Yazı Detayı
06 Aralık 2017 - Çarşamba 18:58 Bu yazı 1542 kez okundu
 
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
Akif BEDİR
 
 

ABD’de trajikomik bir oyun sahneleniyor. Oyunu yazanlar, oynayanlar aynı aktörler. Türkiye düşmanları hep birlikte sahne almış durumdalar. Türkiye’de bir yönetim değişikliği meydana getirmek için uğraşıyorlar.

Bu dava, aleni olarak kendi çıkarlarını korumak için bir egemen devletin yargılandığı, gücün hukuku baskı altına alarak hedefe koyduğu bir tiyatro oyunudur. Sarraf’ın sanık sandalyesinden itirafçı olarak tanık sandalyesine transferi FETÖ’nün başlatıp beceremediği senaryonun ABD’de vizyona girmesidir.

Bu dava, FETÖ’nün başaramadığı işin ABD şahinleri eliyle bitirilme devralmasıdır.

Bu dava, Emperyalist soygunculuğa karşı çıkmanın diyeti, Batı dünyasının vahşetini yüksek sesle dillendirip meydan okumanın karşılığı bir davadır.

Bu dava, Emperyalist talan düzenini sorgulamak ve İslam dünyasının uyanışını tetikleme, hilafet gerçeğini gündeme taşımanın affedilmez bir suç olma davasıdır.

Bu dava, Türkiye’nin başka ittifaklar oluşturma, çıkarını koruma davasıdır.

Bu dava, Tayyip Erdoğan üzerinden Türk siyasetini dizayn etme davasıdır.

Bu dava, Türkiye’ye Gülen’le savaştığı için adeta ceza kesme davasıdır.

Bu dava, ABD’de yönetime hâkim şahin grubun tasarladığı dar bir siyasi mülâhazadır.

Bu dava, Türkiye’nin tarihi derinliğini, köklü medeniyet tecrübesini aktüel hâle getirdiği, insanlığa adaletin, hakkaniyetin ve barışın hâkim olacağı bir dünyanın yegâne kurucu aktörünün dün olduğu gibi yarın da Türkiye olacağını gösterdiği için küresel bir saldırıdır.

Bu dava kendi göbeğini kendi kesen, büyüyen, gelişen, güçlenen ve bağımsız politikalar üreten yeni Türkiye’ye karşı yürütülen bir siyasi operasyondur.

Bu dava, Türkiye’nin yargılanması için icat edilen düzmece bir davadır.

17/25 Aralık’ta Türkiye’de yapamadıkları darbeyi, Sarraf davası adı altında şimdi ABD’de sahneye koydular. Dava falan değil bu düpedüz küresel ekonomik darbe girişimidir.

Türkiye için “engizisyon mahkemesi” kurdular. Türkiye’ye diz çöktürmek için düzmece bir mahkeme, iğrenç bir kumpas bu.

Mesele, küresel sistemin haksız ve hukuksuz uygulamalarına, hatta mantığına dikkat çeken, zaman zaman, “dünya beşten büyüktür” diyerek bu haksız ve hukuksuz sisteme meydan okuyan Türkiye’nin hizaya getirilme meselesidir.

O yüzden ABD’de kurulan bu mahkeme, Türkiye’yi cezalandırmak üzere kurulmuş, kurmaca, düzmece bir hukuk oyunudur.

El koyan, soyan, yıkan, talan eden, ganimetle geçinen, asalakça yaşayan, demokrasi ve insan hakları adına bunu keyfince üstlenen Batı emperyalizminin Türkiye’ye karşı çok yönlü asimetrik bir savaşı söz konusu.

Küresel sistemin idarecisi şer güçler ve taşeronları el ele vererek Türkiye’ye diz çöktürme savaşı veriyorlar.

Gezi’de yapamadılar, 17-25 Aralık’ta yapamadılar, 15 Temmuz’da yapamadılar fakat Türkiye’ye diz çöktürme inatlarından vazgeçmediler.

15 Temmuz’da askeri darbeyle yapamadıklarını, şimdi ABD’de yürütülen siyasi yargı darbesiyle ve ekonomik darbeyle yapmak istiyorlar.

Türkiye’nin ablukasını planlayıp programlayanlar, senaryosunu yazdıkları hukuk oyunuyla bizi cezalandırmaya kalkıyorlar.

Bir zamanlar Doğu üzerinden kendini inşa eden Batı, şimdi Türkiye merkezli İslam dünyası üzerinden kendini imha ediyor.

Biz komşumuz İran’la ticaret yapmakla, ABD’nin güvenliğini tehdit etmişiz ve ABD’nin çıkarlarına zarar vermişiz. Peki, dünyanın diğer ucundan gelip PKK, PYD, DAEŞ, FETÖ’ye destek vermekle Türkiye’ye karşı ne yapmış oluyorsun bre arsız.

Türkiye’ye karşı yeni bir cephe açmak ve 15 Temmuz’un intikamını almak istiyorlar. Bu süreçte de CHP ve Kılıçdaroğlu’nu Truva Atı olarak kullanmaya çalışıyorlar. Kılıçdaroğlu ise bu göreve taşeron olarak gönüllü koşuyor.

Eğer dünyada yargılanacak bir ülke varsa, ABD’nin kendisidir. Demokrasi maskesiyle istediği yeri işgal eden, insan hakları savunuculuğu kandırmacasıyla istediği lideri deviren, dünyanın sahibiymiş gibi hareket edip istediği zenginliklerin üstüne oturan ABD yargılanmalıdır.

İstediği ülkede darbe yapan, masum halkları çıkarları uğruna katleden, sakat bırakan ABD yargılanmalıdır.

Geldiğimiz noktada, “uysal ol, istenileni yap” dayatmasını reddeden Türkiye, boynuna geçirilen siyasi ve kültürel kriz tasmalarını parçaladı.

Dünyevi kudretleri, vahşi saldırganlıkları, ahlaksız hukuk düzenleri son günlerini yaşayan, kazdıkları kuyuya düşen Batı emperyalizmi ülkemizin özgürleşmesini diktatörlük ve eksen kayması diye yaftalıyor.

Türk halkının siyasi iradesine dönüşen Erdoğan’ı teslim almaya yönelik bütün küresel operasyonlar akamete uğratıldı.

Ellerinde kala kala daha şimdiden kepazelik şahikası olarak tarihe geçen sanal FETÖ tiyatroları ve ucuz kumpaslar kaldı. ABD’deki bu mahkemede bu tiyatrolardan biri.

 

 
Etiketler: Emperyalist, düzenin, çadır, tiyatrosu,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1876 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3930 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
1977 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1832 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1955 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1718 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3295 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1417 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1663 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1434 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1682 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1601 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1342 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1334 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1646 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1760 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1533 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1983 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1570 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1841 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2042 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1399 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1743 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1392 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1568 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1410 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1972 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1202 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
925 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1921 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1719 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1835 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1896 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1729 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1778 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1788 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1636 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1027 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1757 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1032 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1598 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1730 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1684 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1695 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1954 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1804 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1784 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1725 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1520 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1667 Okunma.
Haber Yazılımı