Yazı Detayı
10 Kasım 2017 - Cuma 21:55 Bu yazı 1547 kez okundu
 
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

28 Şubat müdahalesiyle atatürkçülüğün alabildiğine parlatıldığı bir dönem yaşadık. Araya 20 yıl girdi; o yıllarda doğanlar liseyi bitirdi, üniversite öğrencisi oldu. 28 Şubat’ın bugünün üniversite gençliğinin hâfızasında bir yer tutmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

28 Şubat’ta şedit bir ideolojik baskı ve dayatma ile karşı karşıya kaldık. 1930’larda sistemleştirilmeye çalışılan kemalizm (daha sonra “atatürkçülük” denildi) 2000’lere doğru akan bir zaman diliminde 21. yüzyılın çözümlerini sağlayacak parlak bir ideoloji olarak sunuldu. 28 Şubat’ın onuncu yılında, yani 2007’de ülkemizin Ankara başta olmak üzere belli başlı büyük şehirlerinde laiklik mitingleri düzenleniyordu. Büyük kalabalıklar toplanıyor, gösterişli toplantılar yapılıyordu.

Birinci tehdit “irtica” idi ve irtica iktidarı ele geçirmişti; Türkiye onlara bırakılmayacaktı!

İşte o sırada Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu kitabımız yayınlandı...

Kitapta şu esas fikir vurgulanıyordu: Mağlubiyet ideolojisinin sonu geldi!

“Mağlubiyet ideolojisi” dediğimiz, Türkiye’nin Cumhuriyet’ten sonraki ideolojisi idi. Lozan’da, yani gerçek adıyla Yakın Şark İşleri Konferansı’nda emperyalizmin, etkisiz küçük bir devlet olma dayatmasını Türkiye’yi kuranlar kabullendiği gibi, halka da ideolojik kılıflar uydurarak benimsettiler. İşte bu ideoloji “mağlubiyet ideolojisi” idi, yani mağlubiyeti galibiyet gibi kabullenmemizi telkin eden ideoloji...

Osmanlı Devleti’ni yıkmakla öğündük! Türkiye sınırları dışında kalan Osmanlı topraklarının işgalini ve bu bölgelerdeki manda yönetimlerini kabullendik. Halbuki Milli Mücadele’nin başlangıcında Misak-ı Milli sınırları dışanda kalan Osmanlı topraklarının kendi kaderini tayin etme hakkını savunuyorduk. Esasen, kabullendiğimiz sınırlar da Misak-ı Milli’ye tam olarak tekabül etmiyordu. Bunu en açık ortaya koyan, Lozan’dan iki yıl sonra, bugün hâlâ problemli bir alan olan Musul Kerkük bölgesinin İngilitere’ye terk edilmesi idi.

Yeni Türkiye devleti asla Osmanlının devamı olmayacaktı, dünya sisteminde bir ağırlığı bulunmayacaktı. Bütün bunların milletçe kabullenilmesi için “devrim” denilen akıl ve mantıkla, tarihî sürekliliğimizle izahı mümkün olmayan uygulamalara girişildi. 20. yüzyılda bir millet, bin yıllık alfabesini değiştiriyordu! Bin yıllık kültür dilini, bu dille ortaya koyduğu muazzam birikimi yok sayıyor, sıfırdan başlıyordu. Kültürünün aslî oluşturucusu dinle alâkasını kesiyordu. Öyle ki, 1930’a gelindiğinde din öğretimi tamamen ortadan kaldırılmıştı.

Mağlubiyet ideolojisinin, mümkün olabilecek en iyi ideoloji olduğu, hatta gerçek galibiyet ideolojisi olduğu yönündeki görüşler sistematik eğitim programlarıyla, yayınlarla ve onları destekleyen ritüellerle tebliğ ve telkin edildi.

Kemalizm/atatürkçülük bir dönem ideolojisiydi ve toplumun kendini iyi htmesi için tek hakikat muamelesine tabi tutuluyordu. 1930’larda başlatılan inkılap dersleri sonraki yıllarda eğitim öğretim sisteminin özü haline getirildi. Milli Eğitimin genel amacı bugün de, kanuna göre “Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurtdaşlar olarak yetiştirmek”tir.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten siyasî akım, birçok başarıya imza atmış, ekonomik göstergelerde hissedilir değişiklikler olmuş, fakat eğitim ve kültür alanında buna paralel bir gelişme sağlanamamıştır. Türkiye bu değişiklik ve gelişmelere uygun bir düşünce zeminine oturtulamamış, dış ve iç siyasetteki ciddi değişikliklerin doğru tanımlanması yapılamamıştır.

Atatürkçü bir zihin Türkiye’nin bugün takip ettiği iç ve bilhassa dış siyaseti kavramakta zorlanır. Türkiye’nin İslâm dünyasına açılması, batı âlemi ile ilişkilerini eşit seviyede yürütme yönünde tavır takınması mağlubiyet ideolojisi ile yetişmiş zihinlerin kabullenebileceği uygulamalar değildir.

Türkiye’yi yönetenler bugünkü durumumuzu atatürkçülük dışında izah edecek bir fikir sistemini öğretimin esası yapamamışlardır. Bu yüzden Atatürk’ün zihinlerde ideolojik mevkiinden tarihî konumuna iadesi sağlanamıştır. İnkılap tarihi dersleri ciddi bir değişiklik yapılmadan sürdürülmekte ve Atatürk kültü etrafında oluşturulan ritüeller devletin tepesi tarafından yaşatılmaya devam edilmektedir.

10 Kasım bu çelişkili durumu en yüksek seviyede gözler önüne seren bir gündür. Atatürk’ün kabrine devlet protokolü gitmekte ve sanki yaşıyormuş gibi ona hitaben sözler söylenmektedir. Bu tavır nasıl Atatürk’ün öldüğü gerçeğini değiştirmezse, atatürkçülüğün diriltilemeyeceği gerçeğini de bize bütün açıklığı ile anlatabilir.  

 
Etiketler: Atatürkçülük, diriltilebilir, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
146 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
186 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
192 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
188 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
264 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
327 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
230 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
221 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
197 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
356 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
510 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
375 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
484 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
714 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
388 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
364 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
354 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
747 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
378 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
315 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
407 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
312 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
437 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
387 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
479 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
445 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
381 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
431 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
365 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
549 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
406 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
282 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
389 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
555 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
468 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
394 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
553 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
615 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
435 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
494 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
524 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
386 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
502 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
639 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
522 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
425 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
705 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
580 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
433 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
531 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
568 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
556 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
405 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
599 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
476 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
695 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
589 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1015 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
625 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
654 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
709 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
704 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
532 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
766 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
665 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
666 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
696 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
975 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
844 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
712 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
828 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
890 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
855 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
931 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
945 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
899 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
875 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
878 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
973 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
867 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
942 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
945 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
820 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1049 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
920 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
906 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
874 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1047 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1961 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1027 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1095 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1004 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1308 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1185 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1071 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1844 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1360 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1332 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1807 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1434 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1236 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1249 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1206 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1526 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1290 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1213 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1224 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1227 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1275 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1590 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1365 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1480 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1811 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1391 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1642 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1754 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2057 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2105 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1488 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1501 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1212 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1499 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1295 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1442 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1329 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1426 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1439 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1366 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1356 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1256 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1496 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1322 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1572 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1385 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2167 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1541 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1632 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1505 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1610 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1556 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1634 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1473 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1534 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1721 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1631 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1541 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1631 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1621 Okunma.
Haber Yazılımı