Yazı Detayı
26 Mayıs 2018 - Cumartesi 02:16 Bu yazı 1407 kez okundu
 
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bizim bildiğimiz azıcık “iktisat.” Pazar, bakkal, manav...AVM’lerde tedbirimiz şaşar.

“İktisat”da kanaat esastır, israf haramdır. Halbuki israfın bile ekonomik bir değeri vardır. İsraf olacak ki, lüks olacak ki, tüketim çıldıracak ki... ekonominin çarkları hızlı dönecek. Sürekli büyüme dediğin nedir ki?

Ekonomi “piyasa” demek...

Piyasaya tâbi olmuşsanız, onun bütün icaplarını yerine getiriyorsanız... Bu ekonominin bir adı vardır. Liberal mi, kapitalist mi? Bir ara bu kelimeler öcü muamelesi görürdü. Tamam, öcü saymayalım, haklarını teslim edelim. Sistemimizi ona göre işletelim. Üretimde değilse bile tüketimde onu baş tacı edelim. Paylaşımda da müdahale etmeyelim, bırakalım sermayedarlarımızın biti kanlansın! Çarklar böylece dönsün.

“Türkiye’de sermayenin altın çağı 21. yüzyılla başlar” desek, hilafı hakikat olmaz.

Milyonerlerimiz büyük hızla, milyarderlerimiz orta hızla artıyor. Ekonominin pastasından iri dilimleri bunlar alıyor. Geriye kalanlar kendilerine bırakılanlarla yetiniyor.

Sermayenin dini, imanı var mı?

Yok desek olmaz, var desek yalancı çıkmaktan korkarız!

Memleketti iki sermayedar klübü var: TÜSİAD ve MÜSİAD.

Farkı fark etmek kolay değil. Başlangıçta farklılık iddiası üzerine ikincisi kurulmuştu. “Müslüman”ın müstearı “müstakil” olmuştu. Dindar sermayedarlar inançları istikametinde hareket edecekleri iddiasıyla böyle bir kuruluşa vücut vermişti.

Üretim-tüketim-paylaşım...Bunlardan hangisinde fark yaratılabilir?

Üretimi geçelim, tüketimi sona bırakalım. Paylaşımda olabilir belki. MÜSİAD’cı sermayedarlar paylaşımda TÜSİAD’cılara fark atabilmiş midir? İşçinin, emeğin hakkını verirken onların önüne geçebilmiş midir?

Geçenlerde uzaktan TÜSİAD rozeti taşıdığını sandığım biri bana selâm verdi. Şaşırmadım desem yalan olur. Yaklaşınca yakasındaki rozette TÜSİAD değil MÜSİAD yazdığın gördüm. Bizim müstear müslümanlar rozetlerini dahi TÜSİAD’a uydurmuştu!

Evet MÜSİAD başlangıçta farklılık iddiasıyla kurulmuştu. Onların alâmeti (şimdi “logo” diyorlar) bize çarka elleriyle dur diyen insan gibi gelmişti. Hayli sitilize edilmiş alamete dikkatle bakılınca böyle bir anlam yüklenebilirdi.

Demek ki bu küçük sermaye logosuymuş. Şimdi MÜSİAD da büyük sermeyadarların kuruluşu oldu; insana logoda yer kalmadı!

Vaktiyle MÜSİAD’cılarla aynı zeminlerde bulunur, konuşur, görüşür, tartışırdık. O zaman nezaketen de olsa “paran kadar konuş” denmezdi. Şimdi nezakete gerek kalmadı, neyse o! Bizim SSK emeklisi olarak susma hakkımız var. Yine de şunu söyleyelim: Tamam, o güzel alâmeti terk ettiniz, çünkü ancak sembollerden anlayanlar bir mâna verebiliyordu ona, şimdi deşifre olma zamanı; rozetinize büyük harflerle adınızı yazdınız. Tabelanız yakanızda ve o kadar iri ki, okumak için çok yakınınıza gelmeye gerek yok.

“Tabelama bak ona göre hareket et!”

Mevzumuz MÜSİAD değildi; ekonomi, piyasa, faiz denilince ille de MÜSİAD’dan bahsaçmak zorunda değildik.

Acaba öyle mi? MÜSİAD piyasanın dışında mı? MÜSİAD üyeleri faizi ekonomik faaliyetlerinde tamamen devreden çıkardılar mı? Muhtemelen, bazıları kafalarına göre “fakih”ler bulup faizi meşru göstermekten de geri kalmamışlardır!

Eğer, bizim tahminimizi boşa çıkarmışlarsa, o zaman hükümetin faizsiz bir ekonomik sistem arayışı bir zemine oturabilir. Değilse boşa arayış niye?

Enflasyonu zorlayan şartlar var Türkiye’de. İki haneli rakamlardayız, henüz alt basamaklarda...İsraf almış başını gidiyor...Bürokrasi israfı kitabına uydurmak için uğraşmak zahmetine bile girmiyor artık. Zaten israfın kitabını hatmetmişler! Türkiye dünya şartlarının zorlamasıyla, beka endişesiyle, askerî harcamalarını yükseltiyor. Sınır ötesi askerî harekatlar, terörle mücadelede bir kaç terörist için bile uçakların havalanması elbette ekonominin sınırlarını zorluyor. Bir de kapıda seçim var...Her seçim kemerleri gevşetir.

Sıkı para siyaseti takip etmiyorsanız, edemiyorsanız...Piyasanın dediği olur! Piyasanın dediği dedik: “Faiz yükselecek!” Dövizin ateşi düşecek...Düştü mü? Merkez Bankasının müdahalesinden sonra manzara onu gösteriyor...

Güneş ufuktan şimdi batar, düşünelim aradaşlar!

Gelelim bahsi digere: Adalet sırf adliyede mi aranmalı?

Adalet ekonomide aranmalı. Eğer üretilen değerler âdil paylaşılamıyorsa, adaletin bir ayağı topal demektir. Âdil bir sistem emeği esas alır; emek gerçek sermayedir. Emek sadece kol emeği değildir; zihin emeğidir, organizasyon emeğidir, yönetim emeğidir. Faiz sürdürülmekte olan sistemin sonucudur, sistem değiştirilmezse faizi yok etmek mümkün olabilir mi?

Cevabı bizden beklemeyin; dedik ya, bizim aklımız ekonomiye, faize ermez!

 
Etiketler: Bizim, aklımız, ermez, ekonomiye,, faize!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
482 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
374 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
280 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
340 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
247 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
297 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
292 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
326 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
433 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
364 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
407 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
471 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
359 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
351 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
385 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
514 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
671 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
500 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
623 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
854 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
558 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
477 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
507 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
868 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
498 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
447 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
578 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
447 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
554 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
515 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
609 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
570 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
567 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
573 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
485 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
693 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
559 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
459 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
527 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
769 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
596 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
535 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
764 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
761 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
593 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
613 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
655 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
523 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
647 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
771 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
652 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
574 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
864 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
710 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
579 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
667 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
702 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
677 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
539 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
745 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
609 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
850 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
732 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1130 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
758 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
813 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
847 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
875 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
657 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
898 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
813 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
801 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
823 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1096 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
992 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
848 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
938 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1029 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1014 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1089 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1063 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1032 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1004 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1055 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1106 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1019 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1096 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1056 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
976 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1178 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1048 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1017 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1000 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1211 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2102 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1145 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1212 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1137 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1427 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1317 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1192 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1992 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1461 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1468 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1960 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1559 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1367 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1403 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1342 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1644 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1411 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1378 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1357 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1389 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2023 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1497 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1619 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1952 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1660 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1828 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1861 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2187 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2223 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1594 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1627 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1346 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1649 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1501 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1597 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1470 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1556 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1588 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1491 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1511 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1382 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1668 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1470 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1706 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1527 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2296 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1679 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1789 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1634 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1736 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1682 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1669 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1801 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1617 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1687 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1923 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1785 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1675 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1777 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1765 Okunma.
Haber Yazılımı