Yazı Detayı
07 Şubat 2018 - Çarşamba 23:30 Bu yazı 1638 kez okundu
 
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
Akif BEDİR
 
 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Irak bölgesi, yüz yılı aşkın bir süredir, Batılı devletlerin emperyalist çıkar ve ihtiraslarının odağı halindedir.

Selçuklulardan beridir hilâlin bereketli topraklarında barış ve kardeşlik içinde yan yana yaşayan Müslüman Türk, Kürt ve Arap kardeşler, Batılı emperyalist güçler tarafından hiç istemedikleri bir etnik fitnenin ve çatışmanın içerisine itilmeye çalışılmıştır.

Günümüzde “Kürt Meselesi” olarak anılan problem ne yazık ki yıllardan beri memleketimizin kanayan bir yarası durumundadır.

Bu meselenin çözümü noktasında Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin fikirlerinden istifade ederek çözüm noktasında yeni bir bakış açısı yakalamaya çalışacağım.

Üstad Bedîüzzaman’ın tabiriyle Türkler ve Kürtler eskiden beri “cihad” arkadaşıdırlar. (829. Mektub, 6. Kısım) Asırlardır bir arada ve kardeşçe bir uyum içinde yaşamışlardır.

Bediüzzaman Kürt-Türk kardeşliğini şöyle özetliyor: “Kürtler, Türklerin ve bu vatan evlatlarının yüzde 99’unun gayet kıymettar üç cevheri vardır: Birincisi İslamiyet’tir ki milyonlarla şehitlerin kan pahasıdır. İkincisi insaniyettir, üçüncüsü milliyetimizdir ki milliyetimiz bir vücuttur. Ruhu İslamiyet, aklı Kur’an ve imandır.

Bundan başka bizi mahveden üç de düşmanımız vardır. Birincisi fakirlik, ikincisi cehalet, üçüncüsü, ihtilaf ve keşmekeşliktir. Şimdi bize üç elmas kılıç lazımdır; ta ki üç cevherimizi muhafaza edelim ve üç düşmanımızı da mahvedelim. Bunlardan birincisi milli birlik ve beraberliğimizdir. İkincisi, çalışmak, ilerlemek ve maddeten terakki etmektir. Üçüncüsü millet olarak birbirimizi sevmek ve saymaktır.

Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvvetiyiz; ikimiz birlikte iyi bir insan oluruz. İttifakta kuvvet var, birlikte hayat var, kardeşlikte saadet vardır.”

Üstad Bediüzzaman ayrılma düşüncesine de şiddetle karşı idi. Hususen Kürtlerin toplumsal huzurunun Türklerle beraber olmakta olduğunu şöyle ifade ediyordu: “Emin olunuz biz Kürdler başkalarına benzemiyoruz. Yakinen biliyoruz ki, toplum hayatımız Türklerin hayat ve saadetinden neş’et eder .” (Münazarat)

İstanbul’da bulunan bazı Kürtlere hitaben 1908’de yaptığı bir konuşmasında ise şöyle diyordu: “Bizim düşmanımız cehalet, yoksulluk ve ayrılıktır. Bu üç düşmana karşı sanat, bilim ve ittifak (birlik) silahıyla cihad edeceğiz. Ve bizi bir cihette uyanık olmaya ve ilerlemeye sevk eden hakikî kardeşlerimiz Türklerle ve komşularımızla dost olup el ele vereceğiz. Zira düşmanlıkta fenalık var, düşmanlığa vaktimiz yoktur.” (Tarihçe-i Hayat)

Bediüzzaman şu uyarıyı yapıyor: “Türklerin başı belada iken, onlar sıkıntı yaşarken; sizler asla mesut ve rahat olamazsınız. Rahat ve huzur istiyorsanız, Türklerin huzur ve istikrarını muhafaza etmelisiniz. İşte bu gerçekler halka çok iyi anlatılmalı, birlik ve beraberliğin nimetleri hatırlatılmalıdır.”

Hayatı boyunca, her türlü Kürtçülük faaliyetinin aleyhinde tavır alan, bu tür çabaların ancak yabancı mihrakların işini kolaylaştırmaktan ve İslâm Ümmetini; büyük bir tehlike, bizi yutmak için içimize atılmış “Frenk illeti” olan menfi milliyetçilikle bölüp parçalamaktan başka bir anlam taşımadığını savunan Üstad Bediüzzaman’a göre doğudaki problemin asıl kaynağı maneviyattan uzak eğitim anlayışı ve ırkçılık derecesindeki olumsuz milliyetçi yaklaşımlardır. Bunun çaresi olarak da din eğitiminin ve İslam kardeşliği duygusunun geliştirilmesi gerektiğini savunur.

Birbirine en çok muhtaç ve birbirinden mazlum ve birbirinden fakir ve ecnebi baskısı altında ezilen İslam milletleri içinde, milliyetçilik fikriyle birbirine yabani bakmak ve birbirini düşman gibi görmek, öyle bir felâkettir ki, tarif edilmez.”(26. Mektub, 3. Mesele) 

Dışlayıcı tavırlar içeren olumsuz milliyetçi duygularla, ön yargılarla birbirimize yabani bakmamak ve birbirimizi düşman gibi görmemek elzemdir. (26. Mektub, 3. Mesele)

Bu milleti Türkler idare etmiştir, bundan sonra da yine onlar idare edecektir. İdareye ehil ve layık olanlar onlardır. Eğer içlerinde fenaları varsa, gidip müspet olarak ikaz ediniz.

Halkın teröre karşı bilinçlenmesi, irşat ve ikaz edilmesi konularında ülkemizin muteber manevi önderlerinin nüfuz ve itibarından, samimi gayret, hizmet, fikir ve eserlerinden istifade edilmelidir.

Meselenin çözümü noktasında atılacak en hayati adım, Bediüzzaman Said Nursi’nin tavsiyeleri muvacehesinde Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır olduğu gibi kardeşlik, ittifak, muhabbet ve uhuvvetini kuvvetlendirecek yegâne birlik noktaları olan din, vatan, tarih, mefkûre, kader ve menfaat birlikteliklerini yeniden canlandırıp tahkim etmektir.

Bölücülük bataklığının kökünden kurtulabilmesi ve bölücü terör sorununa kalıcı çözüm üretebilmesi için devletin ve halkın Bediüzzaman'a kulak vermesi ve Risale-i Nur'daki esaslara itibar edilerek yayılması ferdi ve toplumsal hayata ışık tutması gerekmektedir.

 
Etiketler: Bediüzzaman’a, göre, Kürt, meselesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
516 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3217 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1373 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1588 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1338 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1593 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1564 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1240 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1243 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1545 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1671 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1427 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
1880 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1478 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1743 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
1954 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1366 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1666 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1297 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1471 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1327 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
1884 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1109 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
829 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1830 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1758 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1859 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1679 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1693 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1700 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1557 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
930 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1680 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1459 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
948 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1505 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1646 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1607 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1611 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1868 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1729 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1698 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1646 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1441 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1588 Okunma.
Haber Yazılımı