Yazı Detayı
28 Aralık 2019 - Cumartesi 23:50 Bu yazı 608 kez okundu
 
Erzurum’da iki sıcak gün
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Beni Erzurumlu olarak görenlere asla itiraz etmem. “Erzurumluyum” demesem bile, “Erzurumlu değilim” demem!

Erzurum tasavvurumuzun oluşmasında çocukluğumuzda Ankara’da komşumuz olan Erzurumlu Neriman hanımın (rahmetli) tesiri vardır. Neriman teyzemiz Bir Kızılcahamamlı ile evlenmiştir, ama Erzurum şivesini, tavır ve hareketlerini sonuna kadar muhafaza etmiştir.

Hareket dergisi çevresine girdiğimizde Ezel Erverdi ve Bekir Erdem’den başlıyarak bir hayli Erzurumlu dostumuz, ahbabımız oldu. Bekir Soysal, sonra Çetin Baydar ve Erzurum tasavvurumuzu güçlendirdi. 1973 yılında bir Erzurum seyahatimiz oldu. Hareket camiasının Erzurum’daki faaliyetleri etrafında şehri ve şehrin bazı şahsiyetlerini tanıdık. Feyyaz İbrahimhakkıoğlu ile dostluğumuz sonraki yıllarda da artarak sürdü, rahmetle yâdediyorum.

1977’de Ulucami belgeliğini çekerken Erzurum Ulu camii de mekânlarımızdandı. Erzurum muhabbetimiz yeni dostlarla gelişerek devam etti ve bugünlere ulaştı. Burada merhum Sıtkı Aras’ı da anmadan geçemeyeceğim. Bu muhabbetin bir yansıması olmalı ki, Büyükşehir Belediyesi bir şehir kütüphanesine ismimizi verdi, üç yıl önce. 

Her yıl en az bir defa Erzurum’a yolumuz düşer. Bu defa, ETÜ (Erzurum Teknik Üniversitesi)’nin dâvetiyle “Mehmed Âkif ve Millî Mücadele” başlıklı bir konuşma için Erzurum yolundaydım. Uçak saatlerine göre şekillenen seyahatte Erzurum’da iki tam gün kalacağız. Ankara’da kış hafif seyrettiği için kışın merkezine doğru yola çıkarken hayli tedbirli idim. Başkentte yılda iki defa, 27 Aralık ve 12 Mart’da, Taceddin Dergâhı’nda Mehmed Âkif anmaları vesilesiyle giydiğim kalın paltoyu dolaptan çıkardım, fanilalar, atkılar derken şiddetli bir kışa hazırdım.

Uçaktan yol boyunca memleketi temaşa ederken yüksek dağların dahi kardan nasibini almadığını gördüm, ta ki Erzurum’a yaklaşıncaya kadar. Erzurum dağlarının karlı olmasına sevineceğimi tahmin etmezdim doğrusu. Uçağımız Erzurum havalimanına inmek için bir hayli alçaldı, fakat son anda burnunu yukarıya doğrultup inmedi. Eh biraz tedirgin olmadık değil, pilot açıklama yapacak denildi, ama bir açıklama da yapılmadı. Neyse yarım saatlik bir turdan sonra tekerler piste değdi.

Akşam vakti, hava umduğumuzdan yumuşak. Üniversiteden iki genç asistan Seyit Yavuz ve Yunus Alıcı bizi şehre ulaştırdılar. Tabiî, neredeyse değişmez mekânımız Öğretmenevi’ne. Abdülnasir Kımışoğlu’nu bizi beklerken bulduk. Abdullah Nehir’le (Öğretmenevi müdürü, fakat esaslı kitap okuyucusu, Nureddin Topçu hâfızı) çay muhabbetindeyken Hacı Ömer Özden Hoca geldi sağ olsun. Böylece yarının programı belli oldu.

Erzurum’u gezmeye nereden başlamalı?

Ömer Hoca ile Erzurum’u gezeceğiz. Erzurumlu değilsek de Erzurum bildiğimiz bir şehir. Ömer Hoca, şehre dışarıdan bakabileceğimiz bir gezi teklif ediyor. Şehre dışarıdan bakmak hem şehri bütün olarak görmek hem de tabii coğrafyasından geçmek anlamına geliyor. Erzurum’da bir farkı daha var bu gezinin: Tabyaları, şehidlikleri göreceğiz.

Soru sorduk ama cevabını vermedik; Erzurum’u gezmeye Abdurrahman Gaziden başladık. Nasıl İstanbul’u gezmeye Eyüp Sultandan başlanırsa, Erzurum’da da Abdurrahman Gazi’den başlamak şehir adabından olmalı. Biz şehirlerimizin fetihlerini ille de sahabeye, onu başaramazsak Horasan erenlerine bağlamayı severiz. Bu kutlu kişiler, şehrin kudsiyetini sağlar. Abdurrahman Gazi’nin sahabeden olduğu rivayet ediliyor. Bu rivayet köklü olmalı ki, Palandöken yamacında kabri var ve 18. Yüzyılda türbe yenilenmiş veya yeniden yapılmış. Türbe olunca cami de olur. Şimdi etrafı mesire yeridir. Biz bu mukaddes şahsiyetlerin etrafından toplanmak için bahane bulmakta mahirizdir. En uzun ziyaret beş-on dakikadır. Burada oturup kalkar, yiyip içerek vakit geçirirseniz saatlerce o ulu şahsiyetin komşusu olabilirsiniz.

Yolumuz Palandöken’e doğru. Palandöken mi, “Palandöğen” mi? Palan, binek ve yük hayvanlarına vurulan geniş ve süslü bir cins eğerdir. Öyle bir dağa çıkıyoruz ki bineklerimizin palanları dökülüyor…Şimdi Palandöken, en önemli kayak merkezlerinden. Bizim çocukluğumuzdaki basit kızaktan başka bir şeyle kaymışlığımız yok. Kısa bir seyirden sonra yolumuzu tabyalara çeviriyoruz.

Tabya demek, şehrin savunulması demek… Bu yapılar bir geçit şehir olan Erzurum’u düşman istilâsından korumak için 18. Yüzyıldan itibaren yapılmaya başlanmış, 19. Yüzyılda Rus tehlikesi artınca daha büyük ve güçlü tabyalar inşa edilmiş. Yakın zamanda Aziziye ve Mecidiye tabyaları Millî Park halinde düzenlenmiş. Mecidiye tabyası, adından anlaşılacağı gibi, Abdülmecid zamanında, Aziziye de Abdülaziz döneminde yapılmış. Kalan kısımlarıyla dahi devasa yapılar. Kara taştan bu sağlam yapılar, sadece ağır silahların konulduğu yerler değil, askerin yaşadığı kışlalarının ve diğer hayat alanlarının bulunduğu yerler. “93 Harbi” olarak bilinen 1887-1888 Rus savaşında tabyalar işgali geciktirmiş, fakat önleyememiş.

Tabyalarda şehidler için anıtlar var. Bir de Nene Hatun kabri yapılmış. Hayli mübalağalı, yani kocaman bir kabir. Kabirle kişinin eni boyunu ilişkilendirmek mümkün değilse de şöhretini ölçmek mümkün olabilir.

123456.jpg

Erzurum tabyaları, kaleden farksız. Ömer Özden hoca ile Aziziye’ tabyasında

 

Evet, bu tabyalarda 93 harbinin destanlarından biri yazıldı. Rus askerleri Türkçe bilen Ermeni öncülerle tabyalara sızdılar, uyumakta olan askerleri katlettiler, durum fark edilip de karşılık verilince silah sesleri şehirden duyuldu ve ilk Ayaspaşa Camii’nin müezzini tehlikeyi halka ilân etti, sonra bütün minarelerden salalar göklere yayıldı. Halk kadınlı erkekli eline her ne geçirdiyse, tabanca tüfekten çok balta, satır, tırpan, yatağan…Kapıp tabyalara doğru yürüdü. İsmail Habip Sevük halkın bu kıyamını anlatırken “Ey iman ne güzel ve ne büyük şeysin” diye naralanıyor adeta. Evet, tabyalar ve Erzurum bir süreliğine de olsa kurtulmuştur…Tabyalar kıyamının sırf Erzurum hanımlarına mahsus bir hareket olduğu sanılır. Elbette Erzurum hanımları bu kıyamın esas unsuru olmalıdır. Çünkü askerlik yapabilecek erkeklerin tamamı zaten tabyalarda müdafaa vazifesinin başındadır. Askerlik çağının dışındaki erkekler de şehirlerini müdafaa için canını dişine takarak tabyalara yürümüştür.

Bu halk direnişi sonucu ne olursa olsun tam bir destan manzarası arz etmektedir.

Bu kıyamda bir öncü, lider var mıdır? Ben derim ki bu kıyamın öncüsü, önderi, evini namusunu korumak için canını dişine takan Erzum halkıdır.

 
Etiketler: Erzurum’da, iki, sıcak, gün,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
733 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
413 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
319 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
394 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
279 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
328 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
347 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
371 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
481 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
403 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
446 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
520 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
404 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
386 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
451 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
544 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
711 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
535 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
663 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
888 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
605 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
507 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
545 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
916 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
532 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
509 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
618 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
487 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
593 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
562 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
643 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
612 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
607 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
531 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
732 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
599 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
495 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
567 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
836 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
629 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
586 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
831 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
794 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
645 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
649 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
692 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
557 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
692 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
812 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
688 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
612 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
922 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
743 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
615 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
703 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
763 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
717 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
581 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
777 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
645 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
884 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
765 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1164 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
797 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
854 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
884 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
927 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
691 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
936 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
879 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
837 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
866 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1137 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1046 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
894 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
977 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1066 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1057 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1124 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1095 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1073 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1043 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1100 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1147 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1053 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1141 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1092 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1070 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1211 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1083 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1059 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1040 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1254 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2134 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1178 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1248 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1175 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1478 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1353 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1225 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2029 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1498 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1504 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1998 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1594 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1445 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1470 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1374 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1684 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1446 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1434 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1393 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1426 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1439 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2063 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1554 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1683 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2008 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1738 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1882 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1895 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2229 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2279 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1636 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1660 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1386 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1688 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1576 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1639 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1506 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1594 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1630 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1532 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1550 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1422 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1708 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1511 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1746 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1572 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2325 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1728 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1827 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1669 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1771 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1722 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1703 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1863 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1651 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1738 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1999 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1822 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1743 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1812 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1818 Okunma.
Haber Yazılımı