Yazı Detayı
23 Ocak 2019 - Çarşamba 15:54 Bu yazı 2928 kez okundu
 
Çamura gönül tohumu atmak
Akif BEDİR
 
 

Muhammed İkbal, bu sözü insanca yaşamak ve insana yaraşır değer üretmek nedir sorusuna cevap olarak kullanmaktadır. Ona göre, Hak adamı, çamura gönül tohumu ekebilen ve hayatı iyiye, güzele, hayra ve berekete kaynaklık edecek biçimde sürekli filizlendiren adamdır.

Evet, hak adamı içtenlikle gülebilen, yalansız ağlayabilen, hırslarından, kinlerinden kurtularak kazanan, bölüşmeyi, sahiplenmemeyi basit bir hayatın sade akışı içinde olabildiğince duyan, duyurabilendir.

Hak adamı, sesine, bedenine, hayallerine uygun, gösterişsiz ve temiz elbiseler giydirebilendir.

Sayılardan çok daha başka şeyleri sayan, menfaatsiz seven, bilginin oburu olmayandır, tıpkı yemeğin, paranın, iktidarın, gücün sürekli aç talibi olmayan gibi.

Hak adamı, bu dünyanın geçiciliğini ve insan ömrünün sınırlarını kavrayıp düşmanlıkları küçültüp, dostlukları büyütendir gözünde.

İnsana saygı duyabilen, insanca yaşamayı ve yaşarken de paylaşmayı öğrenebilendir. Dünyada her insanın yaşam hakkına saygı duyan, insanları anlamayı ve en önemlisi de hoşgörüyle bakmayı öğrenip, onların hakkını da kendi hakkıymış gibi savunandır hak adamı.

İnsanlar hak ve hakikatten koptukları, uzaklaştıkları, çekindikleri halde, asla uzaklaşmayan, aksine sımsıkı ve korkusuzca sarılan, açlığa, susuzluğa katlanıp, doğru dürüst giyecek bir şey dahi bulamayıp Allah’ın lütfettiğine rıza gösterip asla şikâyete girmeyenlerdir hak adamı.

Hesabından korkarak bir kısım helalleri dahi terk edebilen, dünyayı “kesben değil, kalben terk etmek lâzımdır” hakikatinde belirtildiği gibi dünyayla bedenen ilgilendikleri halde kalplerini bağlamayanlardır hak adamı.

Dünyada bir şey olabilmenin ötesinde çok daha önemli bir şey var aslında, insan olabilmek.

İnsan olabilmenin koşulu ise tek, yüreğinde sevgi taşıyabilmek. Yoksa kim olduğumuz, nereden geldiğimiz, hangi ülkenin pasaportunda adımızın yazılı olduğunun ne önemi var.

İnsan olmak, insan olabilmek dünyada kazanılacak en büyük değer değil mi?

Çamura gönül tohumu atmanın karşıt kavramı, gönle kin tohumu atmaktadır. İnsanlığın ortak değerleri olan hoşgörü, sevgi, saygı, barış, özgürlük, bireysel hak, adalet gibi evrensel değerlere inanmakta kimin ne zararı olabilir, insani duygulardan yoksun ve insanlıktan nasibini alamamış sırtlanlardan başka.

Çamurun hem de en katranlısına gönül tohumları atıp sonsuzluk çiçeklerinin en güzellerini yeşertmeyi başaran Anadolu topraklarında bugün, gönle kin tohumu ekmeyi öne çıkarmış zihniyetlerin baskı ve aldatmalarına maruz kalmış kitlelerin iniltilerini dinliyoruz.

Çamuru gönülleştiren nefeslerin yerinde şimdilerde gönlü çamurlaştıran kin ve öfke kasırgaları kol geziyor.

Asrımız insanına cehalet, şiddet, bâtıl inançlar, sapık ideolojiler, yanlış düşünceler ve nefsi arzuları aşılayan medeni engizisyon, sonuçta, zihinlerde “nâmeşrû veletler” doğurdu. Bizden kendi kavramlarını esas almayı istemekte, bizi ona göre düşünmeye zorlamakta.

Gafletin belki de zirvede olduğu bu çağda Rahmet kitabından koparılan din, papazların kutsallaştırıldığı bir engizisyon firmasına dönüştürülmüş durumda.

Kan çanağı gözlerle dünyaya bakan kanı bozuklar çeşitli düzenlemelerle top yekûn insanlığı, hatta dünya ve ukbayı kucaklayan ilahi bir sistem olan İslam’a ve peygamberine çamur atıp, reddiyeler yazıyorlar.

Aydınlık ve karanlık nasıl biri birinin zıddıysa, iyilik ve kötülük ya da güzellik ve çirkinlik de biri birinin zıddıdır. Ama evrende her şey iç içedir ve beraber yaşar.

Karanlık nasıl ki kötülüğü, çirkinliği, körlüğü, cehaleti, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, vicdansızlığı, sevgisizliği, hoşgörüsüzlüğü temsil ediyorsa; aydınlık da iyiliği, güzelliği, bilgiyi, doğruyu, dostluğu, merhameti, dürüstlüğü, adaleti ve vicdanı temsil eder.

Yılgınlıkların yorgunlukların damarlarımızda dolaşıyor olması bizi bıktırmamalı ve de ilgilendirmemeli. Bize yüreğimiz gerekli, sevgiyi görmek ve duvarını örmek için. Korkmadan, yılmadan bozgunlardan ve sevgiyi kirleten yozluklardan.

Düşüncelerimiz, yargılarımız, önyargılarımız, ne kadar barajlar, dalkıranlar inşa etse de o yakıcı yıldırımların beynimize ulaşmaması için, ne kadar tarihsel, kültürel ideolojik gündelik paratonerimiz olsa da, bir yerden sonra, en azından şöyle kendi yüreğimizle baş başa kaldığımızda, eminim anlarız.

Eminim anlarız, bir kez olsun, biz de yürekten o soruları sorarsak kendimize, sormak durumunda kaldığımızı tahayyül edersek hiç olmazsa.

Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsak yüreğimizde, yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsak ve varabiliyorsak dostlukların yüceliğine. Korkmayalım hiç bir yıkımdan, yüreğimizi ortaya koyalım. Çünkü biz insanız.

 
Etiketler: Çamura, gönül, tohumu, atmak, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2605 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2566 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2312 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2295 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2550 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2603 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2622 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2577 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2271 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2354 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2473 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3222 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2298 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3197 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2508 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3857 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2642 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2704 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2656 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2493 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2486 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2636 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2628 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2335 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2589 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2752 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4355 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
2878 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2601 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3010 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2795 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2707 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2650 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
2899 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2432 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4506 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2480 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3524 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2201 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3025 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2483 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2284 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2720 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2647 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2133 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2192 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2281 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2537 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2140 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3211 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2595 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2656 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2820 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3132 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2283 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
777 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2869 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2194 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2825 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3164 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3036 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2339 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2955 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3088 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2823 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2450 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2694 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3085 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2856 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2939 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3076 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2554 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2243 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2758 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2034 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2982 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1376 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3082 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3108 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3276 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2742 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4717 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2728 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2611 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2681 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2398 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4111 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2106 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2482 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2179 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2382 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2433 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2134 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2068 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2499 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2600 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2268 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2970 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2251 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2643 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2840 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2152 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2662 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2203 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2401 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2153 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2815 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1973 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1692 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2665 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2455 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2521 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2695 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2636 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2560 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2555 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2354 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1760 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2556 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2409 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1824 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2391 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2455 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2560 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2511 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2710 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2552 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2603 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2463 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2288 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2470 Okunma.
Haber Yazılımı