Yazı Detayı
23 Ocak 2019 - Çarşamba 15:54 Bu yazı 3020 kez okundu
 
Çamura gönül tohumu atmak
Akif BEDİR
 
 

Muhammed İkbal, bu sözü insanca yaşamak ve insana yaraşır değer üretmek nedir sorusuna cevap olarak kullanmaktadır. Ona göre, Hak adamı, çamura gönül tohumu ekebilen ve hayatı iyiye, güzele, hayra ve berekete kaynaklık edecek biçimde sürekli filizlendiren adamdır.

Evet, hak adamı içtenlikle gülebilen, yalansız ağlayabilen, hırslarından, kinlerinden kurtularak kazanan, bölüşmeyi, sahiplenmemeyi basit bir hayatın sade akışı içinde olabildiğince duyan, duyurabilendir.

Hak adamı, sesine, bedenine, hayallerine uygun, gösterişsiz ve temiz elbiseler giydirebilendir.

Sayılardan çok daha başka şeyleri sayan, menfaatsiz seven, bilginin oburu olmayandır, tıpkı yemeğin, paranın, iktidarın, gücün sürekli aç talibi olmayan gibi.

Hak adamı, bu dünyanın geçiciliğini ve insan ömrünün sınırlarını kavrayıp düşmanlıkları küçültüp, dostlukları büyütendir gözünde.

İnsana saygı duyabilen, insanca yaşamayı ve yaşarken de paylaşmayı öğrenebilendir. Dünyada her insanın yaşam hakkına saygı duyan, insanları anlamayı ve en önemlisi de hoşgörüyle bakmayı öğrenip, onların hakkını da kendi hakkıymış gibi savunandır hak adamı.

İnsanlar hak ve hakikatten koptukları, uzaklaştıkları, çekindikleri halde, asla uzaklaşmayan, aksine sımsıkı ve korkusuzca sarılan, açlığa, susuzluğa katlanıp, doğru dürüst giyecek bir şey dahi bulamayıp Allah’ın lütfettiğine rıza gösterip asla şikâyete girmeyenlerdir hak adamı.

Hesabından korkarak bir kısım helalleri dahi terk edebilen, dünyayı “kesben değil, kalben terk etmek lâzımdır” hakikatinde belirtildiği gibi dünyayla bedenen ilgilendikleri halde kalplerini bağlamayanlardır hak adamı.

Dünyada bir şey olabilmenin ötesinde çok daha önemli bir şey var aslında, insan olabilmek.

İnsan olabilmenin koşulu ise tek, yüreğinde sevgi taşıyabilmek. Yoksa kim olduğumuz, nereden geldiğimiz, hangi ülkenin pasaportunda adımızın yazılı olduğunun ne önemi var.

İnsan olmak, insan olabilmek dünyada kazanılacak en büyük değer değil mi?

Çamura gönül tohumu atmanın karşıt kavramı, gönle kin tohumu atmaktadır. İnsanlığın ortak değerleri olan hoşgörü, sevgi, saygı, barış, özgürlük, bireysel hak, adalet gibi evrensel değerlere inanmakta kimin ne zararı olabilir, insani duygulardan yoksun ve insanlıktan nasibini alamamış sırtlanlardan başka.

Çamurun hem de en katranlısına gönül tohumları atıp sonsuzluk çiçeklerinin en güzellerini yeşertmeyi başaran Anadolu topraklarında bugün, gönle kin tohumu ekmeyi öne çıkarmış zihniyetlerin baskı ve aldatmalarına maruz kalmış kitlelerin iniltilerini dinliyoruz.

Çamuru gönülleştiren nefeslerin yerinde şimdilerde gönlü çamurlaştıran kin ve öfke kasırgaları kol geziyor.

Asrımız insanına cehalet, şiddet, bâtıl inançlar, sapık ideolojiler, yanlış düşünceler ve nefsi arzuları aşılayan medeni engizisyon, sonuçta, zihinlerde “nâmeşrû veletler” doğurdu. Bizden kendi kavramlarını esas almayı istemekte, bizi ona göre düşünmeye zorlamakta.

Gafletin belki de zirvede olduğu bu çağda Rahmet kitabından koparılan din, papazların kutsallaştırıldığı bir engizisyon firmasına dönüştürülmüş durumda.

Kan çanağı gözlerle dünyaya bakan kanı bozuklar çeşitli düzenlemelerle top yekûn insanlığı, hatta dünya ve ukbayı kucaklayan ilahi bir sistem olan İslam’a ve peygamberine çamur atıp, reddiyeler yazıyorlar.

Aydınlık ve karanlık nasıl biri birinin zıddıysa, iyilik ve kötülük ya da güzellik ve çirkinlik de biri birinin zıddıdır. Ama evrende her şey iç içedir ve beraber yaşar.

Karanlık nasıl ki kötülüğü, çirkinliği, körlüğü, cehaleti, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, vicdansızlığı, sevgisizliği, hoşgörüsüzlüğü temsil ediyorsa; aydınlık da iyiliği, güzelliği, bilgiyi, doğruyu, dostluğu, merhameti, dürüstlüğü, adaleti ve vicdanı temsil eder.

Yılgınlıkların yorgunlukların damarlarımızda dolaşıyor olması bizi bıktırmamalı ve de ilgilendirmemeli. Bize yüreğimiz gerekli, sevgiyi görmek ve duvarını örmek için. Korkmadan, yılmadan bozgunlardan ve sevgiyi kirleten yozluklardan.

Düşüncelerimiz, yargılarımız, önyargılarımız, ne kadar barajlar, dalkıranlar inşa etse de o yakıcı yıldırımların beynimize ulaşmaması için, ne kadar tarihsel, kültürel ideolojik gündelik paratonerimiz olsa da, bir yerden sonra, en azından şöyle kendi yüreğimizle baş başa kaldığımızda, eminim anlarız.

Eminim anlarız, bir kez olsun, biz de yürekten o soruları sorarsak kendimize, sormak durumunda kaldığımızı tahayyül edersek hiç olmazsa.

Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsak yüreğimizde, yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsak ve varabiliyorsak dostlukların yüceliğine. Korkmayalım hiç bir yıkımdan, yüreğimizi ortaya koyalım. Çünkü biz insanız.

 
Etiketler: Çamura, gönül, tohumu, atmak, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2695 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2670 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2422 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2400 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2666 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2727 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2703 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2669 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2365 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2455 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2564 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3318 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2402 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3331 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2607 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3943 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2719 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2800 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2749 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2595 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2563 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2749 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2738 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2451 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2695 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2853 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4483 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
2974 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2723 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3102 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2916 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2787 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2746 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3000 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2526 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4578 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2593 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3617 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2294 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3121 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2578 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2358 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2811 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2738 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2215 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2262 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2350 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2620 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2213 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3281 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2690 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2757 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2917 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3227 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2371 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
861 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2959 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2289 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2946 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3283 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3120 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2426 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3069 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3165 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2913 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2574 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2765 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3166 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2946 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3011 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3157 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2636 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2314 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2836 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2110 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3096 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1472 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3167 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3200 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3357 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2835 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4821 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2802 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2678 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2758 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2471 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4197 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2183 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2558 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2257 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2465 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2523 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2226 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2141 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2585 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2671 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2352 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3113 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2326 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2751 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2921 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2232 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2760 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2307 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2479 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2228 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2893 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2055 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1791 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2754 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2544 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2590 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2806 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2733 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2626 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2627 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2436 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1853 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2643 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2500 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1921 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2487 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2521 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2673 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2614 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2796 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2625 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2692 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2541 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2381 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2547 Okunma.
Haber Yazılımı