Yazı Detayı
28 Aralık 2019 - Cumartesi 23:50 Bu yazı 390 kez okundu
 
Erzurum’da iki sıcak gün
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Beni Erzurumlu olarak görenlere asla itiraz etmem. “Erzurumluyum” demesem bile, “Erzurumlu değilim” demem!

Erzurum tasavvurumuzun oluşmasında çocukluğumuzda Ankara’da komşumuz olan Erzurumlu Neriman hanımın (rahmetli) tesiri vardır. Neriman teyzemiz Bir Kızılcahamamlı ile evlenmiştir, ama Erzurum şivesini, tavır ve hareketlerini sonuna kadar muhafaza etmiştir.

Hareket dergisi çevresine girdiğimizde Ezel Erverdi ve Bekir Erdem’den başlıyarak bir hayli Erzurumlu dostumuz, ahbabımız oldu. Bekir Soysal, sonra Çetin Baydar ve Erzurum tasavvurumuzu güçlendirdi. 1973 yılında bir Erzurum seyahatimiz oldu. Hareket camiasının Erzurum’daki faaliyetleri etrafında şehri ve şehrin bazı şahsiyetlerini tanıdık. Feyyaz İbrahimhakkıoğlu ile dostluğumuz sonraki yıllarda da artarak sürdü, rahmetle yâdediyorum.

1977’de Ulucami belgeliğini çekerken Erzurum Ulu camii de mekânlarımızdandı. Erzurum muhabbetimiz yeni dostlarla gelişerek devam etti ve bugünlere ulaştı. Burada merhum Sıtkı Aras’ı da anmadan geçemeyeceğim. Bu muhabbetin bir yansıması olmalı ki, Büyükşehir Belediyesi bir şehir kütüphanesine ismimizi verdi, üç yıl önce. 

Her yıl en az bir defa Erzurum’a yolumuz düşer. Bu defa, ETÜ (Erzurum Teknik Üniversitesi)’nin dâvetiyle “Mehmed Âkif ve Millî Mücadele” başlıklı bir konuşma için Erzurum yolundaydım. Uçak saatlerine göre şekillenen seyahatte Erzurum’da iki tam gün kalacağız. Ankara’da kış hafif seyrettiği için kışın merkezine doğru yola çıkarken hayli tedbirli idim. Başkentte yılda iki defa, 27 Aralık ve 12 Mart’da, Taceddin Dergâhı’nda Mehmed Âkif anmaları vesilesiyle giydiğim kalın paltoyu dolaptan çıkardım, fanilalar, atkılar derken şiddetli bir kışa hazırdım.

Uçaktan yol boyunca memleketi temaşa ederken yüksek dağların dahi kardan nasibini almadığını gördüm, ta ki Erzurum’a yaklaşıncaya kadar. Erzurum dağlarının karlı olmasına sevineceğimi tahmin etmezdim doğrusu. Uçağımız Erzurum havalimanına inmek için bir hayli alçaldı, fakat son anda burnunu yukarıya doğrultup inmedi. Eh biraz tedirgin olmadık değil, pilot açıklama yapacak denildi, ama bir açıklama da yapılmadı. Neyse yarım saatlik bir turdan sonra tekerler piste değdi.

Akşam vakti, hava umduğumuzdan yumuşak. Üniversiteden iki genç asistan Seyit Yavuz ve Yunus Alıcı bizi şehre ulaştırdılar. Tabiî, neredeyse değişmez mekânımız Öğretmenevi’ne. Abdülnasir Kımışoğlu’nu bizi beklerken bulduk. Abdullah Nehir’le (Öğretmenevi müdürü, fakat esaslı kitap okuyucusu, Nureddin Topçu hâfızı) çay muhabbetindeyken Hacı Ömer Özden Hoca geldi sağ olsun. Böylece yarının programı belli oldu.

Erzurum’u gezmeye nereden başlamalı?

Ömer Hoca ile Erzurum’u gezeceğiz. Erzurumlu değilsek de Erzurum bildiğimiz bir şehir. Ömer Hoca, şehre dışarıdan bakabileceğimiz bir gezi teklif ediyor. Şehre dışarıdan bakmak hem şehri bütün olarak görmek hem de tabii coğrafyasından geçmek anlamına geliyor. Erzurum’da bir farkı daha var bu gezinin: Tabyaları, şehidlikleri göreceğiz.

Soru sorduk ama cevabını vermedik; Erzurum’u gezmeye Abdurrahman Gaziden başladık. Nasıl İstanbul’u gezmeye Eyüp Sultandan başlanırsa, Erzurum’da da Abdurrahman Gazi’den başlamak şehir adabından olmalı. Biz şehirlerimizin fetihlerini ille de sahabeye, onu başaramazsak Horasan erenlerine bağlamayı severiz. Bu kutlu kişiler, şehrin kudsiyetini sağlar. Abdurrahman Gazi’nin sahabeden olduğu rivayet ediliyor. Bu rivayet köklü olmalı ki, Palandöken yamacında kabri var ve 18. Yüzyılda türbe yenilenmiş veya yeniden yapılmış. Türbe olunca cami de olur. Şimdi etrafı mesire yeridir. Biz bu mukaddes şahsiyetlerin etrafından toplanmak için bahane bulmakta mahirizdir. En uzun ziyaret beş-on dakikadır. Burada oturup kalkar, yiyip içerek vakit geçirirseniz saatlerce o ulu şahsiyetin komşusu olabilirsiniz.

Yolumuz Palandöken’e doğru. Palandöken mi, “Palandöğen” mi? Palan, binek ve yük hayvanlarına vurulan geniş ve süslü bir cins eğerdir. Öyle bir dağa çıkıyoruz ki bineklerimizin palanları dökülüyor…Şimdi Palandöken, en önemli kayak merkezlerinden. Bizim çocukluğumuzdaki basit kızaktan başka bir şeyle kaymışlığımız yok. Kısa bir seyirden sonra yolumuzu tabyalara çeviriyoruz.

Tabya demek, şehrin savunulması demek… Bu yapılar bir geçit şehir olan Erzurum’u düşman istilâsından korumak için 18. Yüzyıldan itibaren yapılmaya başlanmış, 19. Yüzyılda Rus tehlikesi artınca daha büyük ve güçlü tabyalar inşa edilmiş. Yakın zamanda Aziziye ve Mecidiye tabyaları Millî Park halinde düzenlenmiş. Mecidiye tabyası, adından anlaşılacağı gibi, Abdülmecid zamanında, Aziziye de Abdülaziz döneminde yapılmış. Kalan kısımlarıyla dahi devasa yapılar. Kara taştan bu sağlam yapılar, sadece ağır silahların konulduğu yerler değil, askerin yaşadığı kışlalarının ve diğer hayat alanlarının bulunduğu yerler. “93 Harbi” olarak bilinen 1887-1888 Rus savaşında tabyalar işgali geciktirmiş, fakat önleyememiş.

Tabyalarda şehidler için anıtlar var. Bir de Nene Hatun kabri yapılmış. Hayli mübalağalı, yani kocaman bir kabir. Kabirle kişinin eni boyunu ilişkilendirmek mümkün değilse de şöhretini ölçmek mümkün olabilir.

123456.jpg

Erzurum tabyaları, kaleden farksız. Ömer Özden hoca ile Aziziye’ tabyasında

 

Evet, bu tabyalarda 93 harbinin destanlarından biri yazıldı. Rus askerleri Türkçe bilen Ermeni öncülerle tabyalara sızdılar, uyumakta olan askerleri katlettiler, durum fark edilip de karşılık verilince silah sesleri şehirden duyuldu ve ilk Ayaspaşa Camii’nin müezzini tehlikeyi halka ilân etti, sonra bütün minarelerden salalar göklere yayıldı. Halk kadınlı erkekli eline her ne geçirdiyse, tabanca tüfekten çok balta, satır, tırpan, yatağan…Kapıp tabyalara doğru yürüdü. İsmail Habip Sevük halkın bu kıyamını anlatırken “Ey iman ne güzel ve ne büyük şeysin” diye naralanıyor adeta. Evet, tabyalar ve Erzurum bir süreliğine de olsa kurtulmuştur…Tabyalar kıyamının sırf Erzurum hanımlarına mahsus bir hareket olduğu sanılır. Elbette Erzurum hanımları bu kıyamın esas unsuru olmalıdır. Çünkü askerlik yapabilecek erkeklerin tamamı zaten tabyalarda müdafaa vazifesinin başındadır. Askerlik çağının dışındaki erkekler de şehirlerini müdafaa için canını dişine takarak tabyalara yürümüştür.

Bu halk direnişi sonucu ne olursa olsun tam bir destan manzarası arz etmektedir.

Bu kıyamda bir öncü, lider var mıdır? Ben derim ki bu kıyamın öncüsü, önderi, evini namusunu korumak için canını dişine takan Erzum halkıdır.

 
Etiketler: Erzurum’da, iki, sıcak, gün,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
99 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
156 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
143 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
228 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
290 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
205 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
192 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
160 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
333 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
464 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
341 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
444 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
670 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
347 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
336 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
320 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
714 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
348 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
289 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
366 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
281 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
411 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
356 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
447 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
403 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
354 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
331 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
518 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
372 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
244 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
361 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
515 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
443 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
356 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
526 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
583 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
405 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
456 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
481 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
351 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
476 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
612 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
492 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
396 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
662 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
545 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
406 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
503 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
540 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
527 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
378 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
569 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
449 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
662 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
562 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
983 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
589 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
623 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
667 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
668 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
505 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
730 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
628 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
637 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
670 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
933 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
810 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
660 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
797 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
864 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
818 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
903 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
893 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
868 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
845 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
846 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
938 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
833 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
907 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
917 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
781 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1027 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
891 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
875 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
846 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1015 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1919 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
997 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1065 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
968 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1274 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1161 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1040 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1815 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1328 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1303 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1776 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1404 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1208 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1214 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1179 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1503 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1243 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1182 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1201 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1186 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1241 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1552 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1329 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1451 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1775 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1360 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1612 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1726 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2019 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2072 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1458 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1462 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1186 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1452 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1244 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1403 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1279 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1404 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1411 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1336 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1328 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1226 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1464 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1296 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1539 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1358 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2139 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1513 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1595 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1481 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1581 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1533 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1513 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1605 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1435 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1507 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1689 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1605 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1518 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1602 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1591 Okunma.
Haber Yazılımı