Yazı Detayı
26 Mayıs 2018 - Cumartesi 02:16 Bu yazı 1034 kez okundu
 
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bizim bildiğimiz azıcık “iktisat.” Pazar, bakkal, manav...AVM’lerde tedbirimiz şaşar.

“İktisat”da kanaat esastır, israf haramdır. Halbuki israfın bile ekonomik bir değeri vardır. İsraf olacak ki, lüks olacak ki, tüketim çıldıracak ki... ekonominin çarkları hızlı dönecek. Sürekli büyüme dediğin nedir ki?

Ekonomi “piyasa” demek...

Piyasaya tâbi olmuşsanız, onun bütün icaplarını yerine getiriyorsanız... Bu ekonominin bir adı vardır. Liberal mi, kapitalist mi? Bir ara bu kelimeler öcü muamelesi görürdü. Tamam, öcü saymayalım, haklarını teslim edelim. Sistemimizi ona göre işletelim. Üretimde değilse bile tüketimde onu baş tacı edelim. Paylaşımda da müdahale etmeyelim, bırakalım sermayedarlarımızın biti kanlansın! Çarklar böylece dönsün.

“Türkiye’de sermayenin altın çağı 21. yüzyılla başlar” desek, hilafı hakikat olmaz.

Milyonerlerimiz büyük hızla, milyarderlerimiz orta hızla artıyor. Ekonominin pastasından iri dilimleri bunlar alıyor. Geriye kalanlar kendilerine bırakılanlarla yetiniyor.

Sermayenin dini, imanı var mı?

Yok desek olmaz, var desek yalancı çıkmaktan korkarız!

Memleketti iki sermayedar klübü var: TÜSİAD ve MÜSİAD.

Farkı fark etmek kolay değil. Başlangıçta farklılık iddiası üzerine ikincisi kurulmuştu. “Müslüman”ın müstearı “müstakil” olmuştu. Dindar sermayedarlar inançları istikametinde hareket edecekleri iddiasıyla böyle bir kuruluşa vücut vermişti.

Üretim-tüketim-paylaşım...Bunlardan hangisinde fark yaratılabilir?

Üretimi geçelim, tüketimi sona bırakalım. Paylaşımda olabilir belki. MÜSİAD’cı sermayedarlar paylaşımda TÜSİAD’cılara fark atabilmiş midir? İşçinin, emeğin hakkını verirken onların önüne geçebilmiş midir?

Geçenlerde uzaktan TÜSİAD rozeti taşıdığını sandığım biri bana selâm verdi. Şaşırmadım desem yalan olur. Yaklaşınca yakasındaki rozette TÜSİAD değil MÜSİAD yazdığın gördüm. Bizim müstear müslümanlar rozetlerini dahi TÜSİAD’a uydurmuştu!

Evet MÜSİAD başlangıçta farklılık iddiasıyla kurulmuştu. Onların alâmeti (şimdi “logo” diyorlar) bize çarka elleriyle dur diyen insan gibi gelmişti. Hayli sitilize edilmiş alamete dikkatle bakılınca böyle bir anlam yüklenebilirdi.

Demek ki bu küçük sermaye logosuymuş. Şimdi MÜSİAD da büyük sermeyadarların kuruluşu oldu; insana logoda yer kalmadı!

Vaktiyle MÜSİAD’cılarla aynı zeminlerde bulunur, konuşur, görüşür, tartışırdık. O zaman nezaketen de olsa “paran kadar konuş” denmezdi. Şimdi nezakete gerek kalmadı, neyse o! Bizim SSK emeklisi olarak susma hakkımız var. Yine de şunu söyleyelim: Tamam, o güzel alâmeti terk ettiniz, çünkü ancak sembollerden anlayanlar bir mâna verebiliyordu ona, şimdi deşifre olma zamanı; rozetinize büyük harflerle adınızı yazdınız. Tabelanız yakanızda ve o kadar iri ki, okumak için çok yakınınıza gelmeye gerek yok.

“Tabelama bak ona göre hareket et!”

Mevzumuz MÜSİAD değildi; ekonomi, piyasa, faiz denilince ille de MÜSİAD’dan bahsaçmak zorunda değildik.

Acaba öyle mi? MÜSİAD piyasanın dışında mı? MÜSİAD üyeleri faizi ekonomik faaliyetlerinde tamamen devreden çıkardılar mı? Muhtemelen, bazıları kafalarına göre “fakih”ler bulup faizi meşru göstermekten de geri kalmamışlardır!

Eğer, bizim tahminimizi boşa çıkarmışlarsa, o zaman hükümetin faizsiz bir ekonomik sistem arayışı bir zemine oturabilir. Değilse boşa arayış niye?

Enflasyonu zorlayan şartlar var Türkiye’de. İki haneli rakamlardayız, henüz alt basamaklarda...İsraf almış başını gidiyor...Bürokrasi israfı kitabına uydurmak için uğraşmak zahmetine bile girmiyor artık. Zaten israfın kitabını hatmetmişler! Türkiye dünya şartlarının zorlamasıyla, beka endişesiyle, askerî harcamalarını yükseltiyor. Sınır ötesi askerî harekatlar, terörle mücadelede bir kaç terörist için bile uçakların havalanması elbette ekonominin sınırlarını zorluyor. Bir de kapıda seçim var...Her seçim kemerleri gevşetir.

Sıkı para siyaseti takip etmiyorsanız, edemiyorsanız...Piyasanın dediği olur! Piyasanın dediği dedik: “Faiz yükselecek!” Dövizin ateşi düşecek...Düştü mü? Merkez Bankasının müdahalesinden sonra manzara onu gösteriyor...

Güneş ufuktan şimdi batar, düşünelim aradaşlar!

Gelelim bahsi digere: Adalet sırf adliyede mi aranmalı?

Adalet ekonomide aranmalı. Eğer üretilen değerler âdil paylaşılamıyorsa, adaletin bir ayağı topal demektir. Âdil bir sistem emeği esas alır; emek gerçek sermayedir. Emek sadece kol emeği değildir; zihin emeğidir, organizasyon emeğidir, yönetim emeğidir. Faiz sürdürülmekte olan sistemin sonucudur, sistem değiştirilmezse faizi yok etmek mümkün olabilir mi?

Cevabı bizden beklemeyin; dedik ya, bizim aklımız ekonomiye, faize ermez!

 
Etiketler: Bizim, aklımız, ermez, ekonomiye,, faize!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
52 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
150 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
131 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
240 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
171 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
143 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
137 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
131 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
233 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
142 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
99 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
148 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
240 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
195 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
162 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
237 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
331 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
206 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
238 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
248 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
172 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
285 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
310 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
275 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
184 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
440 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
334 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
229 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
276 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
300 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
314 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
253 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
355 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
301 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
422 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
354 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
772 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
380 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
411 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
459 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
438 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
326 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
474 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
429 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
396 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
446 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
730 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
600 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
473 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
580 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
643 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
540 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
621 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
616 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
637 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
642 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
641 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
722 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
583 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
653 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
733 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
604 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
843 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
669 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
673 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
654 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
778 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1675 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
796 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
872 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
752 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1046 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
981 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
877 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1677 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1123 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1165 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1601 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1161 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1012 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
970 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
978 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1301 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1021 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
973 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
998 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
936 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1259 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1128 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1239 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1540 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1107 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1272 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1526 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1784 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1848 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1243 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1215 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
971 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1223 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1043 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1163 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1025 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1230 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1175 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1106 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1168 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1017 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1236 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1050 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1282 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1097 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1872 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1286 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1345 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1229 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1328 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1311 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1270 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1357 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1191 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1328 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1482 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1398 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1308 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1406 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1256 Okunma.
Haber Yazılımı