Yazı Detayı
20 Kasım 2017 - Pazartesi 20:25 Bu yazı 1481 kez okundu
 
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Arapların 1. Dünya Savaşı sırasında bizi arkadan vurup vurmadığını geçmiş yıllarda çok tartıştık. Elbette gönlümüzü bulandıran bir “Arap isyanı” olmuştu. Sınırlı da olsa böyle bir isyanın vukuu unutulur gibi değildi. Fakat büyük kitle dikkate alınırsa, gerçek anlamda bir Arap isyanından söz etmek mümkün değildir.

Hani bazı müsbet işlere öncülük edenler olur da, ondan sonra da bu müsbet işleri işleyenlerin hanesine yazılan sevapların bir kısmı bu mübdiye ait addedilir ya, İslâm dünyasında ihanetin öncüsü Hüseyin’in ihaneti de böyle bir şey. Zamane hainlerinin seyyiat hanesine yazılanlar yanında, Hüseyinin hanesi de boş kalmıyor.

“Hain” kelimesinin karşısına “Na-Şerif Hüseyin” yazsak yeri var!

Hüseyin’in Büyük Arap kıralı olma hülyasıyla İngilizlerle işbirliğine girişmesi, velinimeti Osmanlıya karşı isyan etmesi, gerçek anlamda rezilane bir başlangıç, bugün bunu daha iyi görüyoruz.

Türkler, “İslâmda dava-yı kavmiyet yok” ama bu ismi kullanmakta beis yok; evet Türkler İslâm âlemini ve elbette Arap dünyasını bin yıl ayakta tuttu. 20. yüzyılın başında İslâm dünyasındaki Türk hâkimiyeti kesin olarak sona erdirildi. Peki İslâm dünyası, bilhassa Araplar kimin hâkimiyeti altına girdiler? Emperyalizmin o sıradaki ağababası İngilizlerin! İslâm dünyası, tümüyle İngilizlerin ve onlarla ittifak içinde olan Fransızların sömürgesi veya mandası altına alındı. Müstakilmiş gibi görünenlerin de buna benzer ilişkiler içinde olduğundan şüphe yok. Mesela Hüseyin’in devleti bağımsız mıydı? Mesela Suudların devleti gerçekten müstakil miydi?

Eğer onlar bağımsız idiyseler, dünyada bağımlı ülke yok demektir!

İngilizler Hüseyini kullandılar ve işleri bitince bir kenara attılar. Çocuklarına küçük bir kırallık bahşettiler. Hilafetin İngilizlerin baskısıyla kaldırılmasından sonra hilafet davası gütmeye kalkışan Hüseyin’e karşı İngilizlerin tavrı ne oldu? Suudları harekete geçirdiler. Hüseyin, daha doğrusu Haşimiler Mekke’nin, haccın yönetiminde geleneksel olarak yüzyıllar boyunca söz sahibi idiler. Onların hilafet iddiası ciddiye alınabilirdi. Fakat Suudiler vahhabilik gereği, hilafeti ve haccı önemseyen bir konumda değildiler, o yüzden onların Hicaz bölgesine sahip olması İngiliz çıkarlarına daha uygun bulundu.

Hicaz Hüseyin’den Suudlara geçmedi, İngilizlere geçti aslında.

İkinci dünya savaşından sonra dünya patronluğunu ABD ele aldı. Böylece “Suudi Amerika” dönemi başladı.

Suudilerin kontrolündeki Mekke’de haccetmenin müslümanlara nasıl bir zulüm olduğu pek açık ifade edilmiyor. 21. yüzyıldayız ve dünya yeniden tanımlanıyor. Bu tanımlamanın İslâm dünyasının ana toprakları üzerinden yapılmakta olduğunu görmemek mümkün değil. Yüz yıl önce Filistin topraklarına ekilen fitne ve küfür tohumları bugün meyvesini veriyor. İsrail’in güvenliği için Suudiler bir daha devreye sokuluyor.

Bundan bir süre önce “Kâbe imamı” olduğu söylenen bir zat, ABD’ye ve onun müslümanları terörist sayan başkanına dua etti! Bu hayasızlık karşısında “Kâbe imamının arkasında namaz kılmak caiz mi?” yazımızı yayınladık.

Asla ve kat’a! Kat’iyen ve katibeten!

ABD’nin ve başkanının müslümanlar hakkındaki yıkıcı projelerini sağır sultan biliyor, nedense Suudi imam bilmiyor! Böyle bir adamın müslümanlara imamlık yapması caiz değildir. Onun için kullanacağımız en hafif tabir “münafık”tır!

Sonra “Suudi müftüsü” İsrail’le savaşmanın caiz olmadığına dair fetva verdi. Nihayet bir Arap ülkesinin generali İsraille kardeş olduklarını açıkladı, Amerika da ağabeyleri imiş!

Küfür ailesi tekdir! İsraille kardeş olanların bizim kardeşimiz olması mümkün değildir!

“Müslümanlar kardeştir” elbette. Bu şiarı asla unutmuyoruz. Ve tekrarlıyoruz: Müslümanlar kardeştir!

Suudiler, ABD talimatı ile İslâm dünyasına operasyon çekiyor, zulme âlet oluyor. İhaneti görmemek ona ortak olmaktır! Bu ihanet Hüseyinin ihanetinden daha koyu, daha katmerli bir ihanettir! Devrimizde Suudiler Hüseyine rahmet okutuyorlar!

Lânet olsun zâlimlerle işbirliği yaparak mazlum müslümanların üzerine yürüyenlere!

Gelelim Arapların ihaneti bahsine: Geçmişte nasıl Hüseyin ve hempaları emperyalistlerle işbirliği yaparak ittihad-ı İslâm fikriyatına ihanet etti ise, şimdi daha katmerlisini Suudiler yapıyor. İhanet eden Araplar değil, Arapları temsil iddiasında olan züttürük hanedanlar! Arap halkını kendi haline bıraksan, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!

E, o zaman İsrail’in suyu ısınır. Dolayısıyla bu dandik devletlerin yöneticilerinin varlık sebebi İsrail. Bunu fehmetmeyecek kadar ahmak değiller; bu İsrail aşkı o yüzden.

 
Etiketler: Araplar, kendi, haline, bırakılsa,, ortadoğuda, bu, dandik, devletlerin, hiç, biri, kalmaz!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
99 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
156 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
143 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
228 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
290 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
205 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
192 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
159 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
333 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
464 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
341 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
444 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
670 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
347 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
336 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
320 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
714 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
348 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
289 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
366 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
281 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
411 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
356 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
447 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
403 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
354 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
389 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
331 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
518 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
372 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
244 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
361 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
515 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
443 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
356 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
526 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
583 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
405 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
456 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
481 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
351 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
476 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
612 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
492 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
396 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
662 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
545 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
406 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
503 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
540 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
527 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
378 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
568 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
449 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
662 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
561 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
983 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
588 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
622 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
667 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
668 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
505 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
729 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
628 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
636 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
670 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
933 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
809 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
660 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
797 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
864 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
817 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
903 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
892 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
868 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
845 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
846 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
938 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
833 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
907 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
916 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
781 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1027 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
891 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
875 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
845 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1015 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1918 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
997 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1065 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
968 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1274 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1161 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1040 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1815 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1328 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1302 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1776 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1404 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1208 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1214 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1179 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1503 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1243 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1182 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1201 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1186 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1241 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1552 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1329 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1451 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1775 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1360 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1611 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1726 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2019 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2072 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1458 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1462 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1186 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1452 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1244 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1403 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1279 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1404 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1411 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1336 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1328 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1225 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1464 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1296 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1539 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1358 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2139 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1513 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1595 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1581 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1533 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1513 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1605 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1435 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1507 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1689 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1605 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1517 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1602 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1591 Okunma.
Haber Yazılımı