Yazı Detayı
23 Eylül 2017 - Cumartesi 18:01 Bu yazı 667 kez okundu
 
Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak..!
Abdurrahman ZEYNAL
a.zeynal@hotmail.com
 
 

İnsan hayatı boyunca inişli, çıkışlı, zigzaglı bir çizgi izler. Hiç bir zaman tam bir doğru üzerinde hareket edemeyeceği gibi elif gibide olamaz. Bu nedenle toplum içinde sıkça kullanılır. "Elif gibi adam", "yamuk gibi adam" "özü, sözü bir olan" daha nice kelime cümle ve deyim bulabilirsiniz.

Toplumda bazı insanlar vardır "vurdum duymaz, kel ayvaz" misalidir. Onların "dünya yansa bir horum otları yanmaz". Böyle insanlar hayatı önemsemez, çevrelerinde oluşan olaylara  bakmak, görmek ve duymak bile istemezler. Bunlar yedikleri yemeği, giydikleri elbiseyi abartarak, ballandıra ballandıra anlatırlar. Söz gelim bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını günler, haftalar, aylar ve seneler boyunca konuşurlar, etraflarındaki insanlarında bu konuşmaları dinlemelerini isterler. Böylelerinin hayatında sosyal ve toplumsal olaylar yer etmez.

Bazı insanlar şakacıdırlar, komiktirler, nüktedandırlar. Bunlar bazen ciddi, bazen esprili şakalar ile insanları güldürmeye çalışırlar. Başarırlarda. Bazıları yaratılıştan komiktirler, konuşmaları, yürümeleri, tavır ve davranışları, jest ve mimikleri olağan üstüdür. Özel bir çaba harcamalarına gerek yoktur. İnsanları güldürmeyi başarırlar.

Nüktedan insanlar ise  insanları ve toplumları düşündürürler. Şakaları  bile derin izler taşır. Bu nedenle "nükte zekanın, komiklik maskaralığın eseridir" ifadesi yol ayrımıdır. Hoca Nasrettin konuşurken güldürmüş, güldürürken düşündürmüştür. Toplumda nüktedan insanların sayısı azdır ve onları toplum seçebildiği ve değer verebildiği kadar fıkralarından yararlanabilir, fikren çağlar ötesine gidebilirler.

Birde toplumda ciddi insanlar vardır. Toplum böyle insanları hiçte sevmez. Doğrucudurlar. Olan her şeyi eğip bükmeden söyleyebilir, yanlışlara tavır alabilirler. Bu insanlara toplum içinde "yüzünden düşen bin parça olur", "zaten yüzünde meymenet yoktur" gibi küçük düşürücü cümleler kullanılır.

Halbuki gerek ferdi davranışlarda, gerek toplumsal olaylarda, gerekse uluslar arası arenada  ciddi olmak, tavır, davranış eylem ve fikirlerinde kararlı olmak önemlidir. Eğer insanlar, toplumlar ve devletler bu ciddi olma özelliğini kaybederse ne yaparlarsa yapsınlar etkili olamazlar.

Ciddi insanların sevilmemelerinin bir sebebi az konuşmalarıdır. Gereksiz ve lüzumsuz konuşmazlar. Yer yer yüzleri asıktır. Ancak söyledikleri sözlerde etkilidirler. Bu etki kişiliklerinden, fiil ve davranışlarından veya yapamayacakları işler için söz vermekten kaçındıklarındandır.

Sözün etkili olması için söyleyenin geçmişten geleceğe uzanan çizgilerdeki  davranışlarının toplamı sonucu belirler. Eğer Ciddi bir insanın, nüktedan, veya komik bir insanın  davranışlarında geçmişten gelen anormallikler varsa bu insanı kimse ciddiye almaz.Örneğin yıllar önce sınıfta ders yaparken öğrencilerime kızmış, bağırmış, cezalandıracağımı söylediğimde çocukların tebessüm ettiklerini görmüş ve neden gülüyorsunuz dediğimde : "Hocam birazdan sizde güleceksiniz, sizin kızgınlığınız beş dakikadır. Sonra derse kaldığınız yerden devam edeceksiniz" demeleri benim davranışlarımın çocuklar üzerindeki etkisini göstermişti.

Gerek sosyal, gerek siyasal, gerek uluslar arası ilişkilerde devletlerin akıl defteri vardır. Sizin söz, eylem ve davranışlarınızı bu akıl defterine göre değerlendirir, ciddiye alınıp alınamayacağı konusunda karar verirler.

Sonuç olarak elli yıldır insanların, toplulukların, cemaat ve tarikatların davranışlarını analiz ettiğinizde karşınıza ciddiyet kavramı çıkmaktadır. Partilerin, hükümetlerin ve devleti yönetenlerin ciddi olmak gibi bir mecburiyetlerinin olduğunu gözlemek bu anlamda önemlidir.

Eğer; Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak gibi bir düşünceniz varsa korkmayın herkes sizi ciddiye alır ve sizi dinler. Yok böyle bir intiba bırakmamışsanız söylenecek söz "atı alan Üsküdar'ı geçer" sizde arkadan bakıp durusunuz. 23 Eylül 2017/ Erzurum

 

 
Etiketler: , Ciddi,, Ciddiyet,Ciddi, Olmak..!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Mayıs 2018
2026 KIŞ OLİMPİYATLARI ERZURUM'A
694 Okunma.
28 Nisan 2018
Özlemim...
234 Okunma.
13 Nisan 2018
Milli Eğitim Bakanlığı Tartışılırken
448 Okunma.
05 Nisan 2018
Acı, Dram ve Çaresizlik
266 Okunma.
02 Nisan 2018
Gün Batımında Erzurum Ovası
342 Okunma.
29 Mart 2018
Milli Eğitim Bakalığı'na Açık Mektup
420 Okunma.
26 Mart 2018
Erzurum sokaklarında kısa bir tur
285 Okunma.
21 Mart 2018
BİBİLİK oyununu oynadınız mı?
640 Okunma.
13 Mart 2018
12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve Yapılan Yanlışlar
1058 Okunma.
05 Mart 2018
Mehmetçik Vakfı ve Afrinde Mehmetçik
692 Okunma.
14 Şubat 2018
İnsan ve Şeytan Arkadaş Olursa
658 Okunma.
02 Şubat 2018
O, Bizim Namusumuzu Korudu
353 Okunma.
26 Ocak 2018
İbrahim Erkal Kültür Merkezi
465 Okunma.
23 Ocak 2018
Kan Sınırları Haritasından Afrin'e
402 Okunma.
11 Ocak 2018
Topdağı Caddesi'nden Mecidiye Tabyası'na
415 Okunma.
06 Ocak 2018
Sarıkamış Anma Törenleri ERVAK'ın Eseridir
410 Okunma.
02 Ocak 2018
2017 yılı Erzurum Değerlendirmesi
374 Okunma.
27 Aralık 2017
Şehit oldular...
389 Okunma.
16 Aralık 2017
Erzurum'da kapanan fabrikalar
628 Okunma.
07 Aralık 2017
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Kısa Tarihçesi
534 Okunma.
25 Kasım 2017
Kanmayın, kandırılmayın, kandırmayın...
537 Okunma.
23 Kasım 2017
Öğretmen Olmak
467 Okunma.
16 Kasım 2017
Taziye Çadırı Kaldırılsın!
919 Okunma.
11 Kasım 2017
140 yıl sonra Aziziye Tabyalarına yürümek
503 Okunma.
08 Kasım 2017
Eğitimde Kısır Döngü…
415 Okunma.
06 Kasım 2017
İftira olmuştan beterdir
511 Okunma.
27 Ekim 2017
Cumhurıyete giden yol
543 Okunma.
26 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-3
551 Okunma.
21 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-2
625 Okunma.
14 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-1
608 Okunma.
09 Ekim 2017
Şarapnelin kopardığı kol ve toprağa damlayan kan
559 Okunma.
04 Ekim 2017
Kağızmana Ismarladım Nar Gele...
604 Okunma.
02 Ekim 2017
Yöneticilerde İtikafa Girse
516 Okunma.
27 Eylül 2017
Eğitimde her değişim iflasın göstergesidir
615 Okunma.
19 Eylül 2017
ERZURUM'DA BİR MEKÂN: HAMZAHANE
564 Okunma.
Haber Yazılımı