Yazı Detayı
13 Haziran 2020 - Cumartesi 15:22 Bu yazı 193 kez okundu
 
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Ayasofya bizim neslin dâvalarındandı. Necip Fâzıl, bu dâvayı en keskin şekilde ifade eden bir hareket adamıydı.

1966’da basılmış olan “Ayasofya hitabesi”nde, “Ayasofya’yı artık önüne geçilemez bir sel, bu sel açacak. Bekleyin gençler! Biraz daha rahmet yağsın. Her rahmetin arkasında bir sel vardır.” Üstadın “genç”leri artık sokağı çıkma yasağına takılacak yaşı geçti. Neredeyse ümitler kesildi. 

1970’den sonra sağcı iktidarlar, Ayasofya’ya üzerinden hayli siyaset yaptılar. Fakat nafile! Türkiye Cumhuriyeti’nin hâkimiyet sınırları, Ayasofya camiinin bahçesine kadardı!

Büyük şairimiz Yahya Kemal, Millî Mücadele sırasında yayınlanan "Ezan ve Kur'an" yazısında devletimizin manevî temellerini hiç kesilmeyen ezan ve Kur'an seslerinde arar: 

"Bir gün Ayasofya minaresinden ezan okunduğunu işittim. 857 (1453) senesinin o sabahından beri asırlarca günde beş defa okunmuş olan bu ezan, hal-i vaki'di (hâlâ devam ediyor). Bu ezanı dinlerken Fatih'i asıl mânasıyle ilk defa idrak ettim!"

"Yavuz Sultan Selim'in Hırka-i Saadet'i Mısır'dan getirip bu odadaki mevkiine koyduğundan beri kırk hafız nöbetle Kur'an okur. Türk tarihinde bir dakika bile buradaki Kur'an sesi kesilmemiştir."

"Gezintilerden bir hakikat keşfettim. Bu devletin iki mânevî temeli vardır: Fatih'in Ayasofya minaresinden okuttuğu ezan ki hâlâ okunuyor. Selim'in Hırka-i Saadet önünde okuttuğu Kur'an ki hâlâ okunuyor." 

"Eskişehir'in, Afyon Karahisar'ın, Kars'ın genç askerleri siz bu kadar güzel iki şey için döğüştünüz." (30.3.1922 Tevhid-i Efkâr)

Yahya Kemal’in Millî Mücadele’nin günlerinde gönülden duyarak ifade ettiği, ezan ve Kur’an muhtevalı devlet ve toplum fikri, aslında bir yıl önce Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilen İstiklâl Marşı’nda dile getiriliyordu. 

Fatih, İstanbul’un fethinden hemen sonra bir hâkimiyet alâmeti olarak Ayasofya’ya camiye çevirmişti. Osmanlı hâkimiyetinin sona ermesi ile ilgili olarak saltanatın kaldırılması, hilafetin ilga edilmesi gibi uygulamalardan sonra, Ayasofya’nın camilikten çıkarılması da beklenmeliydi. Ayasofya’da ezan, Hırka-i Saadet’te Kur’an bir bir kesildi…

Lozan çok övülüyor, ölü doğduğu bütün taraflarca kabul edilen Sevr de lânetleniyor. Fakat Sevr kapsamında batılı büyük güçlerin aldığı kararların sonradan uygulama alanı bulduğunu unutuyoruz. Mesela, İstanbul’un başkent olarak kalmayacağı. Padişah’ın İstanbul’da bırakılmayacağı. İstanbul başkent olmaya devam ederse, Padişah İstanbul’da kalırsa, Türklerin hiç yenilmediği sanılacaktır! “Eğer İstanbul’daki Padişah, geçmişin anıları ve prestijiyle yaşayan milliyetçi bir grubun denetiminde olacaksa herkesi yeni sorunlar beklemektedir.”

Ayasofya’nın camilikten çıkarılmasının neden on yıl sonra uygulamaya konulduğunu şimdilik bilmiyoruz. Fakat Sevr’in ön görüşmelerinde Ayasofya konusunun gündeme getirildiğini, İngiliz Hariciye Nazırı Lord Curzon ile Fransız mevkidaşı Berthelot’un 12.22.1919’da Ayasofya için “eğer tefrik edici bir muamele gerekliyse...bütün mezhep ve itikatların eşit çıkarlara sahip bulunduğu tarihî bir anıt olarak muamele edilebilir ama hiçbir inanç tarafından ibadet amacıyla kullanılamaz” kararı aldıklarını biliyoruz. (bkz. Paul C. Helmerich: Sevr Entrikaları, sf. 152)

24 Ekim 1934’ten itibaren Ayasofya ibadete kapatıldı! İçindeki cami olduğunu hatırlatan bütün malzeme boşaltıldı. Yalnız, Allah, Muhammed ve dört halife levhaları büyüklüklerinden ötürü kapıdan çıkarılamadı...1 Şubat 1935’ten itibaren de Fatih’in bu mübarek emaneti “vakıf cami”, müze olarak açıldı! Bu bir tesadüf mü? Ayasofya’yı camilikten çıkarıldıktan 6 ay sonra İngiliz Kralı 8. Edward gönül rahatlığı ile eski mabedi ziyaret etti!

Sevr müzakerelerinde sözü edilen, Lozan’da resmen zikredilmemekle beraber muhtemelen ev ödevleri listesine yer alan Ayasofya’nın camilikten çıkarılması Cumhuriyetin 10. Yılından sonra gündeme alındı. Çünkü bu konu tam hükümranlık konusu idi. Türkiye Devleti bağımsız olmuştu ama belli sınırlar dahilinde. Bu sınırları sadece fizikî sınırlar olarak görmemek lâzımdır. Kaldı ki, topraklarımızın bazı bölümlerinde, mesela Boğazlarda tam tasarruf hakkına sahip değildik. O yüzden İngilizler Çanakkale savaş sahasını kontrol ediyor, oraya âbideler dikiyor ve törenler yapıyordu. Türkiye ise bir şehidler âbidesi dikemediği gibi, şehid kabirlerini de ihya edemiyordu. Montrö ile Boğazlar üzerinde hâkimiyet alanımız genişledi. Ondan sonradır ki Çanakkale şehidleri için bir âbide yapılması resmi gündemimize girebildi. 

Geçen sene bu zamanlar, Karar’da Ayasofya konusunun vakıf hukuku çerçevesinde ele alınmasının ve hukuk gereği açılmasının doğru olacağını yazmıştık. Bunu yapabilmek için dahi gerçek anlamda “hükümran devlet” olmak gerekiyor. O günler geldi mi? Bu sorunun cevabını almamız yakındır!

 

11.06.2020-Karar

 
Etiketler: Ayasofya:, Bir, hükümranlık, sınaması!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
99 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
156 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
143 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
228 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
290 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
205 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
160 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
333 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
465 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
341 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
444 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
670 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
347 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
336 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
320 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
715 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
348 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
289 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
366 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
281 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
411 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
356 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
447 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
403 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
354 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
390 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
331 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
518 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
372 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
244 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
361 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
515 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
443 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
356 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
526 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
583 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
405 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
456 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
482 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
351 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
476 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
612 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
492 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
396 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
662 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
545 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
406 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
503 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
540 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
527 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
378 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
569 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
449 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
662 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
562 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
983 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
589 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
623 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
667 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
668 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
506 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
730 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
628 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
637 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
671 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
933 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
810 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
660 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
797 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
864 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
818 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
903 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
893 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
868 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
845 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
846 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
938 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
834 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
907 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
917 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
781 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1027 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
891 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
875 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
846 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1015 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1919 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
998 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1065 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
968 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1274 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1161 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1041 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1815 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1328 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1303 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1776 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1404 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1209 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1214 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1179 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1503 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1243 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1182 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1202 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1186 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1241 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1553 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1329 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1451 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1775 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1360 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1612 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1726 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2020 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2072 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1458 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1462 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1186 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1452 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1244 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1403 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1279 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1404 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1411 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1336 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1328 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1226 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1464 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1296 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1539 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1358 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2139 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1513 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1595 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1481 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1581 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1533 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1513 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1605 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1435 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1508 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1689 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1605 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1518 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1602 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1591 Okunma.
Haber Yazılımı