyip Kudüs’e ulaşmak istemese idi, İstanbul’un fethinin şartları belki de daha erken oluşacaktı... 
Fatih bu coğrafyanın siyasî bütünlüğünü İstanbul’u alarak sağladı, işte Ahadolu’da Bizans-Hıristiyan çağı kapandı. Türkiye hilâlin oldu. Haçlı kini güdenler bu yüzden yüzyıllardar rahatsız. Bizse İstanbul’un fethi ile iftihar ediyoruz. Çünkü atalarımızın çökmüş, tefessüh etmiş Bizans’ı sadece askerî olarak değil, ahlâken, ilmen, fennen ve adaletle de fethettiğini biliyoruz. İstanbul fethedilmeden önce bütün coğrafya Osmanlılara gönüllü olarak teslim olmuştu. Direnen sur içindeki köhne Bizans’tı.
Fatih, İstanbul’u fethetmekle kalmadı, Timur’un dağıttığı birliğimizi de sağladı. Türkiye’nin doğu ve güney sınırlarına ulaşmak için güçlü bir hamle yaptı. Oğlu Bayezid onun dinamizmini temsil edemedi ama, torunları Selim ve Süleyman fetih ruhunu özümseyerek nizam-ı âlemi, dünya düzenini temsil edecek bir güce ulaştılar. 
Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu hatırlamak önemli, ama İstanbul’un fethini yâd etmek ondan daha mühim. Cumhuriyet’ten sonra mağlubiyetimiz zafer olarak nesillere öğretildi. Böylece bir kimlik oluşturulmak istendi. Elbette buna itiraz edenler de oldu. Yahya Kemal’in 1920’i yıllarda İstanbul’un fethini nasıl bir millet şuuru arayışı olarak ele aldığını biliyoruz. İstanbul’un Fethi ve Fatih üzerinden bir millet şuuru oluşturma konusunda en güçlü hamle Nurettin Topçu’nun yazılarında görülür. Daha önce bize Alparslan’ı ve Malazgirt’i hatırlatan, Mehmed Âkif ve Hüseyin Avni ulaş gibi müsbet örnekler üzerinden düşüncelerini ifade eden Nureddin Topçu’nun bu konudaki bilinen ilk yazısı “Fatih Sultan Mehmed Han Konuşuyor”dur. Döneminde büyük ilgi gören ve birkaç dergi tarafından iktibas edilen bu yazı Serdengeçti dergisinde de (mayıs-haziran 1952) “Fatih Sultan Mehmed Han’ın hitabı” başlığı ile yayınlandı. Nureddin Topçu’nun bu konudaki ikinci yazısı, 1953 haziranında Hareket dergisinde imzasız olarak yayınlanmıştır: “Büyük atamız Fatih”.
“29 Mayıs’da İstanbul, karanlıktan kurtuluşunun ve nura kavuşmasının beş yüzüncü yıldönümünü kutladı. Türk milleti Fatih’in ruhuna candan bağlılığını gösterdi. Birçok ruhlara belki hüsran ve azap veren bu milli bayram günü, yalnız İstanbul’un ufuklarına değil, bütün Türk milletinin vicdanına açılmış bir gündür.”
İstanbul’un fethinin ilk Abdülhamid Han zamanında kutlanmak istendiği, fakat padişahın Rum teb’ayı rahatsız etmemek için bundan vazgeçtiği söyleniyor. 1914’de İttihatçılar bir kutlama yapıyorlar. Sonra 1940’larda İstanbul’un fethi hatırlanıyor. 1953’de büyük kutlamalar yapılması düşünülüyor. Fakat pek fazla bir şey yapılamıyor. Böylece 500. yıla geliniyor. Seçimi kazanan Demokrat Parti hükümeti güçlü bir hatırlama için bir hayli çaba sarfediyor ama, Yunanistan’la iyi ilişkiler uğruna Cumhurbaşkanı ve Başbakan kutlamalara katılmıyor...
İstanbul’un fethinin ve Fatih’in anılması, Nureddin Topçu’nun öncülüğünde çeşitli kuruluşlar eliyle o yıllardan itibaren yapılageliyor. 1970’lerden itibaren MSP, onun gençlik uzantıları Milli Gençlik Vakfı ve sonra Anadolu Gençlik Derneği İstanbul’un fethini gündemden düşürmüyorlar. 
Artık Cumhurbaşkının, başbakanın katıldığı kutlamalar yapılıyor. Devlet kutlamalarının Gezi olayları sırasında “Zulüm 1453’te başladı” pankartına bir cevap olarak da görülmesi mümkün. Çünkü İstanbul’un fethinden sevinç duyanlar olduğu gibi (İslâm dünyası), nefret hisleri ayağa kalkanlar da var. Onlara göre fetih bir İstila! Bunlar İslâmın İspanya’dan kan ve vahşetle sökülüp atılmasını görmek istemezler, ama İstanbul’un fethinden rahatsız olurlar. İstanbul fetholunmuştur, fakat gayrimüslim teb’aya hürriyet tanınmıştır. Söyleyin bu Avrupa tarihinde görülen bir şey mi? 
İstanbul’un fethinden rahatsız olanlardan biri de tarihçi geçinen bir bayan. Daha önce onunla, daha doğrusu tarafgirliği, cahilliği ve cahilane yorumlarıyla ilgili birkaç yazı yazdık. (Radikal’de tarihçi! (14.8.2014, Akit), Hürriyet ve hür olmak (25.9.2014, Akit)
Zamirini, muhtelif yazılarında alenen ortaya koyuyor. 1953’te kutlamaların Bayar ve Menderes tarafından önemsizleştirilmesinden Yunanistan Başbakanı Papagos çok memnun olmuş ve 16 Haziran 1953’te Türkiye’yi ziyaret etmiş. Bakın güya “Hür” Ayşe’nin yorumuna: “Yunanlıların ve Avrupalının henüz bilmediği iki yıl sonra 6/7 Eylül’de Fatih’in eksik bıraktığı yağma işini İstanbul halkının tamamlayacağı idi.”
“Efendim bu da bir fikirdir” denilebilir. Hayır! Bu fikir değil, millete saygısızlıktır, ahlâksızlıktır! Kimliğini açıkça ortaya koyarsan, o zaman fikir olur. Fakat bu hatun en azından ismiyle bu toplumun bir ferdi görüntüsü veriyor. Öyleyse bu ahlâksızlıktan başka bir şey değildir. Bu toplum Fethi ve Fatih’i önemsiyor. Bundan tabiî bir şey olamaz. Bazıları da bundan rahatsız oluyor. Hatunun yazısında epeyce bilgi var: 1453 kutlamalarını Avrupa basını “Türk istilası’nın kutlanması” olarak nitelemişti. Yunanistan’da ise Atina, Patras, Pire, Selanik, Yanya gibi büyük kentlerde yas törenleri yapılmıştı. Atina Katedrali'nde, Atina Başmetropoliti Spirido'nun başkanlığında, "Şehirlerin Kraliçesi'nin son savunucusu, Helenlerin sadık kral ve imparatorları Konstantin’in" hatırasına ithaf edilen bir ayin düzenlenmişti. Bu dini törene, siyasi parti temsilcileri, işçi sendikaları ve meslek odaları temsilcileri, Saray ve hükümet erkânı ile binlerce Yunanlı katılmıştı. Ayin sırasında Atina’da bazı işyerleri kepenklerini kapatmış, kiliseler çanlarını çalmıştı.” 
Sözün özü: Saflık etmeyelim, kararlı olalım, çünkü herkesin safı belli!
 
Etiketler: Fethin, yıldönümü, dolayısıyla:, Fetih, cephesi,, işgal, cephesi!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
331 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
341 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
246 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
290 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
218 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
265 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
263 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
294 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
378 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
313 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
379 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
448 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
334 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
319 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
339 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
483 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
637 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
474 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
594 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
826 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
530 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
449 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
477 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
841 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
476 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
417 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
543 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
411 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
529 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
484 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
579 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
541 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
537 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
543 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
462 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
663 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
532 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
412 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
502 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
717 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
571 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
496 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
702 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
727 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
550 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
590 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
631 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
482 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
610 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
740 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
627 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
550 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
816 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
682 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
546 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
640 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
677 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
650 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
510 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
707 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
579 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
822 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
703 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1106 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
734 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
787 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
821 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
837 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
621 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
870 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
775 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
772 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
802 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1069 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
945 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
813 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
915 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
990 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
978 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1052 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1040 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
999 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
976 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1024 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1077 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
988 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1064 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1031 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
933 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1150 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1020 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
990 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
967 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1158 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2073 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1114 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1189 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1106 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1404 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1294 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1159 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1949 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1442 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1432 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1930 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1522 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1331 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1358 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1319 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1618 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1384 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1331 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1323 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1374 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1733 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1463 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1587 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1917 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1589 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1787 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1839 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2160 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2198 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1571 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1598 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1322 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1616 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1442 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1572 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1441 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1517 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1555 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1466 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1478 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1352 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1626 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1445 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1669 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1491 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2273 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1644 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1754 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1605 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1714 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1654 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1640 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1752 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1580 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1649 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1848 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1739 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1637 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1748 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1736 Okunma.
Haber Yazılımı