Yazı Detayı
10 Kasım 2017 - Cuma 21:55 Bu yazı 1672 kez okundu
 
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

28 Şubat müdahalesiyle atatürkçülüğün alabildiğine parlatıldığı bir dönem yaşadık. Araya 20 yıl girdi; o yıllarda doğanlar liseyi bitirdi, üniversite öğrencisi oldu. 28 Şubat’ın bugünün üniversite gençliğinin hâfızasında bir yer tutmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

28 Şubat’ta şedit bir ideolojik baskı ve dayatma ile karşı karşıya kaldık. 1930’larda sistemleştirilmeye çalışılan kemalizm (daha sonra “atatürkçülük” denildi) 2000’lere doğru akan bir zaman diliminde 21. yüzyılın çözümlerini sağlayacak parlak bir ideoloji olarak sunuldu. 28 Şubat’ın onuncu yılında, yani 2007’de ülkemizin Ankara başta olmak üzere belli başlı büyük şehirlerinde laiklik mitingleri düzenleniyordu. Büyük kalabalıklar toplanıyor, gösterişli toplantılar yapılıyordu.

Birinci tehdit “irtica” idi ve irtica iktidarı ele geçirmişti; Türkiye onlara bırakılmayacaktı!

İşte o sırada Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu kitabımız yayınlandı...

Kitapta şu esas fikir vurgulanıyordu: Mağlubiyet ideolojisinin sonu geldi!

“Mağlubiyet ideolojisi” dediğimiz, Türkiye’nin Cumhuriyet’ten sonraki ideolojisi idi. Lozan’da, yani gerçek adıyla Yakın Şark İşleri Konferansı’nda emperyalizmin, etkisiz küçük bir devlet olma dayatmasını Türkiye’yi kuranlar kabullendiği gibi, halka da ideolojik kılıflar uydurarak benimsettiler. İşte bu ideoloji “mağlubiyet ideolojisi” idi, yani mağlubiyeti galibiyet gibi kabullenmemizi telkin eden ideoloji...

Osmanlı Devleti’ni yıkmakla öğündük! Türkiye sınırları dışında kalan Osmanlı topraklarının işgalini ve bu bölgelerdeki manda yönetimlerini kabullendik. Halbuki Milli Mücadele’nin başlangıcında Misak-ı Milli sınırları dışanda kalan Osmanlı topraklarının kendi kaderini tayin etme hakkını savunuyorduk. Esasen, kabullendiğimiz sınırlar da Misak-ı Milli’ye tam olarak tekabül etmiyordu. Bunu en açık ortaya koyan, Lozan’dan iki yıl sonra, bugün hâlâ problemli bir alan olan Musul Kerkük bölgesinin İngilitere’ye terk edilmesi idi.

Yeni Türkiye devleti asla Osmanlının devamı olmayacaktı, dünya sisteminde bir ağırlığı bulunmayacaktı. Bütün bunların milletçe kabullenilmesi için “devrim” denilen akıl ve mantıkla, tarihî sürekliliğimizle izahı mümkün olmayan uygulamalara girişildi. 20. yüzyılda bir millet, bin yıllık alfabesini değiştiriyordu! Bin yıllık kültür dilini, bu dille ortaya koyduğu muazzam birikimi yok sayıyor, sıfırdan başlıyordu. Kültürünün aslî oluşturucusu dinle alâkasını kesiyordu. Öyle ki, 1930’a gelindiğinde din öğretimi tamamen ortadan kaldırılmıştı.

Mağlubiyet ideolojisinin, mümkün olabilecek en iyi ideoloji olduğu, hatta gerçek galibiyet ideolojisi olduğu yönündeki görüşler sistematik eğitim programlarıyla, yayınlarla ve onları destekleyen ritüellerle tebliğ ve telkin edildi.

Kemalizm/atatürkçülük bir dönem ideolojisiydi ve toplumun kendini iyi htmesi için tek hakikat muamelesine tabi tutuluyordu. 1930’larda başlatılan inkılap dersleri sonraki yıllarda eğitim öğretim sisteminin özü haline getirildi. Milli Eğitimin genel amacı bugün de, kanuna göre “Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurtdaşlar olarak yetiştirmek”tir.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten siyasî akım, birçok başarıya imza atmış, ekonomik göstergelerde hissedilir değişiklikler olmuş, fakat eğitim ve kültür alanında buna paralel bir gelişme sağlanamamıştır. Türkiye bu değişiklik ve gelişmelere uygun bir düşünce zeminine oturtulamamış, dış ve iç siyasetteki ciddi değişikliklerin doğru tanımlanması yapılamamıştır.

Atatürkçü bir zihin Türkiye’nin bugün takip ettiği iç ve bilhassa dış siyaseti kavramakta zorlanır. Türkiye’nin İslâm dünyasına açılması, batı âlemi ile ilişkilerini eşit seviyede yürütme yönünde tavır takınması mağlubiyet ideolojisi ile yetişmiş zihinlerin kabullenebileceği uygulamalar değildir.

Türkiye’yi yönetenler bugünkü durumumuzu atatürkçülük dışında izah edecek bir fikir sistemini öğretimin esası yapamamışlardır. Bu yüzden Atatürk’ün zihinlerde ideolojik mevkiinden tarihî konumuna iadesi sağlanamıştır. İnkılap tarihi dersleri ciddi bir değişiklik yapılmadan sürdürülmekte ve Atatürk kültü etrafında oluşturulan ritüeller devletin tepesi tarafından yaşatılmaya devam edilmektedir.

10 Kasım bu çelişkili durumu en yüksek seviyede gözler önüne seren bir gündür. Atatürk’ün kabrine devlet protokolü gitmekte ve sanki yaşıyormuş gibi ona hitaben sözler söylenmektedir. Bu tavır nasıl Atatürk’ün öldüğü gerçeğini değiştirmezse, atatürkçülüğün diriltilemeyeceği gerçeğini de bize bütün açıklığı ile anlatabilir.  

 
Etiketler: Atatürkçülük, diriltilebilir, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
492 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
376 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
282 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
346 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
248 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
299 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
297 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
329 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
436 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
366 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
410 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
473 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
362 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
353 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
389 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
516 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
673 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
501 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
627 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
856 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
560 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
479 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
510 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
870 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
500 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
449 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
581 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
449 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
556 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
518 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
612 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
573 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
568 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
576 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
487 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
695 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
561 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
461 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
531 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
776 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
597 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
538 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
768 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
762 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
596 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
616 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
657 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
526 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
649 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
773 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
655 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
578 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
867 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
712 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
583 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
670 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
707 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
680 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
541 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
747 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
613 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
853 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
736 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1132 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
761 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
816 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
850 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
879 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
659 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
900 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
817 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
805 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
827 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1098 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
997 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
851 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
941 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1032 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1018 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1091 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1066 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1037 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1007 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1058 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1109 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1021 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1102 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1059 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
979 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1182 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1051 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1021 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1003 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1217 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2105 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1148 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1215 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1140 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1432 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1320 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1194 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1994 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1464 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1470 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1962 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1561 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1373 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1407 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1344 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1645 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1415 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1385 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1358 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1391 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1409 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2028 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1500 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1623 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1954 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1663 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1831 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1864 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2193 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2227 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1599 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1628 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1349 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1650 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1505 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1599 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1472 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1561 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1590 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1494 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1513 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1385 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1674 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1473 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1708 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1529 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2297 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1681 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1791 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1636 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1737 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1684 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1806 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1620 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1688 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1928 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1787 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1682 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1781 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1766 Okunma.
Haber Yazılımı