UA-18826644-1
Yazı Detayı
06 Aralık 2017 - Çarşamba 18:58 Bu yazı 985 kez okundu
 
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
Akif BEDİR
 
 

ABD’de trajikomik bir oyun sahneleniyor. Oyunu yazanlar, oynayanlar aynı aktörler. Türkiye düşmanları hep birlikte sahne almış durumdalar. Türkiye’de bir yönetim değişikliği meydana getirmek için uğraşıyorlar.

Bu dava, aleni olarak kendi çıkarlarını korumak için bir egemen devletin yargılandığı, gücün hukuku baskı altına alarak hedefe koyduğu bir tiyatro oyunudur. Sarraf’ın sanık sandalyesinden itirafçı olarak tanık sandalyesine transferi FETÖ’nün başlatıp beceremediği senaryonun ABD’de vizyona girmesidir.

Bu dava, FETÖ’nün başaramadığı işin ABD şahinleri eliyle bitirilme devralmasıdır.

Bu dava, Emperyalist soygunculuğa karşı çıkmanın diyeti, Batı dünyasının vahşetini yüksek sesle dillendirip meydan okumanın karşılığı bir davadır.

Bu dava, Emperyalist talan düzenini sorgulamak ve İslam dünyasının uyanışını tetikleme, hilafet gerçeğini gündeme taşımanın affedilmez bir suç olma davasıdır.

Bu dava, Türkiye’nin başka ittifaklar oluşturma, çıkarını koruma davasıdır.

Bu dava, Tayyip Erdoğan üzerinden Türk siyasetini dizayn etme davasıdır.

Bu dava, Türkiye’ye Gülen’le savaştığı için adeta ceza kesme davasıdır.

Bu dava, ABD’de yönetime hâkim şahin grubun tasarladığı dar bir siyasi mülâhazadır.

Bu dava, Türkiye’nin tarihi derinliğini, köklü medeniyet tecrübesini aktüel hâle getirdiği, insanlığa adaletin, hakkaniyetin ve barışın hâkim olacağı bir dünyanın yegâne kurucu aktörünün dün olduğu gibi yarın da Türkiye olacağını gösterdiği için küresel bir saldırıdır.

Bu dava kendi göbeğini kendi kesen, büyüyen, gelişen, güçlenen ve bağımsız politikalar üreten yeni Türkiye’ye karşı yürütülen bir siyasi operasyondur.

Bu dava, Türkiye’nin yargılanması için icat edilen düzmece bir davadır.

17/25 Aralık’ta Türkiye’de yapamadıkları darbeyi, Sarraf davası adı altında şimdi ABD’de sahneye koydular. Dava falan değil bu düpedüz küresel ekonomik darbe girişimidir.

Türkiye için “engizisyon mahkemesi” kurdular. Türkiye’ye diz çöktürmek için düzmece bir mahkeme, iğrenç bir kumpas bu.

Mesele, küresel sistemin haksız ve hukuksuz uygulamalarına, hatta mantığına dikkat çeken, zaman zaman, “dünya beşten büyüktür” diyerek bu haksız ve hukuksuz sisteme meydan okuyan Türkiye’nin hizaya getirilme meselesidir.

O yüzden ABD’de kurulan bu mahkeme, Türkiye’yi cezalandırmak üzere kurulmuş, kurmaca, düzmece bir hukuk oyunudur.

El koyan, soyan, yıkan, talan eden, ganimetle geçinen, asalakça yaşayan, demokrasi ve insan hakları adına bunu keyfince üstlenen Batı emperyalizminin Türkiye’ye karşı çok yönlü asimetrik bir savaşı söz konusu.

Küresel sistemin idarecisi şer güçler ve taşeronları el ele vererek Türkiye’ye diz çöktürme savaşı veriyorlar.

Gezi’de yapamadılar, 17-25 Aralık’ta yapamadılar, 15 Temmuz’da yapamadılar fakat Türkiye’ye diz çöktürme inatlarından vazgeçmediler.

15 Temmuz’da askeri darbeyle yapamadıklarını, şimdi ABD’de yürütülen siyasi yargı darbesiyle ve ekonomik darbeyle yapmak istiyorlar.

Türkiye’nin ablukasını planlayıp programlayanlar, senaryosunu yazdıkları hukuk oyunuyla bizi cezalandırmaya kalkıyorlar.

Bir zamanlar Doğu üzerinden kendini inşa eden Batı, şimdi Türkiye merkezli İslam dünyası üzerinden kendini imha ediyor.

Biz komşumuz İran’la ticaret yapmakla, ABD’nin güvenliğini tehdit etmişiz ve ABD’nin çıkarlarına zarar vermişiz. Peki, dünyanın diğer ucundan gelip PKK, PYD, DAEŞ, FETÖ’ye destek vermekle Türkiye’ye karşı ne yapmış oluyorsun bre arsız.

Türkiye’ye karşı yeni bir cephe açmak ve 15 Temmuz’un intikamını almak istiyorlar. Bu süreçte de CHP ve Kılıçdaroğlu’nu Truva Atı olarak kullanmaya çalışıyorlar. Kılıçdaroğlu ise bu göreve taşeron olarak gönüllü koşuyor.

Eğer dünyada yargılanacak bir ülke varsa, ABD’nin kendisidir. Demokrasi maskesiyle istediği yeri işgal eden, insan hakları savunuculuğu kandırmacasıyla istediği lideri deviren, dünyanın sahibiymiş gibi hareket edip istediği zenginliklerin üstüne oturan ABD yargılanmalıdır.

İstediği ülkede darbe yapan, masum halkları çıkarları uğruna katleden, sakat bırakan ABD yargılanmalıdır.

Geldiğimiz noktada, “uysal ol, istenileni yap” dayatmasını reddeden Türkiye, boynuna geçirilen siyasi ve kültürel kriz tasmalarını parçaladı.

Dünyevi kudretleri, vahşi saldırganlıkları, ahlaksız hukuk düzenleri son günlerini yaşayan, kazdıkları kuyuya düşen Batı emperyalizmi ülkemizin özgürleşmesini diktatörlük ve eksen kayması diye yaftalıyor.

Türk halkının siyasi iradesine dönüşen Erdoğan’ı teslim almaya yönelik bütün küresel operasyonlar akamete uğratıldı.

Ellerinde kala kala daha şimdiden kepazelik şahikası olarak tarihe geçen sanal FETÖ tiyatroları ve ucuz kumpaslar kaldı. ABD’deki bu mahkemede bu tiyatrolardan biri.

 

 
Etiketler: Emperyalist, düzenin, çadır, tiyatrosu,
Yorumlar
Haber Yazılımı