Yazı Detayı
26 Mayıs 2018 - Cumartesi 02:16 Bu yazı 914 kez okundu
 
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bizim bildiğimiz azıcık “iktisat.” Pazar, bakkal, manav...AVM’lerde tedbirimiz şaşar.

“İktisat”da kanaat esastır, israf haramdır. Halbuki israfın bile ekonomik bir değeri vardır. İsraf olacak ki, lüks olacak ki, tüketim çıldıracak ki... ekonominin çarkları hızlı dönecek. Sürekli büyüme dediğin nedir ki?

Ekonomi “piyasa” demek...

Piyasaya tâbi olmuşsanız, onun bütün icaplarını yerine getiriyorsanız... Bu ekonominin bir adı vardır. Liberal mi, kapitalist mi? Bir ara bu kelimeler öcü muamelesi görürdü. Tamam, öcü saymayalım, haklarını teslim edelim. Sistemimizi ona göre işletelim. Üretimde değilse bile tüketimde onu baş tacı edelim. Paylaşımda da müdahale etmeyelim, bırakalım sermayedarlarımızın biti kanlansın! Çarklar böylece dönsün.

“Türkiye’de sermayenin altın çağı 21. yüzyılla başlar” desek, hilafı hakikat olmaz.

Milyonerlerimiz büyük hızla, milyarderlerimiz orta hızla artıyor. Ekonominin pastasından iri dilimleri bunlar alıyor. Geriye kalanlar kendilerine bırakılanlarla yetiniyor.

Sermayenin dini, imanı var mı?

Yok desek olmaz, var desek yalancı çıkmaktan korkarız!

Memleketti iki sermayedar klübü var: TÜSİAD ve MÜSİAD.

Farkı fark etmek kolay değil. Başlangıçta farklılık iddiası üzerine ikincisi kurulmuştu. “Müslüman”ın müstearı “müstakil” olmuştu. Dindar sermayedarlar inançları istikametinde hareket edecekleri iddiasıyla böyle bir kuruluşa vücut vermişti.

Üretim-tüketim-paylaşım...Bunlardan hangisinde fark yaratılabilir?

Üretimi geçelim, tüketimi sona bırakalım. Paylaşımda olabilir belki. MÜSİAD’cı sermayedarlar paylaşımda TÜSİAD’cılara fark atabilmiş midir? İşçinin, emeğin hakkını verirken onların önüne geçebilmiş midir?

Geçenlerde uzaktan TÜSİAD rozeti taşıdığını sandığım biri bana selâm verdi. Şaşırmadım desem yalan olur. Yaklaşınca yakasındaki rozette TÜSİAD değil MÜSİAD yazdığın gördüm. Bizim müstear müslümanlar rozetlerini dahi TÜSİAD’a uydurmuştu!

Evet MÜSİAD başlangıçta farklılık iddiasıyla kurulmuştu. Onların alâmeti (şimdi “logo” diyorlar) bize çarka elleriyle dur diyen insan gibi gelmişti. Hayli sitilize edilmiş alamete dikkatle bakılınca böyle bir anlam yüklenebilirdi.

Demek ki bu küçük sermaye logosuymuş. Şimdi MÜSİAD da büyük sermeyadarların kuruluşu oldu; insana logoda yer kalmadı!

Vaktiyle MÜSİAD’cılarla aynı zeminlerde bulunur, konuşur, görüşür, tartışırdık. O zaman nezaketen de olsa “paran kadar konuş” denmezdi. Şimdi nezakete gerek kalmadı, neyse o! Bizim SSK emeklisi olarak susma hakkımız var. Yine de şunu söyleyelim: Tamam, o güzel alâmeti terk ettiniz, çünkü ancak sembollerden anlayanlar bir mâna verebiliyordu ona, şimdi deşifre olma zamanı; rozetinize büyük harflerle adınızı yazdınız. Tabelanız yakanızda ve o kadar iri ki, okumak için çok yakınınıza gelmeye gerek yok.

“Tabelama bak ona göre hareket et!”

Mevzumuz MÜSİAD değildi; ekonomi, piyasa, faiz denilince ille de MÜSİAD’dan bahsaçmak zorunda değildik.

Acaba öyle mi? MÜSİAD piyasanın dışında mı? MÜSİAD üyeleri faizi ekonomik faaliyetlerinde tamamen devreden çıkardılar mı? Muhtemelen, bazıları kafalarına göre “fakih”ler bulup faizi meşru göstermekten de geri kalmamışlardır!

Eğer, bizim tahminimizi boşa çıkarmışlarsa, o zaman hükümetin faizsiz bir ekonomik sistem arayışı bir zemine oturabilir. Değilse boşa arayış niye?

Enflasyonu zorlayan şartlar var Türkiye’de. İki haneli rakamlardayız, henüz alt basamaklarda...İsraf almış başını gidiyor...Bürokrasi israfı kitabına uydurmak için uğraşmak zahmetine bile girmiyor artık. Zaten israfın kitabını hatmetmişler! Türkiye dünya şartlarının zorlamasıyla, beka endişesiyle, askerî harcamalarını yükseltiyor. Sınır ötesi askerî harekatlar, terörle mücadelede bir kaç terörist için bile uçakların havalanması elbette ekonominin sınırlarını zorluyor. Bir de kapıda seçim var...Her seçim kemerleri gevşetir.

Sıkı para siyaseti takip etmiyorsanız, edemiyorsanız...Piyasanın dediği olur! Piyasanın dediği dedik: “Faiz yükselecek!” Dövizin ateşi düşecek...Düştü mü? Merkez Bankasının müdahalesinden sonra manzara onu gösteriyor...

Güneş ufuktan şimdi batar, düşünelim aradaşlar!

Gelelim bahsi digere: Adalet sırf adliyede mi aranmalı?

Adalet ekonomide aranmalı. Eğer üretilen değerler âdil paylaşılamıyorsa, adaletin bir ayağı topal demektir. Âdil bir sistem emeği esas alır; emek gerçek sermayedir. Emek sadece kol emeği değildir; zihin emeğidir, organizasyon emeğidir, yönetim emeğidir. Faiz sürdürülmekte olan sistemin sonucudur, sistem değiştirilmezse faizi yok etmek mümkün olabilir mi?

Cevabı bizden beklemeyin; dedik ya, bizim aklımız ekonomiye, faize ermez!

 
Etiketler: Bizim, aklımız, ermez, ekonomiye,, faize!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
77 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
193 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
135 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
76 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
248 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
198 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
128 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
165 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
167 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
178 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
136 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
211 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
180 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
288 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
229 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
627 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
242 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
279 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
286 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
314 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
203 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
333 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
287 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
253 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
303 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
605 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
475 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
362 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
439 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
512 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
412 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
477 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
472 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
512 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
511 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
515 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
548 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
457 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
525 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
620 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
486 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
706 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
541 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
535 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
548 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
653 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1536 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
679 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
734 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
636 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
910 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
848 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
737 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1542 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
989 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1027 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1442 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1033 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
855 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
836 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
855 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1173 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
887 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
806 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
878 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
795 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1077 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1006 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1065 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1387 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
986 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1109 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1400 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1668 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1724 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1047 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1084 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
838 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1096 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
913 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1025 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
892 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1109 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1026 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
975 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1038 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
899 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1036 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
924 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1142 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
959 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1755 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1143 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1192 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1089 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1180 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1167 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1145 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1180 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1069 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1193 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1338 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1251 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1163 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1263 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1124 Okunma.
Haber Yazılımı